Ban karnını delip geçen mızrağa rağmen sadece ellerinde ki Queen i düşürmemeye çalışıyordu bir kaç saniye sonra karnında ki acıyı hissetmeyen Ban karanlığa teslim ettiğini sandığı gözlerini yavaşça araladı
Karşısında kısık gözler ile ona bakan King e şaşkın şaşkın bakarken King iç çekerek kardeşine baktı
"Anlaşılan kısmi ölümsüz olmuşsun kalbin ve boynun kopmazsa hiç bir sorun yaşamazsın... hayat kadeh ini kullandığına inanamıyorum seni aptal"
diyerek sol gözünden bir damla yaş kaçıran King hızla kolunun tersi ile sol gözünü sildikten sonra Banın kollarında ki Queen i alıp göle doğru ilerledi Queen in baygın bedenini göle koyan King i izleyen Ban kaşlarını çatarak
"Lan ne yapıyorsun ona sadece bayıldı"
diyerek King i engellemeye çalışsa da King in gözlerinden isyan eden yaşlar ile tekrar şaşırmıştı
"O... bayılmadı... senin için... hayatını verdi... Hayat Kadeh'i:Can veren lanetli katil... kadeh i tutan kişi o kadehten içemez... bir başkası tarafından içirilmeli dir... bu şekilde içen kişiye bir nevi ölümsüzlük sağlarken içiren kişinin... canını alır"
diyerek ağlamamak için kendini ne kadar zorlasa da gözlerinden akın eden yaşlara engel olamıyordu Ban, hiç tanımadığı biri için canını feda eden Queen in cesedine baktığında ceset yavaş yavaş su gibi dalgalanmaya başladı
Queen in bedeni dalgalanarak şeffaflaştığın da sanki bir bardaktan su dökülür müş gibi kaybolmuştu Ban, Queen in bedeninin yok olması ile bir kaç saniye kımıldamadan saygı duyduğunu gösterdikten sonra
"Kaybın için özür dilerim..."
diyerek gelen kişi ile birlikte King gözlerini silerek ona döndü
"Ama her gün böyle binlerce kayıp oluyor kardeşleri için canlarını veren abiler... sevdikleri için dostlarını öldüren aşıklar ve daha niceleri... belki uygun bir zaman değil ama... bunları durdurmak için bize katılmanı istiyorum ne dersin"
diyerek yine düşüncesizlik yapan Meliodas ile iç çeken Ban aslında merak içinde idi sonuçta King gerçekten güçlü idi
"Kabul ediyorum... burayı Queen e emanet edebileceğime eminim... ayrılmam dan rahatsız olacağına eminim kardeşim... ama söz veriyorum geri döneceğim"
diyerek gölün tam üstüne elini koyan King elini kaplayan su birikintisi ile yüzünü silerek gülümsedikten sonra arkasını döndü ve başını onaylar biçimde salladı
"Güzel dışlanmış kıtanın bu kısmı bile çok tehlikeliymiş... Oi buraya nasıl geldi anlamıyorum... hadi geri dönelim"
diye arkasını dönerek geldiği yöne ilerlerken King ve Ban göz uçları ile bir birlerine baktılar Ban, King in nasıl olduğunu merak ederken King, Bana öfke ile bakıyordu King hızla Bana bir yumruk salladığında Ban yumruğu hızla tutu engelledi
"O senin yüzünden öldü Ban... seni bir gün öldüreceğim..."
diyerek elini indiren King yavaş yavaş Meliodas ın peşinden ilerlemeye başladığında Ban önce arkasında ki göle tekrar baktı sonra da ikilinin peşinden ilerlemeye başladı...
***
"İşte böyle oldu kaptan... Queen olmasaydı Ban ölmüş olurdu ve bende hiç günahlara katılmazdım"
diye iç çeken King in hikayesini dinleyen Lio, King için üzülmüştü
"Dostum siz ikinizin böyle bir geçmişi olduğunu bilmiyordum"
diyerek ensesini kaşıyan Lio diyecek bir şey bulamadığı için susmaktan başka bir şey yapmıyordu
[YN: Aynı ben yani haksızsam :/ ]
"Pekala hadi başka bir şey yapalım"
diyerek konuyu dağıtmaya çalışan Lio karşı tarafta gördüğü kişi ve çalılardan onu izleyen ile King i kolundan tutarak gölün etrafında dolanmaya başladılar
Aiden ve onunla olan perinin yanına gelen ikili hızla Aiden in yanına kahkahalar ile gülerek vardıklarında Lio, Aiden ile konuşurken King de Aiden in yanında ki periyi oradan uzaklaştırmaya başlamıştı
King in uzaklaşması ile oğlunun yanından ayrılan Lio gözden kaybolduktan sonra bir çalılığa saklanıp olacakları izlemeye başladığında Aiden in iç çekerek olduğu yere oturup gölü izlemeye başladığını gördü
Biraz daha beklemeye karar veren Lio bir kaç saniye sonra duyduğu horuldamalar ile Aiden in uyuduğunu anlamıştı elini yüzüne vuran Lio yinede devamını izlemeyi istiyordu
Bir kaç dakika sonra çalılıklarda ki kıpırtıların eşliğinde Glax etrafını kolaçan ede ede Aiden in yanına vardığında onun uyuduğunu anlayıp Aiden in yanına oturdu Aiden in başını hafifçe kaldırıp dizlerinin üstüne yatıran Glax huzur içinde onu izliyordu
Lio ikiliyi hınzır hınzır izlemeye devam ederken yanına gelen King i fark ettiğinde ikili hiç muhabbet etmeden önlerinde ki olayı sırıtarak izliyorlardı
"Hadi Glax öp onu kızım"
diye mırıldanan King i duyan Lio gülmemek için kendini kasarken Glax yavaş yavaş başını Aiden e doğru eğmeye başladığında dudakları arasında bir kaç milimlik bir mesafe kalınca Glax aniden başını yukarı kaldırdı
Al al olmuş yanakları eşliğinde Aiden i uyandırmadan yere bıraktığında hızla oradan uzaklaştığında onun bu haline kıkır kıkır gülen Lio ve bu kadar utangaç olmasına üzülen King izlemeye devam ediyordu
"Siz ne yapıyorsunuz..."
diye bir anda omuzlarında birer el hisseden ikili duydukları ses ile yavaş yavaş arkalarını döndüğünde onlara sırıtarak bakan Olivia ile birlikte ikili yutkunmak zorunda kalmıştı
İkilinin yutkunması Olivia nın sırıtmasını arttırırken Olivia hızla ikiliyi omuzlarından çekip oradan uzaklaştırmaya başladı
***
"AAGGGHHHHHHHH"
Birden bire bütün peri ağacın da duyulan ses ile birlikte Aiden gördüğü tuhaf rüyadan uyanmıştı rüyasında Glax ile birlikte bir kumsalda yürüyorlardı kumsalda oturmuşlardı
Aiden biraz cesaretlenerek kolunu Glax ın omzuna attığında Glax biraz utanmıştı Aiden Glax ın utanması ile onu kendine çevirmişti
Al al yanaklar ile bir birlerine bakan ikili yavaş yavaş bir birlerine yaklaşıyordu ikilinin dudaklarının buluşmasına sadece bir kaç milim kalmıştı ki
Bir anda etrafta yayılan çığlık ile birlikte Aiden gözlerini açtı
"Hadi be... bir kaç saniye sonra uyansaydım olmaz mı"
diyerek iç çeken Aiden ayağa kalkıp ağır adımlar ile King ile ayrıldığı yere ilerlemeye başladı...
***
"K-Kaptan... O-Olivia... cidden korkunç"
diyerek başını tutan King, Olivia nın adını anması ile tekrar bir titreme yaşadı
"Biliyorum..."
diye bacaklarını kendine çekmiş sesi mırıldanma gibi çıkan Lio başına bela almamak için normal bir şekilde konuşmaya bile korkuyordu
Olivia ikilinin bu haline elleri göğsünde çapraz şekilde sırıtarak baktıktan sonra arkasını dönerek
"Bir daha oğlumun aşkına karışmayın"
diyerek ağır adımlar ile birlikte diğer perilerin yanına ilerlemeye başladı...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


