Glamba mızrağını maskeli'ye uzatarak her hangi bir saldırı için hazırda bekliyordu maskeli ise sol elinde kısa kılıcını ucu aşağı bakacak şekilde tutuyordu maskeli sol ayağını hafifçe kaldırıp yere vurduğunda Glamba hızla geriye sıçradı
Sıçradığı gibi de daha demin bulunduğu yerden topraktan bir el çıktı Glamba tekrar yere indiğinde maskeli ard arda ayağını kaldırıp vurmaya devam etti Glamba bu yüzden uzun süre aynı yerde duramıyor çekirge edası ile bir o yandan bir bu yana zıplıyordu
Glamba tekrar geri sıçradıktan sonra maskeli'ye baktığında maskeli yerinde yoktu Glamba hissettiği his ile hızla kendini sola attı ve bu şekilde sağında kılıcını savuran maskelinin saldırısından kurtulmuştu
kendini sola attığı için dengesini bir anda kaybedip yerde takla attıktan sonra durduğunda maskeli gene kaybolmuştu Glamba hızla etrafa bakınmaya başladı maskeli oldukça hızlı idi eğer yavaş davranırsa kesinlikle ölürdü
"Hava stili:Parçalayan Hortum"
Glamba duyduğu sesin ardından ortaya çıkan kuvvetli rüzgar ile bir kaç santim geriye doğru sürüklendi kollarını önüne siper edip etrafa dikkatle bakmaya başladı bu sırada bir şey fark etti daha bir kaç saniye önce itiliyordu ama şimdi... kuvvetli rüzgar akımı onu kendine çekiyordu
Glamba kollarının arasında ki ufak bir aralıktan nereye gittiğine baktığında büyük bir hortum a doğru sürüklendiğini fark etti Glamba kollarını az öteye uzatarak çenesinin toprağı görebileceği şekilde yüzünü az bir şey ortaya çıkardı
Yüzünü ortaya çıkardığı gibi çenesinden fırlayan iğneler onu bir süre toprağa sabitlemişti maskeli Glamba nın boşa çabaladığını düşünmeye başladı sonuçta iğneler kırılacak ve Glamba hortum tarafından yutulacaktı
Maskeli beklemeye gerek görmese de boşa çabalayan birini her gün göremezdi o yüzden izlemeye başladı Glamba bir kaç saniye boyunca direnmeye devam etti sonunda bir kaç iğnesi kırılsa da hızla yenilerini çıkarmıştı yinede hortumla arasında sadece on metre vardı
Glamba nın iğnelere bir kez daha kırılmıştı üstelik bu sefer hepsi birden kırıldığı için Glamba hortuma doğru uçmaya başlamıştı maskeli Glamba nın öleceğini düşünürken hortum bir anda yok oldu
Hortum yok olsa da etrafa kaldırdığı toz bulutundan ne olduğu tam olarak gözükmüyordu maskeli toz bulutu sebebi ile kendini hazırda tuttu bir kaç saniye sonra toz bulutu dağılmaya başladığında hortumun neden yok olduğunu anladı
Glamba iğneleri ile sadece kendini korumaya çalışmıyordu aynı zamanda hortumun merkezine yer altından iğneleri ile ulaşarak hortumu ortadan kaldırmaya çalışıyordu ki bunu başarmıştı maskeli gördüğü şey karşısında şaşırmıştı daha önce hortumu yok etmek için bu yöntemin kullanıldığına hiç tanık olmamıştı
"Düşmanına sırtını dönme"
diye bağıran Glamba bir anda maskelinin arkasında ortaya çıkarak elinde ki iğneyi maskelinin sırtına sapladı maskeli sırtına kılıç misali saplanan iğne ile bir kaç adım ileri gittikten sonra bir miktar kan kustu maskesinin altından akan kan damlaları oldukça zorlandığını kanıtlıyordu
Glamba maskeliyi yaraladığına emindi derin nefesler eşliğinde onu izlerken maskeli önce dizleri üstüne çöktü Glamba onun son nefeslerini verdiğini düşünürken bir anda maskelinin etrafında toprak surlar yükselmeye başladı
Glamba surların içini göremediği için lanetler okurken çömelip ellerini hızla yere vurduğunda sakallarında ki iğneler tekrar yer altına inmeye başladı bir kaç saniye sonra surların ortasından onlarca iğne yükselmeye başladı
Glamba artık maskelinin öldüğünü düşünürken surlar yavaş yavaş çatlıyordu ki bu Glamba ya bu düşüncesinde destek oluyordu bir kaç saniye sonra surlar tuzla buz olurken etrafa bir toz bulutu kalktı
Toz bulutunun ortasında vücudunun her yerinden iğneler fırlamış bir adam silüeti gözüktü Glamba gördüğü şey ile yüzüne zafer gülümsemesi takınmıştı ağır adımlar ile maskelinin cesedie doğru ilerlerken toz bulutu da dağılıyordu
Toz bulutu tamamen dağıldığında Glamba ve ceset in arasında sadece üç adım vardı Glamba toz bulutunun kalkması ile yüzünde ki tebessümü bir kenara bıraktıktan sonra etrafa bakındı çünkü ceset olarak sandığı şey aslında
Maskelinin topraktan bir heykeli idi yani maskeli hala yakında bir yerde idi
"Neredesin... yakınlarda olduğunu biliyorum benden kaçamazsın"
diye mırıldanan Glamba etrafı gözleri ile iyice tarasa da maskeliden iz bulamıyordu Glamba maskelinin gene kaçtığını düşünüp gardını indirdiğinde bu yaptığı en büyük hata oldu
"Toprak stil:Hücre, Ateş stili:Cehennem küpü, Hava stili:Kurak rüzgar, Karanlık stili:Sonsuz hiçlik, Işık stili:Kabus"
diye ard arda farklı beş elementten de etkinleştirilen teknikler ile birlikte Glamba nın etrafı karanlık ile kaplandı Glamba bu karanlıktan hiç endişelenmese bile etrafı toprak bir hücre ile çevrelen diğinde birazendişelenmekten kendini alamadı
Toprak hücrenin parmaklıklarına dokunduğu gibi elleri sanki ateşe dokunuyor gibi cayır cayır yanıyordu Glamba bu yüzden kenarlardan uzak durmaya başlamıştı
Yinede bu sıcak çöl rüzgarları gibi rüzgarların esmesine mani olmamıştı rüzgarlar hücrenin parmaklıklarında ki sıcaklığı da hücrenin içerisine doğru üflüyor
gibiydi yinede Glamba bu konuda o kadar endişeli değildi Glamba sakince hücrenin zayıf bir yerini aramaya başladığı sırada bir ses duydu
"Yardım et..."
Bu ses Marie nin sesi idi Glamba duyduğu ses ile hızla önünü döndüğünde gözleri adeta yerinden fırlayacak gibi açılmıştı Marie tamamen anadan doğma bir şekilde elleri ve bacakları zincirlenmiş bir şekilde bir masada yatıyordu
Bir kaç saniye sonra Marie nin yanına birisi geldi bu kişi ile Glamba gözlerini yerinden fırlatmak için hazırda tutuyormuş gibi büyüttü bu kişi Glamba nın kardeşi Vlamb dı... Vlamb, Marie nin yanına gelip bir elini onun göğsüne attıktan sonra zorla onu öpmeye başladı
Marie bunun üzerine bağırıp çağırmaya ağlamaya başlamıştı Glamba gözleri önünde sevdiği kadının öz kardeşi tarafından tecavüze uğrayışını izliyordu içinde ki öfke ile hücrenin sıcaklığını önemsemeden parmaklıkları tutarak ayırmaya öz kardeşini öldürmeye yeminler ediyordu
Glamba tüm gücü ile hücrenin parmaklıklarını aralamaya çalışırken Marie çığlıklar eşliğinde Vlamb tarafından tecavüze uğruyordu
"Hey ağabey..."
Glamba duyduğu ses ile yaşlı gözler ile kardeşine baktı
"Nasıl... sevdiğini memnun edebiliyor muyum... bence benimle daha mutlu... ne dersin HE MERİE"
diye bağırdığın Meri de bunu onaylar şekilde hımlamaya başladı Glamba gördüğü görüntü ile öfkeden kendini hiç düşünmeden parmaklıkları ayırmaya başladı her kendini daha çok zorladığında elleri daha fazla yanıyordu sonunda parmaklıklarda geçebileceği kadar bir aralık açmıştı
Hızla kendini aralıktan dışarı atmaya çalışırken sanki ateşten bir duvardan geçiyormuş gibi vücudu yanmaya başladı vücudu küllesirken sakalları yanıyordu en büyük silahları yandıktan vücudu tanınmayacak hale geldikten sonra kafesten çıkmıştı
Ama kendini fazla zorladığı için bir kaç adım sonra dizleri üstüne düşüp derin nefesler almaya başladı çok yorulmuştu
"Yardım et..."
Glamba duyduğu acı çeken ses ile kendini daha da zorlamaya başladı ellerinden destek alarak ayağa kalktıktan sonra öfke ile kardeşine doğru yürüdü hızla onun boynundan atıp onu Marie nin altından çektikten sonra onu yere vurarak boynunu bükmeye başladı
'CRAACK'
Büyük bir kırılma sesi eşliğinde Glamba... öz kardeşinin boynunu kırmıştı öfkeden derin derin nefesler alırken korku içinde hüngür hüngür ağlayan Marie nin yanına gidip hızla ona sarıldığında Glamba nın dudaklarının yanından kan seridi akmaya başladı
"Cidden aptalım... kardeşimin böyle bir şey yapacağına nasıl inandım"
diyerek pişmanlığını belli eden Glamba kendi ayaklları ile ölüme gitmişti kendini biraz geriye itip göğsüne kılıcı saplamış Marie ye bakmaya başladı Marie nin görünüşü dalgalanarak ortadan kaybolmaya başladığında onun yerine maskeli ortaya çıktı
Maskeli kılıcını Glamba nın göğsüne saplamıştı ve onu öldürmüştü ama kendini de çok zorlamıştı bu maskesinin çene kısmından akan kan damlaları ile kendini belli ediyordu
"Gerçekten iyi biri olabilirdin çok güçlü ve... yeteneklisin... elbette ki kendince sebeplerin var... sana saygı duyuyorum... sen olduğunu biliyorum... ve senin elinden ölmekten... hiç pişman değilim...dostum..."
diyerek son nefesini veren Glamba yüzünde bir tebessüm eşliğinde gözlerini sonsuz karanlığa kapatmıştı maskelinin ise sağ gözünden mavi bir parlaklık yavaş yavaş çenesine ilerliyordu çenesine varan mavi parlaklık çenesinden ayrılarak yer ile buluşmuştu
Maskeli... ağlamıştı... maskeli derin bir nefes alıp Glamba nın ölü bedenini omuzlanmaya başladı
"Seni sevdiğinin yanına götüreceğim dostum"
diyen maskeli omzunda Glamba nın cesedi ile ağır adımlar ile ilerlemeye başladı....
***
'Tak tak tak'
Vlamb kapının çalması ile hızla kapının oraya koştu
"Jin ı"[Kim o]
"..."
Vlamb dışarıdan ses gelmeyince kulağını kapıya dayayıp dinlemeye başladı hiç bir adım sesi gelmiyordu bu yüzden Vlamb yavaşça kapıyı aralamaya başladı kapı aralığında gördüğü şey ile hızla koştu
"Sni Sni Itab Sni"[Abi Abi uyan abi]
Diye bağırmaya başlayınca Marie duyduğu ses ile kapıya koştuğunda Glambanın yanmış cesedini gördüğünde hızla Vlamb ı kendine çevirip Vlamb ı kendine baştırdıktan sonra belli etmeden ağlamaya başladı
Tüm bunları bir yıkıntının tepesinden izleyen maskeli ise iç çekerek arkasını dönüp gölgeler eşliğinde ortadan kayboldu
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


