Hartes ağaçların arasında saklanmış genç bir kızın kendisine hayran hayran baktığını fark etti,sonra hızla ayağa kalkıp saldırdı.Kız onun hızını göremeden Hartes elini kızın boğazına uzatmıştı bile,kız nefes alamaz halde havada asılı kalırken,Hartes kaşlarını çattı.
"Sen de kimsin?"
Kız iki eliyle Hartes'in bileğini tuttu,engellemeye çalıştıysa da,yapamadı,Hartes'in gerçekten güçlü olduğunu anladı,bir elini bilekten çekti,ve Hartes'in yakışıklı yüzüne bastırdı,ani bir ısı dalgası yüzüne hücum edince Hartes kızı bıraktı,ama serbest olan eliyle de karnına sert bir yumruk atarak yaptı bunu.Kız ani gelen saldırının etkisiyle bağırıp geriye uçtu,Hartes altın modunu açıp kıza doğru ilerlerken,buraya nasıl girdiğini merak etti,kız yerden debelenerek kalkmaya çalışırken yavaşça konuştu.
"Senin sinirli biri olduğunu söylemişlerdi,ama bu kadarını beklemiyordum."
Hartes yere tükürdü,diz üstü çökmüş kızın saçlarından tutup kaldırdı ve yüzüne bakmaya zorladı,Hartes dikkatle baktığında kızın güzel olduğunu fark etti.Parmakları boğazını sararken kız gülümsedi.
"Buraya nasıl girdin?"
"Önemi var mı?"
Hartes omuz sikti.
"Öleceğin için yok."
"Eğer ölürsem,intikamını asla alamazsın."
Hartes'in gözleri büyüdü,böyle bir cevap beklemiyordu,kızın boğazını daha da sıktı.
"Ne saçmalıyorsun?"
"Bırak da anlatayım."
Hartes elini hızlıca geri çekince kız yere düştü,hızlıca toparlanıp ayağa kalktığında gülümsüyordu.
"Beklediğimden çok farklısın."dedi Hartes'e."Daha sakin ve...normal birini beklemiştim."
"Sabrımın ateşi sönüyor kız,çabucak konuşsan iyi edersin."
Kız derince bir nefes aldı,söyleyeceklerini aklından geçirdi.
"Hartes Leotin,sana Işık Tanrısı Yoko'dan bir teklif getirdim."
Hartes bir tanrının ismini duyunca biraz şaşırdı,kaşlarını çattı.
"Bir tanrının benimle ne işi var?"
"İstediği bir şeyi yapmana karşılık,senin istediğin bir şeyi verecek.Her ne istersen."
"Ne istersem mi?"
"Evet."
Hartes elini çenesine koyup tel tel çıkmaya başlamış sakallarıyla oynadı,bu onu çok şaşırtmış ve düşündürmüştü,şüphelendirmiyor da değildi.Bir tanrı neden ona bir şey teklif ederdi ki?Elini indirip kıza döndü yine,kız dikkatlice onu inceliyordu,güzel ve tatlı bir kızdı ama Hartes bunlardan etkilenmezdi,öyle olsaydı Mürettebat'ta ki bir çok kızı elden geçirmiş olurdu.
"Yoko benden ne istiyor?Karşılığında ne verebilir ve sen kimsin?"
Kız,ufak kavgadan dolayı dağılmış saçlarını başının arkasına attı ve konuşmaya başladı.
"Öncelikle,benim adım Naceyno,Lord Portas'ın hizmetkarlarından biriyim."
Hartes kaşlarını çattı."Portas mı?Savaş Tanrısı?"
Kız onayladı."Evet,Yoko bana senin onu tanıdığını söyledi,hatta onu yaralamayı bile başarmışsın."
"Eee,başka?"
"Neyse,Lord Portas bana Yüce Canavarların yerini öğrenmemi ve kendine 'Tanrı'diye hitap ettiren adamı bulmam görevini verdi,birde seni."
"Beni ve...Tanrı'yı mı?"dedi Hartes yavaşça,aklına eski anıları gelmeye başladı,Melek'le antrenman yaparken kendilerine saldıran adamı hatırladı.Kel kafasının değişik dövmelerle dolu olduğunu,kibirli konuşmalarını ve Melek'in onu Kılıçların Şarkısı adlı teknikle nasıl öldürdüğünü hatırladı,o dövüşü altın moduyla izlediğine bir kez daha memnun oldu.Kız sabırla onu izliyordu.
"Hatıraların ile işin bittiyse,devam edelim."
Hartes gözlerini kısıp ona baktı,bu kız sinirini bozmuştu ama konuyu da merak ediyordu,başıyla devam etmesini işaret etti.
"Lord Portas'ın emrini yerine getirdim sayılır,canavarları ve sahiplerini buldum,tabi hepsini değil.Bazıları ortadan kayboluyor,bir daha da gören olmuyor,Yoko bu işte Tanrı'nın parmağı olduğunu düşünüyor,normalde onun peşine kendim düşecektim,ama Yoko seninde bu işin içinde olmanı istedi ve sana bir teklif gönderdi.Bana,Tanrıyı bulmamda yardım edersen,intikamını almanda sana yardım edeceğine söz verdi."
Hartes hiç bir şey söylemedi.Arkasını dönüp birkaç adım attı ve düşündü.Sadece düşündü.Bunun kendisine ne gibi yararları veya zararları olabileceğini düşündü,Rades'in dediğine göre bu adam yükselmekte olan bir tehditti.Melek'e göre çok tehlikeliydi,Hartes son üç yıl boyunca bu adamın kendisinin peşinde olduğunu düşünüp durmuştu,karşılaşırsa ne yapacağını planlamıştı ve şimdi bu kız bir tanrıyı bulmasına karşılık başka bir tanrı tarafından ödüllendirileceğini söylüyordu.Hartes elini yeniden çenesine koydu.İntikamı bu hayatta istediği tek şeydi,onun için geçmiş yada gelecek yoktu,ya intikamını alacaktı yada denerken ölecekti.Başka hiçbir şey önemli değildi,Rades sürekli kendisine intikamında yardım edeceğini söylüyordu,ama kendi intikamını kendi başına almaz ise nasıl biri olurdu?Hartes,Rades'in yanında savaşmasındansa Yoko'nun şimşek falan çaktırıp Gölge'nin dikkatini dağıtmasını yeğlerdi.Aklına gelen bir şey ile hızla arkasını döndü.
"Seni öldürürsem,intikamımı asla alamayacağımı söyledin.Ne demek bu?"
Naceyno ellerini beline koydu."Eğer ben ölürsem,Portas bunu kendisine yapılmış bir hakaret sayar ve beni öldüreni öldürmek için buraya gelir.Ve o pek sabırlı değildir.Beni öldüreni bulmak için yoluna çıkan herkesi parçalar,sen dahil.Bu yüzden,eğer beni öldürürse,intikamını unut."
"Peki ya teklifi kabul etmezsem?"
Naceyno omuzlarını silkti."Bizden sana zarar gelmez,ama unutma ki bu tanrı adlı adam,içinde canavar taşıyanları da hedef alıyor,yani hedeflerinin içinde sen de varsın,bu yüzden bu işi bitirmek senin de işine gelir,birilerinin ayağına dolanmasını istemezsin herhalde?"
Hartes dudaklarını birbirine bastırdı,kız her yönden doğru ve mantıklı bir şekilde saldırıyordu.Hartes köşeye sıkışmıştı,kabul etmeliydi,birilerinin ayağına dolanması onu rahatsız ederdi,ama bu kız...Hartes emin olamıyordu,kız çok sinsiydi,daha farklı bir şey planlıyor olabilirdi ve daha tanışalı birkaç dakika olmuştu.Reddetmeye karar verdi,kim gelirse gelsin,Rades ve Mürettebat onu korurdu.Tam cevabını söyleyecekti ki,kadim bir güç zihinsel bağlantı kurdu,Hartes bağı kabul edip Sharanor ile iletişime geçti.
"Ne düşünüyorsun Sharanor?"
"Kabul etmen yararına gözüküyor,ama asıl sen ne düşünüyorsun."
"Emin değilim,burada güvendeyim,ve savaş hala bitmemişken böyle bir maceraya atılmak...çok gereksiz geliyor bana."
Sharanor birkaç dakika bir şey demedi,sonra o kudretli ve kalın sesiyle konuştu.
"Hartes,haklı olduğun noktalar var,ama bu maceranın yararları da var,hem de çok.Öncelikle,bir tanrının yardım sözünü alıyorsun ki bu çok iyi bir şey,Yoko'yla ilgili emin olduğum tek şey dürüst olduğudur.Yoko,sana Rades'in edebileceğinden daha fazla yardım edebilir.Ve tabi ki,düşmanının peşine ondan önce düşmek iyidir,ve şunu da bilmelisin,Doğu her ne kadar kazanmış olsa da,diğerleri kadar güçsüz düştü."
"Ama yapacak bir işim var,ve bu macera yıllar sürebilir.Bu kadar vaktim yok."
"Vaktin var,Gölge hazır olduğun zaman çık karşıma demişti.Belli bir zaman söylememişti.Vaktin var,şimdi onu ne için kullanacaksın?Burada saklanmak için mi,yoksa senin peşine düşmeyi bekleyen birini bulmak için mi?"
Hartes bu ejderhanın neden hep haklı olduğunu anlayamıyordu,ejderha en kararsız anlarında konuşmaya atılıyor,son noktayı hem mantıklı,hem de kendi istediği şekilde koyuyordu.Bunlar Hartes için iyiyse de,can sıkıcı olmaya başlamıştı.Artık büyümüştü,biliyor ve anlıyordu:Sharanor onu manipüle etmeye çalışarak kontrol altında tutmak istiyordu,Hartes bu seferlik daha ona uyacaktı,sonra ise uzun ve öfkeli bir konuşma yapıp buna son verecekti.Şimdilik işe odaklanmalıydı,üstelik daha Rades vardı.Daha onu ikna etmesi vardı.
Bu en zoruydu,Rades onun böyle tehlikeli bir maceraya atılmasına asla izin vermezdi,geçen üç yıl da onu gözünün önünden ayırmamıştı,şimdi de ayırmazdı ama Hartes burada kapalı kalmaktan sıkılmıştı,dışarı çıkmak,dolaşmak,gitmediği yerlere gitmek ve burada ki gibi,olduğu kişi yüzünden kendini tutan insanlarla değil,gerçek rakiplerle dövüşmek istiyordu.Özgür olmak istiyordu,yavaşça kıza doğru döndü.
Bu en zoruydu,Rades onun böyle tehlikeli bir maceraya atılmasına asla izin vermezdi,geçen üç yıl da onu gözünün önünden ayırmamıştı,şimdi de ayırmazdı ama Hartes burada kapalı kalmaktan sıkılmıştı,dışarı çıkmak,dolaşmak,gitmediği yerlere gitmek ve burada ki gibi,olduğu kişi yüzünden kendini tutan insanlarla değil,gerçek rakiplerle dövüşmek istiyordu.Özgür olmak istiyordu,yavaşça kıza doğru döndü.
"Naceyno."dedi içinden."Onun adı Naceyno."
"Öncelikle ustamla konuşacağız Naceyno,eğer onda kabul ederse,seninle bu yolculuğa çıkacağım."
Naceyno gülümsedi.Bu yakışıklı çocuğun,Naceyno'nun onun ustasının reddedemeyeceği bir teklif daha getirdiğinden haberi yoktu.
«Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »
«Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »


