15 Aralık 2017 Cuma

LOGİO-4 5.BÖLÜM:GERİ DÖNDÜM

"Herkesin kendi özel hayatı var: Bu yüzden girdiğin yerlere dikkat et genç adam! "

"T-T-Tamam, teyze. "
"Teyze, anandır! Görgüsüz herif! hmpf! "
[DN: jdbdjdjd 😂😂 Ban😏😂😂]
Ban, kapıda boynu asık bir şekilde dururken; kapıda konuştuğu teyze, kapıyı hızla kapatarak gittikten sonra Ban, derin bir nefes aldı.
"ULAN, ANAMDAN SANA NE! ANASINI AVRADINI... BÖYLE İŞİN TAAAA.... OF ANAM OF! "
Ban, tüm gücü ile bağırdıktan sonra nefesi kesildiği için derin nefesler alırken Lio, Ban'ın bu haline gülmemek için kendini zor tutuyordu.
Hatta kendini kasmaktan kızardığında Ban, tekrar derin bir nefes alarak yüzünü Lio'ya çevirmeden konuştu.
"Hadi gül kaptan! "
"KRARARARAR KRARARARAR KARARARA! ÖLECEĞİM, ÖLECEĞİM! KRARARARARAA! "
Lio'nun gür kahkahası ile birlikte iç çeken Ban, hiç düşünmeden kapıyı açarak dışarı çıktığın da Ban'ın gür sesi kapının diğer tarafından bile duyuluyordu.
"LAN TEYZE, HAKLISIN SEN! TEYZE OLAMAZSIN, SEN NENESİN, NENE! "
'BOOOM'
Bir anda odanın kapısını kırarak içeri adeta uçan Ban ile birlikte Lio, sırtını duvara yaşlayarak Ban'ın koltuğa düşüsünü izledi.
"KAPA KAPIYI! KAPA! KAPA! KAPA! "
Ban, büyük bir telaş ile düştüğü yerden kalkarak kapıya baktığın da hızla arkasında ki koltuğu kapının önüne doğru iteklemeye başladı.
Kapının önüne getirdiği koltuğu diklettikten sonra kapının önünü kapatan Ban, derin bir nefes alarak beklemeye başladı.
"Kaptan, buradan bir an önce gidelim. Nene, sandığımızdan güçlü! "
"KRARARARARAR KRARRARARA KRARARARARARAR! ÖLECEĞİM, YETER! KRARARARARA KRARARAARARA! "
[YN: Yazarın kelime kasma taktikleri nasıl :3]
[DN : ldkdkdmdkd 👿Berbat👎]
[YN: Düzeltwomen im bana tripli niden :/ ]
"Gül kaptan, gül! En azından senin neşen yerinde. Nene deli ya! Kafayı yemiş bu! "
"Sakin ol Ban, o kadar büyütecek bir şey yok tabii... Kapı hariç."
diyen Lio, gülmesini gizlemek için bakışlarını artık yerinde olmayan ve önünü kanepe ile kapatan kapıya baktı .
"Umarım hancı bunun parasını bize kitlemez... Paracıklarım gidecek. "
Lio'nun sesinde ki hüzün ile birlikte bu kez gülme sırası Ban'da idi. Yine de Ban, Lio gibi hiç gülmemiş; hatta kıkırdamamıştı bile.
Ban'ın kıkırdamamış olması ile yutkunan Lio, Ban'ın bu halinin fırtına öncesi sessizlik olduğunu düşünerek derin bir nefes verdi.
"Biliyor musun? En kısa sürede buradan gitmemiz gerçekten iyi olur. Hem o teyzeden kurtulup ;onun öfkeden kırdığı şeylerin parasını ödemeyiz hem de çevreyi tanırız.
Ama en çok; o teyze yüzünden paramız bitmez. Yakınlarda başka bir han var mı? Git bir bakın,bende handan çıkışımızı halledeyim."
Lio, konuştuktan sonra Ban; başını onaylar manada sallayıp hızla cama doğru koşmaya başladığın da Lio, sağ elini dik bir şekilde durarak girişi kapayan kanepeye uzattığın da;
'TCKCS! '
[YN: Evde kırmak için cam bulamadım. Kb. Pencereler de hala kırık :D buna benzer bir ses olması lazım :/ ]
[DN : Hiç şaşırmadım 🤔]
[YN: :3 :) ]
Bir anda kırılan cam sesi ile birlikte Lio, bakışlarını yerde ki kırık cam parçalarına çevirdikten sonra cama bakarak derin bir nefes aldıktan sonra kanepeyi yere indirdirip kapıdan çıkarak ağır adımlar ile girişe ilerlemeye başladı.
"Gitti paracıklarım. "
Lio'nun sesinde ki üzüntü kendini belli ederken Lio, alt kata inmiş ve hancının karşısına gelmişti. Hancı ile cam ve kapı mevzusunu konuştuktan sonra bir altın da onlar için veren Lio, derin bir nefes vererek handan ayrıldı.
"Ban, paracıklarımın hesabını alacağım senden! "
"Kim derdi ki tüm dünyaların gelecekte ki efendisi paraya aşık. Olivia yengenin en büyük rakibi; para demek ki! Hahahahha! "
Ban'ın alaycı sesi ile birlikte iç çeken Lio, aklına gelen yüz ile sırıtarak cebinde ki sigaradan bir tane daha çıkartıp dudakları arasına koydu.
"Hey, kaptan! Neden sigarayı bu kadar çok seviyorsun? "
Ban'ın sorduğu soru ile hafifçe kıkırdayan Lio, parmağının ucunu ateşe vererek sigarasını yaktıktan sonra parmağını söndürüp sigarasından derin bir nefes alarak sigarasını dudaklarından ayırdıktan sonra konuşmaya başladı.
"Uzun zamandır düşünüyorum. Bunun iki sebebi var: Birisi daha sert bir cevap ama yemezler he... Sert cevabım şu; böyle bir dünyanın havasını solumak istemiyorum. Basit şeyler için kan dökülen bir dünya.
Hem ayriyeten, benim için yanan sadece o var. "
[YN: Benim durumum da ikincisi be Lio... Bizim için yanan; bir o var :/
KAMU SPOTU: Sigara içmek size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir. Lütfen sigara içmeyin, içirtmeyin! ]
Lio'nun cevabı ile iç çeken Ban, ensesini kaşırken arkasını dönüp ilerlemeye başladı.
"Hadi daha ucuza bir han buldum. Seni oraya bıraktıktan sonra birkaç malzeme almaya gideceğiz. "
Ban'ın konuşması ile birlikte Lio'da ilerlemeye başladığın da Ban'ın 'Malzeme' kelimesi ile şaşırmıştı.
"Ne için bazı malzemeler alacaksın ki? "
Lio'nun merak dolu sesini duyan Ban, hafifçe kıkırdadıktan sonra:
"Sürprizi bozmayı hiç istemem. "
dedikten sonra ilerlemeye devam ettiğin de Lio da Ban'ın cevap vermeyeceğini anlayarak ilerlemeye devam etti.
İkili birkaç dakika sonra başka bir hana geldiklerinde hancıdan bir oda alarak odalarına geçtikten sonra günün yorgunluğu ile kendilerini yataklarına attılar.
*
"Gerçekten çok sıkıcı değil mi? "
Önünde ki onlarca ekrana bakan mor gözlü vücudu karanlık ile kaplı olan gence bakan Lio, etrafa ufak bir göz gezdirdiğinde etrafında gencin gözleri gibi kapkaranlık olduğunu kanaat getirdikten sonra derin bir nefes aldı.
"Burası eskiden beyazlar içinde idi: Dört bir diyara ayrılmış güzel bir yerdi. İlginç, şuan saf karanlık mevcudiyet almış durumda.
Gerçi seni anlatan en iyi yer böyle karanlık mekanlar değil mi, Ace? "
Lio, bakışlarını mor gözlü gence çevirdiğin de Ace; başını önünde ki ekranlardan kaldırarak Lio'ya döndü.
"Lio, birkaç şey hakkın da konuşsak iyi olur. Öncelikle benim ne olduğum gibi bazı konular ve düşmanlarımın kim olduğu gibi konular, ne dersin? "
Ace'in sorusu ile birlikte Lio, kendinden emin bir şekilde sırıttıktan sonra başını onaylar manada salladığın da Ace; derin bir nefes alarak anlatmaya başladı.
"Öncelikle bildiğin gibi ben bir L.'yim, geçmişte bir çok efsane vardı. L.'ler Tanrının habercisi ve benzeri bir çok şey.
Aslında bunlar sadece efsane değildi. Sadece ufak hatalar barındıran gerçeklerdi. Mesela; L. ler Tanrının habercisi filan değildi, bizler Tanrı' nın kendisiydik.
L.'lerin yaşadığı gezegeni kendi ellerimle yok ettim. Ama ondan önce L.'ler onlarca gezegene yayılmıştı. L.'leri öldürmek için uzun bir yolculuğa çıktım ve bir çok gezegenden L.'lerin izini sildim .
L.'ler çoğu gezegende sadece efsanelerden ibaret artık. L.'ler gerçekten muazzam güçlü bir ırktı: Daha yeni yeni güçlerine kavuşmuş bir L., en kötü ihtimalle bir gezegen yaratabilirken güçlerinde ustalaşmış bir L., bir güneş sistemi yaratabilir.
Kendini tamamen geliştiren L.'ler ise kendi galaksilerini yaratabilme kapasitesine sahipler; elbette her ırk gibi bizde de bir lider var .
L.'ler liderlerine' God' denirdi. Bir evreni gelişi güzel bir saatte yaratabilseler de, o evrende ki yaşam sistemi ve evrimleri ayarlamak en az altı gün sürerdi .
God bile bir ölümsüz olsa da gücü sınırsız değildir; eğer yaşam ve evrimleri ayarlı bir evren yaratan bir God olursa, altı günün sonunda God'ın gücü tükenir ve God bir gün boyunca uykuda olur.
Bu bir gün de God, tüm güçlerinden muaftır. Bırak birşey yaratmak, ayağa kalkacak güçleri bile olamaz. Bu yüzden God'lar neredeyse hiç evren yaratmazlar.
Neyse, L.'ler; Tanrının kendileri, bir çok efsanede geçerler ve evrenin kendisini bile yaratabilmiş kişilerdirler. L.'ler hakkında merak ettiğin başka şeyler olursa istediğin zaman anlatacağım ama önce kendimden bahsedeyim.
Ben Karanlığın prensi Ace L. olarak biliniyorum. L.'leri tamamen ortadan kaldırsam da L.'lerin ruhları bile isimleri anıldıkça geri dönmek için bir kapı açabilirler.
Bir tane L. üstelik gücünü yeni yeni öğrenen bir L.; bir gezegene bedeldir ki bu da milyarlarca canlı demek olur.
Ben Karanlığın prensi olarak tüm L.'lere savaş açtım ve hepsini tek tek katlettim. Elbet pişmanlığım var; aralarında dostlarımı, sevdiklerimi de katlettim ama yine olsa yine yaparım.
Çünkü L.'ler sadece huzur istemiyor. Elbet huzur istiyorlar ama onların istedikleri huzur; bu huzuru kendilerinin sağlamaları.
Yani vakti gelince senin yapacağını L.'ler yapmaya çalıştı. Dünyalar Fatih'i olmayı hedeflediler. Elbette hemen tüm L.'leri öldürsem de kanı hala yaşamayı devam ettiği için L.'ler de yaşamlarını bir şekilde devam ettiriyor .
Ancak hepsi geçmişlerini unutmuşlar; sadece kendi bildikleri şekilde yaşıyorlar... Tüm L.'leri öldürdükten sonra galaksiler de farklı güçler de ortaya çıktı. Skyron'lar, Cyberbot'lar, Wolftran'lar ve daha nice ırk kendilerini ortaya çıkardı.
O zamanlar evrenin en güçlüsü bendim. Bir evrene kendini tanıtmanın ve gücünü göstermenin en iyi yolu nedir sence?
Doğru cevap; o evrenin liderini öldürmek. Onlarında hedefi buydu. Nereye gitsem; ya sürekli şekil değiştirme yeteneği olan bazı yaratıklar, ya robotik gelişmiş yaratıklar yada ağızları olmayan ve bakışlarını üzerlerinden ayırdığın anda sana kendilerini unutturan yaratıklar.
VE DAHA NİCE ON BİNLERCESİ! ETRAFINA BAK LİO! ETRAFINA BAK! TÜM HEPSİ, TÜM HEPSİ GİZLİCE BENİ YANİ DOLAYISIYLA SENİ İZLİYOR! "
[DN :Ney? 🤔😒😕😵🙃Tamam saçmalamıyorum. Gittim😁]
Ace'in gürlemesi ile Lio'nun etrafında yüzlerce pencere açılmıştı. Her tarafını kaplayan pencerelerden ona bakan çeşit çeşit canlıyı gören Lio, yutkunduktan sonra omzuna dokunan kişi ile bakışlarını o tarafa çevirdi.
Ace, saniyelere içerisinde demin ki yerinden kaybolup Lio'nun yanında ortaya çıkmıştı.
"DİNLEYİN SİZİ AŞAĞILIK YAŞAM FORMLARI! UZUN BİR SÜRENİN ARDINDAN GERİ DÖNDÜM! BENİ YENEMEYECEĞİNİZİ BİLİYORUZ.
AMA BEN, OYUNLARIMI ADİL OYNAMAYI SEVERİM! BU YÜZDEN SİZİNLE SAVAŞACAK OLAN BENİM ÖĞRENCİM OLACAK!
LİO L. NOS: DÜNYALARIN FATİHİ OLACAK, EVRENİN EN TEHLİKELİ SİLAHI OLACAK, TÜM EVRENİN KORKACAĞI YEGANE KİŞİ OLACAK!
[DN : Yaw he he🙄]
[YN: Buradan ufak bir şey çıkarmak lazım olabilir :3 ]
TÜM HEPİNİZ ÜSTLERİNİZE SÖYLEYİN. KARANLIĞIN PRENSİ, EVRENİN HÜKÜMDARI, KARANLIK KRAL ACE LEGAND; DÖNDÜ!
BEN... GERİ DÖNDÜM! "
[DN : Aferin sanaaaa, aferiin😊🙄😑 nıç nıç nıç, 😴😴😂😂😂]

<<Önceki Bölüm  |Tanıtım| Sonraki Bölüm>>