Hartes diz üstü çöktüğü yerde başını kaldırıp etrafa baktı,Gölge gitmişti, hava aydınlıktı.O adamın yaptığı her neydi ise,tüm orman alacakaranlığa bürünmüştü,onun çok güçlü olduğunu anlamıştı,ve ondan çok korkmuştu.
Eğer bilgi istiyorsan,turnuvayı kazanacaksın!
Hartes kararsız kalmıştı,o adama güvenip güvenemeyeceğini bilmiyordu,adam ona turnuvaya katılırsa ailesi ile ilgili bilgi vereceğini söylemişti,oysa az önce turnuvayı kazanırsa bilgi vereceğini söylemişti.
Aklının mantıklı tarafı,adamın onunla oynadığını söylüyordu.Ama diğer,aile özlemi çeken tarafı ne olursa olsun durmamasını söylüyordu,turnuvayı kazanmak zorunda olduğunu söylüyordu.
Hartes yavaşça ayağa kalktı,orman sessizdi,ne çığlık sesi nede başka bir ses vardı,yürümeye başladı,Lara ve Malyen'in nerede olduğunu merak etti,acaba iyiler miydi,yoksa yaralanmış yada başka bir dövüşe girip ölmüşler miydi?
Mecburen Altın Mod'u açtı, duyabileceği her sese kulak verdi,garipti ki,çok az ses vardı;
birkaç kişinin konuşması,birinin ağlaması,ve bir fısıldama.
birkaç kişinin konuşması,birinin ağlaması,ve bir fısıldama.
"Ona bir şey olmaz,merak etme."
Hartes bu erkek sesinin kime ait olduğunu anlamaya çalıştı,tanıdık gelsede,emin olamamıştı.
Diğer sesi duyduktan sonra,emin oldu.
"Ya öldüyse Malyen,ne yapacağız?"
Hartes hemen harekete geçti,ağaçların içinden koşarak devam etti,devrilmiş ağaçların üstünden atlayıp,bir mağaraya geldi,etrafına bakıp,başını eğerek içeri girdi.
Bir köşede,sırtını duvara vermiş,ayaklarını uzatmış Malyen vardı,başka bir tarafta ise dizlerini karnına çekmiş Lara.
Hartes onlara doğru yürüdü.
"İyi misiniz?"
İlk harekete geçen Malyen idi,ayağa fırlayıp Hartes'e doğru gelen Lara'nın önünü kesti.Lara şaşkınlıkla ona bakarken,Harten bunu neden yaptığını anladı.Malyen kendini dövüşe hazırlayıp konuştu.
"Sende kimsin?"
"Hartes,başka kim olabilir?"
"Nasıl anlayacağız senin gerçek olduğunu,ya ilizyonsan?"
Hartes ofladı.
"Siyah taşa sahiptik ve sen taşımızı isteyen bir adam tarafından dövüldün,bana biraz hakaret etsende,intikamını aldım sayılır."
Hartes konuştuktan sonra sırtını duvara verip oturdu,ayaklarını uzatmıştı,Malyen onun gerçek olduğuna inanmıştı ki,Lara'nın önünden çekildi.
Lara gelip Hartes'in yanına oturdu.
"İyi misin?"
"Fazla değil."
"O adamla neler oldu?"
Hartes gözlerini kapatıp kafasını geriye yasladı,bu konuda konuşmak istemesede,arkadaşlarının olanları bilmeye hakkı vardı,tabi tüm doğruları değil.
"Dövüştük,beni baya iyi patakladı,ama sonra...bilmiyorum,iyi dövüştün falan dedi ve bana bunu verdi."
Hartes iç cebinden siyah ve beyaz taşı çıkardı.Rades beyaz taşı ona vermişti,siyah taşı Rades'in aldığını hatırlıyordu ama iç cebine baktığında onu da orada bulmuştu.
İki taşı görünce,Lara'nın ve Malyen'in gözleri parladı,ikiside inanamıyordu,iki taşada sahiplerdi!Tek yapmaları gereken geldikleri yoldan dönmek ve binaya ulaşmaktı.
Hartes taşları tekrar cebine koyup ayağa kalktı,arkadaşlarına baktı.
"Çok oyalandık,hadi gidip bitirelim şu işi."
İkiside kafasını sallayıp yürümeye, Hartes'i takip etmeye başladılar.
Üç çocuk,mağaradan çıkıp temiz hava çıktı.Hartes bir ağaca atlayınca diğerleri onu izledi.
Ağaçların arasından hızla ilerliyorlardı, ama ters yöne doğru,ormandan çıkıp binaya gitmeleri gerekiyordu.
Hartes'in içi hiç rahat değildi,bir yandan Rades'in teklifi,diğer yandan Gölgenin emri,başka bir yanda ise ustasına duyduğu sevgi ve sadakat duygusu,onu eziyordu.
Bunların neden kendisini bulduğunu merak ediyordu,Altın Modunun çok değerli olduğunu biliyordu,ama bunlar sadece Altın mod için mi oluyordu?
Dünyada başka Altın Mod var mıydı,yoksa olmadığı için mi sürekli saldırıya uğruyordu.
Dünyada başka Altın Mod var mıydı,yoksa olmadığı için mi sürekli saldırıya uğruyordu.
Gölge Altın Modu umursamamıştı, Rades Altın Mod yerine Hartes'in kendisiyle ilgilenmişti,Megas onun herşeyiyle ilgilenirken,Tahres gözlerini istemişti,onları sökmek istemişti.
Hartes gözlerinin canlı canlı söküldüğünü düşündü,tüyleri diken diken oldu,korkunç ve iğrenç bir şeydi,sırf para için insanın gözlerini sökmek.
Hartes bir anlığına,Megas,Rades ve Gölge adlı adamı karşılaştırdı.
Megas çok güçlüydü,aurası ile insanları dondurabiliyordu,üstelik bir tanrı tekniğine sahipti,ama olan şeylerden sonra,Hartes Tanrı tekniklerini umursamıyordu,Rades adım atarak ağaçları yıkmıştı,Gölge sadece öfkesiyle havayı karartmıştı,bu kadar gücün yanında,Megas çok küçük kalıyordu.
Hartes Altın Modu kapalı olsada, ilerideki metal kapıları görebildi, açıktılar ve yanlarında iki kişi dikiliyordu,güvenli duruyordu,
fazla güvenli.
fazla güvenli.
İlk bıçak Hartes'in kafasının yanından geçti,ikincisini Lara engellesede,ard arda gelenleri görünce,Hartes "Saklanın!" diye bağırdı.
Malyen Gümüş Mod'unu açıp bir ağacın arkasına geçti,sonrada küfrü bastı.
Hartes saldıranların kim olduğunu merak etti,Malyen küfür ettiğine göre,güçlü olmalılardı.
"İşte bu,büyük bir sürpriz oldu."
Hartes bu sesi nereden hatırladığını düşünürken,ayrıntılar aklına geldi.
Yavaşça ağacın kenarından çıkıp baktı,
gerçekten onlardı.
Yavaşça ağacın kenarından çıkıp baktı,
gerçekten onlardı.
Rob.Kız ve Mavi gözlü çocuk.Mavi gözlü çocuk yüksek bir dalda durmuş,elinde ki bıçakları sektiriyordu,kız ise ağaca yaşlanmıştı,Rob başka bir ağaçta onları izliyordu.Mavi gözlü çocuk Gümüş Modunu açmıştı,gözleri gri renkte parlıyordu,suratında alaycı bir gülümseme vardı.
Rob,Hartes'e bakıp konuştu.
"Sizi burada beklemiyorduk."
"Bizde."
Rob cevaba tepki vermezken,diğer çocuk güldü.
"Neye bulaştığınla ilgili bir fikrin yok,değil mi?"
Hartes ağacın arkasından çıktı,üçünüde görebileceği bir yere geçti.
"Tek bildiğim bir dövüş olursa,hem bizden hemde sizden birilerinin öleceği."
Rob hala sakindi,ama Hartes onun kafasını yavaşça çevirip ağaca yaslanmış kıza baktığını gördü,
Hartes anladı,çürük elma oydu,kızdı.
Hartes anladı,çürük elma oydu,kızdı.
Kızda biraz korkmuş gibiydi,onun binada neler yaptığını görmüştü,eğer kendisinin peşinden gelirse,onu yenemezdi,sarışın çocuk onu öldürebilirdi.
Kız endişeyle oturduğu yerden kalktı, diğer çocuğa bakıp konuştu.
"Perses,bence..."
"Sus,Nola!"dedi çocuk,demek adı Perses idi.
Hartes tahminin doğru çıktığına sevindi.
"Dediğim gibi Perses,birileri ölecek,eğer dövüşmek istersen."
Perses öfkeyle dişlerini sıktı,Nolayı sığınakta bırakıp gelmeyi düşünmüştü,ama Nola gelmekte ısrar edince onu kıramamıştı,şimdi ise karşısında ki çocuk dövüş olursa ilk Nolayı öldüreceğini söylüyordu,
Perses onla dövüşmek için yanıp tutuşsada,seçeneği yoktu,zaten taşlara sahipti.
Perses onla dövüşmek için yanıp tutuşsada,seçeneği yoktu,zaten taşlara sahipti.
"Bugün dövüşmeyeceğiz,ama finalde yada finalden sonra,seni bekleyeceğim."
"İstediğin gibi olsun."
İki grup bir süre daha durduktan sonra,Perses ileri atıldı,diğerleri onu ormanda takip ederken,kapılardan çıkıp binaya yöneldiler.
Malyen onaylarcasına başını salladı.
"İyi bir taktikti."
Hartes omuz sikti.
"Sadece blöf yapmıştım."
"Ne?"
Hartes arkadaşlarına döndü.
"Ramsey'i hatırlıyor musunuz?
İkisine onayladı.
"Usta onun iki güçlü öğrenciye sahip olduğunu söylemişti,birinin Gümüş Moda sahip olduğunuda söylemişti,onlar,Ramsey'in öğrencileriydi."
Lara merakla sordu.
"Onlarla dövüşmezmiydin yani?"
Hartes arkasını döndü,ağaçtan atlamaya hazırlandı.
"Hayır,eğer dövüşseydik,hepsini öldürmek zorunda kalırdık."
Hartes hızla ileri atıldı,arkadaşları arkasından gelirken,kapıdan geçip çıktılar,alanda durduklarında,Hartes rahatlamıştı,arkasını dönüp baktığında,orman o kadar korkunç gelmiyordu.Hartes arkadaşlarına döndü.
"Hadi gidelim."


