Glamba içeri girip konuştuğu gibi deniz kızı oturduğu yerden kalkıp Glamba ya doğru ilerledikten sonra aralarında iki adım kala cebinden çıkardığı bir bezi Glamba nın yüzüne sürmeye başladı
"Yine çok hırpalanmış sın"
Glamba geriye doğru bir adım deniz kızından uzaklaştıktan sonra iç çekerek yanından geçip bir sandalyeye oturdu
"Ben iyiyim Marie eskiden daha kötülerinden kurtulduğumu unutma bunlar onun yanında sinek ısırığı gibidir"
diyerek iç çeken Glamba gözlerini Lio ya çevirdi
"Şimdi daha iyi misin Lio"
Lio, Glamba nın sorusu ile başını hafifçe onaylar biçimde salladı Glamba aldığı cevap ile sırtını oturduğu sandalyeye dayadı ve derin bir nefes aldı ardından konuşmaya devam etti
"Sen buraya kaçtığın için gelmiştin peki neden kaçıyordun..."
Lio hala konuşmakta emin değildi sonuçta Glamba yı tam olarak tanımıyordu ama Marie iimli deniz kızının anlattıkları ile iyi biri olduğunu düşünüyordu bu yüzden anlatmakta hiç bir sorun olmayacağını düşünerek derin bir nefes alıp konuşmaya başladı
"Aslında Denizin İmparatoru Neptün ile konuşsurken bir kız çığlığı duyduk o tarafa doğru koşarken önden gidip devasa bir deniz kızı ve ona saldıran elinde siyah bir kılıç tutan bir balık adam ile karşılaştım onunla birlikte duvarı yıkarak şehir meydanına uçtuk orada dövüşmeye başladık ve onun kılıcını kırarak yendim... o sırada muhafızlar etrafımızı kuşatmış sanırım biraz uygunsuz konuştum ama nedense general beni yakalamalarını söyledi o sırada önüme üç balık adam geldi ben silahımı kaldıracak iken sol kulağımın ucundan bir ok sıyırdı ve önümde ki muhafızın omzuna girdi... o sırada çatışma başladı muhafızlar kolay olsa da general güçlü idi ondan kaçabildim ama omzuma bir yara açtı neyse ki ilaçlarım sayesinde sorun kalmadı...."
diye konuşan Lio derin bir nefes aldı
"...Hikayem böyle Glamba"
diye Glambaya baktığında adeta şimdi ne yapması gerektiğinde bir tavsiye istiyor gibiydi Glamba Lio nun bakışlarından bunu anlamıştı bu yüzden elini çenesine koyup düşünmeye başladı
"Eğer direk krallığa gidersen general seni gördüğü gibi öldürme emri verir muhafızların çoğu zayıfta olsa bir olduklarında yenilmez e yakınlardır... geldiğin zaman yanında arkadaşların varsa onlar ile saraya gitmek daha iyi olur bu şekil de hiç yoktan kurtulman daha kolay olur... Lio gemin Balık adam adasının dışarısında mı"
Lio başını olumsuz manasında iki yan salladığında Glamba iç çekmekten kendini kurtaramadı
"Bu kötü eğer dışarıda olsa onlar ile buluşa bilirdin ama eğer liman dalar ise çoktan muhafızlar yollanmıştır... bir süre saklanmak en iyisi gibi ardından yavaş bir şekilde kurtulmak için bir yol bulabilirsin"
Lio, Glambanın dedikleri ile iç çekmekten kurtulamadı yinede yapabileceği bir şey yoktu bu yüzden başını yavaşça onaylarca salladı
"O zaman bir süre saklanacak isem bana balık adam dilini öğretmeniz iyi olur bu şekilde gelen balık adamlar ile iletişim kurup belki bir kaç bilgi bulabilirim"
Glamba, Lio nun düşüncesine sevindi sonuçta eğer saklanacak ise bilgi toplaması lazımdı Glamba bunu Lio ya yardım etmek için yapabilirdi ama Lio nun kendi başına bunu yapması daha iyi olurdu bu şekilde ilerde bir durum olursa yardımına gerek kalmadan bir anlaşma yapabilirdi
"Tamam Lio sana balık adam dilini öğreteceğim bu gerçekten işine yarayacaktır bir kağıt kalem çıkar başlıyoruz"
diyerek yerinden kalkan Glamba hemen bir tebeşire benzer beyaz bir taş alıp Lio nun önüne bir masa getirdiğinde Lio boyutsal yüzüğünden bir kalem ve içi boş bir defter çıkardı Glamba balık adam dilinde neyin ne olduğunu ve nasıl yazıldığını gösterirken Lio da hepsini bir bir not ediyordu...
[YN:Bu kısmı yazarken aklıma nedense okul geldi :'( yemin ediyorum gözüm yaşardı ya]
***
"Escanooorr... Escanooorr... Escanooorr"
[YN:Aklım ooorr da gitti sizinde gitti ise lütfen yoruma +1 yazın :/]
Diane gemide avaz avaz Escanora bağırırken Escanor öfkeli bir şekilde Dianeye seslendi
"Ne var lan şurada uyumaya çalışıyorum"
"Hmpf bir bayana bağırılmaz"
Escanorun ona bağırması ile ellerini göğsünde çapraz bağlayan Dianenin söylediği ile iç çeken Escanor yattığı zeminde dik bir şekilde oturur pozisyon alıp daha sakin bir şekilde konuşmaya devam etti
"Ne oldu Diane"
Diane aslında Escanor ile konuşmak istemese de geminin direğinde ki kişinin hala orada olduğunu görmesi ile ellerini açıp direğin üstünü işaret ederek konuştu
"Orada ki kim"
Escanor, Dianenin işaret ettiği yere baktığında direğin üstünde siyah bir cübbe ile duran beyaz maskeli sol elinde kırmızı kısa bir kılıç tutan bir adam gördüğünde kaşlarını çatarak ayağa kalktı
"Bende bilmiyorum ama dost gibi durmuyor..."
diyerek ayağa kalkan Escanor ellerini ağzının yanına getirip huni yaparak direğin üstünde ki adama bakarak konuşmaya başladı
"Hey yukarıda ki kimsin sen"
dediği gibi direğin üstünde ki beyaz gözlü kişi bir anda ortadan kaybolmuştu
"He nereye git-..."
sözünü bitiremeyen Escanorun kalbine giren kısa kılıç ile Escanorun lafı kesilmişti maskeli adam kılıcını hızla çekerek Escanor un göğsünden oluk oluk kan akmasına sebep oldu
"Tilkinin günahı:Kalp hırsızı"
diyerek kılıcını Escanorun göğsünden yavaşça çeken maskelinin kılıcının ucunda Escanorun kalbi vardı Escanor ve Diane maskelinin yaptığından çok dediğine şaşırmıştı tilkinin günahı mı nasıl olabilirdi ki
'Gloupa'
[YN: Bir şey sıkınca ezersin vıcık vıcık bir şey olur o ses :D]
maskeli saniyeler içersinde Escanor un kalbini ezdiğinde Escanorun cansız vücudu yere yığılmıştı bunun üzerine öfkelenen Diane çekicini hızla maskelinin üzerine indirmeye başlarken maskeli dizlerini kırdıktan sonra kollarını da kırarak çömeldi yüzü Dianenin çekicinin ona gelen tarafına bakıyordu Diane maskelinin ölmeye mi çalıştığını anlam veremezken maskeli konuştu
"Aslanın günahı:Gökyüzünü yaran kükreme"
bir anda maskelinin ağzının hizasından fırlayan ses dalgaları ile Diane geriye doğru itildi çekici elinden fırlarken maskeli onu boynundan yakaladı ve sırt üstü yere vurdu
"Ahhh"
Diane sırt üstü geminin güvertesine vurulduğu vakit ağzından bir miktar kan fışkırdı Diane ellerini boğazında ki elin etrafına sarmış kurtulmak için kıvranırken maskeli kılıcını Diane nin alnının ortasında duracak şekilde yüzünden yirmi beş santim uzaklaştırdı ve hızlı kılıcını indirmeye başladı Diane bir eli ile maskelinin kılıç tutan elini bileğinden tutup kılıcı engellemeye çalışıyordu ama bir yandan da boğazında nefesini kesen el yüzünden çok zorlanıyordu
Diane gözlerinin karardığını hissetmeye başladı maskelinin gözlerine baktıktan sonra zorlanmaya başlamıştı nefesi gittikçe kesilirken gözleri kararmaya başlıyordu ve sonunda gözleri karanlığa teslim olmuştu
"Hey elinde ki silahı bırak ve teslim ol yoksa zor kullanırız"
etrafta duyulan ses ile maskeli kılıcının ucunu tam Dianenin anına bastırdığı gibi heykel kesilmiş gibi kıpırdamadan durmaya başlamıştı
"Ayağa kalk ve ellerini kaldır hemen"
diyerek emir veren sesin istediği gibi yavaşça ayağa kalktıktan sonra ellerini havaya kaldırdı ve önünde ki yüzlerce balık adama baktı ardından hızlı bir şekilde sol elini aşağı doğru savurduğunda etrafta bir ince cız bir ses duyuldu sesin hemen ardından da ortalığı siyah bir duman bulutu kapladı
"Hey sakın kaçma"
diye bağıran muhafızlar sisin dağılması ile maskelinin çoktan kaçtığını gördüklerinde bir süre etrafa bakındıktan sonra önünde ki manzaraya döndüler
"Şu kızı bağlayın ve saraya götürün ölüyü de beraberinde götürün arkadaşlarının ölüsünü görmeyi hak ediyorlar ardından gemiyi arayın her hazineye el koyun ve herkesi yakalayın"
diye emir veren balık adamın ardından dört kişi Diane yi kaldırıp geldikleri yönden geri giderken üç balık adamda Escanor un cesedini kaldırdılar geri kalan balık adamlar geminin mahzenini ararlarken general kaptan kamarasına girdi
Rahat koltuğun önünde ki masanın çekmecelerine bir göz atan general çekmecelerden birinde bulduğu bir metal parçasına yerleştirilmiş taş parçası ve bir kutu dolusu silindir çubuk gördükten sonra kutuda ki çubuklardan birini alıp koklamaya başladı
silindirin arkasında ki kapalı kısmı ağzına koyan general aynada kendine baktı oldukça havalı gözükse de işine devam etmesi gerektiği için diğer metal parçası ve taşı incelemeye başladı eli ile taşı çevire bildiğini fark ettiğinde taşı çevirdi ve metal parçasının boş tarafı yanmaya başladı
general bununla korkudan elinde ki şeyi yere attığında ateş sönmüştü general bir kaç saniye sonra tekrar metal şeyi alıp tekrar ateş yaktı ateşi yaklaştırarak gerçekten sıcak olup olmadığını kontrol etmek isterken ağzında ki silindirin diğer ucu alev aldı
nefes alırken boğazı ağır bir duman ile dolsa bile bu ona zevkli gelmişti kendini nedense rahatlamış hissetmişti general ağzında ki silindirden bir nefes alırken odaya bir muhafız girdi
"Generalim bir şey bulduk"
diyen muhafıza dönen general ağzında ki silindiri hızla atıp muhafızın peşinden geminin mahzenine indiler general önünde ki devasa demir kapı ile yüzüne yerleştirdiği tebessüm eşliğinde kapıyı kırmayı denedi
Kapı kırılmadığından dolayı öfkelense de hemen sakinleşip arkasını döndü ve muhafızlara emir verdi
"Bu şeyi sökün ve saraya götürün"
diye bağıran general ağır adımlar ile güverteye çıktıktan sonra gemiden inerek ağır adımlar ile sırtında ki kılıcı eşliğinde saraya doğru ilerlemeye başladı...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


