Real'in vücudunda çeşitli dövmeler vardı. Dövmelerin bulunduğu yerlerdeyse tuhaf izler mevcuttu.
"Yaralandın mı?"
diye gözlerini kısarak Real'in vücudunu inceleyen Aiden'e dönen Real, sırıtarak sol elini belinin sağ tarafında ki bir izin üstüne getirdi.
"Eskiden kalma birkaç iz, oldukça tuhaf zamanlar geçirdim. Neyse, bunlar başka zamana."
diyerek ayağını yere vurarak bir metre yüksekliğin de ucu düz bir dikit çıkaran Real, elinde ki ıslak cübbeyi dikitin üstüne attı.
"Hadi, hasta olmadan şu ıslak kıyafetleri çıkar. Üşütürsen usta Write seni oldukça kötü şekillerde iyileştirir. Hangi insan soğuk alan kişiyi kazığa bağlayıp ateş üstünde çevirir ki!?"
diyen Real, hafif bir titreme geçirerek başını iki yana salladıktan sonra ortaya çıkardığı dikite sırtını yaslayarak dinlenmeye başladı.
"Hapşu"
diyerek parmağı ile burnunu kaşıyan Aiden, Real'e hak vererek üstünde ki cübbesini çıkarıp aynı Real gibi küçük bir dikit çıkararak cübbesini dikitin üstüne astı.
Mağaranın dışını hala görebilmesi ile sırtını dikite yaslayan Aiden, gökyüzünde ortaya çıkan yıldızları izlemeye başladı.
"Gerçekten güzeller dimi?"
diyen Real eşliğin de göz ucu ile ona dönen Aiden ile birlikte Real, ellerini başının altında birleştirerek Aiden gibi yıldızlara bakıyordu.
"Kuzgunlar ekibini bilir misin? Eskiden var olan bir grup, bir sürü evrene gittikleri söylenir. Gerçekten güzel değil mi? Sonuçta biz buraya bir nevi tıkılıp kaldık."
diyerek iç çeken Real eşliğin de Aiden, tekrar yıldızlara döndü.
"Onlarca evren demek her evren de birbirinden güçlü kişiler mevcuttur, gerçekten eğlenceli bir şeye benziyor."
diyerek sırıtan Aiden, gözlerini kapatarak kendini uykuya teslim etmek için rahatlamaya başlamıştı.
"İyi geceler Aiden."
diyerek Aiden'e sırtını dönen Real eşliğin de Aiden de kendini huzur için de uykunun kollarına teslim etmişti.
*
"Hey Aiden, hey Aiden uyan seni uykucu."
diyerek dürtülen Aiden, yavaş yavaş gözlerini açarken sol eli ile gözlerini ovuşturarak kendine gelmeye çalıştı.
Karşısında ki Real'i görmesi ile ne olduğunu sormak için ağzını açtığı sırada Real, sağ eli ile Aiden'in ağzını kapatırken sol elinin işaret parmağını sessiz olmasını söyleyecek şekilde tuttuktan sonra dışarıyı gösterdi.
Aiden, Real'in yaptığı bu hareket ile şaşkınlık kaşlarını kaldırarak dışarı baktığın da dışarı da gördüğü kişi ile birlikte kaşlarını daha da kaldırdı.
"Onun burada ne işi var?"
diyerek fısıldarcasına konuşan Real, elini geri çektiğin de Aiden de
"Bilmiyorum, sence nereye gidiyor?"
diyerek fısıldadığın da Real sırıtarak ona baktı.
"Öğrenmenin tek bir yolu var."
diyerek yavaş yavaş kayaların arkasından saklanarak ilerleyen ikili, önlerinde ki beyaz saçlı kızı izlemeye başladılar.
"Edus'un geceleri yer altı diye bir yere gittiğini duymuştum. Oraya gidiyor olabilir mi?"
diyerek Real'e göz ucu ile bakan Aiden eşliğin de Real de başını hafifçe onaylar manada salladı.
"Olabilir ama bilmiyorum sonuçta yer altının birden fazla geçidi olsa da bilinen tek geçit okul meydanında ki heykelin orada. Bakalım nereye gidiyor?"
diyerek karşılarında ki üzerinde kırmızı renkli kısa bir ceket ve mavi bir elbise ile turuncu tonlarında bir etek giyen, ellerinde ki eldivenler ile gecenin karanlığın da elleri gözükmeyen beyaz saçlı Edus'u izlemeye devam ettiler.
"Hey, bekle!"
diyerek Real 'durduran Aiden eşliğin de ikili, oldukları yerde durarak Edus'u izlemeye başladı. Edus arkası devasa bir duvar ile örülü bir çalının önünde durduktan sonra etrafa bir bakış attı.
Kısa bir süreliğine çevreye bakan Edus, yavaş yavaş çalının içine doğru ilerlemeye başladı bir kaç saniye sonra çalının içinde kaybolan Edus ile Aiden ve Real hazırda beklemeye başladı.
Bir kaç dakika boyunca ortalıkta hiç bir ses seda yoktu.
"Nereye gitti?"
diyerek çalılara dikkat kesilen Real, yerinden çıkarak yavaş yavaş çalılara ilerlemeye başladı. Real'in ilerlemesi ile birlikte Aiden de saklandığı yerden çıkarak Real'le birlikte çalılara ilerledi.
İkili çalının önüne geldiğin de Real, yerden bir taş alarak çalılığa attığın da taşın duvara çarpıp yere düşmesi sesi dışında hiç bir ses yoktu.
"Buda ne?"
diyerek çalılığa ilerleyen Real'i izleyen Aiden eşliğin de Real, çalılığın içine bir kaç adım attıktan sonra,
"Lan-..."
dediğinde ortalık tekrar sessizliğe gömüldü.
"Real?"
diye seslenen Aiden, Real'in ardından çalılara ilerlediğin de bir anda ayağının boşluğa gelmesi ile düşmeye başladı.
"HAY LANET!!"
diye bağıran Aiden, çukura düşerken bir anda saçlarından tutan bir el ile havada asılı kaldı.
"İyi misin Aiden?"
Aiden, duyduğu ses ile başını kaldırdığın da Real'in demir bir şeye tutunarak duvarda durarak kendini tuttuğunu gördü.
"Çabuk şurada ki demire tutun."
diyen Real eşliğin de Aiden, başını arkasına çevirdiğin de arkasında ki demiri görmesi ile sol elini demire doğru uzatarak demiri tuttuğunda Real, onun saçlarını bıraktı.
"Dostum, o kadar sert çekmek zorunda değildin saçlarımı koparacaktın neredeyse.!"
diyerek üstünde ki Real'e bakan Aiden eşliğin de Real, kıkırdadıktan sonra,
"Hadi, zevzeklik etmede aşağı inelim."
dediğinde Aiden, başını onaylar manada sallayarak yavaş yavaş çukurun dibine inmeye başladılar.
Birkaç saniye sonra çukurun dibinde gözüken bir ışık eşliğin de Aiden, tuttuğu demir çıkıntıyı bırakarak kendini aşağı attı.
Yere düşen Aiden, dik bir şekilde durduğun da acıdan dişlerini sıkarak bacaklarını sıvazlamaya başladı.
"Enerji göndermeyi unutmama lanet olsun.!"
diyerek bir kaç adım ilerleyen Aiden eşliğin de Real de kendini boşluğa attığın da aynı Aiden gibi dik bir şekilde inip Aiden'i takip etmeye başladı.
İkili, birkaç dakikalık bir koridorda ilerlerken koridorun ucunda ki ışığa gittikçe yaklaşıyorlardı.
"Anlaşılan geldik."
derken gözlerinin kamaşması ile sol kolunu gözlerine siper eden Aiden, tünelden çıktıktan birkaç saniye sonra gözlerinin aniden gelen ışığa alışması ile kolunu indirdiğin de karşısında ki manzara ile ağzı açık kalmıştı.
"Voouuvv, amma büyükmüş."
diyerek etrafa göz atan Real eşliğin de Aiden, kendini toplayarak başını salladıktan sonra etrafı incelemeye başladı.
Oldukça büyük bir alanın içersinde, onlarca bina mevcuttu. Bazı binaların üstünde kılıç ve iksir şişeleri gibi bilindik semboller varken bazı binaların üstünde dudak işareti bir maske ve kırbaç gibi tuhaf semboller de vardı.
"Vohohoho, bunlar düşündüğüm dükkanlar mı yoksa?"
diyerek hınzırca sırıtan Real'e garip garip bakan Aiden eşliğin de Real, "Ne?" dercersine Aiden'e bakıyordu.
"Bunların ne olduğunu biliyor musun?"
diyerek maskeli ve kırbaç sembollü bir dükkanı işaret eden Aiden eşliğin de Real, sırıtarak o dükkana baktı.
"Oldukça eğlenceli bir dükkan olduğunu söyleyebilirim."
diyen Real eşliğin de Aiden, biraz şaşırsa da bir anda ortaya çıkan kalabalık ile ikilinin bakışları o tarafa döndü.
Aiden, şaşkınlık ile kalabalığın gittiği yöne bakarken yanından geçen bir erkeği durdurup kendine çevirdi.
Aiden'e dönen erkek başta durdurulması ile kızgın olsa da karşısında ki üstsüz adam ile biraz şaşırmıştı. Ardından dövüşçülerdendir diyerek boş verdiğin de,
"Herkes nereye gidiyor?"
diyen Aiden ile bu kişinin yeni geldiğini anlayan adam acelesi olduğu için direk Aiden'in sorusunu cevapladı.
"Beyaz gece, ölümüne dövüşüyor bunu izlemeye gidiyoruz. Oldukça etkileyici bir dövüş olacak şimdi acelem var görüşürüz."
diyen adam Aiden'in ellerinden kurtulduktan sonra tekrar kalabalığın peşinden koşan adam eşliğin de Real, yüzünde oluşan tebessüm ile birlikte Aiden'i kolundan çekerek.
"Hadi acele et! Edus'un dövüşünü görmek istiyorum."
diyerek Aide'i sürüklemeye başladığında Aiden, ilk birkaç saniye Real'in Edus'un dövüşünü görme konusunda oldukça heyecanlı olmasına şaşırsa da sadece gücünü merak ediyordur diyerek önemsemedi.
İkili, büyük bir hızla kalabalığın peşinden koşarak hızla gözüken küçük stadyum benzeri alana tüm güçleri ile koşmaya başladı...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


