22 Eylül 2017 Cuma

LOGİO-2 50.BÖLÜM

"Pekala senin sorunun ne Xlafox"
diye konuşan King in ardından King in önünde ki küçük peri King in kulağına doğru yaklaşıp fısıldamaya başladı 

"Sende mi"
diye şaşkınlıktan kaşlarını kaldıran King in baktığı peri King in bakışları ile biraz utanmış gibi küçük yanakları hafiften kızardığında başını onaylar biçimde salladı 
King perinin ciddi olması ile sırıtarak Aiden i eli ile yanına çağırdığında Aiden iç çekerek King in yanına gitti 
"Ne yapacağını biliyorsun Aiden"
diye sırıtan King ile tekrar iç çeken Aiden elini periye uzattı peri utana utana Aiden in elini tuttuğun da ikili ağır ağır gölün oraya gitmeye başladılar 
ikilinin gidişine kıkırdayan King, perilerinin neden Aiden i bu kadar sevdiğini merak ediyordu Aiden ise aslında güzel periler ile olacağı için sevinçliydi ama tüm bu periler daha çok küçüktü boyları Aiden in ancak yarısı kadardı 
Aiden üstünde hissettiği kötü bakışlar ile göz ucu ile King in yanında ona öfkeli gözlerle bakan Glax a baktığında yutkunmadan edemedi King yanında Aiden e öfke ile bakan Glax ile kıkırdadık tan sonra önüne döndü 
"Senin derdin ne Slavos"
diye önünde ki periye sıkıntısını soran King sabahtan beri bunu yapıyordu ve hiç sıkılmış gözükmüyordu sonuçta uzun bir aradan sonra tekrardan çocukları gibi gördüğü kişilere yardım ediyordu neden sıkılsın ki 
Diğer taraftan Lio etrafı incelerken Marlin çeşitli şeylerden örnek topluyordu bunlar her ağaçtan bir kaç adet yaprak bir kaç parça kabuk ve benzeri şeylerdi Merlin peri ağacının yaprağını ve kabuğunu almaya çalıştığında King onu engellemiş olduğu için ağacın merkezinden oldukça uzaktaydı 
Diane ve Olivia ise yetişkin olan periler ile sohbet ediyorlardı onları gören Lio iç çekmekten kendini alamadı 
"Kadınlar her yerde aynı çok çabuk kaynaşıyorlar..."
diye mırıldanan Lio ağır adımlar ile Aiden in gittiği yönün tersinden giderek gölün diğer tarafına ilerlemeye başladı gölün yakınlarına vardığında etrafın sanki daha canlı olduğu fark eden Lio gölün yanına geldiğinde gölü incelemeye başladı 
Gölün suyu çok berraktı sanki su yokmuş rüzgar olmadığı için dalgalanmadığın dan sanki su yokmuş bir cam gibi gözüküyordu Lio gölün ortasına baktığında ufak bir ada benzeri bir çıkıntı ve adanın ortasında da bulunan ağacın gövdesinde bir parlaklık gördü
"Su stili:Su adımları"
diye suya adım atacağı sırada omzundan bir el tutup onu durdurduğunda omzunun üstünden arkasına bakan Lio arkasında ki King ile kaşlarını kaldırarak arkasını döndü
"Göle girmeni tavsiye etmem kaptan Queen ölmüş olsa da hala buralarda huzurlu olduğu için rüzgar yok eğer suya adım atarsan anında büyük bir fırtına kopacağına eminim"
Lio duydukları ile kaşlarını daha çok kaldırırken başını onaylar manada salladıktan sonra 
"Şu Queen kim King geldiğimiz de de onun adını söylemiştin kim olduğunu merak ediyorum"
dediğinde King acı bir tebessüm takınarak Lio nun yanına geçip gölün hemen dibine bağdaş kurarak oturdu 
"Bu uzun bir hikaye sanırım altı yüz yetmiş yıl önce ben daha küçük bir peri iken olduğum zamanlar idi burayı terk ederken birine emanet etmiştim..."
***
Ağacın dalında kestiren genç bir anda daldan itilerek düştüğünde yer ile arasında bir kaç santim kala havada durdu 
"Queen sana beni uyurken rahatsız etmemeni söylemiştim kardeşim"
"Off ya King çok sıkıcı sın"
diyerek dirseklerini dala dayayarak çenesinin altına koyan sarı saçlı yeşil gözlü üzerinde beyaz bir elbise vardı elbise havada dalgalanıyordu kız ellerini daldan çekerek yavaş yavaş alçalmaya başladığında King doğrulup sırtını ağaca yaşladı
"Uf ya çok uykucu sun ağabey"
diyerek dudak büken kızı önemsemeyen King omuz silktikten sonra gün batımına doğru baktı 
"Buraya hapsolan herkes çok sıkıcılaşır Queen sonuçta her gün aynı şey eğer perilerimi ormanın derinliklerine gitmesine izin verirsem ölürler ama dışlanmış kıtadan dışarı çıkmalarına da izin vermiyorum hepsi illa sıkılıyor ve buna yapacak bir şeyim yok..."
"Çok sıkılıyorsun değil mi peri kralı"
King duydukları ile başını onaylar biçimde hafif bir şekilde salladı 
"Buradan gitmek istiyorum Queen... burayı sana bırakacağım... ne dersin"
diyerek arkasında ki kıza dönen King anında yüzüne yediği tokat ile ağaca yapıştı King yanağını tutarak Queen e baktığında Queen in gözü neredeyse ağlamak üzere olduğunu belli edercesine kızarmıştı 
King bunun üzerine iç çekip ayağa kalktı 
"Bana bir şey olmayacak biliyorsun... hem bu kadar güçlüyken senden başkasına güvenemem"
diyerek sırıtan King tekrar bir tokat için kendini hazırlarken Queen bir anda King e sarılıp omzunda ağlamaya başladı King elini Queen in başına koyup onu sakinleştirmeye çalıştı
"Sakin ol ağlamana gerek yok en yakın zamanda geri döneceğim o yüzden artık ağlama"
"Hayır... ağlayacağım... içimi dökmek için... rahatlamak için ağlayacağım..."
diyerek kısık kısık ağlayan Queen ile iç çeken King gülümseyerek onu sakinleştirmeye devam etti 
Bir kaç yıl sonra adaya giren bir ekip ağır adımlar ile peri ağacına doğru ilerliyordu King haberi aldığı gibi gizlice o kişileri takip etmeye başladı takip ettiği adamlardan en önde ki yüzünden eksik olmayan gülüşü ile heyecanlı olduğunu belli ediyordu 
Onun sağında ki mor cübbeli kişi ise aynı önde ki gibi heyecanlı bir şekilde olsa da daha soğuk kanlı olduğunu belli edercesine yavaş ve temkinli ilerlerken solunda ki kırmızılı da aynı önde ki kişi gibi oldukça heyecanlıydı 
Önde ki kişi aniden durup başını King in olduğu yöne çevirdi King kendini gizlediği için bulunmasının zor olacağına emin olsa da önde ki adam solunda ki kırmızılı ya King in olduğu yeri işaret etti 
Kırmızılı aldığı işaret ile o tarafa bakıp hızla ileri fırladığında sırtında ki uzun sopayı hızla çıkarıp King e doğru savurdu King üzerine gelen sopa darbesi ile hızla sol elini ileri uzattığında bir mızrak sopanın önüne geçip kılıcı engellediğinde King hızla geri çekildi 
Kırmızılı da sopanın bir duvar görevi görüp kendini sektirmesi ile geri çekildiğinde King e sırıtarak baktığında sopa sanki parçalanmış gibi üç parçaya bölünmüştü sopayı elinde çevireyek hareket yapan adam sopayı omuz hizasında koydu 
King adamı süzmeye başladı mavi gözlere sahip adam sırıtarak King e bakıyordu iraz önce ki sekmeden dolayı cübbesinin üstünden fırlayan kırmızılı mavi saçları ve mavi gözleri ile birlikte King e bakarken  
"Benim adım Ban... bana adını bahseder misin"
diyen adam sırıtarak King e bakmaya devam ediyordu King aslında cevap vermeyecek olsa da rakibi cevap verdiği için karşılık vermezse bir kabalık olacağını düşünüp ağzını açtı 
"Benim adım King Peri ağacının efendisi ve Peri kralıyım"
diyerek kendini tanıtan King ne kadar sakin gözükse de aslında uzun süredir hiç bir olay olmaması sebebi ile bıkkındı şimdi ise karşısına güçlü bir rakip gelmişti ikilinin oldukça heyecanlı olduğu sadece bakışlarından bile anlaşılıyordu
İkili sırıtmayı kesip hızla birbirlerine doğru hareket ederken ikisinin yüzünde de tebessümleri eksik değil idi...

<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>