21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ningendo-2.Kitap:İntikam-5.bölüm-Gizemli Kişi

Megas ağzının yanıyla tükürdü,Malyen baktığında dudaklarının patlak olduğunu gördü.

"Ne oldu?"
Megas yaralı yüzüyle ona baktı.
"Mürettebatın kalesine saldırdık,bu ve ben içeri girebildik ama ayrı düştük,ikimizi de paketlediler,ordu püskürtüldü,evlerine dönüyorlar."
Malyen şaşkınlıkla yerde yatana baktı.
"Bu pisliği niye buraya getirdin peki?"
Megas bakışlarını üçünün üstünde gezdirdi.
"Onu bu hale getirenin Hartes olduğunu söyledi."
Lara şaşkınlıkla nefes aldı,Malyen Perses'in yüzüne ve vücuduna baktı,ağır bir yara yoktu,ama bilinci kayıptı.Malyen dikkatle dinlediğinde onun zar zor nefes aldığını fark etti.
"Hartes ona ne yapmış?"diye sordu Loren sessizliğini bozarak.
"Bilmiyorum,ama ölmemeli,ondan çok şey öğrenebiliriz."
"İyi de biz şifacı değiliz ki,hap kullanan kişileriz,ona hap verdin mi?"
Megas başını salladı."Evet,işe yaramadı,yol boyunca titredi,düzgü nefes alamadı."
"Yol boyunca mı?"
Megas onayladı."Kaleden çıkar çıkmaz büyücülerin yanına gittim,çocuğun ölmek üzere olduğunu ve ailesinin burada yaşadığını söyledim,acıyıp bizi ışınladılar,sizi de öyle buldum."
Loren kaşlarını çatıp Perses'e baktı."Bu çocuğu tanımıyorum,ama gözümün önünde ölmesini de istemem,özellikle Hartes'in öldürdüğü düşünülürse."
Lara dudaklarını birbirine bastırdı."Onu kurtarmalıyız!Hartes ile ilgili çok şey biliyor olmalı!"
Malyen tam konuşacaktı ki,arkasında bir hareketlilik sezdi,gümüş modunu hızla açıp arkasını dönerken bir ses duyuldu.
"Merhaba."
Dört kişi hemen sesin geldiği yöne baktılar,siyah bir cübbe içinde,sadece gözleri görünen birini gördüler,Malyen ona doğru bir kaç adım attı.
"Kimsin sen?"
Cübbeli kişi hemen cevap vermedi,konuştuğunda Malyen onun bir kız olduğunu anladı.
"Buradan geçiyordum,sesinizi duyunca bir bakmak istedim,iyi misiniz?"
Malyen arkasını dönüp Perses'e,sonra cübbeli kişiye baktı,elini uzattı.
"Biriyle konuşurken,yüzünü göstermelisin."
Cübbeli kişi başını salladı,ve tek eliyle alnını ve gözlerinin altını açtığında,Malyen melekleri kıskandırabilecek bir kız olduğunu gördü,yutkundu ve gözlerini kıstı.
"Buralar da ne işin var?"
Kız omuz sikti."Antremana gelmiştim,ama endişeli sesinizi duyunca yardım edebilirim diye düşündüm ve buraya geldim."
Malyen sessiz kalıp kızı incelemeye devam ederken,Lara arkadan seslendi."Şifa gücün var mı?"
Kız onayladı."Var."
Loren terden sırılsıklam olmuş Perses'in yüzünü bezle silerken bağırdı.
"E kullansana o zaman!"
Kız başını yana yatırdı."Sanırım beni yanlış anladınız,ben belki yardım edebileceğim için geldim,yardım etmek için değil."
"Ne?"dedi Megas."Sen ciddi misin?"
"Çok ciddiyim."
"Ne yani,ücretle mi çalışıyorsun?"diye sordu Malyen.
"Hayır."dedi kız."Bilgi karşılığında çalışırım."
"Nasıl bir bilgiymiş bu?"dedi Malyen şüpheyle,iyice işkillenmişti ve kızı öldürmeye hazırdı.
"Şöyle,önce sizinle bir anlaşma yaparım,sonra anlaşmanın bana düşen kısmını yaparım,sonra ise sizden istediğim veya ilgilendiğim biri yada bir şeyle ilgili bilgi alırım."
"Lanet olsun,ne hakkında bilgi istiyorsun?Çocuk ölüyor!"diye bağırdı Megas.Gerçekten de Perses öksürmeye başlamış ve ağzından kan gelmeye başlamıştı.
"Ne hakkında bilgi istediğimi sonra söyleyeceğim,ama sözünüzü yerine getireceğinizi bilmem için kan yemini etmelisiniz,hepiniz."
Megas şüpheyle Malyen'e,Malyen Lara'ya,Lara ise Perses'in ensesini tutan Lorene baktı.
"Lara Minora olarak,sana istediğin bilgiyi tamamen dürüst bir şekilde vereceğime kanım üstüne yemin ediyorum."
Diğerleri de yeminlerini bitirir bitirmez,kız hızla yaklaştı ve elini Perses'in göğsüne koydu,gözlerini kapatıp biraz durdu ve konuşmaya başladı.
"Özel bir teknik ile vurulmuş,ruhu bedeninden zorla çıkmaya çalışıyor,tekniğin gücü bu."
Kız tekniğin diğer güçlerini de anlatırken,Malyen dikkatle dinliyordu,gelecekte ne olacağı belli olmazdı,eğer Hartes ile karşılaşır ve savaşmak durumunda kalırsa onun güçlerini bilmeliydi.Kız ellerini Perses'in kafasına koydu ve derin bir nefes aldı.Kızın ellerinden çıkan bembeyaz bir ışıkla,Perses debelenmeyi kesti,nefesi düzenli hale geldi.Megas rahat bir nefes alırken Malyen Kıza doğru yürüdü ve başına dikildi.
"Kimsin sen?"
İlginçti ki,kız güldü."Kim olduğum seni neden bu kadar rahatsız ediyor savaşçı?"
Malyen omuzlarını oynattı."Aniden ortaya çıkan ve yardım etmek için kan yemini ettiren birisinin kim olduğunu bilmek istiyorum."
Kız omuzlarını silkti."Aniden,hiçbirinize fark ettirmeden ortaya çıkabilen ve tanımadığı kişilere tanımadığı biri için kan yemini ettirebilen birinin ismini öğrenmek istediğine emin misin?"
Malyen kızın oturduğu yerin yanına tükürdü,yumruklarını sıktı.
"İsmini söyle kız,yoksa sonu kötü olur.Unutma,sana bilgi vermek için yemin ettik,zarar vermemek için değil,kemiklerini kırarkende sana istediklerini söyleyebiliriz."
Kız gülümsedi ve ayağa kalktı."Öyle olsun,benim ismim Naceyno."
***
"Baya güzelsin bugün,ne öptüm seni o gün."dedi kendi kendine kıkırdayarak.Cebinden çıkardığı,elle çizilmiş fotoğrafı incelemeye devam etti.Ellerini üstüne koydu,renkli boyalarla çizilmiş güzel yüzde gezdirdi.
"Özledin mi beni,biliyorum terk ettim seni."
Şimdi ise tüm neşesi kaçmıştı,kaşları çatılmıştı.Fotoğrafın bulunduğu cep saatini elinde sıkıp fırlattı ve bağırdı.
"Gittin mi başkasına,bulamayasın huzur onda!"
Sonra içi acıdı,hüzünlendi,dudağını büzüp koştu ve attığı yerden aldı,resmi defalarca öpüp tekrar bakmaya başladı.
"Çok özledim ben seni,ama döneceğim geri."
Kendini geriye atıp yere oturdu,içinde ki şair kartalın gücü,aklından geçenlerle birleşti,istemsizce şiir okudu:
Kılıçlarımız elimizde iken, Evlerimiz boş iken, Yaşımız genç iken Düşmanlarımız hazır olsun!
Kılıçlarımız kınında iken, Evlerimiz dolu iken, Yaşımız geç iken, Dostlarımız hazır olsun!
Resmi kapatıp cebine koydu,içinde ki yüce kartal onu şiirin devamını okuması için zorlasa da,devam edecek neşesi yoktu,ayağa kalkıp gerindi.Batmakta olan güneşe baktı,istemsizce konuştu.
"Batıyor güneş,ben yollar da çilekeş."
"Güzel bir şiirin arkasından güzel bir cümle,vay be!Bugün iyi günümdeyim."
Hızla arkasını dönüp bekleyen kişiye baktı,ellerini cebine koymuş,bir ağaca yaslanmıştı.Ağzını açacakken,adam elini kaldırdı.
"Dur dur dur,konuşmana gerek yok,yoksa akşama kadar bitmez bu iş."dedikten sonra ona doğru yürümeye başladı,elini parmağında ki mavi taşlı yüzüğe uzattı ve uzun,dikenli bir kılıç çıkardı.Yarım ağızla esnedi ve gülümsedi.
"Sana Tanrıdan selam getirdim,Zinon."
***
Perses öksürdü ve ağzının içine yapışmış,kurumuş kanı tükürdü.Yavaşça doğruldu,karşısında gördüğü ilk şey sarı saçlardı.Saçların içinden eller boğazına yapıştı ve sıkmaya başladı,Perses kim olduğunu görünce çok şaşırdıysa da,nefessizlikten bir şey diyemedi.
"Onu gördün mü?"dedi Lara,Megas onu çekmeye çalışırken.Lara'nın elleri boğazından çekilince,Perses tekrar öksürdü.Bedeninin her noktası acıyordu,ve içinde birşeyler değişmiş gibiydi,neler olduğu aklına gelince ürperdi.
"Onu gördün mü?"dedi Lara tekrar.
Perses ellerinin bağlı olduğunu fark edince,etrafına baktı ve en çok nefret ettiği ikinci kişinin hemen yanıbaşında olduğunu gördü.Malyen ona tek kaşını kaldırmış bir şekilde bakıyordu,Perses dişlerini sıkıp öfkeyle nefes verdi.Ona kitlenmişken,yüzüne bir tokat yiyince kendine geldi.
"Hartes'i gördün mü pislik?Söyle!"
"Evet-evet gördüm."
Lara bir şey daha soracaktı ki Malyen elini koluna koydu,susmasını işaret edip Naceyno'ya döndü.
"Önce seninle ilgileneceğiz,söyle,ne hakkında bilgi istiyorsun?"
Naceyno,sırtını verdiği ağaca iyice yayıldı ve gülümsedi.
"Aslında devam edebilirsiniz,çünkü ben bir şey ile ilgili değil,biriyle ilgili bilgi istiyorum.Şimdi,anlatın bana,Hartes Leotin nasıl biri?"