Bembeyaz duman yavaşça dağıldı, aslında dağılmasa da olurdu,Hartes içindekini görebiliyordu.Duman dağılırken,bir adam görüldü.
Simsiyah saçlarını at kuyruğu yapmıştı,sırtında siyah bir pelerin,üstünde ise sarı yıldız işlemeli siyah bir kıyafet vardı.Hartes ve diğer çocuğun ortasında duruyordu,ikisinede bakmıyordu,yerde ki şeye,Hartes'in yakarak öldürdüğü kızdan kalanlara bakıyordu.Bir an iğne yemiş gibi irkildi,suratına bir gülümseme yerleşti,soğuk ve tehlikeliydi gülüşü.
Önce oğlana baktı,Hartes hemen tedbir olarak Altın Mod'u kapattı,adam Hartes'e baktıktan sonra,konuştu.
Simsiyah saçlarını at kuyruğu yapmıştı,sırtında siyah bir pelerin,üstünde ise sarı yıldız işlemeli siyah bir kıyafet vardı.Hartes ve diğer çocuğun ortasında duruyordu,ikisinede bakmıyordu,yerde ki şeye,Hartes'in yakarak öldürdüğü kızdan kalanlara bakıyordu.Bir an iğne yemiş gibi irkildi,suratına bir gülümseme yerleşti,soğuk ve tehlikeliydi gülüşü.
Önce oğlana baktı,Hartes hemen tedbir olarak Altın Mod'u kapattı,adam Hartes'e baktıktan sonra,konuştu.
"Rahatsız etmiyorum,umarım".
Yumuşak bir sesi olsada,istediği an sertleştirebilirdi,Hartes anlamıştı.
Oğlan ise sinirden deliye dönmüştü.
Oğlan ise sinirden deliye dönmüştü.
"Sen-sen ne hakla aramıza girersin?Kimsin sen?"
Adam başını ona çevirdi,küçümseyerek baktıktan sonra cevap verdi.
"Senin gibi bir hanım evladına cevap verme zorunluluğum yok,olsaydı da,yine vermezdim."
Oğlan sinirden konuşamazken,adam başını Hartes'e çevirdi,neredeyse tamamen iyileşmiş yüzünü inceledi.
Gülümsemesi büyüdü,dönüp yeniden oğlanla konuştu.
Gülümsemesi büyüdü,dönüp yeniden oğlanla konuştu.
"Onu anladım,peki sen kimsin?"
Oğlan iyice kudurmuştu,dişlerini sıkarak cevap verdi.
"Seni ilgilendirmez pislik,şimdi defol git buradan,yoksa..."
"Yoksa ne?"Adam,oğlanın sözünü kesti,gülümsemesi yok olmuştu,ciddi bir ifadeye bürünmüştü.
Oğlan sinirine bağlı olarak yükselen özgüveniyle,hırsla konuştu.
"Seni öldürürüm."
Adam başını iki yana salladı,üzgün gibiydi,yavaşça konuştu.
"Yazık,siz gençler hiç anlayamıyorsunuz."
Oğlan öfkeden haykırdı,hızla adama,yani son saniyelerine koştu.
Adam başını iki yana salladı,oğlan kendisine doğru gelirken,ofladı.
Adam başını iki yana salladı,oğlan kendisine doğru gelirken,ofladı.
Hartes neler olduğunu anlayamadı bir an,donmuş bir şekilde adama bakıyordu,başını çevirdiğinde, Malyen'in hareketlendiğini gördü,bu iyiydi.
Oğlan tüm teknikleri ile adama koştu,adamın dibine geldiğinde,adam elinin tersiyle bir tokat savurdu,Hartes şaşkınca bakarken,çocuğun kafası parçalandı,etrafa kan,et ve kemik yağarken,adam oflayarak korkudan donmuş Hartes'e döndü.
Hartes donup kalmıştı,bir tokatla kafa parçalamak.Oğlanın bedeni yere düşmüş,eskiden kafasının olduğu yerden kan fışkırıyordu.Hartes donup kalmışken,yanına Laranın kalkıp hızlıca yanına geldiğini fark etmedi bile,tamamen adama odaklanmıştı,adamın elinin üst kısmı kanla ıslanmıştı,yere kan damlıyordu.
"Ee,nerede kalmıştık?"
Hartes korkuyla yutkundu,donup kalmıştı,elinin tersiyle bir çocuğun kafasını parçalamıştı o adam,kim bilir ne kadar güçlüydü.
Adam'ın gözleri Lara ve Hartes arasında gidip geldi,ifadesiz bir şekilde bakıyordu,gözleri Hartes'e kitlendi.
"Sen,adın ne?"
"H-Hartes."
Hartes korkuyla cevap verdi,bu adama itaatsizlik edebileceğini düşünemiyordu bile.
"Hmm,demek Hartes.Kim verdi bu ismi sana?"
"Bilmiyorum."
"Pekiii,anlamını biliyormusun?"
"Hayır,efendim."Hartes adamın bu soruları neden sorduğunu bilmiyordu,ama saldırıp onları öldürmeyecekse,soru cevaplamayı yeğlerdi.
"Hartes,antik Yoki dilinde Ölüm Meleğidir."
"Peki efendim,şimdi müsadenizle..."
"Bu kadar değil,Yoki kültüründe Hartes nasıldır biliyormusun?"
"Şey,bilmiyorum."
Adam güldü,Hartes iyice endişelenmişti,sadece o değil,Lara da çok korkmaya başlamıştı.
Adam çok güçlü görünüyordu,her şeyden önce,gerçek bir adamdı,sakalı ve bıyığı ile çok karizmatik duruyordu,halbuki turnuvaya sadece çocuklar katılabilirdi.Bu adam nasıl olduysa buraya gelmişti,bir tokatı ile bir çocuğu öldürmüştü,şimdi ise normal bir şekilde onlarla muhabbet ediyordu,Hartes iyice endişenlemeye başladı.
Adam çok güçlü görünüyordu,her şeyden önce,gerçek bir adamdı,sakalı ve bıyığı ile çok karizmatik duruyordu,halbuki turnuvaya sadece çocuklar katılabilirdi.Bu adam nasıl olduysa buraya gelmişti,bir tokatı ile bir çocuğu öldürmüştü,şimdi ise normal bir şekilde onlarla muhabbet ediyordu,Hartes iyice endişenlemeye başladı.
"Her neyse."dedi Adam,"Yoki kültüründe Hartes altın gözlü bir ölüm meleğidir,tıpkı senin gibi."
"Ben-ne?Hayır ben..."
"Yeter!"dedi Adam,çocuklar endişe ile beklerken,üstlerine aurasını saldı.
Sonuç akıllara zarardı,Hartes ve Lara kitlenmişlerdi,adam aura dalgasına son verdiğinde bile hareket edemediler.
Aura tamamen öldürme arzusuyla doluydu,güçlü bir rüzgar gibi çocuklara çarpmış,onları kilitlemişti.Korkudan hareket edemiyorlardı,işleri bitmişti.
Hartes korkuyla Adama'a baktı,Lara neredeyse ağlayacaktı.
Sonuç akıllara zarardı,Hartes ve Lara kitlenmişlerdi,adam aura dalgasına son verdiğinde bile hareket edemediler.
Aura tamamen öldürme arzusuyla doluydu,güçlü bir rüzgar gibi çocuklara çarpmış,onları kilitlemişti.Korkudan hareket edemiyorlardı,işleri bitmişti.
Hartes korkuyla Adama'a baktı,Lara neredeyse ağlayacaktı.
Adam ifadesiz suratını korudu,sonra gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
Gözlerini tekrar açtığında,göz akı kıpkırmızı olmuştu.
Gözlerini tekrar açtığında,göz akı kıpkırmızı olmuştu.
"Şimdi,siz veledler buraya neden Ölüm Ormanı dediklerini anlayacaksınız."
Adam yüzüğünden iki bıçak çıkardı,usta bir şekilde parmaklarında döndürdü,Hartes de zar zor kendi hançerini çıkardı.Vücudu hala kitlenmiş gibiydi,adam ona baktı,bıçaklarla oynamayı bıraktı,iki bıçakta parmaklarının arasında fırlatılmaya hazır bekliyordu.
Hartes bir şekilde zaman kazanmak zorunda olduğunu anladı,her ne olursa deneyecekti.
"E-efendim,sizde mi yarışıyorsunuz?"
"Evet,beyaz taşa sahibim."
Hartes yutkundu,adamın artık onları öldürmek için bir sebebi vardı,siyah taşlarını almak isteyebilirdi,kaçmaktan başka seçenekleri yoktu.
Adam yavaşça gülümsedi."Ee,başka sorun varmı?"dedi.
"Şey,adınızı sorsam?"
"Henüz adımı öğrenmeyi haketmedin çocuk,şimdi,zaman kazanma şansını kaybettiğine göre,ne yapacaksın?"
Hartes'in siniri bozuldu,bu durumda bile dalga geçilmek sinirlendirmişti onu.Baktığında Malyen'in dizleri üstünde doğrulduğunu gördü.
"Sanırım,annenin yanına gideceğim."
Adam öfkeyle elinde ki bıçakları fırlattı,Hartes başka çaresi olmadığını anlamıştı.Sağ elinde ki hançeri kendi baldırına hafifçe sapladı,vücudu anında kendine geldi,hızla yana geçip Lara'yı kucakladı,zıplarken bağırdı.
"Malyen,kaç!"
Malyen de zıpladı hemen,zıpladıktan sonra hızla toz bombası attı.
Adam öfkeyle bağırdı,Hartes yan gözle,adamın vücudundan mavi renkli,somut bir şeyin geniş bir U şeklinde hızla ayrıldığını gördü.
Yan tarafında ki ağaçlar mavi şey yüzünden paramparça olurken Hartes hızla ilerdi,o şeyin ne olduğunu çok merak etmişti.
Yan tarafında ki ağaçlar mavi şey yüzünden paramparça olurken Hartes hızla ilerdi,o şeyin ne olduğunu çok merak etmişti.
Hartes yeterince uzaklaştıklarını düşündüğü zaman durdu ve Larayı bir ağacın gövdesine yasladı,yerden metrelerce yüksektelerdi.
Hartes yüzüğünden bir su şişesi çıkardı,büyüyle şekillendirilmiş cam.
Lara suyu içerken,Malyen Gümüş Mod'u ile etrafı gözetliyordu.
Hartes endişe ile beklerken,durdukları ağacın dini büyük bir gürültüyle parçalandı,ağaç yana doğru düşerken,çocuklar yanda ki ağaca atladı.
Lara suyu içerken,Malyen Gümüş Mod'u ile etrafı gözetliyordu.
Hartes endişe ile beklerken,durdukları ağacın dini büyük bir gürültüyle parçalandı,ağaç yana doğru düşerken,çocuklar yanda ki ağaca atladı.
Hartes dalın üstüne inip dengesini bulduğunda,Malyen şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakıyordu,Gümüş Mod'u açık olmasına rağmen saldırı görememişti.
"O da neydi?"dedi Lara.
"O Adam'ın saldırısı,emin değilim.Bir yay gibi birşey..."
"O bir saldırı değil,o sadece bir aura dalgası."dedi Malyen,Hartes'in sözünü kesip.
Lara kendini iyi hissettiğinde,ayağa kalktı.Hartes ve Malyen'in önünde dururken,Adam aniden Lara'nın arkasında belirdi,Hartes'in gözleri korkuyla büyürken,Adam Larayı ensesinden tutup ağaçtan aşağı attı.
Hartes ve Malyen farklı ağaçlara atladılar,Hartes başka çaresi olmadığını anladı,son kozunu oynadı.
"Efend-Lordum!Lütfen,siyah taşımızı alın ve bizi rahat bırakın!"
"Ne?"diye bağırdı Malyen,ağzı açık kalmıştı.
"Oo,demek kurtulmak için avcıya başka birşey öneriyorsun.Beğendim. Tamam,anlaştık."dedi Adam.
Hartes başka çaresi kalmadan iç cebinden siyah taşı çıkardı,yan dalda ki ağaçta duran adama fırlattı.
O an,zaman durmuştu.Hartes, Malyen'in uçmakta olan taşı havada kaptığını gördü,aynı dala konduğunda Hartes sinirle bağırdı.
"Aptal!Ne yapıyorsun?"
Malyen kafasını ona çevirdi,neredeyse dip dibelerdi,Malyen taşı sol eline alıp Hartes'in yüzüne bir sağ yumruk indirdi.Hartes geriye doğru düştü,neredeyse aşağı düşecekti.
Malyen haykırdı.
"Aptal,taşı aldıktan sonra bizi öldürmeyeceğini nereden biliyorsun?Bu kadar aptal mısın?"
Hartes ayağa kalkıp cevap verdi,artık sabrı kalmamıştı.
"Başka çaremiz yok!Görmüyor musun?"
"Tek gördüğüm,senin korkaklığın!Benim tanıdığım Hartes böyle biri değildi,bir korkak değildi!"
Malyen taşı hızla iç cebine koydu, Adam'ı savunmasız yakalamak için hemen ona saldırdı,Hartes yapmaması için bağırdı,Adam onlar için çok güçlüydü.
Malyen Gümüş Mod'u sayesinde hızla saldırıya geçti,Hartes korkuyla bakarken,dövüş daha başlamadan bitti.
Adam aurası ile Malyen'e hızla çarptı,ama uçurmadı onu,kendine doğru çekti,kolunu geriye atıp kendisine doğru gelen çocuğun karnına olanca gücüyle bir yumruk attı,Malyen bilincini kaybederken,Adam elini yukarı kaldırıp Malyen'i boğazından tuttu.Diğer eliyle iç cebinde ki siyah taşı aldı,Malyen'i ise aşağı attı.
Hartes hızla hançerini Malyene fırlattı,hançer Malyen'in arkasında uçuşan kıyafetini delip ağaca saplandı,Malyeni ağaçta tuttu.
Adam siyah taşı elinde hoplatarak, Hartes'e baktı.Hartes korkuyla olduğu yerde durdu.Hiç olmadığı kadar korkuyordu,Tahres de bile böyle korkmamıştı,ama bu Adam korkunçtu,Megas bile ondan korkardı heralde.
Hartes olduğu yerde dururken, aşağıdan Lara'nın öfkeli sesini duydu,şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen erkekliğin bu kadar mı?Onurun nerede?Malyen yenildi diye,pes mi edeceksin?Söylesene!"
Hartes kafasını kaldırıp Adama baktı,ifadesizce duruyordu,sıkılmış gibiydi,ama Hartes gözlerinde ki ateşi görüyordu.
Lara son kez daha konuştu.
"Ustanın ne dediğini hatırla,buraya gelirken ne demişti?"
Ne demişti?
Hartes aklını zorlasada bulamadı ne olduğunu,aklından Malyenle ilk dövüşleri geçerken,yaşadığı her şeyi hatırladı,Megas'ın dediği şeyi de.
İnsanlar gerçek kimliklerini savaş alanında bulur.
Heyecanla bir nefes çekti içine,aklına Gölge adlı adamla konuşması geldi,adam ona ailesiyle ilgili bilgi istiyorsa,turnuvaya katılmasını söylemişti.
Hartes önce Malyene,sonra aşağıda ki,gözleri yaşlı Laraya baktı.
Aradığı cevabı bulmalıydı,gerçek kimliğini öğrenmeliydi.
Aradığı cevabı bulmalıydı,gerçek kimliğini öğrenmeliydi.
Ailemi öğrenmek için hayatta kalmalıyım,dostlarımı korumak içinde.Bu yük benim yüküm,başkasının değil.
Hartes Altın Mod'unu açarak Adama baktı,ellerinide iki yana açtı,avuçları yere bakıyordu.
Adam bir an ciddileşti,gözlerini kıstı ve Hartes'in gözlerine iyice baktı,sonra sırıttı,keyifle konuştu.
"Tebrikler evlat,adımı öğrenmeyi hak ettin.Birçok ismim var,Salkon,YokiTern,Son Gölge,böyle devam ediyor.Ama sen bana Rades Kerbeks diyebilirsin."
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


