Zandor ismi duyduğunda ağzında ki birayı masaya püskürttü.Sonra Megas'ın ayağa kalkıp bağırarak "Sorun Yok"dediğini duydu.Anlaşılan çok dikkat çekmişlerdi.Megas tekrar oturduğunda ve han tekrar gürültüyle dolduğunda Zandor neredeyse masanın üstüne çıkarak konuştu.
"Benimle dalga mı geçiyorsun Megas?Bu nasıl olabilir?"
Megas dikkatlice etrafına baksada, konuyu en sonunda birileri ile konuşabildiği için rahatlamıştı.
"Seni temin ederim dostum,gerçek bir Leotin'den bahsetiyorum."
"Peki ya Altın Mod?O nasıl?"
Megas neredeyse kahkaha atacaktı.
"Muhteşem,Zandor.Muhteşem.Şu an da bile onlarca meleze kafa tutabilecek düzeyde.Birde gelişince neler olacağını düşün."
"Eğer dediğin gibiyse,dünya savaşı bile çıkabilir.Hatırladığıma göre yüz yıl önce yok olmuşlardı Leotinler."
"Bende öyle biliyordum,ama degilmiş. Çocuk sokaklarda yaşayıp büyümüş.
Kahin söylemeseydi haberim olmayacaktı."
Kahin söylemeseydi haberim olmayacaktı."
Zandor kendine hakim olamadı.
"Nerede o Megas,görmek istiyorum."
Megas etrafına bakındı sonra başıyla köşe de elinde ki pusulayı inceleyen Hartes'i gösterdi.
Zandor yavaşça dönüp Hartes'e baktı,elinde ki pusulayı inceliyordu,ve Leotinlere özgü olarak çok güzel bir yüzü vardı,Zandor uzun saçları yüzünden önce onun erkek olduğunda emin olamadı,ama yavaşça gelişmeye başlayan vücudunu görünce anlayıp önüne döndü.
"O,gerçek bir Leotin."
Megas gülümsedi.
"Evet,öyle."
"Mürettebatın haberi varmı?
"Hayır,eğer olsaydı çoktan gelmiş olurlardı,bana yardım etmelisin Zandor."
"Ne istersen."
"Birlikler nasıl,durumları ne?Bizi koruyabilecek olan varmı?Gümüş Pençe bize arka çıkar mı?"
Zandor bunu düşündü.
"Eğer on yıl öncesinde olsaydık,sana rahatlıkla Altın Mürettebata gidebileceğini söylerdim,ama şu anda gidemezsin."
"Sebeplerini anlıyorum."
"Tam olarak değil."Zandor Megas'a daha da yaklaştı."Savaş yaklaşıyor Megas,Altın Mürettebat hazırlanıyor."
Megas'ın kanı dondu."Neye karşı?"
"Doğu Yıldırım Krallığına karşı."
"Ne,kendi krallıklarına mı ayaklanacaklar?"
"Böyle devam ederse evet.Gelen haberlere göre kral onların başlarına buyruk davranmalarına sinirleniyormuş.Adlarındanda belli olduğu için krallığın en büyük ve en güçlü donanması onlarda.Biliyorsun ki Kralın sarayı bir nehrin yanında.Hem denizden hem karadan bir saldırıyla saray düşebilir."
"Kral ve ailesi yok edilir."
"Ve Mürettebatın krallığı başlar."
Zandor geriye yaslanıp devam etti.
"Savaşa hazırlanıyorlar,diğer krallıklarda doğuda bir iç savaş çıktığını görünce ganimet paylaşımı yapar.Böyle bir durumda Mürettebat bir Leotin'i elde etmek için krallarına isyan etmekten çekinmez.
Zandor geriye yaslanıp devam etti.
"Savaşa hazırlanıyorlar,diğer krallıklarda doğuda bir iç savaş çıktığını görünce ganimet paylaşımı yapar.Böyle bir durumda Mürettebat bir Leotin'i elde etmek için krallarına isyan etmekten çekinmez.
Megas başını ellerinin arasına aldı."Lanet olsun,dünyanın haberi yok ama hepsi bizim peşimizde."
"Evet öyle,ama bir yol olabilir."
"Ne,ne yolu?"
"Bronz Kalkan,Mürettebata karşı bir koz elde edebilirse,sizi seve seve korur."
"Ne yani,Hartes'i Altın Moddan nefret eden bir topluluğa mı götüreceğim?Üstelik ilizyon ve hile konusunda üstün olan bir mod topluluğuna."
"Ya bu,yada sürekli hareket.Başka çaren yok Megas.Gümüş Pençe bir Leotin için Mürettebatla savaşa girmez,ama Bronz Kalkan girer.Mürettebatla çok eskilerden düşmanlar.Ellerinde bir koza olursa kalkanları sizin olur."
"Bu çok riskli Zandor,Bronz Kalkandansa Gümüş Pençeyi tercih ederim.En azından siz sözünüze sadıksınız."
"Evet öyleyiz, ama Pençe bir Leotini korumaz.Konseyde olmasamda, biliyorum.Mürettebatla araları zaten limoni,ayrıca belli olmasada sayımız azalıyor.Gümüş Mod sahibi aileler tükeniyor.Bazıları ensest evlilikler bile yapıyormuş,öyle duydum.Konsey Mürettebatın,Pençe şehrine saldırıp tüm birliği yok etmelerine izin veremez."
"Bronz Kalkan verir mi?"
"Verir.Adaları Buz Denizinde,Su Kraliçesi ise onlarla çok iyi anlaşıyor.Ve biliyorsun ki kış geliyor.Kışın o denizler neredeyse tamamen buz tutar ve gemilerin yolları kapanır.Ayrıca bu kış uzun sürecek diyorlar.Orada bir kaç yıl kalıp çocuğu eğitip dehşet verici bir savaşçıya..."
"ŞiaJin."
Zandor donup kaldı,yanlış duydugunu sandı.
"Leotin olması yetmezmiş gibi birde ŞiaJin mi?Aman Tanrım."
"Evet öyle,Tahres'i öyle öldürdü zaten.El mühürlerimi izleyerek."
"Bu iş iyice boka sarıyor.Çocuk muhteşem bir hedef."
Bir süre ikiside konuşmadı.Zandor tekrar konuştuğunda saatler geçmiş gibiydi.
"Hangi element?"
"Ateş,ama daha fazlasıda olabilir. Bilmiyorum,artık şaşırtmıyor."
Zandor dönüp tekrar Hartes'e baktı, bu sefer mücevherlerle donatılmış bir hançeri kimseye çaktırmadan yanında ki tahta direğe saplayıp,keskinliğine bakıyordu.Zandor çocuğun parmağındaki parlak yüzüğü gördü.Megasa döndü.
"O yüzük..."
"Tahres'in yüzüğü."
"Söylentiler duymuştum,Dul Feryadı ile ilgili."
"O artık Hartes'in."
"Anlıyorum.Peki,dediklerim hakkında ne yapacaksın?Kalkan mı,sürgün mü?"
"Bunu dediğime inanamıyorum ama,Kalkan daha iyi gibi duruyor.Açık hedef olmayız en azından."
"Güzel tercih.Dediğim gibi,kış geldiğinde ve deniz buz tuttuğunda, Mürettebat istesede gelemez.Ama kış geçtikten sonra tekrar ayrılmanız gerekir."
"Tabi kraliçe ve Kalkan izin verirse."
Zandor huzursuzca kıpırdandı.
"Evet."
"Ya diğer birlikler Zandor,Mürettebata kafa tutacak kadar güçlü bölükler var."
"Evet var,ama hiçbiri bir yada birkaç krallığa kafa tutamaz,Mürettebat bile.
İsteseler kanlı bir savaşla Yıldırım Krallığını ele geçirebilirler,evet.Ama ganimet ve toprak için diğer krallıklar saldırırsa yerleşkelerine dönüp savunma yapmak zorunda kalırlar,daha iyisi yerleşkelerini bırakıp denize açılırlar.Önünde çok az seçenek var Megas,hepsi riskli.Kararını vermelisin."
İsteseler kanlı bir savaşla Yıldırım Krallığını ele geçirebilirler,evet.Ama ganimet ve toprak için diğer krallıklar saldırırsa yerleşkelerine dönüp savunma yapmak zorunda kalırlar,daha iyisi yerleşkelerini bırakıp denize açılırlar.Önünde çok az seçenek var Megas,hepsi riskli.Kararını vermelisin."
"Haklısın,yolculuğa çıkarken rahat olacağından emindim.O yüzden yanıma üç öğrenci aldım.Planım basitti,Saros arazisine gidip onları eğitecektim,sonra Güney'e gidecektik, Sonbi Çölünü geçip yaz adalarına varacaktık.On yıl kadar orda kaldıktan sonra ikisini geri gönderecektim.
Hartes'i de asil ailelerin birinin kızıyla evlenmesi için ikna edecek,Kahinin önerisine uyup Leotin Ailesinin tekrar doğmasını sağlayacaktım.Ama şimdi halime bak.Öğrencim benim tuzağına düştüğüm herifi ağaca bağlayıp canlı canlı yaktı,ben ise neredeyse ölüyordum."
Hartes'i de asil ailelerin birinin kızıyla evlenmesi için ikna edecek,Kahinin önerisine uyup Leotin Ailesinin tekrar doğmasını sağlayacaktım.Ama şimdi halime bak.Öğrencim benim tuzağına düştüğüm herifi ağaca bağlayıp canlı canlı yaktı,ben ise neredeyse ölüyordum."
Zandor onu anlamıştı,kendisinde de benzer bir dert vardı.
"Kendine yüklenme bu kadar Megas, acemi şansı işte.Sen bundan daha güçlü birisin,Çanlar Savaşında neler yaptığını herkes hala hatırlıyor.Ama konuşmalarına göre,benden başka kimse çocuğu bilmiyor."
"Emin değilim,bu yüzden Resek bölgesinden hemen ayrıldık.Birisi Hartes'i görmüş olabilir diye."
"Gören olsaydı,hemen peşinize düşerdi.
Ne de olsa iki altın göz çok para eder."
Ne de olsa iki altın göz çok para eder."
***
Malyen,yaslandığı direkten iki ustanın konuşmalarını duymuştu.Altın Moddan ve bir Leotinden bahsetmişler,
Sonra da ustası Zandor arkasını dönüp elinde ki pusulayı inceleyen at kuyruklu bir çocuğa bakmıştı.Malyen de ustası gibi bakmış,çocuğun kim olduğunu sonra ki konuşmalarda anlamıştı.
Sonra da ustası Zandor arkasını dönüp elinde ki pusulayı inceleyen at kuyruklu bir çocuğa bakmıştı.Malyen de ustası gibi bakmış,çocuğun kim olduğunu sonra ki konuşmalarda anlamıştı.
O,bir Leotin di.Safkan Altın Mod'a sahipti.Mürettebattakiler gibi melez degildi,buda Malyen'in iyice meraklanmasını sağlamıştı.Üstelik konuştuklarına göre o çocuk Tahres'i öldürmüştü.Buda Malyen'i emin olmaya itmişti.Kendiside ustası gibi Gümüş Mod'a sahipti,ama ustası her zaman Gümüş Mod'un melez Altın Mod'la aynı güçte olduğunu söylerdi.Şimdi ise Safkan'ın gücünü görmeliydi.Yerinden çıkıp,sarışın çocuğa doğru yürümeye başladı.Yanına geldiğinde,o çocuk az önce ki mücevherli hançeri tekrar yüzüğüne koymuş,bir tür dürbün benzeri şeyin deliğinden bakıyordu.Çocuk elinde kini bırakıp,Malyen'e döndü.Simsiyah gözleri vardı ama Malyen asıl renğini tahmin ediyordu.Çocuk hala ona bakıyordu.Malyen sağ yumruğunu sol avuca bastırdı,göz hizasına kaldırdı ve hafifçe eğilerek konuştu.
"Malyen Bones,Gümüş Pençe.Dostça bir dövüş."


