Kızıl yıldırım şehrinin en yeni ve en büyük stadyumu olan aka stadyumu sadece bir hafta içinde inşa edilmişti ve tam 1 hafta sonunda toplam üç imparatorluğun katıldığı Tutto turnuvası başlama vakti gelmişti
Stadyum 1 hafta içinde binlerce köle tarafından yapıldığı için kısa sürede bitmişti seyirci kapasitesi yaklaşık bir milyar kişiydi... ama bu bile izleyiciler için yeterli değildi aynı miktarda bir seyirci de stadyumun dışında kalmıştı
Büyük tutto turnuvası sonunda başlaması için son hazırlıklar bitiyordu VİP bölümünde üç insanın silüeti gözüktüğü zaman tüm stadyum sessizliğe gömüldü Kızıl imparator Odin ve Kara imparator Luce, Yeşil imparator Nreeg e karşı tutto turnuvasında bulunmuşlardı
Üçlü VİP salonuna geldikten sonra rahat ve bir o kadar gösterişli koltuklarına oturdular ardından stadyumun ortasında ki arenada iki çift ayak sesi ve iki farklı silüet gözüktü bu silüetlerden biri Odinin baş danışmanı Smal iken bir diğeri Nreeg in baş danışmanı Knal dı ikili arenanın ortasına geldiklerinde derin bir nefes alıp aynı anda konuşmaya başladılar
"Öncelikle buraya gelen herkese teşekkür ederiz bu gün tutto turnuvası yapılacak Kızıl yıldırım imparatorluğu ile Yeşil Ejder imparatorluğu arasında gerçekleşecek bu turnuva iki imparatorluktan birinin kaderini diğerine verecek"
Knal bura da susup etrafı izlemeye başladı
"Kızıl yıldırım imparatorluğu adına dövüşecek olan 8 isim şunlar Lio L. Nos,Ban,Merlin,King,Escanor,Diane,Gowther ve Luce Nore"
Bu kısımda Smal susup çevreyi izlemeye başlarken Knal devam etti
"Yeşil Ejder imparatorluğu adına dövüşecek olan 8 isim şunlar Mlas Deas,Dons kmal,Aluen Dral,Neal Low,Şia Lungo,Asion poal,Semyn loof ve Reeg Tserof"
"Ve turnuvanın ilk dövüşecek isimleri KIZIL YILDIRIM İMPARATORLUĞUNDAN BAN'A KARŞI ŞİA LUNGO"
ikili sözlerini bitirdikten sonra arenanın ortasında büyük bir toz bulutu kalktı toz bulutu yavaş yavaş dağıldı Şia Lungo arenada ortaya çıkmıştı Şia beyaza çalan sarı saçlara sahip gözleri okyanuslar gibi mas mavi ve yeşim gibi bir vücuda sahip olan çok güzel bir kız dı ne kadar narin gözükse de bulunduğu yerde ki çatlaklar onun gücünü gösteriyordu elinde tuttuğu siyah ve sarı renkleri ile süslenmiş yelpaze ona oldukça çekici bir hava katarken üstünde ki kırmızı elbise ise stadyumda ki bir çok erkeğin ağzının suyunun akmasına sebebiyet oluyordu
"Yahahahahah yehahaha... benim karşımda savaşacak o köle nerede yahahahaha yahaahaha"
Sesi adeta melekler tarafından söylenen bir müzik gibi çıkar iken stadyumda ki erkeklerin nerdeyse tamamını kendine aşık etmekle kalmamış kimilerini bayıltmaya yetmişti bile
"Kes sesini... uykumu bölme sebebim sen misin"
Şia bir anda arkasında hissettiği şeytani aura ve ses ile hızla kendi etrafında dönerken arkasına doğru bir tekme savurdu tekme Banın sol tarafına değdiği an Şia yüzünde bir sırıtış oluşsa da sadece bir saniye sonra o sırıtış endişeli bir surat ifadesine dönüştü çünkü tekmesi Banın içinden geçip gitmişti Şia nın tekmesi Banın içinden geçtikten sonra Ban tekrar ortadan kayboldu Şia Banın olması gereken yere bakıp onu ne kadar arasa da bulamadığı için geçen her saniye ile daha da tedirgin olurken etrafına bakmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu buna rağmen Banı görmeyi bırak yerini dahi anlayamıyordu
"Demek Pembe... güzel seçimmiş"
Şia duyduğu ses ile hemen arkasına döndüğünde elinde bir bez tutan Banı gördü elinde ki yelpazeyi Bana doğru savurduğunda yelpazenin içinden fırlayan onlarca iğne5 hızla Bana doğru ilerlemeye başlamıştı iğneler ban ile buluştuğu zaman tekrar Banın içinden geçmiş ve duvara yapışmışlardı Şia gördüğü görüntüye inanamazken
"Hey sence de alt taraf fazla esmiyor mu"
Banın sözü ile afallamıştı elinde tuttuğu beze daha dikkatli bakınca gözleri sanki yerinden fırlayacak mışcasına büyümüştü hem utanç hemde öfke ile yüzü kızarırken gördüğüne emin olmak için kimseye fark ettirmeden elbisesinin eteğinin üstünden elini bacaklarında gezdirdi yaptığı şehvetli olayı gören şanslı bir kaç kişi bu görüntü ile belki kalp krizi geçirmişti ama Şia ise hissettiği şey ile utançtan ve öfkeden adeta bir domates gibi kızarmıştı hatta o kadar kırmızılaşmıştı ki o elbisesi ayırt edilemiyordu
"ONU GERİ VEEEER"
Öfke ile Bana doğru koşarken tek dediği şey buydu Ban ise ellerini pantolonunun ceplerine koyarak yüzünde oluşan alaycı gülümseme ile Şia nın saldırısını beklemeye başladı Şia Ban ile aralarında yaklaşık üç adım kala bir mesafede hızla yelpazesini açarak ucuna yerleştirdiği gizli bıçaklarını göz önüne çıkararak Bana saplamak için ileri atıldığı vakit bu kez Şia tamamen Banın içinden geçti Şia Banın içinden geçtikten sonra yerde iki kez yuvarlanarak durduktan hemen sonra öfke ile Bana bakarken Banın elleri arasında ki şeyi görmesi ile daha da utanırken sinirlenmesi ile Banın
"Hmm sanırım 75... yada 80... hmm yaşına göre iyi imiş"
demesi ile sanki daha da mümkün müşcesine kızarmış ve öfke ile yaptığı hiç bir şeye bakmadan sadece saldırmaya başlamıştı Ban ise sadece dikiliyordu Şia nın yaptığı her saldırı Banın içinden geçip giderken Ban onun iç çamaşırlarını havaya kaldırıp sallarken bağrıyordu
"PEMBE İYİ BİR SEÇİM ASLINDA... YAŞINA GÖRE ÇOK OLGUNMUŞSUN HAHAHAHA... VOOV HARBİ GÜZEL BİR POZ BU"
Gibi cümleler kurarak onu sinirden daha da kızartarak bilinç altında savaşıyordu
"Sanırım bu kadarı yeterli..."
Ban kollarını yanlara açarak yüzünde büyük bir sırıtış ile bağırdı
"80 HARBİ GÜZEL KİM BİLİR O GÖĞÜSLER İLE OLACAK OLAN POZİYONLAR NASIL OLUR HAHAHAHA"
"Seni aşağılık KÖLEEEEEE"
Şia öfke ile Bana atıldığında Ban hala gülüyordu Şia bu kez Banın içinden geçmekten ise hiç beklemediği bir şekilde Ban tarafından yakalanıp kendi etrafında çok yüksek bir hız ile dönmeye başladı bir kaç dakika boyunca döndükten sonra sonun dönmeyi kesse bile baş dönmesi sebebi ile ayakları bir birine dolanıp yere düştüğünde bu kez kalabalıkta yükşek miktar da ıslık sesleri ve çeşitli laf tacizleri vardı Şia sonunda kendini toplayıp ayağa kalktığında stadyumda ki izleyicilere baktı ne olduğunu anlamaya çalışırken önce İmparatorların oturduğu yere baktı yeşil imparatorun yüzünde hiç bir ifade yokken Odin ve Luce kahkahalar ile gülüyorlardı Şia sonunda kendi üstüne baktığında gördüğü görüntü ile çığlığı baştı hızla ellerini kendi etrafında sarıp diz çökerek ağlamaya başladığı sırada üstüne örtülen deri ceket tarzı kırmızı kıyafet ile başını yukarı kaldırdığında mahçup bir ifade ile ona bakan Banı gördü
"Size yaptığım bu şeylerden dolayı özür dilerim genç hanım... bu dövüşü ben kazanmış olsam bile böyle bir şey yapmamalıydım... isterseniz gönül rahatlığı ile pes edebilirim"
Şia Banın dedikleri ile bu adama karşı duyduğu öfkesi sevgiye dönüşüyordu bunun sebebini bilmese bile Banın yüzüne bakarken sanki huzuru buluyormuş gibi hissediyordu
"Hayır... sen kazandın... hem dövüşü hemde... kalbi mi"
Şia Banın boynuna doladığı elleri ille hızla ona dönüp onu öpmeye başladı bunu neden yaptığını bilmiyordu sadece yapmak istiyordu ama Şianın bilmediği ise Banın Gönül hırsızı tekniğini kullanması idi bu şekilde Şianın kalbini kırmadan böyle bir yol ile dövüşü kazanacaktı ikili dakikalarca öpüştükten sonra sonunda nefes nefese kalmış şekilde ayrıldılar Şia üstünde ki cekete daha sıkı sarılırken
"Pes ediyorum"
Diyerek yüzünde oluşan tebessüm ile yavaş yavaş arenayı terk etti bunu gören Smal ve Knal ise tekrar aynı anda konuştu
"İlk dövüşün galibi Kızıl Yıldırım İmparatorluğundan Ban... ikinci dövüş Kırmzı Yıldırım imparatorluğundan Diane ile yeşil ejder imparatorluğundan Aluen Dral arasında gerçeklesecektir dövüşçüler lütfen arenaya gelsin"
ikili konuşmasını bitirdikten sonra Ban da hızla ortadan kaybolmuş ve Lio nun yanında ortaya çıkmıştı
"Kız ile aynı bir oyuncak gibi oynadın"
Lio yüzünde ki sırıtma ile bunları söylemişti
"Eh bana da biraz eğlence lazım değil mi hahaha"
Ban yine umursamaz tavrı ile arenayı izlemeye başladı...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


