Lio:Hadi ama bu 8.dükkan oldu
Olivia:Evet ve bir o kadar daha var o yüzden ilerle
Lio Olivianın zoru ile pazara tam anlamıyla sürükleniyordu sabahtan beri 8 tane dükkana girmişlerdi ve Olivia daha bitmediğini şöylüyordu gerçi onun için sıkıntı yoktu çünkü tüm aldıklarını Lioya taşıtıyordu Lioyu gören kişilerin bir kısmı acırken bir kısmıda hafiften kıkırdıyordu Olivia ilerlerken bir ödül panosunun önünde durdu ve bir ödüle dikkat kesildi
İsim:Misar knevezep(Rasim sana gelsin knk tersten okuyun hihihi)
Seviye:98.seviye savaşçı
Açıklama:Bu kişi yakınlarda ki bir yerleşim yerine saldırmıştır ölü yada diri aranır getirene 150 altın ödül verilecektir
Olivia yüzünde oluşan tebessüm ile ilanı yırtıp aldı ardından Lioya dönerek konuştu
Olivia:Eşyaları yüzüğüne depola senin için bir görev buldum al
Lio Olivia'nın elinde ki ilanı alıp okudu 98.seviye onun için şuan ki seviyesine göre pek zor değildi Lio ilanı okuduktan sonra Olivia'nın aldığı tüm eşyaları yüzüğüne depoladıktan sonra Olivia kaş göz işareti yaptı Olivia başta anlamasada duyduğu heyecanlı ses ile aklına dank etti Law'da onlarlaydı
Law:Yasasın goyev yapıcaz hey
Olivia Lawa bakınca çocuğun çok heyecanlı olduğunu gördü ama yinede onu yanında götüremeyeceklerini bildiği için diz çökerek Law ile aynı boya gelip konuştu
Olivia:Law olmaz canım eğer bir şey olursa ve seni koruyamazsak eğer çok üzülürüm
Olivia köpek bakışları atarak Lawı ikna etmeye çalışırken Lio onun bu haline içten bir tebessüm ile bakıyordu
Law:Sen üzülme ben gelmem meyak etme ama egey sana biy sey yapaysa onu döveyim
Law kötü bakışları ile Lio'yu tehtit ederken Lio gülmemek için kendini zor tutuyordu
Olivia:Teşekkürler canım
Diyip Lawı yanağından öptükten sonra ayağa kalktı Law ise öpülen yanağını tutarak yüzünde büyük bir tebessüm ile Lio'ya döndü
Law:Göydünmü o beni seviyoy seni degil
Law Lioya dil çıkardığında Lio gülmemek için kendini adeta zincirler ile bağlamış olsada o zincirler her an kırılabilirdi çünkü Lio kendini tutmaktan domates gibi kızarmış hatta gözünden bir damla yaş bile akmıştı bunu gören Law ise tekrar konuştu
Law:Göydün mü benden koykuyoy iste böyle hihihi
Lio Lawın konuşması ile hafiften kıkırdadığında Olivia olacak şeylerden sonra Lawın sinirlenmesini engellemek için hızla Law'ı bir muhafıza bırakıp Lio'yu kolundan tuttuğu gibi sürüklemeye başladı Lio ve Olivia Lawdan yeterince uzaklaşınca Lio tuttuğu kahkahasını bıraktı
Lio:Hahahaha gülmekten öleceğim hahaha anlaşılan çok iyi bir sevdalın var hahahaha
Olivia Lionun dedikleri ile utançtan kızarırken öfke ile konuştu
Olivia:Sus ya yoksa eve gidince ceza alırsın hmpf
Lio duydukları ile dudaklarını elleri ile birbirine baştırsada hala kıkırdamadan duramıyordu Olivia iç çektikten sonra önüne dönerek konuştu
Olivia:Hadi su Misar denen adamı bulalım
Olivia ve Lio ilanda bahsedilen yerleşim alanına geldiklerinde gördüğü görüntü ile ağızları açık kalmıştı çünkü ilanda sadece saldırdığı yazıyordu dolayısıyla en fazla bir kaç ölü olurdu ama...yerleşim alanında ki tüm evler yanmıştı yerleşim alanının yakınlarında bir orman olduğunda Olivia konuştu
Olivia:Lio dikkatli ol bu adam sadece 98.seviye ile böyle bir şey yapamaz izlere bak şu ormana gidiyorlar büyük ihtimal aradığımız kişi orda saklanıyor
Lio Olivia'nın dediklerini başıyla onaylandıktan sonra ikili ormana doğru yavaş bir şekilde ilerliyordu yaklaşık bir saatin ardından ormanın içlerine geldikleri zaman bir kamp alanı buldular Olivia sönmüş kamp ateşinin yanına gidip elini ateşin üstünden geçirdi
Olivia:Hala sıcak fazla uzaklaşmış olamaz etrafa bakınalım ezilmiş ve kırılmış dallar olabilir
Lio Olivia konuştuğu gibi kamp alanının etrafına bakındı kamp alanının sağ tarafında ezilmiş dalları görünce Olivia'ya haber vererek ilerlemeye başladı bir kaç dakika yürüdükten sonra sırtında dev bir satır taşıyan iki metrelik biri ile karşılastılar Lio bir ilana birde adama bakarak aradıkları kişi olduğunu anladıktan sonra Olivia'ya işaret verdi her dövüşte bilinen bir gerçek vardı ilk saldıran daha avantajlı olur çünkü saldıran kişi ard arda saldırılar ile rakibini köşeye sıkıştırırken saldırılan kişi beklemediği bir saldırıdan dolay hem afallar hemde hata payı artardı bu yüzden önden Olivia gidip adamı oyalayacaktı ardından Lio adamın arkasından ilerleyip onu öldürecekti plan böyle olduğundan Olivia yüzüğünden iki tane kısa kılıç çıkardı kılıçların boyu Olivianın bileği ile dirşeği uzunluğundaydı yani yaklaşık otuz santim Olivia ard arda saldırılar ile Misarı köşeye sıkıştırırken Lioda arkasından ilerleyip tüm gücüyle Kagemure'yi salladı Kagemure Misarın sırtına saplanınca sanki kayaya çarpmış gibi geri sekti Misar hızla arkasını dönerek Lioyu boynundan yakalayıp önünde kalkan niyeti ile tutarak konuştu
Misar:Beni bırakmassan bu velet ölür güzel bayan hahaha
Olivia ise bu tehdidi umursamararak Misara saldırmaya devam etti Misar ise alel acele Lioyu bir tarafa fırlatarak savunmaya geçti Lio fırlatıldığı yönde bir ağaca çarparak devirdikten sonra bilincini kaybetti...
Olivia yaptığı saldırılar ile Misarı zor duruma sokmuştu Misar ise bu durumdan oldukça tedirgin bir şekilde geri çekilirken hissettiği zayıf aura ile hızla üstünde ki ağaca zıpladı ve ağaçta elinde hançerle bekleyen kişiyi yakalayıp aşağı atladı Olivia Misarın elinde ki kişi ile donmuş gibi kımıldayamıyordu
Olivia:Burda ne arıyorsun Law
Law üzgün bir şekilde yinede cesartini kaybetmeden konuşmaya çalıştı
Law:B-Bende gelmek is-istedim ka-kahyaman olmak is-istedim ve ö-ölsemde OLACAGIM
Law hızla elinde düşmeyen hançeri Misara savurduğunda Misar hançeri dişleri ile yakaladıktan sonra dişlerini şıkarak hançeri kırıp konuştu
Misar:Ölmek istersen zevkle yaparım çocuk hahaha
Misar bir anda hissettiği aura ile aynı Olivia gibi kımıldayamamaya başladı Law ne olduğunu anlamak için etrafa bakarken bir şey fark etti şu an olması gerektiği gibi Misarın kollarında değil Olivianın yanındaydı Olivia Lawın kurtulduğunu görünce derin bir nefes alıp soluna baktı ve sanki ölüm meleği gibi görünen Lio'yu gördü
***
Lio bayıldığı vakit sanki birinin ruhunu ele geçirmeye çalıştığını hissetti sanki biri ile savaşıyormuş gibiydi etrafa bakındığında yine beyaz odadaydı ama bu kez tahtta kimse yoktu Lio hissettiği aura ile yukarı baktı ve gördüğü görüntü karşısında ağzı açık kalmıştı gökyüzünde bir çift kırmızı göz onu izliyordu gözlere ise sadist bir katilin gülümsemesi eşlik ediyordu etrafta gür ve kudretli bir ses yankılandı
???:Demek yeni bir hayat güzel yeni kanlar dökmek için bir sanş daha Hahaha evlat benim adım Ares ve ben bir yarı tanrıyım o yüzden şimdi UYU
Lio duyduğu kelime ile bilincini kaybettiğinde tekrar bedeninde uyanmaşı gerekirken bir şey fark etti bedenine sanki kuş bakışı gibi yukardan bakıyordu Lionun bedeni yavaşça kıpırdanıp ayağa kalktığında gözlerinde ki kızıllık dahada netleşti ve buna sadistçe bir gülümseme eklendi etrafa baktığında Lawı Misarın kollarında görünce endişelensede bedeninde ki Aresin yaydığı aura ile Misar kıpırdayamıyordu Law saniyede Misarın kollarından kurtulup Olivianın arkasına geçince Lio'nun bedeninde ki Ares konuştu
Ares:Velet kahraman olmak ile hayatını boşa heba etmek arasında fark vardır...
Ares Misara dönerek devam etti
Ares:Seni götürmem lazım diri olarak zorunlu değilim ve işkence edemeyeceğimi şöyleyen yok sen kadın veledi uzaklaştır onu korkudan öldürmek istemem Hahahaha
Ares uzun bir süre kahkaha atarken Olivia Lawı ormanın çıkışına götürüp beklemeye başladı
Ares ise sadistçe olan gülümsemesini büyüterek konuştu
Ares:Hiç cehennemi gördün mü...Hayır mı...Öyleyse sana göstereyim...Cehennemin kapıları sana emrediyorum gel ve bu herifi al ona işkence et onu öldürme ceza çektir ve onu cehennemden kov
Ares konuştuğu gibi yerden on beş metre yükşekliğinde üstü kafatasları ile kaplı bir kapı çıktı kapının iki yanındada onar metrelik iki tane iblis vardı kırmızı derileri ve alınlarında ki üç metrelik boynuzları ve devasa kanatları ile gören kişiyi korkudan öldüre bilirdi...kapı yavaşça açılıp içinden çıkan kemik eller Misarı yavaşça içeri çekti kemik eller Misarı tutunca Ares aurasını kaldırdı kaldırdığı gibi Misar ağlamaya ve bağırmaya başladı kapı tarafından çekilmeden önce kendini biraz toparlayıp konuştu
Misar:İmkansız sen nasıl cehennemin kapılarını açabildin üstelik büyüyü uygulamadan yoksa mümkün mü o gözler sen Şeytan Tanrı Ares imkansız...
Misar konuşmasını tamamlayamadan kapılar büyük bir gürültü ile kapanıp tekrar yerin altına gömüldü Lionun bedeninde ki Ares gökyüzüne bakıp konuştu
Lio:Demek 500.000 yıl sonra bile unutulmadım bu güzel olabilir...hmm anlaşılan çok zayıfsın velet daha elementin türünü bile şöylemeden büyü yapamıyorsun savaşçılıktada aynı şekilde tekniğin adını şöylemeden kullanamıyorsun hızlı bir şekilde alem atlayacaksın ve senin üzerinde yaptığım şey ile artık sadece elementi ve saldırıyı hayal etmen yeterli olacak genede saldırının adını şöylemeyi unutma akşi halde yeterli güçlenmeden seni bulurlar ve ölürsün şimdi bu aşağılık bedeni geri al bakalım
Ares konuştuktan sonra bilincini kaybetti Lioda aynı şekilde bilincini kaybederek uykuya daldı...


