Megas binadan uzaklaşırken, duyduklarına inanamıyordu.Rades Kerbeks.Buradaydı,hemen dibindeydi,ama onu ne görmüş nede hissetmişti.Üstelik Hartes'e gerekli taşı verip ormandan çıkmasını sağlamıştı ki,bu inanması çok zor olan bir şeydi.
"Onu alabilirdi,neden almadı ki?"
Megas aklını kaçıracaktı,buraya kadar geldikten sonra,Rades hiçbir şey yapmamıştı.
"Yoksa değişiklikten haberimi oldu?"
Bu imkansızdı,kahin yalnızca Megas'a söylemişti,kavgalarından birkaç saat sonra.Şehrin sokaklarında ilerlerken,Megas tabelalara bakıp restoran beğenmeye çalışıyordu,çocuklar çok aç olmalıydı.Yürümeye devam ederlerken,Malyen'in yanına geldiğini fark etti.Başını ona çevirdi.
"Efendim,ormandan sonra geri çekilmemiz gerekmiyor muydu?"
Megas bunu nasıl açıklayacağını düşündü.
"Planda bir değişiklik oldu Malyen,Hartes devam etmeli,ama istersen sen çekilebilirsin."
Megas çocuğun yüzünü kaplayan sert ifadeyi görünce,onu küçümsediğini fark etti.
"Hayır,zaten bende devam etmek istiyordum."
"Nasıl istersen."dedi Megas,çocuğun onu yanlış anlamamasını umdu.
Planlar değişmişti,Hartes turnuvaya devam etmeliydi,Ölüm Ormanından sağ çıkmıştı,sıra bire bir dövüşteydi.
Megas,lüks görünen bir et lokantasına girdi,çocuklar arkasından girerken, Megas köşede ki bir masaya doğru hareketlenmişti bile.
Megas,lüks görünen bir et lokantasına girdi,çocuklar arkasından girerken, Megas köşede ki bir masaya doğru hareketlenmişti bile.
Masanın köşesine,duvarın yanına oturdu,çocuklar yürürken,eskiden basit olan hayatının nasıl bir kovalamacaya dönüştüğünü düşündü.Kendi gençliği de heyecanlıydı,Çanlar Savaşın da gösterdiği başarıdan sonra,okulda öğretmen olarak başlayıp müdürlüğe yükselmişti.
Kahin gelip Hartes'den bahsedene kadar,hayatı çok rahattı.
Kahin gelip Hartes'den bahsedene kadar,hayatı çok rahattı.
Otururken ona baktı,sapsarı saçlarıyla çok güzel bir çocuktu,ama kendi anlattığına göre yaşıtlarını kolayca öldürmüştü,bu yaşta merhametsizdi.
Ormandan çıkmıştı,şimdi ise daha kanlı olan aşamaya gelmişti.
Ormandan çıkmıştı,şimdi ise daha kanlı olan aşamaya gelmişti.
Aldığı bilgiler kesindi,ormanda yüze yakın çocuk ölmüştü,çoğu başarısız olmuştu,Kotan Bölgesinin yüksek güvenlik önlemlerine karşı yine ormana davetsiz misafirler girmişti.
Rades Kerbeks gibi.Bazıları çocuklara yardım etmişti,bazıları tehdit gördüklerini öldürmüştü,her türlü,işler daha da ölümcül hale gelmişti.
Rades Kerbeks gibi.Bazıları çocuklara yardım etmişti,bazıları tehdit gördüklerini öldürmüştü,her türlü,işler daha da ölümcül hale gelmişti.
Çocuklar oturduğunda,bir kız gelip ne istediklerini sordu,Megas herkes için et pirzola ve bira istedi.Çocuklar kendisine bakarken,konuşmaya başladı.
"Şimdi ne olacağını biliyorsunuz.Son aşama,benim gözümde en tehlikeli aşamadır.Teke tek dövüşten ibarettir,rakipler kura ile seçilir ve hem yarışmacıların hazırlanması,hemde yüksek lordlar,leydiler hatta kraliyet ailelerinin gelmesi için bir ay ara verilir,bu arada çok sıkı çalışmanız gerekecek,üzgünüm,ama üçünüzü birden eğitemem,o kadar vaktimiz yok."
Hartes öksürüp,bir soru sordu.
"Usta,turnuvadan çekilmeyecek miydim?"
Megas derin bir nefes alıp cevapladı.
"Üzgünüm Hartes,ama işler değişti.Krallık devam etmeni emretti,emin olmak istiyorlar,bu yüzden eminim ki son aşamada kralla beraber küçük bir ordu gelecek,seni almak için."
Hartes yutkunup başını salladı.
"O zaman,devam etmek zorundayım,peki,ya alırlarsa beni?
Megas ciddiyetle öğrencisine baktı."O zaman çarşı pazar karışır."
Malyen huzursuzca kıpırdandı."Usta,eğitimlerimiz ne olacak,bizi kimler eğitecek?"
Megas siparişlerin geldiğini görünce geriye yaslandı,garson kız tepside ki yiyecek ve içecekleri masaya koyarken konuşmadılar.Kız gidince,Megas kupasını birayla doldurup bir yudum aldı,bira koyuydu,neredeyse çiğnenebilecekti,iyi biraydı.
Malyen ve Lara kendisine bakarken, Hartes kupasını doldurup kafasına dikti,büyükçe bir yudum alıp zar zor yuttu,yüzünü buruşturduğunda Megas gülümsedi.
"Şimdi gelelim asıl meseleye,seni ben eğiteceğim Malyen,Lara içinse yakınlarda yaşayan eski bir arkadaşımı çağırıp,eğitmesini istedim.Tabi bunlar şimdi ki kararlar,rakipleriniz belli olunca,bir daha gözden geçireceğiz."
Megas aurasını şekillendirip bastırdı, bedeninden çıkartıp çocukların etrafını sardı,Ormanda ki dövüşler sayesinde, Hartes dört seviye olmuştu,Lara aynı kalmıştı,Malyen ise dört seviyenin zirvesindeydi,bu iyiydi.
"Hartes,senin için özel birini çağırdım, yolda olmalı,o gelene kadar,kim olduğunu bilmesen iyi olur.Şimdi, yemeğinizi yiyin."
Çocuklar aç kurt gibi yemeklerine saldırdı,yemeklerini ağızlarına tıkıştırırlarken,Megas düşünceli bir şekilde birasını yudumladı.
Başaracağız.
***
"Sana onu denemelerini söylemiştim!"
Masada oturan adam,ayaktakine baktı.
Saatlerdir birşey yememişti,doğru düzgün uyumamıştı,şimdi de buydu.
Saatlerdir birşey yememişti,doğru düzgün uyumamıştı,şimdi de buydu.
"Bunun benimle ilgisi yok."dedi.
Ayakta ki sinirle ona döndü.
"Onu denemek için birilerini gönderdiğini söylemiştin!"
"Onu denemek için birilerini gönderdiğini söylemiştin!"
"Gönderdiklerim ona ulaşamadan iki davetsiz tarafından öldürüldüler,bunun benimle ilgisi yok."
"Nasıl yok?Başarısızlığını böyle örtbas mı etmeye çalışıyorsun?Eğer dediklerimi yapmazsan..."
"Beni tehdit mi ediyorsun?"dedi adam masadan kalkarken,öfkelenmişti, masanın etrafından dolaşırken karşında kinin çakrasını düzenleyip saldırmaya yada savunmaya hazırlandığını hissetti,kendisi çoktan hazırdı.
Diğer adam yavaşça konuştu.
"Anlaşmamızı unutma."
"Ben hiçbir şeyi unutmam,Boris."dedi adam,karşısında ki titrerken,"ve ben birşeyi yapacağım dediysem,onu yaparım."
Boris rahatça nefes aldı,sakinleşmişti.
"Çocuğu denemeliyiz,eğer doğruysa, kral dövüşleri izlemek için gelmeden onu almalıyız,üstelik tek tehdit kral da değil,Mürettebat hareketleniyor."
Adam yavaşça arkasını döndü, düşünceli bir şekilde bulundukları odada yürümeye başladı.
"Boris Boris Boris.Bu kadar endişeli olma,kimlerle iş yaptığını unutma,kimlerin sana bulunduğun mevkiyi verdiğini ve orada kalmanı sağladığını unutma,ve sakın,benim kim olduğumu unutma."
Boris korkuyla hareketlenmişti,az sonra olabileceklerden korkuyordu.
"Kafanı krallığa yada Mürettebata takma,ilki güçlü görünsede,çok zayıf,üstelik sen onları içerden çökerttiğin zaman,işleri bitecek,ikincisi ise,güçlü olsa bile,gücünü uzun süre koruyamaz,herkes gerçek gücün kimde olduğunu görünce bize katılacak, kölelerimiz olacaklar,eğer mürettebat bir çift göz için savaşmak isterse,gözler onların olsun,benim,hayır,bizim başka şeylerle ilgilendiğimiz biliyorsun."
Boris meseleyi zaten biliyordu,yine de sormak istedi.
"Peki,liderin isteği de böyle mi?"
Adam yavaşça gülümsedi,Boris'in derdinin ne olduğunu anlamıştı.
Bu köpek sadakatini kaybetmeye başlamıştı,bir şeyler yapılmalıydı.
Çakrasını midesinden çıkarıp gözlerine yönlendirdi,Boris'in gözleri korku ve şaşkınlıkla açılırken,konuştu.
Bu köpek sadakatini kaybetmeye başlamıştı,bir şeyler yapılmalıydı.
Çakrasını midesinden çıkarıp gözlerine yönlendirdi,Boris'in gözleri korku ve şaşkınlıkla açılırken,konuştu.
"Bu,Tanrı'nın bir emri,Boris."
***
Hartes iyice doyduğunda,zar zor nefes aldı,patlatacak gibi olmuştu.Diğerleri de pek farklı değildi,Megas masadan kalkarken hafifçe sallanıyordu, bayılacak gibiydi.
Hava yavaşça kararmaya başlamıştı, güneş batarken,oluşturduğu güzel manzaranın huzurunda,yemek yedikleri yerden çıktılar,Hartes bu kadar paranın nereden geldiğini bilmiyordu,ama umurundada değildi.
Turnuva binasına doğru yürüdüler, rakiplerinin kimler olduğunu merak ediyorlardı,Hartes bir kızla dövüşmek istemiyordu,Malyen ise kendisini döven Rob ile dövüşmek için yanıp tutuşuyordu.Laraya gelince,tek istediği arkadaşlarına karşı küçük düşmemekti.
Boş bahçeden geçip,binaya girdiler. Megas onları ana salona yönlendirirdi, içeri girdiklerinde,ilk günkinin yarısından bile daha az bir kalabalıkla karşılaştılar,içeride bir avuç kişi vardı,Hartes bunların en güçlüler olduğunu biliyordu,en tehlikelilerdi bunlar,canilerdi.
Hartes etrafına bakındı,Rob ve Persesi bir köşede,ustaları Ramsey ile birlikte duruyordu.Perses sırtını duvara vermiş bir şekilde umursamazca duruyordu, Rob ise sırıtarak etrafına bakıyor,potansiyel rakiplerini tespit ediyordu,gözleri Hartes'i bulunca gözleri kısıldı,dönüp Persese birşey söyledi,Perses de ona dönünce,Hartes gülümsedi,o ikisinden biriyle dövüşmek fena olmazdı.
Uzun boylu,temiz ve parlak bir takım giymiş olan bir adam platforma çıkana dek,Hartes gülümsemeye devam etti.Adamı görünce bakışlarını ona çevirdi.Adam ciddi bir şekilde salon da ki çocuklara bakıp yarım ağızla güldü.Salona başka girenin olmadığını görünce,konuşmaya başladı.
"Yarışmacılar,hepinizi tebrik ediyorum!Büyük bir cesaret ve güç örneği gösterdiniz.Biliyorsunuz ki,turnuvanın son aşaması bire bir dövüş olacak,rakipler burada kura ile belirlenecek ve hazırlanmaları için bir ay süre verilecek.Şimdi,eğer hazırsanız,kurayı başlatıyorum."
Adam konuşurken,dört kişi içinde katlanmış kağıtlar olan iki büyük akvaryum benzeri şey getirdi.Adam iki akvaryumun ortasına geçip,ellerini farklı akvaryumlara daldırdı ve iki kağıt çekti.İlk önce sağ elindekini açıp okudu.
"Alek Torvi!
Sol elinde ki kağıdı açıp okudu.
"Tapno Çeni'ye karşı!"
Böyle devam etti,ardı ardına isimler okunurken,tanıdık bir isim geçmedi hiç.Son anlara kadar.
"Malyen Bones!"
Megas ve ekibi hemen dikkat kesildi.Adam yorgunlukla bağırdı.
"Perses Dortak'a karşı!"
Ekibin üstüne şaşkınlık çökerken,Malyen dönüp rakibine baktı,rakibide kendisine dönmüş,sırıtıyordu.Malyen sinirlenirken,tanıdık bir isim daha duyuldu.
"Rob Arkon!"
Malyen kafasını çevirip dövüşmek istediği kişinin rakibine kulak verdi.Adam kağıdı görünce biraz duraklasada,hemen durumu düzeltti.
"Hartes'e karşı!"


