18 Ocak 2018 Perşembe

Red Storm (kitap 1) 3.Bölüm 1. Part "Haberci"

{Çevirmen: Votin}
{Düzenleyici: Xeia}

Pareia’nın yıldızı, Baguna Provoke, aşırı derecede mutluydu. Oğlunun haberlerini duymuştu, genç yıldızın erkeklik sınavının.

Bir başına ayrıldıktan sonra, bir çöl ejderinin canavar ruhuyla dönmüştü.

Öteki canavar ruhları hakkındaki havadisler buna kıyasla önemsizdi.

Çöl ejderi nasıl bir canavardı ?

Canavarlar çölündeki canavarlar arasında bile sadece birkaç tane olan, besin piramidindeki canavarların en tepesinde olandı.

Yenmek için Pareia’nın en iyi on savaşçısını gerektiren canavardı. Oğlunun böylesi bir canavarı tek başına yenmiş olması babasının bile inanamayacağı bir şeydi.

Ancak, canavarın ruhuyla döndüğünden kimse sorgulayamıyordu. Provoke ailesini sevmeyen en ufak bir fırsatta olay çıkarmaya çalışan kabile yaşlıları bile, bunun hakkında çenelerini kapalı tutuyorlardı.

Kendi kendine ölen bir canavar arkasında canavar ruhunu bırakmazdı ve etrafta Yulian’a böylesine kıymetli bir canavar ruhunu verecek kimse yoktu. En önemlisi, çöl ejderi öldürmek için onlarca savaşçı gerektiren bir canavardı. Eğer böyle bir şey olsaydı, gözcü savaşçılar tarafından fark edilirdi.

Ayrıca, Yulian’ın erkeklik sınavı süresince, canavarlar çölüne giden kabile olmamıştı.

Pareia’nın hiçbir üyesi genç yıldızın cesaretini övmekten kendini alıkoyamıyordu ve Yulian’ın gelecek kuşağın yıldızı olacağı için son derece heyecanlıydılar.

Yinede hiçbir savaşçı bunun hakkında konuşmuyordu. Pareia kabilesi baş düşmanları olan, Shuarei Kabilesi, tarafından geriye itiliyordu.

Yıldız Baguna muhteşem bir liderdi ama cesaretten yoksundu; ayrıca, Pareia’nın en iyi savaşçılarının hiç biri Venersis’le , Shuarei’nin Kanlı Eliyle, baş edemezdi.

Kabilelerin hiç birinde Venersis’in şemşiriyle baş edebilecek biri yoktu. Doğunun en iyi savaşçısıydı, aynı zamanda çölünde en iyi savaşçısıydı.

Son zamanlarda, Kanlı El ünvanının yanı sıra, Savaş tanrısı ünvanını da kazanmıştı.
Ama görünen o ki yeni Savaş Tanrısı Pareia’da doğmuştu. Onlar, Venersis’in bile tek başına kesin olarak bir çöl ejderini indiremeyeceğinden eminlerdi.

Yulian’ın erkeklik sınavının ayrıntıları Pareia'dan diğer Batı kabilelerine yayıldı ve tüm çöl Yulian’ın adını konuşmaya başladı.

Erkeklik sınavını başarıyla tamamlayan genç savaşçıların hepsine yeni isimler verilir.

Baguna’nın ünvanı ‘Yardımsever Göz’ ve Venersis’in ‘Kanlı El’ bahsettiğimiz isimlerdendi.

Yulian için birinin özel olarak isim yaratmasına gerek yoktu. Onun diğer adı doğal olarak geliyordu.

Çöl Fatihi. Yulian Provoke.

Yalnız başına canavarlar çölüne gidip çöl ejderi yakalamasından dolayı verilmiş onurlu bir ünvandı.

Baguna oğluna diğer adını vermeyi dört gözle bekliyordu.

Bu gerçekleşmemiş olsa da, genç yıldız, gelecekte yıldız olup savaşta komutan olarak dikildiğinde, Yulian’ın sahip olmasını istediği bir isim vardı.

Bahsettiği tabikide Savaş Tanrısı ünvanıydı. Kanlı El Venarsis gibi.

“Doluğu Savaş Tanrısı Venarsis, o halde Yulian kesinlikle Batılı Savaş Tanrısı olur.”  

Yıldız Baguna dişlerini gıcırdatmaya başladı. Yulian’ın kesinlikle Venersis’i kesip canını alacağına inandı.

İyi hissetse de, Shuarei ve Venersis hakkında düşünmek keyfini kaçırdı; Baguna paoesinden dışarı çıktı.

Gardiyanlarla konuşan büyük bir adam onu gördü ve üstüne doğru koştu.

“Savaşçı Stellis Yabok, Rivolde Yıldızı ‘Öngörüsü olan’ Dejaine Nellisi, emriyle gönderilen, Pareia’nın Yıldızı, ‘Yardımsever Göz’ Baguna Provokeyi selamlar.”  

Önünde diz çökerek uzun bir karşılamayla selamlayan kişi Stellis Samwoora’ydı, Rivolde Kabilesinin Yıldızı Dejaine Nellisi’nin en iyi savaşçısı.

Baguna karşılamasını sergiledi ve adamdan kalkmasını istedi.

“Rivolde’nin Yıldızı iyi midir? Onu şahsen ziyaret etmeyi planlıyordum ama öncelikle o bana birini göndermiş. Lütfen Baguna’nın çok üzgün olduğunu iletin.”

“Yıldızımızın, Yıldız Baguna'dan böyle sözleri kabul etmeyeceğinden eminim.”

Bunu dedikten sonra, Stellis göğsünden, koyun derisinden yapılma bir parşömen çıkardı ve saygıyla Baguna'ya uzattı.

“Bu mesaj doğrudan bizim Yıldızımızdan geliyor. Bunu gönderirken, özellikle olumlu bir yanıt istedi.”

Baguna parşömeni ellerinden kabul etti ve hemen açıp okudu.

Baguna parşömene uzun uzun baktıkça, yüzünü büyük bir gülümseme doldurdu.

“Görünen o ki Yıldız Dejaine, Baguna’dan böyle bir şey istediğinden, görüşmek için can atıyor.”

Parşömende ne yazılı olduğunu bildiğinden, Stelliste canlı bir şekilde gülümsedi ve Bagunaya sordu.

“Bu olumlu yanıtınızı iletebilir miyim?”

“Hayır demem için bir sebep var mı? Hayır, Yıldız Dejaine formaliteleri başlattı. Seni bu şekilde geri gönderemem. Lütfen bekle. Hızlıca cevabımı yazacağım.”

Baguna geri koştu ve kısa bir süre sonra elinde koyun derisinden yapılma bir parşömenle geri çıktı.

“Cevabıma ek olarak, bu isteği karşısında çok hoşnut olduğumu haber edin.”

“Öyle olacağından emin olacağım. O zaman, geri dönüşümü yapmalıyım.”

Baguna, Stellis’e cevap vererek.

“Pareia kabilemizin öyle hemen bir misafiri gönderdiğini gördün mü? Lütfen dönüşten önce birkaç gün dinlenin.”

“İnanıyorum ki Yıldız Dejaine beni bekler. Yıldız Baguna’dan af dilerim.”

“Hehehe. Affedilmek için sormanız gereken bir şey var mı? İçten, bende cevabımı hemen iletmenizi diliyordum.”

“Hahaha. O zaman ayrılacağım.”

“En azından hediyelerimizi almalısın. Veruna.”

Baguna korumalarından birini çağırdı.

“Evet, Yıldız Baguna.”

Biraz sofistike bir adam Baguna’nın karşısına çıktı ve cevap verdi. Baguna emrini verdi.

“Rivolde Kabilesine gönderilmek için hediyeler hazırlayın. Ayrıca, güzel haberler getiren Savaşçı Stellis’e sağlıklı ve hızlı bir pirma hediye edin.”

“Çok teşekkürler Yıldız Baguna.”

Veruna ve Stellis gider gitmez, Baguna hemen aile paoesinin yolunu tuttu.


Haberleri hemen ailesiyle paylaşmak istiyordu.


<<Önceki Bölüm |Tanıtım|  Sonraki Bölüm>>