[Oi Logionun ölümünden 500 yıl önce]
Dışlanmış kıta da bir harabenin ortasında kırmızı cübbeli bir adam önünde ki taşı inceliyordu taşın üstünde ki garip yazıları okudukça yüzünde ki sırıtma daha da büyüyordu
"HAHAHAHAHAHAHA"
Taşın üstünde ki yazıları okuduktan sonra bulunduğu alanı titreten bir kahkaha attı kahkahasının ardından arkasında elliye yakın kişi geldi elli kişiden en önde ki gri tonlarında bir cübbe giymişti sarı saçları ve mavi gözleri ile oldukça yakışıklı gözüküyordu
"Hey Oi bir şey mi buldun"
Gri cübbeli adam Oi'ye seslendikten sonra bile Oi kahkahasına bir süre devam etti ardından arkasında ki adama dönmeden konuştu
"Grey bunlar aradığımız bilgiler ortak yaklaşık 900 yıla uzanan boş asır'ın tarihi burada"
"İlginç peki ne yazıyor ortak"
Oi sağ elini taşın üstüne koyup okumaya başladı
****
"L. klanı bu dünyanın en başından beri bu dünya da hüküm sürmüş bir klandır efsaneler L. klanına karşı koyan tek klanın Gami klanı olduğunu söyler L. klanı Falcword daki ilk insan ırkı tarafından kurulmuş bir klandır Gami klanı kendilerini tanrı olarak görürler çünkü her Gami klanı üyesi iki sınıfa da sahiptir Gami klanı daima hayatta kalmak için gizli bir kurul kurmuşlardır Tanrılar kurulu Gami klanının varisleri tarafından yönetilir L. klanı ise zaman içinde yok olmuştur L. klanı Gamiler ile savaşa bildiği için güçlerinin dışarı çıkmasına asla izin vermezdi yinede genç L. ler bu kuraldan iğrenirdi küçükken birlikte oynadıkları kuzenleri ile evlenmek onlar için çok iğrençti bu yüzden farklı ırkların prensesleri ve prensleri ile kaçıp evlendiler onlardan doğan yeni ırklar oluştu melezler melezler L. kanına sahip olsa da uyandırmak çok zordu yüz yıllar böyle geçti artık saf L. nerdeyse yok olmuştu Gamiler ise L.lerin zayıfladıklarını bilseler dahi hayla yer altında saklanıyorlardı yaklaşık 600 yıl sonra L. klanında ki saf kan L. yok olmuştu artık yoktu L. kanlı melezlerin güçleri ise saf kan olmadıkları için mühürlenmişti yani aslında tüm insanlar L. kanına sahipti ama bu gücü kullanamazlardı bu gücü sadece şanslı kişiler kullanabilirdi L. klanı yok olmadan önce hayatta kalan son saf kan L. olan Ace L. tüm lanetli geçmişi gelecekte Antik yazıt olarak bilinecek bu yazıtlara kazımıştır bu yazıtları çözen kişiler siz bu geçmişi sırtlana bilirsiniz bu şekilde tanrılara meydan okuya bilecek bir güç elde edebilirsiniz"
Oi taşta yazılı olan şeyleri okuduğunda etrafında ki elli adam şaşkınlıktan tek kelime edemiyorlardı
"Bu yazıya bir kaç şey daha ekleyeceğim dostum ne dersin"
Oi sanki hiç önemli değilmiş gibi bu yazıtlara ekleme yapmaktan bahsediyordu elli kişiden kırk dokuzu şaşkınlıktan ağızlarını yere değdirecek kadar açarken sadece Grey kahkahalar ile gülüyordu
"HAHAHAHA hadi bakalım ortak ne yazacağını çok merak ediyorum"
"Çok basit ölürken söyleyeceğim bir şey..."
***
"İşte L. nin sırrı bu dostum"
deyip içkisini tekrar dikti Shiro Oi nin anlattıklarına oldukça şaşırmış ve sevinmişti
"Peki...son sözünüz olarak ne yazdınız Zıt element..."
Meliodas meraklı gözler ile bakarken sormuştu
"Buna daha vakit var Meliodas... daha yolculuğum tamamlanmadı... beş kıta fatihi olamadım ve olamayacağım ama olsun hayatımı doya doya yaşadım tüm dünyada ki en güçlü adam oldum...ve bir adamla tanıştım ölümsüzlüğü bulmuş bir adam...baya eğlenceli bir geçmişim oldu ve-..."
"Zıt element o adamdan öğrenemez misin ölümsüzlüğü bu şekilde kurtula-"
"Meliodas... beni düşündüğün için teşekkür ederim dostum...ama olmaz çünkü o adam Falcworld den değil... onunla bir tanrı sayesinde tanıştım adı Lux... ölümsüzlüğün gerçek yüzünü bilmesem de o bana lanet olduğunu anlattı... hem bende zaten sonsuz hayatın ve ya gücün peşinde değildim sadece en özgür olmak istedim...ve bir büyük bir şey topladım Meliodas Shiro size teşekkür ederim kardeşlerim cidden eğlenceli bir hayatım vardı..."
Oi bıkkın bir ifade ile içkisini kafasına dikip bitirdi
"Logio yu orada bıraktım dostlarım..."
Meliodas ve Shiro duydukları ile endişelenmişti
"Oi onu orada bırakma konusunda emin misin sonuçta insanlar çok aptal senin ünvanını almak için dışlanmış kıtaya gitmeye çalışırlar ve orada ölürler dışlanmış kıta çok tehlikeli"
"Biliyorum Shiro oraya gelirken biz bile ölüyorduk hahahaha...bakalım beni geçecek biri olacak mı..."
Shiro ve Meliodas Oi ye endişe ile bakarken Oi sisesini ileri uzattı ikili bununla kendi siselerinide uzatmak için hazırda bekledi
"ölüm bizi ayırana kadar kardeşiz"
"KARDEŞİZ"
üçlü içkilerini hızla tokuşturup kalanını tek hamlede kafaya dikip bitirmişlerdi...
***
"Dikkat edin karşınızda ki bu kişi Falcworld'un üç kıtasını feth etmiş kişi kıtalar fatihi Oi Logio dur kendisi işlediği suçlardan dolayı tüm dünyaya görüntü kristalleri ile canlı olarak yayınlanarak idam edilecektir Oi Logio Tanrı Gio nun emri ile idam edilecek herkes son sözlerini söyleme hakkına sahiptir son sözün nedir"
Oi kırmızı cübbesi ve yüzünde ölüme dahi giderken takındığı sırıtışı ile idama değilde sanki partiye gelmiş gibi rahattı
"Hazinem mi... gücüm mü... bilgim mi... geçmişim mi... istiyorsanız vereceğim... ARAYIN HEPSİNİ ORADA BIRAKTIM... LOGİO O HAZİNENİN ADI BU... GİDİP BULUN VE BENİ GEÇİN... HADİ... HAHAHAHAHAHAHA"
"ÖLDÜRÜNN"
Sengoku Oi'nin yanında ki iki adama emir verdi Oi nin yanında ki muhafızlar ellerinde ki mızrakları hızla Oi nin göğsüne sapladılar Oi mızrakları göğsüne yedikten sonra bile dakikalarca kahkaha attı... sonunda ölürken de cübbesinin üstünde ki o armada ki sırıtışı yüzünden düşürmemişti... Falcworld da ünlü olan onlarca belkide yüzlerce büyücü ve savaşçı o gün o meydandaydı
***
[Oi Logionun idamından 300 yıl önce]
"E-Efendi Meliodas...ne yaptın sen"
Meliodas etrafında ki yüzlerce askerin önünde kan ve ter içinde kalan kızıl imparatorun kalbine kılıcını saplamıştı
"Ne-nesin sen Meliodas..."
Meliodas sırtında ki belkide onlarca kılıç mızrak ok ve hançer yarasına rağmen yinede yüzünde bir sırıtış ile elinde ki kılıcı karşısında ki kızıl imparator Goinin kalbine itmeye devam ediyordu
"Ben sadece bir insanım... Goin... eğer zıt elemente laf edersen krallığını yıkarım... bu dünyada herkesin hayalleri var... ve bunları hor göremezsin..."
"Kaptan ne oldu burada"
elinde ki uzun sopası ve zırhı ile içeri bir muhafız girdi
"Ban bundan sonra bu ülkede hapiste kalacaksın yıllar sonra benim gibi biri gelecek... ona gücünü kazanmasında yardım et... Gamileri öldürmesi için gerçeği bulmasına yardım et... İblise... Kızıl Şeytana... ve nice isimler ile anılan o kişiye yardım et ki... gerçeği tüm dünyaya duyursun Ban... Hoş çakal dostum..."
Meliodas sonunda sırtında ki belkide yüzlerce silah ile canını vermişti Ban ilk başta orada ki herkesi öldürmek için hazırlanırken kaptanının emri üzerine hiç bir şey yapamadı... ve yüzlere yıl kızıl imparatorluk kalesinde hapis kaldı...
***
"Ve sonrada sen geldin kaptan..."
"Ve sonrada sen geldin kaptan..."
Ban bildiklerini anlatırken gözlerinde geçmişi hatırladığı belli bir bakış vardı
"Şimdi napcağız... Kaptan"
King oldukça sakin bir şekilde konuşmuştu o da biliyordu ilk ejderin günahının ölümünü izlemişti ve hiç bir şey yapamamıştı bu yüzden saklanmıştı şimdi yüzlerce yıl sonra yeni bir ejder günahı vardı onun vereceği kararlar günahlar için bir emirdi
"Ban... Odin... biliyor muydu... Tanrılar kurulunu..."
"Evet ama Meliodasa verdiğimiz sözden ne ben nede King ona dokunmadık... bu emri sen vermiştin onu öldğrme emrini de sen verirsen yapacağız...
Günahların lideri EJDERİN ÖFKE GÜNAHI:MELİODAS"
Ban ve King anlaşmış gibi son kısmı bağımışlardı
"Öyleyse... yakında adımızı duyuracağız ve ilk imzamızı buraya atacağız 7 BÜYÜK GÜNAH:TEKRAR DOĞUYOR..."
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


