20 Ağustos 2017 Pazar

Ningendo-13.bölüm-Han ve Bir Misafir

Hartes sıcak suyun içinde keyfini çıkartırken hayatında hissetmediği kadar iyi hissediyordu.İlk kez sıcak suyla banyo yapıyordu,muhteşem birşeydi,Megas mayışıncaya kadar sıcak suyun içinde durmalarını ve mayıştıkları zaman sudan çıkıp kendilerini keseletmelerini söylemişti.

Bu sözleri saatler önce söylemişti ama Hartes ve Loren hala suyun içindeydiler.Lara kadınlar bölümünde yalnızdı ama Megas, Resek Kasabasından biraz uzak olan Mona Köyünde kendileriyle kapışacak kadar güçlü olan birinin olma ihtimalinin sıfıra yakın olduğunu söylemişti.Bu yüzden endişelenecek bir şey yoktu.
Hartes sıcak yüzünden buhar dolan geniş odada ki havuz da iken kafasını geriye atıp bir oh çekti,yanında bir hareketlilik sezdiğinde Loren'in beline sardığı peştemalıyla sudan çıktığını gördü,derisi buruş buruş olmuştu
Loren sıcak yüzünden mayışmış halde dururken Hartes'e seslendi.
"Geliyor musun?"
"Biraz sonra."
Loren dönüp giderken Hartes kafasını suya soktu,saçını iyice ıslattıktan sonra kenarda duran kare sabunu alıp kafasına sürmeye başladı,Kirtan'da iken saçlarını kesmeye ne fırsatı nede parası vardı,o yüzden uzatırdı.Şu anda ise saçları omuzlarını geçiyordu ve temizlemeyi ve yıkamayı zorlaştırsada uzun saçlı olmayı seviyordu.Saçlarını iyice yıkadıktan sonra havuzdan çıktı,Loren'in peşinden yan odaya gidip kendini keselettirdi.Peştemalıyla beraber odasına gittiğinde Loren çoktan gelmiş ve giyinmişti.Hartes yorgun ama mutlu şekilde mindere oturdu.On dakika sonra kalkıp giyinsede,saçları ıslaktı.Loren şehire gelir gelmez saçlarını kestirmişti.
Hartes Lara'yla hiç konuşmadığını fark edip onun kaldığı odaya doğru gitti,saçlarına bir çözüm bulmalıydı,uzun olmalarını sevsede,dövüşürken gözlerini kapatması iyi olmazdı.
Odanın önüne geldiğinde kapıyı tıklattı,kapı içeriden açıldığında Lara karşısında Hartes'i buldu.Hartes eskiden Lara'yı korkutucu bulur ve çekinirdi,ama Tahres'le dövüştükten sonra Lara'nında kendisi gibi bir çocuk olduğunu iyice anlamıştı.Lara biraz şaşırsada,Hartes'e ormanda yaptıklarından dolayı hayrandı ve biraz da korkuyordu.
"Bir şey mi oldu?"
"Şey,aslında bir şey isteyecektim.Saçlarıma bir çözüm bulabilirmisin?"
Lara çocuğun kendisinin ki gibi olan sarı saçlarına bakıp,düşündü.Kapıyı iyice açıp kenara çekildi.
Hartes içeri girdiğinde burnuna ağır bir koku geldi,güzel olsada çok ağırdı ve insanı rahatsız ediyordu.Hartes bunun parfüm dedikleri şey olduğunu tahmin etti.Lara Hartes'in arkasında kalıp ne yapacagını düşündü,yalan söyleyemezdi,Hartes yıkanıp temizlenince saçları ve yüzü parlamıştı,çok tatlı olmuştu,özellikle saçlarının uzunluğundan kıza benzemesi Lara'yı az kalsın kahkahaya boğacaktı.Lara Hartes'e yatağa oturmasını söyleyip arkasına dizlerinin üstünde durdu Hartes'in saçlarını taramaya başladı.Taradıktan sonra,orduda yapılan,babasından gördüğü savaşçı at kuyruğunu yaptı ve geriye çekildi.Hartes birkaç kez kendi etrafında hızla döndü,ani hareketler yapıp saçının gözünü kapatmadığını görünce memnun oldu.Laraya teşekkür edip odadan çıktı,Lara ise arkasından bakarken Hartes'in ne kadar garip bir çocuk olduğunu düşündü.
*** 
Bir Hafta Sonra
Kazıttığı kafası güneşte parlarken,teri gözüne doğru kaydı.Homurdanarak koluyla alnını sildi.Hava inanılmaz sıcaktı ve Mona köyüne ulaşmak için öğrencisiyle beraber çok hızlı gelmişlerdi.Neredeyse hiç mola vermemişler ve atlarına resmen eziyet etmişlerdi.Eğer eski dostunun kendisine vereceği haberler çok önemli degilse ortalık kızışacaktı,Zandor böyle şeyleri affetmezdi.Öğrencisiyle birlikte şehire girerken Zandor şehrin ne kadar boş ve gereksiz olduğunu gördü.
Kapıların hemen yanında köye gelenlerin atlarını bıraktığı bir ahır vardı.Zandor atını oraya sürüp atından indi ve bir taburede oturan adama baktı.Adam bir süre yerinden kalkmayıp oylanınca Zandor öksürdü,amacı uyarmaktı,sonra ise öldürecekti.Adam oflayacak yerinden kalktı ve uzun boylu bir adamın ve bir çocuğun yanına geldi.Zandor atını iple yanında ki diğere bağlayınca, öğrenciside aynını yaptı.Adam hala tembelce onlara bakıyor,kim olduklarını merak ediyordu.Zandor adamın beklediği görünce belinde ki kemerden bir kese altın alıp adama attı.
Adam keseyi yakalayınca ağırlığına şaşırdı.Karşısında ki adamın çok zengin olduğunu anlamıştı.Hemen ellerini birleştirip eğildi ve konuştu.
"Yüce şehrimize hoşgeldiniz Lordum,ne arzu edersiniz?"
Zandor karşısında ki zavallının sadece bir kese altınla insana dönüşmesine şaşırmadı.
"Atları iyice dinlendir ve tımarla,bir,belki iki güne buradan gideceğim.Atlar hazır ve iyi olsun.Beğenirsem daha çok altın alırsın.Anladın mı?"
"Evet Lordum,evet anladım."Adam heyecanla konuştu,daha fazla altın için her şeyi yapardı.Zandor arkasını döndü,ama son anda vazgeçti,kendini tutamadı.Aurasını dışarı salıp adama çarptı,adam geriye doğru uçup ahıra çarptı ve yere düştü.Kalkmaya çalışırken Zandor aurasını adamın boynuna dolanan bir ip haline getirdi ve adamı boğmaya başladı.Adam göremediği şeyi tutmaya çalışırken, Zandor konuştu.
"Ve bir daha beni gördüğünde ayağa kalkmazsan,boğazına erimiş altın doldururum.Anladın mı?"
***
Karşısında ki masadan çocukların sevinç bağırmaları gelirken,Megas kocaman kupasından birasını yudumluyordu.Tek başına oturuyordu,en köşedeydi ve yerinde olanların yapacağının aksine garson kızlardan birini yanına almamıştı.
Onlar laf dinlemeyi ve taşımayı çok iyi bilirdi,bir haftadır burdalardı,Megas eski dostunu beklerken krala haber yollamış,Tahres'i kendi elleriyle öldürdüğünü yazmıştı.Hartes'in güvenliği için mecbur kalmıştı.On iki yaşında ki bir çocuğun korkunç bir katili öldürmesinin duyulması,çok büyük şüpheye yol açardı ve savaşa meraklı olan kral böyle bir çocuğu görmek ve himayesine almak isterdi.
Megas bir kapıya,bir de karşısında ki masada zar oyunu oynayan öğrencilerine bakıyor,Lara'nın attığı zara Loren'in havayla müdahale edişine ve hileyle para kazanmalarına bakıyordu.Hartes ise bir köşede oturmuş,Tahres'in yüzüğünden çıkan şeyleri inceliyordu. Megas çocuğun değiştiğini anlamıştı,nede olsa bir katil olsada bir insanı öldürmüştü,dövüş heyecanıyla yada değil,bunu birde tereddüt etmeden yapması,içinde acımasızlık tohumlarının atıldığını gösteriyordu.Kafasını çevirdiğinde eski dostu Zandor'un bir çocukla kendisine yaklaştığını gördü.Ayağa kalkıp ona birbirlerine sarıldılar.Zandor her zaman ki gibi tedbirliydi.
"Burası güvenli mi?"
"Daha güvenli bir yer yok."
Karşılıklı olarak masaya oturdular, Zandor ile gelen çocuksa ayakta bekliyordu.Zandor bunun özel bir konuşma olduğunu anlamıştı.
"Malyen,sen git ve biraz dolaş.Ben seni bulurum."
Malyen emre itaat edip anında kayboldu ortadan.Zandor sabırsızlıkla Megasa döndü.
"Artık anlatabilirsin Megas,neden buradayız?"
Megas derin bir nefes alıp konuşmaya başladı.
"Zandor,kızma dostum ama senden Mod birlikleri hakkında bilgi almak istiyorum,sen onlarla çok içli dışlısın,bu yüzden sana ihtiyacım vardı."
Zandor şaşkınlıkla baktıMegasa, buraya bunun için mi gelmişti?
"Benimle dalga mı geçiyorsun Megas,bunun için mi çağırdın beni?"
"Zandor,açıklayacağım ama lütfen sakin ol,dikkatleri üstümüze çekme."
Zandor kendini sakinleştirip etrafına baktı,sonra tekrar Megas'a döndü.
"Anlat bakalım."
"Geçen ay,bir gece bir kuş geldi evime,Yüce Kahin tarafından gönderilmişti ve görüşme istiyordu.Buluşmaya gittim,onunla konuştum.Bana ertesi gün yapılacak alım sınavlarına bir çocuğun gelecegini ve onu okula sokmayıp benim eğitmemi istedi.Nedenini sorduğumda çocuğun ileride çok güçlü ve önemli biri olacağı dışında pek bir şey söylemedi.Bende ertesi gün çocuğu alıp yola çıktım,belki duymuşsundur bir hafta önce Tahres ile karşılaştık,kral tarafından onu öldürmem emredildi..."
"Duydum,bunları.Ellerinle öldürmüşsün onu,ama bunun konuyla alakası ne?"
"Meselede bu,onu ben değil,çocuk öldürdü.Hemde tek başına."
Zandor meraklanmıştı,Tahres'i öldürebilecek düzeyde bir çocuk inanılmaz bir potansiyel demekti.
"Kim bu çocuk,ismi ne?Hangi aileden?"Bunları dedikten sonra Megas'ın kupasını alıp birayı içmeye başladı.
Megas öne eğilip neredeyse fısıldadı.
"Hartes Leotin."
Zandor ağzında ki birayı masaya püskürttüğünde bütün han onlara bakıyordu.

<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>