Megas boşalmış şarap bardağına hüzünle baktı,onun gibi bir adama yumuşak ve zarif asiller gibi şarap içmek yakışmasada,kafasını çocuklardan uzak tutmak için en ideal içki şaraptı.
Şehrin göbeğinde,büyük bir meyhanedeydi,çocuklarla vedalaştıktan sonra buraya gelmişti,önünde ki üç gün boyunca burada kalmayı planlıyordu.
Boş kadehi alıp kaldırdı,garson kızlardan biri onu gördü,Megas boş kadehi sallayınca,kız boş olduğunu anlayıp bir sürahi şarap aldı,hızla Megas'ın yanına gitti.
Boş kadehi alıp kaldırdı,garson kızlardan biri onu gördü,Megas boş kadehi sallayınca,kız boş olduğunu anlayıp bir sürahi şarap aldı,hızla Megas'ın yanına gitti.
Megas diz boyu etek ve beyaz bir gömlek giymiş olan kıza baktı,siyah saçlı ve kahverengi gözlüydü,hem garson hemde kiralık olan diğer kızlar gibi çok güzeldi.Kız Megas'ın bardağını doldururken,Megas kızı kolundan tutup yanına oturturdu,elini omzuna attı.Kız konuşmadan itaat etti.
Megas kafasını dağıtmak için içmeye devam etti,ama bir türlü olmuyordu.
Kafası sürekli çocuklara,Hartes'e,Lara ve Malyen'e gidiyordu.Özellikle Hartese.Geçmişini çok merak ediyordu,yüz yıl önce yok olmuştu onun klanı,şimdi ise o onun öğrencisiydi.On iki yaşındaydı,gözlerini ustalıkla kullanıyordu,gözleri aktarma değildi.Megas'ın aklına gelen tek seçenek klanın hala gizli bir şekilde yaşıyor olduğuydu,ama Yüce Kahin Hartes için 'klanının sonuncusu'demişti.
Kafası sürekli çocuklara,Hartes'e,Lara ve Malyen'e gidiyordu.Özellikle Hartese.Geçmişini çok merak ediyordu,yüz yıl önce yok olmuştu onun klanı,şimdi ise o onun öğrencisiydi.On iki yaşındaydı,gözlerini ustalıkla kullanıyordu,gözleri aktarma değildi.Megas'ın aklına gelen tek seçenek klanın hala gizli bir şekilde yaşıyor olduğuydu,ama Yüce Kahin Hartes için 'klanının sonuncusu'demişti.
Belki ailesi öldürülmüştü,Hartes bir şekilde kaçmış yada kaçırılmıştı.
Yüce Kahin on yaşına kadar onunla yaşadığını söylemişti.Ama kaç yaşından beri olduğunu söylememişti,belki de kahin onu çalmıştı,onu kendi büyütmek istemişti.
Yüce Kahin on yaşına kadar onunla yaşadığını söylemişti.Ama kaç yaşından beri olduğunu söylememişti,belki de kahin onu çalmıştı,onu kendi büyütmek istemişti.
Megas hiçbir şeyden emin değildi, kafası çok karışıktı.Bütün bu bilmeceyi nasıl çözeceğini düşünürken,birinin bastonuyla ona doğru yürüdüğünü gördü.
***
Hala kendine gelememiş bir şekilde,ormanın içinde yürümeye devam ediyordu,yeni fark ettiği başka birşey sabah olmuş olmasıydı,Radesle dövüşürken hava kararmıştı,en son hatırladığı şey Rades'in elini karnına soktuğuydu.
Gerisi yoktu,bayılmıştı.Uyandığında ise Radesle o konuşmayı yapmışlardı.
Rades kendisine katılmasını istemişti,Hartes bir anlığına,o kadar güçlü birinin öğrencisi olmanın nasıl birşey olduğunu hayal etti.Kafasını sallayıp düşünceleri dağıttı,o Megas'ın öğrencisiydi,sadakati onaydı.
Rades kendisine katılmasını istemişti,Hartes bir anlığına,o kadar güçlü birinin öğrencisi olmanın nasıl birşey olduğunu hayal etti.Kafasını sallayıp düşünceleri dağıttı,o Megas'ın öğrencisiydi,sadakati onaydı.
Uyandığından beri garip hissediyordu,yorgundu ama içinde büyük bir güç,büyük bir enerji vardı,sanki Hartes'in onu çekip çıkarmasını bekliyordu,alandan ayrıldıktan sonra,Dul Feryadı aklına gelmişti,geri dönüp onu aradığında,
en son bıraktığı yerde,Rades'e sapladığı yerde bulmuştu.
en son bıraktığı yerde,Rades'e sapladığı yerde bulmuştu.
Hartes yerde yürümeye devam etti,ama böyle savunmasız olmak canını sıkıyordu,kolay hedefmiş gibi duruyordu.
Gözlerine çakra gönderip,Altın Mod'unu açtı,herşey altın bir berraklık kazanırken,Hartes gülümsedi, rahatlamıştı.Altın Modu kullanmak onu iyi hissettiriyordu.
Çığlığı duyana kadar yürümeye devam etti,solundan,uzak bir yerden bir çığlık duydu.Bir kız çığlığıydı,Hartes onun Lara olup olmadığından emin olamadı,tam o tarafa gitmeye karar vermişken,hemen dibinden bir ses duydu.
Daha öncede duymuştu bu sesi,çok hızlı giden bir şeyin aniden yavaşlamasında çıkan bir ses gibiydi.
"Fuuuyyiiii."
Hartes bu sesi nereden hatırladığını düşündü,cevap aklına gelirken,hızla ileri atladı,havada ters dönerken el mühürleri yapıyordu.
Hala havadayken,arkasında ki kişiye ateş püskürttü,ayakları yere değince daha sağlam durdu.
Ağzından çıkan ateşi karşısındaki bütün ağaçlara savurdu,ağaçlar alev alırken,Hartes hedefini vurmuş olmayı umdu.
Alevleri bıraktığında,ağaçlar yanmaya devam ediyordu,ateşler yükselip yaprakları ve dalları tutuşturmuştu.
Hartes nefeslenirken,bir erkek sesi duydu.
***
"Yüce Kahin!"
Megas hızla ayağa fırladı,kızın omzunda olan kolu ani fırlamayla kızın kafasını savurmuştu,Megas bunu önemsemedi.
Yüce Kahin hala aynıydı,buruşuk bir yüzü vardı,bıyığı ağzını kapatırken, sakalı göğsüne kadar geliyordu,sağ elinde ki bastona dayanarak eğik bir şekilde yürüyordu.
Yaşlı adam gözlerini önce iğrenerek Megasta gezdirdi,sonra yanında ki kıza baktı.Megas anlamış olacak ki,kızı gönderdi,sonra Yüce Kahine bir sandalye çekip ayakta durdu,büyün sarhoşluğu kaybolmuştu,üstelik Yüce Kahinin karşısına böyle bir halde çıkmak onu utandırmıştı.
Kahin yavaşça oturup,bastonunu dizlerinin üstüne yatırdı,etrafa göz gezdirdi,sonra Megas'a döndü.
"Otur."
Megas emre itaat etti,hızlıca oturdu,Kahin'in ne söyleyeceğini duymak için sabırsızlanıyordu.
"Çocuk nerede?"
"Turnuvada,efendim."
Yaşlı adam kafasını eğip ofladı, Megas artan bir sabırsızlıkla bekliyordu, sonunda dayanamadı.
"Neden buradasınız,efendim?"
Yaşlı adamın kanlı gözleri hızlıca Megas'a döndü,Megas geriye yaslanırken,Yüce Kahin konuştu.
"Beni hayal kırıklığına uğrattığın yetmiyormuş gibi,birde hesap mı soruyorsun?"
"Ben...Bağışlayın,ancak başka çarem yoktu,ben..."
"Herşeyi mahvettin Megas! Turnuvadan kaçıp planını uygulasaydın herşey iyi olacaktı,ancak sen herşeyi batırdın!"
"Başka şansım yoktu,emir kraldan gelmişti!Ona karşı koyamazdım!"
"Bana ihanet ettin."
"Ne?Ne ihaneti?İstediğiniz gibi onu eğitiyorum,onu korudum kolladım!"
"Geleceği değiştirdin,birkaç saat önce az kalsın ölecekti!"
"Ama ölmedi!Hala hayatta,oradan sağ çıkabilir,ona güveniyorum."dedi Megas sinirlenmişti,ama saygısını koruyordu hala.
Kahin diyecek birşey bulamamış gibiydi,buruşuk yüzü iyice buruşmuştu,bıyığı ve sakalı birbirine girmişti.
"Peh!Güveniyormuş,peh!Emirlerime karşı geldin Megas,bunu ödeyeceksin!
Dediği yapıp çocuğu beladan uzak tutman gerekiyordu,ama sen gidip tahtta oturan çocuğun dediğini yaptın,lanet olsun sana!"
Dediği yapıp çocuğu beladan uzak tutman gerekiyordu,ama sen gidip tahtta oturan çocuğun dediğini yaptın,lanet olsun sana!"
Megas kontrolünü kaybetti.
"Belki de başka birini bulmalıydın eğittirmek için!"
"Belki de başka birini bulmalıydın eğittirmek için!"
Yaşlı adam kalabalık mekanda gürledi.
"İlk büyük hatam!"
"İlk büyük hatam!"
"Hayır,ilk büyük hatan kendini kraldan üstün tutmak!"
İki adam sessizleşip birbirine baktı,ikiside zehrini akıtmıştı ve geri çekilmek istemiyorlardı.
Megas aklına takılan soruyu sordu.
Megas aklına takılan soruyu sordu.
"Hartes'in ailesine ne oldu?"
Yaşlı adam bastonuna dayanarak ayağa kalktı,dudaklarını büzüp Megas'a baktı.
"Seni ilgilendirmez."
***
"Fena değildi."
Hartes arkasından,bir ağacın gölgesinden gelen sesle sıçradı,onu hakladığını sanıyordu.
Gölge,bir agaca yaslanmış şekilde duruyordu,maskesi yüzünü kapatıyordu,vücudunu tamamen saran bir kıyafet giymişti.
"Fena değildi evlat,iyi bir saldırıydı.Her ne kadar bana zarar vermekten çok uzak olsada."
"Burada ne yapıyorsun?"
Hartes,gözlerini kapatan maskeyle adamın nasıl görebildiğini merak etti,adam herşeyi çok iyi görüyor gibiydi.
"Seni arıyordum."
"Neden?"
"Konuşmak için."
"Ne konuşması?İstediğin gibi turnuvaya katıldım,şimdi ailemle ilgili her şeyi anlat!"
"Sakın.Bana.Emir.Verme."dedi adam,Hartes aniden geriye savruldu,kafasını ağaca çarptı,baktığında adamın öne çıktığını gördü,adam kafasını kaldırdığını görünce gölgeye geri döndü.
Hartes ayağa kalkıp,adama baktı.
"Ne istiyorsun?"
"Ne istiyorsun?"
Gölge,ona sanki sonsuzluk gibi gelen bir süre baktı.Sonunda konuştuğunda,Hartes rahatladı,bu adamda onu rahatsız eden bir şey vardı.
"Buraya kadar çok iyi geldin,tebrikler. Ama,şartlar değişti,artık sadece turnuvada olman yetmez,senden, turnuvayı kazanmanı istiyorum."
"Ne?"dedi Hartes öfkeyle,"Bilgi vereceğini söylediğin için katıldım turnuvaya!Şimdi ise kazanınca bilgi vereceğini söylüyorsun!"
"Dediğim gibi,şartlar değişti."
"Umurumda değil,artık dediklerini yapmayacağım,ben..."
"Yapmayacak mısın?"dedi adam,Hartes yumruklarımı sıkıp dik durdu,ama birşeylerin yanlış gittiğini fark etti.
Sabah ve güneşli olmasına rağmen,hava soğumuştu.Hartes üşüdüğünü hissetti,adamın maskesine baktığında,adamın boyunun daha uzun,gövdesinin daha geniş olduğunu fark etti.
"Ben sana ne dersem onu yapacaksın!"dedi Gölge,maskesinde ufak çatlaklar oluşmuştu."Eğer ailenle ilgili bilgi istiyorsan,turnuvayı kazanacaksın!Yoksa önce ustanı,sonra arkadaşlarını,en sonunda seni öldürürüm,anladın mı?"
O anda korkunç bir aura serbest kaldı,Hartes baskıyla diz üstü çöktü,ellerini yere koyup güce direnmeye çalıştı.
Gölge,uzun adımlar atarak,kapkaranlık olmuş ormanda Hartes'in yanına geldi.
"Dediğim gibi,İstiyorsan, Kazanacaksın."


