Ölmekte olan çocukların çığlıkları duyulmaya devam ederken,Hartes ve arkadaşları ormanda son hızla ilerliyorlardı,devasa ağaçların dallarından atlıyorlar,kolayca hedef olmamak için ormanın derinliklerine doğru yol alıyorlardı,bir süre böyle gittiler,Hartes yeterince uzaklaştıklarını düşünürken,Lara konuştu.
"Malyen,Gümüş Modunla etrafımıza bak."
Malyen hemen Gümüş Modu açtı,etrafına baktı,sol tarafta ki hareketliliği gördü.
"Sol taraftan birileri yaklaşıyor,çok hızlılar."
Hartes kafasını sola çevirdi,oda gördü.
Esmer bir çocuk,arkasında iki kişiyle beraber hızla yaklaşıyordu.Hartes, Malyene döndü.
Esmer bir çocuk,arkasında iki kişiyle beraber hızla yaklaşıyordu.Hartes, Malyene döndü.
"Başkaları varmı?"dedi.
"Yok."
Hartes yavaşça gülümsedi,kanı kaynamıştı.
"O zaman onları öldürebiliriz."
Hartes hızla çakra havuzundan gözlerine bir miktar çakra yolladı,çakra gözlerine yaklaşıp renk değiştirirken,
yüzüğünden üç tane ufak,fırlatma bıçağı çıkardı,gözleri altın renkte parladı,her şeyi daha iyi görmeye başladığı zaman,Lara ve Malyen konuşamadan,elinde ki bıçaklardan birini hızla esmer çocuğa fırlattı,arkasından bir tane daha attı.
yüzüğünden üç tane ufak,fırlatma bıçağı çıkardı,gözleri altın renkte parladı,her şeyi daha iyi görmeye başladığı zaman,Lara ve Malyen konuşamadan,elinde ki bıçaklardan birini hızla esmer çocuğa fırlattı,arkasından bir tane daha attı.
Esmer çocuk ilk bıçaktan kaçmak için yana atıldı,o aradan çekilince bıçak arkasında duran takım arkadaşına saplandı.Çocuk bağırarak zıpladığı daldan düşerken,iki çocuk durup ona bakmaya çalıştı,o anda başka bir bıçak esmer çocuğa saplandı,göğsüne girip kalbine saplanan bıçak onu öldürürken,ağzını açıp konuşmaya çalıştı,başaramayınca durduğu daldan düştü.Hartes hızla ilerledi,dallardan atlayarak son çocuğun yanına geldi,çocuk,kıvırcık turuncu saçlara sahipti,yeşil gözleri korkuyla bakıyordu,Hartes hızla geldi,çocuk rastgele bir yumruk savurdu,Hartes eğilip çocuğun karaciğerine sert bir yumruk attı,çocuk ağacın gövdesine yığıldı.Hartes son bıçağı elinde çevirirken,ne yaptığını fark etti.
İki çocuğu acımasızca öldürmüştü,az önce farkında bile değildi,ama iki cana son vermişti,hemde kendi elleriyle.
Kendine inanamıyordu,hafifçe yan döndü,ölen iki çocuğun ağacın dibinde yatan cesetlerine baktı,kendine lanet etti.İçini hüzün,ve büyük bir pişmanlık doldurmuştu,ne yapmıştı böyle?
Kendine inanamıyordu,hafifçe yan döndü,ölen iki çocuğun ağacın dibinde yatan cesetlerine baktı,kendine lanet etti.İçini hüzün,ve büyük bir pişmanlık doldurmuştu,ne yapmıştı böyle?
Altın renkli gözleriyle uzağa bakarken,çocuktan bir hareketlilik sezdi,aynı zamanda arkasından Malyen ve Lara da geliyordu.Hartes ayağa kalkmakta olan çocuğun çenesine hızla yumruk attı,yana doğru düşerken çocuğun yakasından tuttu,başı dönerken sordu.
"Taş kimde?"
"Ben-bende değil..."
Hartes suratını ekşitip çocuğa bir yumruk daha attı,çocuk sallanırken, Malyen hızla geldi,Hartes'i kenara itip çocuğun önce karnına,sonra vücudunun farklı noktalarına vurmaya başladı.Omuzlarına,baldırlarına,boğazına,kafasına...O işini bitirmişken,Lara hızla geldi,kılıcını çoktan çıkarmıştı,az önce Hartes'i görmüştü,vicdan azabı çektiğini anlamıştı,onun omuzlarına bir hayatın yükünüde eklemek istemiyordu.Kılıcını hızla çocuğun göğsüne soktu,çocuk ağzından kanlı köpük gelirken,altına işedi.Lara kılıcı çıkarıp çocuğun aşağı düşmesine izin verdi.Sonra Hartes'e döndü.
"Sakın bir daha böyle başına buyruk davranma,bu takımın lideri sen değilsin."
Lara ve Malyen,Hartes'in karşılık vermesini beklerken,Hartes sadece başını salladı,hala cinayetlerin etkisindeydi.
Hartes hızla aşağı atladı,cesetlerin yanına indi,az önceki çocuğun ceplerini kontrol etti,birşey bulamayınca diğer çocukların ceplerine baktı,ilk düşen çocuğun cebinden sert bir şey hissedince,çıkarıp baktı.Siyah taştı.Lanetler okuyarak taşı yere fırlattı.
İki kişiyi bunun için mi öldürmüştü?Ellerini bir hiç için mi kana bulamıştı?
Taş yerden sekip yere inen Lara'nın ayaklarının dibine düştü,Hartes'in öfkelenme sebebini anladı.
İki kişiyi bunun için mi öldürmüştü?Ellerini bir hiç için mi kana bulamıştı?
Taş yerden sekip yere inen Lara'nın ayaklarının dibine düştü,Hartes'in öfkelenme sebebini anladı.
Altın Moduyla etrafa öfke ile bakarken,bir ses duydu,çok kısık bir sesti bu,tıpkı Tahres'in öğrencisinin bıçak atarken çıkardığı ses gibiydi,ama daha kısıktı.Hartes hızla bağırdı.
"Kaçın!"
Üç çocuk hızla etrafa zıpladı,onlar farklı ağaçlara fırlarken,az önce durdukları yere birşey saplandı,Hartes yan gözler baktı,şemsiyeye benzeyen birşey olduğunu gördü,Hartes onun be olduğunu merak ederken,garip şey aniden açıldı,üstlerine doğru çok fazla sayıda bıçak gelmeye başladı,Hartes Altın Mod'la sayılarının yüz'e yakın olduğunu anladı,kendini hemen ağaçın arkasına attı,ağacın gövdesine bıçaklar saplanırken,bir ses daha duydu.
Bir erkek sesiydi,Hartes tam anlayamamıştı ama,'Bunları ben hallederim'gibi birşey demişti.
Hartes kafasını yana çevirdi,başka bir ağacın arkasına saklanmış arkadaşlarına baktı,Malyen'in şaşkınlığını ve Lara'nın korkusunu gördü.Az önce ki çocuklar güçsüzdü,kolay lokmalardı,ama şimdi iş ciddileşmişti,karşılarında artık gerçek savaşçılar vardı,teknik ve hile bilen adamlar.
Hartes kafasını yana çevirdi,başka bir ağacın arkasına saklanmış arkadaşlarına baktı,Malyen'in şaşkınlığını ve Lara'nın korkusunu gördü.Az önce ki çocuklar güçsüzdü,kolay lokmalardı,ama şimdi iş ciddileşmişti,karşılarında artık gerçek savaşçılar vardı,teknik ve hile bilen adamlar.
Hartes,kendinden birkaç yaş büyük bir çocuğun şemsiyenin yanına indiğini gördü.Çocuk şemsiyeyi uçundan tuttu,saplandığı yerden çekip çıkardı.
Başının üstüne doğru kaldırdı ve orta tuttu,yüzüne bir sırıtma yerleşti.
Başının üstüne doğru kaldırdı ve orta tuttu,yüzüne bir sırıtma yerleşti.
"Hey!Ordakiler!Tek istediğim beyaz taşınız,onu bana verirseniz,size dokunmam."
Önce hiç kimse konuşmadı,Hartes sesini yükseltti.
"Bizde beyaz taş yok."
Çocuk oflayıp başını arkaya attı,bir kez daha "of " diye bağırdıktan sonra,tekrar konuştu.
"Ama bu,sizi öldürmeme engel değil."
Çocuk şemsiyeyi kenara attı,hızla Hartes'in sakladığı ağaca doğru saldırdı. Hartes kendini hazırlarken,çocuk bağırdı.
"Sessiz Çığlık!"
Hartes önce bunu anlamadı,ağacın arkasından uzaklaşmak için atladığı anda,çocuğu daha net gördü.Ağzını iyice açmıştı,içine derin bir nefes çekiyordu.Sonra ağzının biraz kapattı,Hartes'i gördüğünde,ona odaklandı,hazır olduğunda,ağacın arkasında süzülmekte olan Hartes'e bağırdı.Ama ağzından hiç bir ses çıkmadı,Hartes tam gülecekken, önündeki ağaç paramparça oldu,gövdesi delinmişti,kenarlarıda patlayınca ağacı ayakta tutan hiç birşey kalmadı,ağaç yavaşça yana doğru düşerken,çocuk içine tekrar nefes çekmeye başladı.Ama Hartes bu tuzağa düşmeyecekti.
Yere düştüğünde,hızla toparlandı,çocuk hala içine nefes çekmeye çalışıyordu.O anda,ağaç gürültüyle yere düştü,etrafı kaplayan toz bulutu içinde,Hartes çocuğun çakra havuzunu ve damarlarını inceledi,tekniğine baktı.
Çakra havuzundan çıkan çakra,boğaza,ses tellerine gidiyor,orda birikip sıkışıyordu,yeterince sıkıştığında,çocuk onu dışarı çıkarıyordu.Hartes bu tekniği birkaç denemede çözüp kullanabilirdi,ama rakiplerine karşı ağzını olabildiğince açmak istemiyordu.Şu an çocuğun yaptığı gibi.
Hartes toz bulutu içinde,herkesten iyi görüyordu,hızla yüzüğünden bir toz bombası daha çıkardı,tozun içinde hızla hareket etti,çocuk onu görmek için uğraşıyordu,çakrasını boğazında toplamıştı ama daha fazla sürdüremezdi bunu.Hartes çocuğun sol tarafına geçmişti,hızla hançerini çıkardı,koşarken toz bombasının üstüne bir çizik attı,çocuk onu duyup kafasını çevirdi,açık ağzını ona odaklarken,Hartes bombayı çocuğun ağzına attı,bomba çocuğun ağzında patladı,çocuk ciğerlerinde ki nefesi hızla verip yeniden nefes almaya çalışınca,boğazında topladığı çakra onu geriye savurdu.Çocuk başka bir ağaça çarptı,nefes almaya çalışıyordu,ama nafileydi,ciğerlerine ağzında patlayan bombanın tozu doluyordu,öksürüklere boğulurken,Hartes olanca gücüyle hançerini çocuğa fırlattı.Hançer tam çocuğa saplanacakken,birisi onu yakaladı.
Bir kızdı,üstüne deriden yapılmış bir ceket ve yünden içlik giymişti,bacakları baldırlarına kadar çıplaktı,kahverengi saçları ve mavi gözleri vardı.Hartes tanımıştı onu,taş almak için beklerken hızla arkasını döndüğünde karşılaşmıştı onunla,kız ona gülmüştü.
Kız gülümsedi,çok güzel bir yüzü vardı,yanağında ki gamzeler gülümseyince ortaya çıkmıştı.
Çocuk nefes nefese doğrulurken, Hartes'in arkasına bakarak konuştu.
Çocuk nefes nefese doğrulurken, Hartes'in arkasına bakarak konuştu.
"Yakaladın mı?"
"Hemde nasıl."
Hartes arkasını dönüp konuşan çocuğa baktı,siyah saçlı bir çocuktu,ama önemli olan bu değildi,önemli olan çocuğun omuzlarında baygın şekilde Lara ve Malyen'in durmasıydı.


