21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ningendo-45.bölüm-Hartes,Rob'a Karşı!

"Durun!"diye haykırdı hakem,görülmeyen bir hızla arenada belirip üç çocuğun arasına girdi.Elini az önce yumruklarını çarpıştıran Hartes ve Rob'un göğsüne koydu."Bir hamle daha yapan diskalifiye olur!"

Karşılık vermeye vakit bulamayan Rob ellerini yumruk yapıp hakemin kendisini durdurmasına izin verdi,kendisine yarım ağızla gülümseyen Hartes'e öfkeyle baktı.Diskalifiye olmamak için gevelemeye başlayacakken,Hartes'in konuşmasıyla susmak zorunda kaldı.
"Diskalifiyelik bir şey yok hakem bey,ciddi bir amacımız yoktu."
Hakem sertçe Hartes'e döndü."Bana öyle görünmedi,dövüşecektiniz neredeyse."
Hartes omuz silkti."Arkadaşımı koruyordum."
"Fark etmez,siz kura çekilmeden dövüşmek istediniz,sırf bu yüzden sizi-"
"Diskalifiye edemezsiniz."dedi bir ses.Herkes dönüp sesin sahibine baktı,Melek,elleri cebinde,saçları toplu halde biraz uzaklarında duruyordu.Hakem ellerini indirip ona döndü.
"Ne dedin sen?"
"Onları diskalifiye edemezsiniz,kurallarda bu yoktu."
"Ne?Sen-"
"Doğru söylüyor."dedi seyirciler arasından biri.Başkaları da ona katılınca kalabalık büyüdü.Hakem kalabalığın gittikçe büyüdüğünü görünce ellerini kaldırıp herkesi susturdu.
"Diskalifiye edilmeyecekler."diye duyurdu ve zıplayarak eski yerine döndü.Elini hızla kağıtların bulunduğu kavanoza daldırıp bir kağıt çekti.Hışımla okudu.
"Hartes,Rob Arkon'a karşı!"
Hartes güldü,fazla beklemesine gerek kalmamıştı.Seyirciler yarışmacıları görmek için etraflarına bakarken Rob elini kaldırıp kendisinin Rob,karşısındakinin de Hartes olduğunu söyledi.Melek yavaşça ilerleyip ellerini Hartes'in omuzlarına koydu,eğilip tek bir şey fısıldadı.
"Ne yapacağını biliyorsun."
Melek sahadan çıkmak için yürümeye başlayınca,Malyen bir aydır görmediği arkadaşına ilk kez dikkatle baktı.
Neredeyse sırtına inen sarı saçlarını omuzlarının biraz üstünde kalacak şekilde kesmiş,ve arkadan lastikle bağlamıştı,üstüne sıradan savaşçı takımı yerine gri bir t-shirt,altına ise siyah bir pantolon giymişti,kalınlaşmaya başlayan kolları açıktaydı,ayaklarında çok pahalı ama sağlam görünen ayakkabılar vardı,iyi bir banyonun etkisiyle yüzü iyice temizlenmiş,saçları arkadan bağlı olduğu için alnı açılmış ve güzel yüzünü ortaya çıkarmıştı.Malyen çok şaşırmıştı,çünkü Hartes şu anda Malyen'in gördüğü bütün asil çocuklardan daha asil ve üstün duruyordu,kafasının arkasında ki lastikten kaçan kısa,sarı tutamlar rüzgarda dalgalanıyordu.Masallarda ki prensler gibiydi,Malyen bunun gerçek ailesi olan Leotin kanından mı,yoksa tanrılardan bir lütuf mu olduğunu anlamadı.Sadece Malyen değil,tüm seyirciler,yarışmacılar ve krallar bu çocuğun muhteşemliğine kendilerini kaptırmışlardı.Malyen seyirci kısmına baktığında en küçükten en yaşlısına kadar tüm kadınların ağzı açık şekilde küçük bir çocuğu nasıl izlediğini gördü.Kafasında farklı düşünceler dolanırken,Hartes ona yaklaşıp elini omzuna koydu.
"İntikamını alacağım Malyen."
"Biliyorum."
Malyen arkasını dönüp arenadan çıkarken Melek adlı adamın seyircilerin arasından geçip Megas'ın yanına oturduğunu gördü.Kendiside gidip yanlarına oturunca Lara'nın yanlarında belirmesi ile şaşkınlıkla sıçradı.Lara hafifçe gülüp kafasını arenaya çevirdi,heyecanla Hartes'e bakmaya başladı.Malyen oflayıp önüne döndü.
Rob birkaç adım atarak Hartes'in tam karşısına geçti.
"Demek arkadaşının intikamını alacaksın."
"Evet."
Rob hafifçe güldü."Kiminle uğraştığınla ilgili bir bilgin var mı peki?"
Hartes ciddiyetini bozmadı."Uçabildiği için kendini kartal sanan bir sinekle,peki senin benimle ilgili bir bilgin var mı?"
"Ölü birisiyle."
Yaşıtlarından çoğu kişi Rob'un hareket hızını göremezdi,ama Hartes o çoğunluğun içinde değildi.Kafasına doğru gelen döner tekmeyi göreli yıllar olmuştu.Kendi ayaklarını yerden keserek düşer gibi yaptı,yere düşerken ellerini yere koyup dizlerini karnına çekti,Rob'un bedeni hala üstünde iken,amuda kalkar gibi ellerinden güç alıp bacaklarını açtı ve iki ayağını havada ki Rob'un karnına vurdu.
Rob havada taklalar atarken Hartes de ellerinden aldığı güç sayesinde onun kadar yükseğe çıktı,bu sefer Hartes saldırırken Rob kendini savundu. İkilinin havada birbirlerine tekme ve yumruk atması ve aynı zamanda yere düşüyor olmaları seyircilerin heyecanlanmasına yol açtı.
Yere yaklaştıkları anda Hartes sol vurur gibi yapıp sağdan bir yumruk gönderdi,yumruk Rob'un çenesinde patlarken,Hartes fırsattan yararlanıp tam karnına bir topuk tekmesi attı.Çakrayla güçlendirilmiş tekme Rob'u iki metre geriye savururken, seyirciler heyecanla haykırdı.
Rob ellerini yere koyup kendini zorlamadan yerden kalktı,karnında korkunç bir ağrı vardı,ama daha büyük bir ağrı ezilmekte olan onurundaydı. Daha hiç bir teknik kullanılmadan böyle bir darbe alması onurunu kırmıştı.Boynunu kütletip kendini hazırladı,çakrası vücudunda kaynarken hızla saldırdı.
Hartes ilk yumruğu engelleyebildi,ama ikincisini görmedi bile.Yumruk gözünde patlarken Rob'un hatasına düşmeyip ellerini karnında çapraz olarak birleştirdi ve Rob'un ölümcül tekmesini blokladı.Bunu gören Rob kendi etrafında dönüp bir dönen tekme attı, Hartes'in elleri hala önündeyken, yan taraftan gelen tekme onu diğer tarafa savurdu.
Rob gibi yere düşmeyen Hartes yere doğru ilerlerken sağ elini yere koyup büyük bir miktar çakra ile yerden havalandı ve havada ters takla atarak ayakları üstüne indi.Ayakları toprak zeminde kayarken sırıttı.
"Daha iyisini yapmalısın."
Rob dişlerini sıktı."Yapacağım zaten."
Hartes kollarını açıp esnedi."Çabuk yapsan iyi olacak,uykum geldi."
"Sen-sen ölmek istiyorsun!"
Hartes bir kez daha esnedi."Hepimiz bir gün öleceğiz."
"Ama sen bugün öleceksin!"
Hartes sol eliyle kendisine doğru gelen yumruğun yönünü değiştirdi,yumruğu sağ eliyle atmış olan Rob bu hamle yüzünde yana doğru sendeleyince,Hartes kollarını onun koltuk altlarından geçirip kilide aldı.Rob sudan çıkmış balık gibi çırpınırken Hartes kahkaha attı.
"Peh,sanırım hepsi bu kadar mış ha?
Rob cevap vermeyip kilitten kurtulmaya çalışıyordu,ama yapamıyordu.Sanki onu kilide alan yaşıtı değilde kocaman bir adamdı.Kolları inanılmaz güçlüydü,sarsılmıyorlardı.Rob son bir kez daha denedi,yine olmayınca kozlarını oynamaya karar verdi.
Çakrasını,tüm vücudundan midesine geri çekti,kollarında,bacaklarında güç kalmayınca tamamen havuzunda ki çakraya kontsantre oldu.Havuzunda ki çakrayı yavaşça sıkıştırmaya başladı,çakrası önce geniş ve şekilsiz bir şey iken,yavaşça yuvarlak bir top halini almaya başladı.Rob o topu iyice sıkıştırıp patlamaya hazır bir bomba haline getirdi ve sıkılı dişlerinin arasından tekniğin adını söyledi.
"Kaplan Gücü,Çelik Nefes!"
Rob'un midesinde ki sıkışmış çakra o kadar büyük bir hızla vücuduna yayılıp dehşet bir aura dalgasıyla Hartes'i geriye savurdu ki,hazırlıklı olmasa kemikleri kırılırdı.Neyse ki hazırdı,bunu bekliyordu,Rob'un kozlarını ortaya çıkarmasını.Hartes taklalar atarak kenara savruldu,hemen ayağa fırlayıp ellerini birleştirdi.Rob,etrafında inanılmaz bir hızla koşuyordu.Hartes artık işe başlamanın vaktinin geldiğini anladı.El mühürlerini yapıp hazırlandı.
"Ejder Nefesi!"
Hartes bir ayağını arkaya atıp yan durdu ve ağzından hızla ateş püskürttü.Sımsıcak alevler arenanın duvarlarında hızla gezerken seyirciler arenada bir ŞiaJin olduğunu anlayınca çılgına döndüler.Alevler Rob'un hızına ulaşamayınca Hartes daha farklı bir şey yapması gerektiğini fark etti,çünkü Rob alevlerin geldiği ve geleceği yerleri hesaplayıp ona göre hareket etmişti.
Hartes alev püskürtmeyi kesti ve Rob'u aradı.Yarım yamalak bir suiletin arena duvarlarında gezdiğini gördü.Derin bir nefes aldı,çakrasını bacaklarına yönlendirdi ve Melek'in ilk öğrettiği tekniği yaptı.
"Alev Dalgaları!"
Hartes hızla zıplayıp etrafına gelişigüzel tekmeler savurmaya başladı,bacaklarından çıkan alev şeritleri rastgele yerlere giderken seyirciler refleks olarak geri çekildiler.Hartes,Rob'un denegesiz ve nereye geleceği belli olmayan alevler yüzünden yavaşladığını görür gibi oldu.Tam ona farklı bir teknikle saldıracak iken,beklemediği bir şey oldu:Rob başka bir teknik kullandı.
"Aslan Gücü,Gümüş Nefes!"
Rob kızdırılmış ve sıkıştırılmış çakrayla dolu yumruğu Hartes'in yüzüne korkunç bir sertlikte patladı,Hartes'in başı geriye savrulurken vücuduna da bir darbe yedi,hızla arenanın duvarına çarpıp geri sekti ve yere düştü.Başı toprağa düşerken,Rob önünde belirdi.
"Anlaşılan buraya kadarmış,ha?"
"Hayır,Hartes!"dedi Malyen,koltuğundan kalkıp.Sadece o değil,Lara da heyecan ve korkuyla kalkmıştı.
"Lanet olsun,çocuğun işi bitti."dedi Zandor.
Megas şaşkınlıkla donup kalmış bir şekilde arenaya bakıyordu, Hartes...yenilmişmiydi?Etrafına baktığında Ebisu'nun adamlarının kendisine baktığını ve emir beklediğini gördü.Tam emir verecekken,Melek güldü.Herkes şaşkınlıkla ona bakarken,o gülümseyerek arenaya bakıyordu.
"Siz zavallılar onun yenildiğini mi sandınız?Gerçek maç,işte şimdi başlıyor."dedi.
Rob,gerinerek hakemin maçı bitirmesini beklerken,kuvvetli bir elin boğazından tuttuğunu hissetti,Rob geriye doğru düşerken bir ayak kendi bacaklarına çelme taktı ve o güçlü el onu hızla yere vurdu.
Arenanın zemini çatlayıp büyük bir toz bulutu kalkarken,Rob ayaklarından çıkarttığı çakrayla kendisini birkaç metre geriye attı.Dehşet bir korku ile kafasını kaldırdığında,Hartes'in tepesinde dikildiğini gördü,ve gözleri altın sarısı bir şekilde parıldıyordu.