20 Ağustos 2017 Pazar

Ningendo-3.bölüm-Sınav Günü

Garip bir heyecan dalgası Hartes'i uyandırdıgı zaman şafak sökeli birkaç saat olmuştu.

Hartes hemen kalktı ve üstünde ki paçavraya dönmüş kıyafetleri çıkartıp önce ki gün çaldıgı yeni kıyafetlerini giydi.Bir hafta önce yagan yagmurda doldurdugu temiz su kovasında yüzünü yıkayıp saçlarını düzeltti.
Hazır oldugunda üstünü kirletmeden dikkatlice delikten çıktı ve kendini ara sokakta buldu.Yavaşça sokaktan çıktı ve alım sınavının yapılacagı binanın bulundugu yere doğru gitmeye başladı.Heyecandan bacakları titriyordu ama bunu fazla önemsemiyordu.
Alım binasına varınca agzı açık kaldı çünkü yüzlerce çocuk sınava girmek için sıraya girmişti ve sıraya gitmek için numara alınıyordu.Hartes tam numara almak için görevlinin yanına gidecekti ki bagırışları duydu.Merak edip bagırışların geldigi kalabalıgın yanına gidip içlerine girdi.En ortaya ilerlediginde gördügü şeye çok şaşırdı.Seyircilerin zarar görmemesi için konulmuş çitlerin oluşturdugu çemberin arasında iki kişi dövüşüyordu.İkinsininde elinde kılıç vardı.İkiside kızdı,birinin sarı,digerinin siyah saçları yaptıkları hamleler yüzünden savruluyor,birbirleriyle savaşırken nara atıyorlardı.Siyah saçlı kılıcını alttan savurdugunda sarı saçlı kendini son anda geriye atıp hamleden kurtuldup karşılık verdi.
"Bu yakındı."
Hartes konuşan çocuga baktı.Hemen yanında duruyordu ve Hartes onun gelişini farkedememişti.Ama çocugun kendiyle konuştugunu düşünüp cevap verme ihtiyacı hissetti.
"Evet,öyleydi."
Çocuk onun konuşmasına şaşırmış gibi durdu bir an.Sonra konuşmaya başladı.
"Sende mi sınav için geldin?"
"Şey,evet.Sınava girecegim bende."
"Adın ne?"
"Hartes."
"Hmm,ben de Loren.Savaşçı mı olmak istiyorsun?"
"Evet.En güçlü olmak istiyorum.Sende savaşçı degilmisin?"
"Hayır.Hava elenmetine sahip bir büyücüyüm.
Normalde bu okula gelmezdim,Ama babam çok ısrar etti.Bu arada Yokan ailesindenim,babam ailen başı."
"Vay canına,seni savaşçı sandım ben."Hartes çocugu inceledi,siyah saçları ve yeşil gözleri vardı,boyu Hartes'den biraz uzundu ve omuzları biraz genişti.On iki yaşında olmasına rağmen yakışıklılıgını ortaya çıkmaya başlamıştı ve üstünde ki kaliteli kıyafetlerle asil bir görünüşe sahipti,kendine güvenle dimdik duruyordu.O,Hartes'den çok üstündü.
"Herkes öyle sanıyor,aslında savaşçı potansiyelimde var,bu yüzden babam hem savaşçı hem büyücü olmamı istedi ama ben büyücülüğü tercih ettim,ee senin soyadın ne?"
"Soyadım yok,sadece Hartes."
"Soyadın yokmu?Nasıl yani?Ya ailen..."
"Bak dövüş bitmiş.Hadi içeri girelim."Hartes aile konusunu kapatmak için dövüşün bitmesini kullanmıştı.O çocuga ailesiz oldugundan bahsetmek istemiyordu.O,ya Hartesle dalga geçeçek ve alaya alacak,yada ona acıyacaktı.Hartes ikisininde olmasını istemiyordu.Bu yüzden arkasını dönüp yürümeye başladı.bu Loren'i biraz şaşırtsada,ifadesini bozmadı ve Hartes'in peşinden binaya girdi.
Hartes sıraya girmişti ve bekliyordu.
Loren ona seslendi.
"Ben büyücülerin kısmına gidiyorum Hartes,tanıştıgımıza memnun oldum."Tamamen asil bir şeklide konuşmuştu.
Hartes cevap verme ihtiyacı hissetti.
"Bende öyle Loren,umarım başarılı olursun."
Loren başıyla selam verip yürümeye başladı.
Hartes ise başına neler geleceginden haberi olmaksızın bekliyordu.
***
İçeri girdigi anda,Megas onu hissetmişti.O, savaşçı okulunun müdürüydü.Şuanda ise üst katta ki balkonda durmuş,aşagıda ki sarı saçlı çocuga bakıyordu.Yüce Kahin'in egitmesini istedigi çocuk.Yüce kahin onun gücünü kontrol edemedigini söylemişti.Üstüne üstlük Leotin Klanı'nın son üyesi oldugunu söylemişti.Bunun tek bir anlamı vardı.O çocuk birçok moddan biri olan ama en üst mod olan ve kullanıcısına büyük bir yetenek veren Altın Moda sahipti.
Her Mod bir elementle anılırdı.Altın,Gümüş, Bronz...Ama şüphesiz ki içlerinde ki en iyisi Altın Moddu.Yüce Kahin Megas dan bu çocugu egitmesini istemişti ama ortada büyük bir sorun vardı.Zamanında Leotin ailesinin dışarıdan yaptıgı evlilikler yüzünden Altın Mod Leotin ailesi gibi yok olup gitmemiş,atalarının içinde Leotin ailesi mensubu olan varsa sonra ki nesillerde ortaya çıkabilen bir mod olmuştu.Hatta diger modlarda oldugu gibi Altın Moda sahip olanlar için kurulmuş ve Altın Moda sahip olanları bünyesine katmak için savaşmaktan çekinmeyen bir kuruluş vardı:Altın Mürettebat
Çok büyük bir gücü kendisinde barındıran bir kuruluş olsada Megas'ın bildigine göre içlerinde safkan bir Leotin yoktu.Bu da çocuk için ekstra bir tehlikeydi.Altın Mürettebat safkan bir Leotin'i anında içine çekerdi.
Megas derin bir nefes alıp yanında ki görevlilerden birini çagırdı.Hartes'i gösterip odasına getirmelerini emretti.Görevli giderken oda odasına doğru gitmeye başladı.Tek bir şey düşünüyordu.
"Bu çocuk neden bu kadar özel?"
***
Sıra Hartes'e yaklaşırken yanına bir adam geldi.Hartes adama baktı.
"Benimle gel."dedi adam.Üstünde ki kıyafetten burada görevli oldugu anlaşılıyordu.Hartes sebebini merak etti.
"Neden?"
"Soru yok.Takip et."Adam arkasını dönüp yürümeye başladı,iki adım sonra durup arkasına baktı.Hartes başka şansı olmadıgından yürümeye başladı.Kenarda ki merdivenlerden çıktılar ve bir koridora girdiler.En sonda ki odaya geldiklerinde görevli kapıyı çalıp içeri girdi.Hartes de arkasından girdi.
Büyük bir odaydı,üstü bomboş olan büyük bir masa,birkaç sandalye olması dışında büyük bir alan boştu.Hartes içerde birilerinin oldugunu fark etti.
İlki bir kızdı.Masanın misafirler için olan sandalyelerinden birinde oturuyordu.Upuzun sarı saçları ve küçük olsada atletik bir vücudu vardı.Arkası dönük oturdugundan yüzü gözükmüyordu.Hartes diger kişiye baktıgında beyni dondu.
Bir adamdı.Uzun ve iri bir adamdı,saçları kısacık kesilmişti ve kahverengi gözleri taş gibi bakıyordu.Oturmamış ayakta duruyordu ve çok heybetli ve güçlü oldugu belli oluyordu.Ve Hartes onu tanıyordu.O bu okulun müdürü Megas Xao idi.Ama sadece bir müdür degildi o,on yıl önce ki Çanlarıyla ünlü şehirde olan Çanlar Savaşında köyün ordularından bir bölümü yönetmiş ve büyük bir zafer kazanmıştı.Tek başına binlerce kişiyi öldürdügü anlatılıyordu.Hartes'in düşünceleri adamın konuşmasıyla bölündü.
"Hoşgeldin."Sesi otoriterdi.
"Hoşbulduk,efendim"Hartes zar zor cevap verdi.
"Belki bilmiyorsun,o yüzden baştan başlayacagım.Adım Megas Xao.Bu okulun müdürüyüm.Yani,eskiden müdürüydüm.Görevimi başka birine devredip ayrılmaya ve dünyayı  gezmeye karar verdim.Ben yolculuk ederken,öğrencim Lara da benimle gelecek,onu egitecegim."Adam sakince bunları söylesede,sesi sert ve güçlüydü.Hartes hayatında ilk defa böyle güçlü biri görmüştü ve şuan konuşamıyordu.Megas kendisiyle konuştugundan sarışın kız da ayaga kalkıp Hartes'e dönmüştü.Hartes onu kısacık bir an inceledi.
Sarı saçlarını arkaya doğru atmıştı ve mavi gözleri vardı.Sandalyeden dolayı göremedigi sırtında kınıyla beraber bir kılıç vardı.Güzel bir kızdı ve Hartes onun sabah dövüşen kız oldugunu hatırladı.Siyah saçlı kızın tehlikli hamlesinden sonra bu kız onu ezici bir şekilde yenmişti.Megas'ın ögrencisinden beklenildigi gibi.
Adam tekrar konuştu,bu sefer sesi daha yumuşaktı.
"Ve bu yolculukda,yanıma iki öğrenci daha almaya karar verdim,bunlardan biri belli.Digerininse sen olmasını istiyorum."
Hartes dilini yutacak gibi oldu.Megas gibi bir adam onu öğrencisi olarak istiyordu.Daha iyi ne olabilirdi ki?
"Şimdi,Lara sen git ve eşyalarını topla."
Sarışın kız son kez Hartes'e bakıp odadan çıktı.Adam kendi cüssesine uygun koltuguna oturdu ve Hartes'e de oturmasını işaret etti.Hartes oturdu ve adama bakmaya başladı.Adam da ona bakıyordu.
"Şimdi,adın Hartes değil mi?"
"Evet efendim."
"Hmm,peki soyadın nedir?"
Hartes biraz duraklasada cevap verdi.
"Sokakta büyüdüm efendim,ailem yok."
Megas nerdeyse kahkaha atacaktı.Kendi kendine düşündü.Bu biraz zaman kazandırır bana.
"O zaman hiç egitimin yok?"
Hartes üzgünlükle başını iki yana salladı.Sonra birden korktu.Ya adam onu istemezse?
"Neyse,yolculukda sana eğitim veririm.Şimdi sana birkaç soru soracağım,cevabı iyice düşünüp bana söylemeni istiyorum.Eğer güzel bir cevap verirsen,seni öğrencim olarak alırım.Cevabını begenmezsem almam.Anladın mı?"
Hartes başını salladı ve daha dik oturmaya başladı.
"İlk soru:Hayat nedir,ve senin için anlamı nedir?"
Hartes bir süre düşündü.Hayat neydi,anlamı neydi?Bir anlamı varmıydı?
Megas sakince ona bakıyor,sabırla cevabını bekliyordu.
Hartes hazır olunca konuştu.
"Bence hayat,güçlenerek her anınıistedigin gibi yaşamaktır.Korkmadan,sızlanmadan, güçlenerek yaşamaktır.Düşmanlarını ve sana kötü davrananlardan intikam almaktan korkmayacak kadar güçlü oldugun an,canın isterse herşeyi bırakıp gidebildigin an hayattasın demektir."Hartes cevabını verip sandalyesine yaslandı.
Megas ifadesiz bir şekilde bakıp diger soruyu sordu.
"Peki,yüzlerce insanı kurtarmak için,en sevdiğin insandan vazgeçermisin?"
Hartes bunuda bir süre düşündü.Yüzlerce hayata karşılık sadece bir hayat.Yüzlerce yabancı insan için en sevdiği insan.Hartes ne söyleyecegini bilemedi,yalan söylemeyi düşündü,yaparım demek istedi.Ama agzını açtıgında düşündügü cümleler çıkmadı agzından.
"Bu,o an verebilecegim bir karar.Şuanda bu soruya cevap veremem,çünkü öyle bir durum yaşamadım hiç.O gün gelirse eğer,cevabımı o gün veririm."
Megas yüz ifadesini korusada,içi çalkantılıydı."Bu yaşta böyle bir zeka ve irade."diye düşündü.Yüce Kahin haklıymış,dikkatli yetiştirilmezse kötü biri olabilir.Bu potansiyele sahip,Yüce Kahin beni bu yüzden seçti demek.Onu iyi biri yapmam için.
"Eh,fena bir cevap degil.Seni öğrencim olarak alıyorum.Sokakta yaşadığına göre pek fazla eşyan yoktur.Gerekli olanları topla,yarın sabah benimle kapılarda buluş."

<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>