21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ningendo-2.Kitap:İntikam-10.bölüm-Gece Kapışması

"Seni hatırlıyorum."dedi Hartes."Rob'un ustasıydın."

"Sen onu öldürene dek öyleydim."diye cevap verdi Ramsey."Onun intikamı da var bu işin içinde,o benim öğrencimdi."
"Anlıyorum,ama sanırım budan biraz daha sinirli olman gerek."
"Nedenmiş?"
"Çünkü Perses'i de öldürdüm."
"Sen-sen ne yaptın?"
Naceyno Hartes'e hızla saldıran kişiyi zar zor görebildi,ama Hartes'in en sert kayaları bile un ufak edebilecek yumruğunun adama isabet etmesini,adamın ağzından çıkan ufak bir kan miktarını ve adamın geriye doğru uçarak onlarca ağacı devirmesini net bir şekilde görebildi.Hartes geride kalmasını işaret edip ilerledi.
"Evet Ramsey,doğru duydun piç,Perses'i öldürdüm,hem de tek yumrukla.Malyen o aptalı nasıl zar zor yendi anlamıyorum."
Ramsey ağzını silip ayağa kalktı,çocuğu hafife aldığı için kendine lanet etti.
"Seni adi orospu çocuğu!İki öğrencimi öldürdün,gerçekten bana karşı bir şansın olduğunu düşünüyor musun?"
Hartes kollarını esnetti."Sana karşı bir şansım var Ramsey,ama senin bundan haberin yok."
"Görelim o zaman."
Hartes üstüne atlayan adamın soluna atladı,kendi etrafında dönüp bir tekme savurdu,Ramsey onu koluyla bloklayınca Hartes yumruklarıyla saldırmaya başladı,zıpladı,bacaklarını havada büküp açtı,bir taraftan yumruk sallıyordu,bacakları bükülü halde yere düştü,ağırlığını sol ayağına verip sağ bacağıyla Ramsey'in karnına sağlam bir tekme attı.
Ramsey metrelerce sürüklenip zar zor durduğunda işi ciddiye almanın vaktinin geldiğini düşündü.Hızla ayağa kalktı,derin bir nefes aldı ve çakrasını etrafa yaydı.Çakrası etrafta ki ağaçların içine dolduğu anda,yumruklarını sıkıp teknik kullandı.
"Kukla Gövdeler!"
İçleri çakrayla dolmuş ağaçlar Ramsey'in emriyle büyük bir çatırdı çıkartıp köklerinden söküldüler ve Hartes'e doğru hızla ilerlemeye başladılar,bazıları yan,bazıları dik olarak hızla uçuyorlardı.
Hartes bunu görür görmez çakrasını kaynattı ve gülümsedi,ellerini yere koydu.
"Ejder'in Yer Hamlesi!"
Hartes'in ellerinden çıkan alevler anında dört bir yana yayıldı,binlerce derecelik alevler içlerine giren ağaçları anında kül edip Ramsey'e doğru ilerlediler,Ramsey geriye doğru atladı,çakrasını etrafında sertleştirdi ve kalkan oluşturdu,alevler o kalkanı yalayıp geçerken Ramsey elini yüzüğüne attı,çektiğinde elinde parıldayan bir kılıç vardı.
Hartes de gülümsedi ve elini yüzüğüne uzattı,bu zamana kadar sevdiği çok az şeyden biri olan Dul Feryadını çıkardı,bu balta son üç yıldır sadece eğitim için kullanılmıştı,hiç kan dökmemişti,şimdi ise Hartes onun paslanıp paslanmadığını kontrol edecekti.
Ramsey ileri atlayıp kılıcını farklı açılarla savurmaya başladı.Hartes ise kendi etrafında dönüp geniş bir kavisle baltasını savurdu,Ramsey efsaneleşmiş baltanın parçalayıcı saldırısını engelleme aptallığına kanmadı,kendini geriye doğru atıp baltadan kurtuldu,Hartes biraz sendelese de kendini toparladı,baltasını omzuna koydu,Rades den öğrendiği şekilde psikolojik bir konuşma yapmaya başladı.
"Cidden Ramsey,hangi öğrencini daha çok seviyordun?Tek yumrukla öldürdüğümü mü,yoksa bu baltayla parçaladığımı mı?"
Ramsey bağırıp saldırdı,kılıcını kafasının üstünden hızla aşağı doğru indirdi,Hartes baltasını yan şekilde kaldırıp kılıcı durdurdu,Ramsey'in diz bölgesinin içlerine hızla tekme atıp dengesini bozdu,Ramsey sallanarak geri çekilmeye çalışırken Hartes baltasını sol eline aldı,kemerinden çıkardığı bıçağı sağ elinde çevirip Ramsey'in baldırına sapladı,bıçak hala içerdeyken hızla çevirdi,kaslarını parçaladı,biraz daha çevirip bıçağı hızla çekti,üstü tırtıklı olan bıçak çıkarken kan fışkırttı,bir kaç parça da et yere düştü.Ramsey acıyla bacağını tuttu,Hartes gülüp göğsüne bir tekme attı.
Naceyno kenardan bu kanlı dövüşü izliyor,olayların gelişme hızına şaşırıyordu.Hartes'in yetenekli olduğunu biliyordu,ama bu kadarını beklemiyordu.Daha dövüş başlayalı on dakika olmadan,kendinden daha büyük ve tecrübeli rakibini ciddi sayılabilecek bir şekilde yaralamıştı,Naceyno endişeyle yutkundu,altın mod gerçekten dövüşün seyirini bu kadar değiştirebilecek bir şey miydi?Az önce Hartes'e saldırmadığına şükretti,eğer saldırsaydı,Hartes belki de onu öldürürdü,yada bu adama yaptığı gibi yavaş yavaş eziyet ederdi,Naceyno emin olamıyordu.
Ramsey iki eliyle dışarı doğru parçalanmış bacak etlerini toparlamaya çalışırken,kendine küfürler yağdırdı,çocuğa Rob'un intikamını yavaşça ödetmek istiyordu,ama hesap etmediği şey Hartes'in üç yılda ne kadar güçlendiği idi.Çocuk kendisini çok iyi bir şekilde geliştirmişti,üstelik yaralamaktan ve kan dökmekten zevk alıyor gibiydi,Ramsey çocuğun tam gücünden emin olamıyordu,yetenekliydi,teknik biliyordu,ama sınırı neydi?Ramsey bunu öğrenmeli ve çocuğu tuzağına çekmeliydi.Yüzüğünden çıkardığı bezle,içeri geri soktuğu etlerini sabit duracak ve kan kaybettirmeyecek şekilde sıkıca sardı,zar zor ayağa kalktı,tembel tembel bekleyen çocuğa seslendi.
"Megas bana,senin grubun zayıf üyesi olduğunu söylemişti,anlaşılan seni korumak için öyle yapmış,ne usta ama!"
Hartes büyük bir efor harcayarak esnedi."Eee,bunun konuyla ilgisi ne?Burada ki konu farklı,o zaman ki konu farklı."
Ramsey güldü."Ne yani,ustanı hiç özlemiyor musun?Sana baba gibi davranan ve seni seven,seni eğiten ve evcil bir hayvan gibi besleyip kontrol altında tutan adamı özlemiyor musun?"
Hartes baltasını omzundan indirdi,sinirle dişlerini sıktı.
"Buraya bunları sormaya mı geldin?Ya sen özlüyormusun Ramsey?Birini acılar içinde,diğerini yavaş yavaş,uykuya yatırır gibi öldürdüğüm öğrencilerini özlüyor musun?"
Ramsey acıdan neredeyse morarmış haldeydi,bu dövüşün kendi heybetli zaferiyle kısa bir sürede bitmesini istiyordu,çocuğun işini bitirdikten sonra kızla ilgilenecekti,sonra da altın gözleri söküp,arta kalanları Tanrı'ya götürecekti.
Hartes birkaç adım attı ve Ramsey'in etrafında dolaştı,avantajlı taraf olduğunu biliyordu,ve saçma bi saldırıyla bunu mahvetmek istemiyordu,Ramsey'in ayakta durduğu her saniye kendisine zarardı ve Hartes bu süreyi olabildiğince uzatmalıydı.
"Ramsey,söylesene kim bu Tanrı?"
Ramsey titremeye başladığını fark etti,alnında birikmiş ter damlalarını silip gülümsedi.
"Beni yormaya çalıştığının farkındayım çocuk,ama içine korku tohumlarını serpmek için sana biraz bilgi vereceğim,öncelikle şunu bil ki,o hiç bir şekilde alt edilemez.Ne sen,ne de senin gibi bin kişi onu yenebilir,altın modun da işe yaramaz."
Hartes şüpheyle kaşını kaldırdı,dudaklarını büzdü.
"Hiç kimse alt edilemez değildir,söylediklerin saçma ve anlamsız.Ve birazdan öleceksin."
Ramsey ellerini birleştirdi.
"Yakında onunla tanışacaksın çocuk,ve seni öldürmesi için yalvaracaksın."
Hartes sinirle nefes çekti,ağzından üflediği alevleri Ramsey'e yönlendirdi.Ramsey hiçbir şey yapmadan durdu ve son anda ellerini yana açıp iki kelime bağırdı.
"Karanlık Dünya!"
Alevler hiçlikten gelme gibi yok olurken,Hartes başının döndüğünü hissetti,aniden terledi,ve gözleri kaydı,altın moduyla yere baktığında,normalde doğanın kendi enerjisiyle dolu toprağı değil,Ramsey'in değişmiş çakrasıyla dolu olan toprağı gördü.Kafasını gökyüzüne kaldırdığında ayın kapandığını,yıldızların söndüğünü ve tüm dünyanın karanlığa gömüldüğünü fark etti.Aklına gelen bir şey ile arkasını döndü.
"Naceyno!Nerdesin?"
"Buradayım,iyiyim!"
Naceyno diz üstü düştüğü yere baktı,gelişmiş duyuları ve sezgileri sayesinde elini değdiği bu garip toprağın Ramsey adlı adamın çakrasıyla dolu olduğunu gördü,şüphelendiği şeyden emin oldu.
Hartes şaşkınca etrafına bakınırken,neler olduğunu merak etti,bunun bir Tanrı Tekniği olup olmadığını düşündü,ancak içinde yükselen kudretli ses konuşunca dinledi.
"Bu sıradan bir teknik değil,üstün bir güç.Çoğu tanrı tekniği bile bunun yanında hiç kalır.Bu,efsanevi yasak güç.Bu,Qerzost."