'BANG BANG BANG BANG BANG'
[YN: Yazarken 'İçerde' nin müziği aklıma geldi :D]
[DN: İçerdema'nın müziği mi? 😂😂]
"ATEŞİ KES!"
Yetkili muhafızın emri ile birlikte diğer muhafızlar ateşi kestikleri vakit; ortalık toz bulutuna gömülmüştü.
Toz bulutuna dikkatli bir şekilde bakan muhafız herhangi bir yaşam belirtisi arasada toz bulutu sebebiyeti ile hiç bir şey gözükmüyordu.
Birkaç saniye sonra toz bulutu dağılmaya başladığın da muhafız Lio ve Ban'ın kanla kaplı olacağını tahmin ettiği cesetlerini görmek için yüzünde büyük bir heves ile beklemeye başladı.
Toz bulutu tamamen kaybolduğun da muhafızın heyecan dolu yüzünün yerini çatık kaşlar almıştı.
"NEREDELER? "
Muhafızın öfke dolu sesi ile birlikte tüm muhafızlar endişe ile etrafa bakınmaya başladı.
"LİO L. NOS VE BAN'I ÖLÜ YADA DİRİ BULUN! "
[DN: Haydaa! Bu çıktı şimdide😒].
Yetkili muhafızın verdiği emir ile birlikte diğer muhafızlar, onun öfkesi ile yerlerinde sıçradıktan sonra hemen surlardan inerek şehrin kapısını açıp etrafa bakınmaya başladılar.
Birkaç dakika önce Ban tarafından saniyeler içerisinde öldürülen muhafızların kanları ve sıktıkları yerde ki onlarca kurşun deliğinden başka hiçbir iz yoktu.
Muhafızlar hiçbir şey bulamamaları yüzünden etrafa bakınmaya devam ederek yavaşça şehre geri girdiklerinde onlar ile beraber iki gölge de kapıdan içeriye süründü.
[DN: Hihihihihi,😏😂]
"Efendim ikisinden de iz yok. "
Yetkili muhafız, yanına gelerek durum veren muhafızın yakasından tutarak onu havaya kaldırdıktan sonra tükürürcesine konuşmaya başladı.
"O İKİSİNİ BULUN! ONLAR İKİ MUHAFIZIMI ÖLDÜRDÜLER, ŞEHRE GİRMELERİ MÜMKÜN! ŞEHİR DE HEMEN ARAMA BAŞLATIN VE BANA ONLARI BULUN! ÖLÜ YADA DİRİ HİÇ FARK ETMEZ, BULUN DEDİM! "
Yetkili muhafız konuşmasını bitirdikten sonra yakasını tuttuğu muhafızı geriye fırlatarak öfke ile çattığı kaşları ile devasa şehre döndü.
"Eğer uzun sürenin ardından bir L. tekrar burada ise... Evarlion büyük tehlikede olabilir... Umarım seni kısa sürede bulur ve kilit altına alırız L. Tüm Evarlion'un kaderi buna bağlı! "
Yetkili muhafız konuşmasını bitirdikten sonra derin bir nefes vererek şehre dikkatle bakmaya başladı.
Lio'yu bulabilmek için elinden geleni ardına koymayacağına karar veren muhafız, şehrin görebildiği her yerine dikkatle bakmaya devam ediyordu.
**
"Burası güvenli gibi. "
Lio'nun sesinin karanlık sokakta yankılanması ile birlikte iki gölge sürünerek karanlık sokağın içinde kaybolduktan sonra sokakta adım sesleri yankılanmaya başladı.
Ağır ağır karanlıktan çıkan iki silüet ile birlikte Lio ve Ban ortaya çıkmıştı.
"Gerçekten mi Ban! Tras'ın resmini ne ara çizdin? "
[DN: Tahmin etmiştim 😂😂]
Lio'nun alaycı sesi ile birlikte derin nefesler alan Ban, kaşlarını çatarak Lio'ya döndü.
"Hadi ama kaptan dalga geçmesen olmaz mı? "
[DN: Hihihihihi Ban sanki Lio'yu bilmiyorsun dostum😏]
Ban'ın konuşması ile birlikte hafifçe kıkırdayan Lio, onlara yaklaşan adım sesleri ile birlikte sırtını karanlık sokağın duvarına dayayarak Ban'ı da duvara yapıştırdıktan sonra beklemeye başladı.
Birkaç saniye sonra adım seslerinin artması ile yanlarından koşarak geçip giden iki muhafız ile birlikte derin bir nefes veren Lio, sırtını yasladığı soğuk duvardan ayrılarak sokağın çıkısından başını uzatarak etrafı kontrol etti.
"Temiz gibi. "
Lio, etrafta kimseyi görmemesi ile sokaktan çıkarak muhafızların aksi istikamette yürümeye başladı.
Adımları şuan resmen bir kaçağa göre oldukça sakindi; ne çok hızlı ne çok yavaştı. Oldukça normal bir şekilde yürüyordu.
Aynı şekilde yüzünde ki ifadede gayet rahatmış gibi gözüküyordu. Sanki birkaç dakika önce iki muhafızı öldürüp şehre gizlice girenler onlar değilmiş gibiydi.
Dışarıdan bakan biri onların kaçak veya aranan biri olduğuna asla inanmazdı.
[DN:Ya yılların adamı bu ne bekliyorsun yani😎Tabii ki sakinliğini koruyacak 😂😂😏]
Lio'nun ilerlemesi ile Ban da Lio'nun peşine takılarak sokaktan ayrıldıktan sonra Lio'yu omzundan tutarak durdurdu.
Lio omzunu tutan Ban'a göz ucu ile baktıktan sonra Ban, Lio'nun omzunu bırakarak sağ elini hafifçe ileri uzattığın da iki tane maske ortaya çıktı.
"Normalde maske takmak bize sıkıntı çıkarırdı. Ancak bu şehirde hemen herkes maske takar. Ayrıyetten bu gizlenmemiz için de artı sağlar. "
diyerek sözlerini bitiren Ban, sol eli ile maskelerden birini alıp yüzüne taktıktan sonra sağ elinde ki maskeyi Lio'ya doğru uzattı.
Lio hiç düşünmeden Ban'ın elinde ki maskeyi alarak hızla taktıktan sonra ilerlemeye devam etti.
"Şimdi ne yapacağız kaptan? "
Ban'ın sorusu ile birlikte Lio, birkaç saniye sessizliğini koruyarak ilerlemeye devam etti. Şuan bulundukları yer oldukça sakindi. Birkaç tane klasik mağaza ve birkaç tane insan vardı.
Ancak her adım da sanki insanların sayısı artıyordu. Lio, etrafında ki artış ile şehrin meydanına doğru ilerlediklerine kanaat getirdikten sonra Ban'ın sorusuna cevap verme gereği duymuşcasına konuşmaya başladı.
"Öncelikle bir han bulup bir süre dinleneceğiz, en azından gözde öyle olacağız. Ardından bu dünya hakkında bilgiler edinmek için kütüphane veya benzeri bir yer bulacağız.
Eğer öğreneceğimiz bilgiler bir süre için bize yeterli olursa burada bir süre kalacağız. Bu süre zaafında bir loncaya katılabiliriz, bu şekilde hem cebimize para girer hemde kendimizi yavaş yavaş bu dünyaya yayarız.
İsmimizi bilmeleri gerçekten iyi olabilir. Sonuçta gelecekte ki efendilerinin isimlerini öğrenme haklarına sahip olacaklar, hahaha! "
Lio'nun kahkahaları etrafı şenlendirirken etrafta ki kişilerin garip bakışları Lio'ya doğru yön almıştı.
Lio, üzerinde ki garip bakışlar ile birlikte hafifçe öksürerek bir süre sessizliğe bürünerek ilerlemeye devam etti.
"Neyse dediğim gibi eğer yeterince bilgiyi elde edersek bir süre yetecek gücümüzde olur. Kalanı detay, gerisi kolay. "
[YN: Bugün arkadaşlar ile gezdim kızlar Aşk ile yap ı son ses açtı dilime dolandı... ]
[DN: djshsjdnd Dolanır tabi 😂😂]
Lio, konuşmasını bitirdikten sonra önünde ki kalabalığı yararak sonunda devasa bir handan içeriye kendini attıktan sonra Ban da peşinden hana girdi.
Hanın içi de aynı dışarısı gibi oldukça kalabalıktı.
"Ana baba gününe mi denk geldik? "
Ban'ın alaycı sesi ile birlikte Lio'nun ciddiyetsiz tavırları ile derin bir nefes vererek hancıya doğru ilerlemeye başladı.
Kalabalığı yararak sonunda hancının yanına gelen Lio, hancı ile konuşmadan önce onu kısa bir süre inceledi.
Hancı; oldukça şişman, bir yetmiş civarı bir boya sahip, bıyıklı, kahverengi gözlü, üzerinde sarımtırak bir gömlek olan altında da kahverengi bir pantolon ve beline bağlı beyaz bir önlük olan birisiydi.
Saçları da bıyıkları gibi kahvemsi bir renkte idi. Hancının görünüşünü kısa sürede ezberleyen Lio, hafifçe öksürerek hancının dikkatini çekmek için çabaladıktan sonra hancı öksüren gence bakışlarını çevirdi.
"Size nasıl yardımcı olabilirim? "
Hancının sorusu ile birlikte Lio, hiç konuşmadan sol elinin avuç içini hancı ile aralarında ki masanın üstüne gelecek şekilde; elini koyarak avcunu açtığın da masaya düşen metallerin sesi hafif bir şekilde ortamda yankılandı.
"İki kişilik bir oda. "
Lio, isteğini belirttikten sonra avuç içini açarak elini geri çektiğin de masanın üstünde ki beş altını gören hancı altınları hızla alarak cebine attıktan sonra arkasında ki duvarda asılı duran anahtarlardan birine doğru uzandı.
Duvarda ki anahtarlardan birini alan hancı, anahtarın üzerinde ki numaraya kısa bir bakış attıktan sonra masanın diğer tarafından çıkarak merdivenlere doğru ilerlemeye başladı.
"Beni takip edin. "
Merdivenlerden çıkmadan önce arkasında ki Lio'ya seslenen hancı tekrar önüne dönerek merdivenleri çıkmaya başladığın da Lio ve Ban da hancının peşine takılarak üst kata çıkmaya başladı.
Üst kata çıkan üçlü; yan yana dizili onlarca kapıdan birinin önünde durduktan sonra hancı, elinde ki anahtarı kapının kilidine sokarak kapıyı bir tık çevirdi.
Kapıdan gelen 'click' sesi ile birlikte kapı gıcırtı ile açılmaya başladığın da hancı da kenara çekilerek Lio ve Ban'a yol verdi.
İçeri giren ikili odayı incelemeye başladı. Oda oldukça klasik bir şekilde döşenmişti: Duvarlarda beyaz ve mavinin uyumu insana huzur verirken yerler, parlak ahşaplar ile döşenmiş ve kırmızı halılar ile döşenerek oldukça güzel bir görüntü sunmuştu.
"Efendim birkaç şey söylemem lazım. "
Hancının konuşması ile ona dönen ikili ile birlikte hancı konuşmasına devam etti.
"Anahtarınızı sakın kaybetmeyin, kapılar üstünde numaralar yazmaz ama merak etmeyin:
Anahtar üzerinde ki bir büyü kombinasyonu ile kapılar odanıza geçit açar, o yüzden hangi kapıdan girdiğiniz önemli değil.
Başka birşey isterseniz kapının yanında ki bu duvarda bir iletişim küresi mevcut; o küreden isteklerinizi söylerseniz size hemen istediklerinizi temin ederiz. Başka bir isteğiniz var mı efendim? "
Hancının konuşmasının bitmesi ile Lio, hancıya gidebilirsin işareti yaptığın da hancı kapıyı kapatarak hızla geldiği gibi ortadan kayboldu.
"Pekala kaptan ne yapacağız? "
"Dediğimiz gibi önce-...."
'GRRRRRR'
Etrafta ki guruldama sesi ile birlikte Lio'nun sesi kesilirken Ban, gür bir kahkaha atmaya başladı.
"Hahahahaha Anlaşılan önce yemek yiyeceğiz hahahahaha"
Kahkahalar ile gülmeye devam eden Ban, odadan ayrılarak hızla aşağı inmeye başladığın da Lio da tekrar derin bir nefes vererek odaya son kez bir bakış atıp Ban'ın peşinden odadan ayrıldı.
Birkaç saniye sonra tekrar hanın girişine gelen Lio, çoktan bir masaya kurulmuş ve önünde ki yemeklere kafasını gömmüş Ban ile birlikte o tarafa ilerlemeye başladı.
Lio, Ban'ın önünde ki yiyeceklerden bir kısmını kolunu kaptırmamaya çalışarak önüne sürükledikten sonra yavaş yavaş yemeye başladı.
'BOOM'
Hanın kapısının bir anda açılması ile tüm bakışlar o tarafa dönerken Lio ve Ban, kapıda gördükleri kişi ile boğazlarında ki lokmaların boğazları da kalması ile öksürmeye başladı.
"Kimse telaş etmesin iki kaçağı arıyoruz,. Lütfen zorluk çıkarmadan arama yapmamız için sıraya girin! "
Konuşan kişi Lio ve Ban'ı kapıda aramalarını emreden muhafızın kendisi idi. Lio ve Ban, kapıdaki kişi ile birlikte birbirlerine baktıktan sonra içeri giren muhafızlar ile olacak şeyler için beklemeye başladılar.


