Rades bir anlık şaşkınlıkla konuşamadı ama bunu çabucak üstünden attı,kafasını çevirip etrafını daha detaylı inceledi,her yer kapkaranlıktı,tavan ve zemin görünmüyordu ama Rades çok arkasından bir kafes kapıları olduğunu görüyordu,Hartes hemen yanı başındaydı,ancak üstünde baskıcı bir aura vardı,bu onu baygın tutuyor olmalıydı.
"Korkudan konuşamıyorsun herhalde."
dedi ejderha,Rades hayranlıkla ona baktı.
dedi ejderha,Rades hayranlıkla ona baktı.
Simsiyah kanatlarını kapatmıştı, kanatların büküldüğü eklemlerden bembeyaz ve sipsivri dikenler çıkıyordu,boyutu her zaman ki gibi devasaydı,boynu uzundu ve kapalı ağzının,temiz burnunun üstünde ki kırmızı gözleri kısılmış bir şekilde kendisine bakıyordu,bir sürüngenin ki gibi olan gözbebekleri ona kitlenmişti.
Dört ayaklı hayvanların ki gibi arka ayakları ters bükülmüştü,ön ayaklarını ise dimdik bir şekilde koymuştu,beş parmağından fışkıran beyaz tırnakları Rades'in boyuna eşitti.Kuyruğu görünmesede,Rades bir çok şeyden daha sert ve sağlam olan pullarla kaplı kuyruğun her an savrulup kendisini paramparça edebileceğini biliyordu.
Dört ayaklı hayvanların ki gibi arka ayakları ters bükülmüştü,ön ayaklarını ise dimdik bir şekilde koymuştu,beş parmağından fışkıran beyaz tırnakları Rades'in boyuna eşitti.Kuyruğu görünmesede,Rades bir çok şeyden daha sert ve sağlam olan pullarla kaplı kuyruğun her an savrulup kendisini paramparça edebileceğini biliyordu.
Sharanor her zaman ki gibi muhteşemdi,inanılmaz boyutlarda olan gücü,Rades'i fazlasıyla aşardı,tabi dışarda olsalardı.Ancak burada,bir mühürün içinde Rades tüm gücünü kullanabilirdi,ama ejderha kullanamazdı,bu iyiydi.
"Uzun zaman oldu,Sharanor."
Ejderha kısılı gözlerini açıp Rades'e baktı,herşeye hazır gibiydi.
"Demek korkudan donmadın,şaşırdım bak."diye cevap verdi ejderha, konuşurken ağzını açmamıştı,içsel bir şekilde konuşabiliyordu.
"Bunun olması için bir sebep yok."
Sharanor ağzını açmadı,ama mekanda bir kahkaha yankılandı,Rades'te gülümsemek üzereyken,Sharanor pençesinin tersiyle ona vurdu.
Rades karanlıkta savrulurken,kırılan kemiklerinin hızla iyileştiğini hissetti,ama onuru yerle bir olmuştu.
Yere çakılıp birkaç takla atarak durduğunda,yine ejderhanın önünde olduğunu gördü.Biraz kafası karışsada,anladı.
Burası onun hapishanesiydi,burada ki herşeyi o kontrol ediyordu,şimdilik.
Rades ayağa kalkıp biraz uzağında ki baygın çocuğa baktı,onu öldürürse ne olurdu acaba?
Kafasını tekrar Sharanor'a çevirdi,etraf inanılmaz karanlık olsada,efsaneler doğru gibi görünüyordu,Sharanor karanlıktan güç alıyordu.
"Burada çok sıkılıyor olmalısın,yoksa benimle bu kadar uğraşmazdın!"
"Öyle bile olsa,sana açıklama yapacak değilim,böcek."
Sharanor tekrar pençesini salladığında Rades hızla geriye gitti,gülümseyip ellerini beline koydu.
"Seni buradan çıkarabilirim,Sharanor."
Ejderha kan kırmızısı gözleriyle onu süzdükten sonra konuştu.
"Az önce ki gibi zavallı bir tekniklemi?Beni burada tutan mühür senin hayal edemeyeceğin kadar güçlü,tek başına asla kıramazsın."
Rades onun doğruyu söyleyip söylemediğine emin olamadı,
Varoluş ve Yokoluşun Elleriyle onu çıkarmayı denemişti,ancak Sharanor müdahale edip onu kısmi bir şekilde içeri çekebilmişti,mühürlüyken bile çok güçlüydü.
Varoluş ve Yokoluşun Elleriyle onu çıkarmayı denemişti,ancak Sharanor müdahale edip onu kısmi bir şekilde içeri çekebilmişti,mühürlüyken bile çok güçlüydü.
"O teknikle inanılmaz şeyler yapılır."dedi Rades hızla,"seni neden çıkaramasın ki?"
Varoluş ve Yokoluşun Elleri.
Sağ el ışığın gücüyle parlarken,sol el karanlığın gücüyle kararırdı.
En güçlü mühürleri kırabilen,en güçlü büyüleri kolayca engelleyebilen ve bir bedel karşılığında düşmanına öldürmeden cehennemi yaşatabilen bir teknikti,Rades sağ eliyle Sharanor'un mührünü kırıp,sol eliyle de onu çıkarmayı deneyecekti,Sharanor müdahale etmeseydi, başaracaktı.
Sağ el ışığın gücüyle parlarken,sol el karanlığın gücüyle kararırdı.
En güçlü mühürleri kırabilen,en güçlü büyüleri kolayca engelleyebilen ve bir bedel karşılığında düşmanına öldürmeden cehennemi yaşatabilen bir teknikti,Rades sağ eliyle Sharanor'un mührünü kırıp,sol eliyle de onu çıkarmayı deneyecekti,Sharanor müdahale etmeseydi, başaracaktı.
Onu hafife aldım.Rades kendi kendine düşündü,karşısında devasa güce sahip bir efsane vardı,onu düşman olarak karşısına almak istemiyordu,ona ihtiyacı vardı.
Ejderha tembelce ona bakıp,ağzını açmadan konuştu,sesi mekanda yankılanırken,Rades titredi.
"Teknik ve kullanıcısı arasında bağ olduğunu bilmiyor musun?O teknik çok güçlü olsada,sen onu tam potansiyeliyle kullanacak kadar güçlü değilsin."
Rades yutkundu,böyle bir şey olabilir miydi?Çok güçlü bir savaşçı olduğu halde,o tekniğe gücü yetemez miydi?
Peki Sharanor bunu nasıl anlamıştı?
Peki Sharanor bunu nasıl anlamıştı?
"Hmm,peki sen bunu nereden biliyorsun?"
"Gerçekten de seni buraya soru cevaplamak için mi getirdiğimi sanıyorsun?"
Rades şaşırdı."Hayır."
Sharanor arka ayaklarını düzeltip dört ayağının üstünde durdu,kafasını eğip Rades'e baktı.Rades,Hartes'in görünmeyen bir aura tarafından kenara çekildiğini gördü.
"Seni buraya oynamak için getirdim."
Rades tam geriye zıplayacakken,pençe yandan vurdu.Yana doğru taklalar atarken,Sharanor keyifle güldü,Rades hala havadayken,etrafında döndü,Rades bunun kötü olduğunu biliyordu.
Neredeyse her şeyi parçalayabilecek sertlikte ve çentikli yapıya sahip olan devasa kuyruk,havada ona çarptı.
Omurgasının kırılıp kemiklerinin un ufak olduğunu hissetsede,iyileşme gücü devreye girmişti bile.
Yere çakıldı,kalkamaya çalışsada,kırık omurgası şiddetle itiraz etti.
"Çocukları dövmek kadar kolay değil mi?"dedi ejderha,iyice keyiflenmişti.
"Ne yapmaya çalıştığını anlamadığımımı sandın?"
"Ne yapmaya çalıştığını anlamadığımımı sandın?"
Rades kalktı,aşağılanmış ve alay edilmişti,sıra ondaydı.
Derin bir nefes aldı,sonra Portas'ın Öfkesini aktifleştirdi.Hızla zıpladı,Sharanor kuyruğunu tekrar savururken,devasa çenesine yumruk atmaya başladı,siyah pullar güçlü yumruklar yüzünden iyice ezilmeye başlamıştı,Rades az sonra pulların yırtılıp yumuşak etin ortaya çıkacağını biliyordu.
Sharanor kafasını geriye çekti,devasa bir aura dalgası Rades'i savurdu,Sharanor ilk defa ağzını açtı,jilet gibi keskin dişlerinin arasından çıkan alevler,havada dalgalandı,Rades elleriyle yüzünü korumaya çalışınca kolları yandı,kendi aurasını etrafında toplayıp yere kondu,alevler şiddetle ona çarparken,Rades fazla ejderha alevi karşısında fazla dayanamayacağını biliyordu.
Nihayet alevler kalkanında küçük delikler açınca kendini geriye atıp kalkanı bozdu,gücünün çoğu tükenmişti.
Sharanor alevleri kesip gururla dikildi.
"Aynı önce ki sefer gibi,hala çok zayıfsın."
"Aynı önce ki sefer gibi,hala çok zayıfsın."
Rades nefeslenirken,gülümsedi.
Bu kertenkeleye kozunu göstermenin zamanı gelmişti.
Bu kertenkeleye kozunu göstermenin zamanı gelmişti.
Elini yüzüğüne attı,çektiğinde ise elinde bir kağıt vardı,ön yüzünü ejderhaya çevirdi.
Sharanor'un kırmızı gözleri büyüyüp,Rades'in elinde ki kağıda odaklandı.
"Bu imkansız."
***
Hartes gözlerini zar zor açtı.Vücudu hala sızlıyordu,ama eskisi gibi değildi,korkunç acı yok olmuştu.
Ama şey hissediyordu,farklı.Sanki onu parçalayıp tekrar birleştirmiş gibilerdi,vücudu iyi olsada,zihinsel olarak mahvolmuş gibiydi,hala Rades'in yaptıklarını unutmamıştı.
Onu hatırlayınca,etrafına baktı.
Onu hatırlayınca,etrafına baktı.
Rades hemen arkasında,gözlerini kapatmış bir şekilde ağaca yaslanmış bir şekilde duruyordu,o an Hartes ağacın tepesinde değil,yerde durduklarını fark etti,ne olmuştu?
Rades onu aşağıya mı atmıştı?
Rades onu aşağıya mı atmıştı?
Hartes ona bakarken,Rades gözlerini açtı,Hartes ona bakarken,Altın Modun çoktan kapandığını fark etti.
"Demek uyandın."
Hartes cevap vermedi,tek düşünebildiği buradan kaçmaktı, olabildiğince hızlı bir şekilde.
Rades onun cevap vermediğini görünce konuşmaya devam etti.
Rades onun cevap vermediğini görünce konuşmaya devam etti.
"Korkma,sana birşey yapmayacağım."
"Neden?"
"Çünkü bir teklifim var."
Hartes ona neler olduğunu merak etti,keyifi yerinde görünüyordu,ama Hartes onun bir şekilde rahatsız olduğunu biliyordu.
Rades dikkatlice konuştu.
"Şu an çok güçlüsün,yaşıtlarından oldukça öndesin,ama bu her zaman böyle devam edeceği anlamına gelmiyor."
"Bunu biliyorum zaten."dedi Hartes,konunun ne olduğunu öğrenip,gitmek istiyordu.
"Elbette biliyorsun,öyleyse şunu cevapla.Daha ne kadar güçlenebilirsin?
Arkadaşların omuzlarında yük olmaya devam ederken,ne kadar ilerleyebilirsin?"
Arkadaşların omuzlarında yük olmaya devam ederken,ne kadar ilerleyebilirsin?"
"Onlar birer yük değil."
"Onlar birer zavallı.Senin aksine kendilerini korumaktan aciz zavallılar,sen onları korumaya devam ettikçe asla güçlenemicekler,sen onları korumaya çalışırken ölüp gideceksin."
"En azından bir amaç için ölürüm."dedi Hartes."Bir hiç için değil."
"O amaç dediğin bir hiç!Hayatını böyle mi geçireceksin?Dost dediklerini koruyarak mı?Peki sen ne olacaksın,daha iyi bir hayat istemiyormusun?"
"Bilmediğim bir şeyi nasıl isteyebilirim,nasıl bilebilirim? Benim bir hayatım bile olmadı!"diye bağırdı Hartes,kendini kaybediyordu.
"Eğer istersen,olur."dedi sessizce Rades,onu neredeyse ele geçirmek üzereydi.
"Nasıl?"Hartes merakla sordu.
"Bana katılarak."
"Sen...Ne?Sana katılmak mı?"
Hartes şaşırmıştı,bunu hiç beklemiyordu.
Hartes şaşırmıştı,bunu hiç beklemiyordu.
"Evet,neden olmasın?Senin ustandan çok daha güçlü olduğumu fark etmedin mi?"
"Ben...o benim ustam."
"Ona sadakat borcun yok..."
"Beni o eğitti!"
"Yinede bir borcun yok!O,Tahres gibi bir zavallının tuzağına düşecek kadar zayıf biri,o seni hak etmiyor."
"Hayır,o..."
"Onu sevdiğini anlayabiliyorum,bu gözlerinde var,ama o güçsüz,seni tam potansiyelinle eğitemez,oysa ben.Eğitebilirim."
Hartes kafasını kaldırıp ona baktı,çok ciddi görünüyordu.
"Bana katılabilirsin,seni insanların görünce ayağına kapanacağı kadar güçlü yapabilirim.Seni yenilmez yapabilirim,bunu bir düşün. Turnuvadan sonra konuşuruz."
Rades elini cebine atıp,beyaz taşı çıkardı.Onu Hartes'e attı.
Hartes şaşkınlıkla taşı tuttu,inanamıyordu.
Hartes şaşkınlıkla taşı tuttu,inanamıyordu.
"Şimdi arkadaşlarının yanına dön,ve sonraki aşamaya geçip geçmemek sana kalmış."
Rades zıplayıp bir ağacın tepesinde belirdi,birkaç saniyede gözden kayboldu.
Hartes elinde ki beyaz taşı,siyah taşın yanına koydu.Yavaşça ayağa kalktı,Lara ve Malyen'i en son bıraktığı yere doğru yürümeye başladı.
***
Rades görünmez bir şekilde ormandan çıktı,ağaçların ve binaların üstünden atlayarak,Kotan Şehirinin göbeğinde ki bir ara sokağa girdi,yavaşça yürürken,yanında iki kişi daha belirdi,içlerinden biri heyecanla sordu.
"Başardınız mı,efendim?"
Rades yürümeyi kesti,boynunu kıtlatıp,cevap verdi.
"Daha iyisini yaptım,ben onu değil,O,Beni Bulacak."


