"Sen...nesin?"diye kekeledi Rob, hayatında hiç bu kadar parlak gözler görmemişti.
"Biraz klişe olacak ama,"dedi Hartes sırıtarak."Ben senin en kötü kabusunum."
Rob hızla ayağa fırlayıp zıpladı,Hartes den olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken,Hartes ellerini sertçe birbirine çarptı,çakrasını kızdırıp yeni öğrendiği tekniklerden birini yaptı.
"Alev Hortumu!"
Hartesin çakrası etrafında hızla dönerken alev aldı,Hartes alevlerin içinde görünmez iken,aniden büyüyüp etrafa yayılan alevler arenanın duvarlarına çarptı.Seyirciler korkuyla geriye çekilirken,kalpleri heyecan ve şaşkınlık doluydu.
Rob alevler yüzünden yanmış kıyafetini yırtıp attı ve kaslanmaya başlamış vücudunu gözler önüne serdi.Az önce ki şaşkınlık onu bu hale getirmişti,ama bir daha olmayacaktı.Karşısında bir Altın Mod sahibi vardı,bunu biliyordu.Bilmediği şey gözlerinin neden parladığıydı.Ama önemli değildi,bu maçı kaybetmeyecekti.
Hartes gözlerinin görünmemesi için dumanların arasından çıkmadı.Ama herşeyi görüyordu,Rob yanan kıyafetini çıkarmıştı,daha fazlası için geliyordu. Hartes önce davrandı.Hızla ileri atılıp saldırdı,Rob son anda kendisini savunmaya fırsat bulmuştu.
Yumruklar ve tekmeler havada uçuşuyordu,yapılan her hamle yerden biraz daha toz kaldırıyordu.Rob,Gümüş Nefesin verdiği hızın ve gücün neden işe yaramadığını anlayamıyordu,o teknik sayesinde kazandığı hızla yapılan saldırıları Perses bile göremezken,bu çocuk nasıl görüp engelliyordu?
Rob daha fazla saldırı yapamayacağını anlayınca geri çekildi,onu yorup öyle yenmenin tek seçeneği olduğunu düşündü,son kozunu biraz bekletip Hartes'in etrafında koşmaya başladı.Koştukça daha fazla toz kalkıyor,arenayı görmeyi zorlaştırıyordu.Herkes birşeyler döndüğünün farkındaydı,ama henüz kimse arenayı net olarak görmemişti, tabi Hartes'in gözlerini de.
Hartes rakibinin çakrasının tekrardan midesine doğru ilerlediğini gördü,demek ki birkaç kozu daha vardı.
Gözleriyle onu izleyip saldırmasını bekledi,ve beklediğide oldu.
Gözleriyle onu izleyip saldırmasını bekledi,ve beklediğide oldu.
Alttan gelen bir yumruk Hartes'i iki metre havaya fırlattı,sonra Rob'un elleriyle zıplayarak alttan vurduğu tekmeler onu daha da yükseğe çıkardı.
Rob acımasızca vururken,Hartes zamanın geldiğini anladı ve bir tekme daha gelirken Rob'un ayağını tuttu,boşta kalan eliyle aşağı uzanıp omzundan tuttu ve kendisiyle beraber aşağı düşmesini sağladı,yere düşerken onun Malyen'e yaptığını yapıp yandan bir yumruk attı,sonra kendi etrafında dönüp bir yumruk ve diğer elinin tersiylede bir fiske attı.Rob kendi silahıyla vurulunca sersemlemiş ve tepki verememişti.Hartes son bir kez daha dönüp karnına bir tekme atınca,Rob yere çakıldı,zemin patlayıp etrafa kocaman kaya parçaları fırlatırken Hartes çoktan başka bir teknik kullanmaya başlamıştı.
Rob acımasızca vururken,Hartes zamanın geldiğini anladı ve bir tekme daha gelirken Rob'un ayağını tuttu,boşta kalan eliyle aşağı uzanıp omzundan tuttu ve kendisiyle beraber aşağı düşmesini sağladı,yere düşerken onun Malyen'e yaptığını yapıp yandan bir yumruk attı,sonra kendi etrafında dönüp bir yumruk ve diğer elinin tersiylede bir fiske attı.Rob kendi silahıyla vurulunca sersemlemiş ve tepki verememişti.Hartes son bir kez daha dönüp karnına bir tekme atınca,Rob yere çakıldı,zemin patlayıp etrafa kocaman kaya parçaları fırlatırken Hartes çoktan başka bir teknik kullanmaya başlamıştı.
Onlarca kaya parçası havada uçuşurken,kendisi de yere kondu ve ellerini yana doğru açıp yeni öğrendiği tekniğin adını söyledi.
"Patlayan Alev Yağmuru!"
Hartes'in etrafından, etrafa yayılan alevler havada uçuşan kaya parçalarını sardı,alevler gökyüzüne yükselirken kayalar sıcaktan kıpkırmızı olmuş bir şekilde onları arasındaydı,Hartes tüm gücüyle zıplayıp alevlerin olduğu yeri geçti,eliyle aşağıyı işaret etti.
Sıcaktan neredeyse parlayan kaya parçaları hızla arenaya doğru düştü,havayken parçalanan kayalar zemine ulaştıkları anda patladı ve her biri en az iki metrelik bir çukur açtı. Arenanın zemini paramparça olurken ve duvarları çatlaklarla kaplanırken, seyirciler arasında birer çığlık yükseldi,çünkü patlayan taş parçaları sadece zemine değil seyircilerin arkasında bulunduğu koruma kalkanına da yapmıştı,tekniğin etki alanı o kadar büyüktü ki kralların şahsi muhafızları onları korumak için önlerine geçmişlerdi.Krallar bu çocuğun gücünden o kadar etkilenmişlerdi ki hareket bile edemiyorlardı.
Megas sarsılan zeminde durmaya çalışırken öfkeyle Melek'e baktı.
"Ona bunu mu öğrettin?"
Melek mahçup göründü.
"Burada kullanacağını düşünmemiştim."
Zemin patlayıp,toprağın altına doğru çökerken,Hartes yorgun bir şekilde yere düştü,bir kaç kez yuvarlanıp kendine geldikten sonra etrafına bakıp rakibini öldürmemiş olmayı umdu.
Zar zor ayağa kalkıp dengesini buldu,neredeyse bitmiş olan çakrasını harcamamak için dışarı salmayı kesti.
Etrafına iyice bakıp verdiği hasara baktı.
Etrafına iyice bakıp verdiği hasara baktı.
Arenanın düz zemini yok olmuş, birbirinin üstüne çıkmış şekilsiz kaya parçalarıyla dolmuştu,duvarlar boydan boya çatlamış,neredeyse yıkılacak konuma gelmişlerdi.Koruma kalkanı sayesinde kaya parçaları seyircilere düşmesede,zemin artık olmaması oturdukları yerin yarım yamalak yıkılmasına ve bir kısmının toprağa çökmesine sebep olmuştu.Hakeme gelince,artık eski yerinde değildi,kaçıp bir köşeye saklanmıştı,normalde böyle bir saldırı güçlü savaşçılar tarafından anında durdurulurdu,ama Hartes'in rakibini neredeyse etkisiz kılması ve bu hamleyi aniden yapması büyük bir yıkıma sebep olmuştu.Altın Moduyla etrafa bakarken,birisi beline atlayıp onu yere düşürdü.
Birkaç yuvarlanmadan sonra,Hartes kollarını kaldırıp yüzüne yağmur gibi yağan yumruklardan korunmaya çalıştı,bir yumruk ağzında patlarken,yarım bakışla bunun Rob olduğunu anladı,ve konuşuyordu.
"Seni adi orospu çocuğu!Az kalsın ölüyordum!"
Hartes gelen yumrukların birini tutup, ters tarafa doğru çevirdi ve üstünde ki bedeni sertçe ittirerek yan tarafına geçti,sağ bacağını çekip sert bir tekmeyle onu geriye fırlattı.Nefes nefese ayağa kalkarken,Hartes düşmanına baktı.
Rob'un yüzü ve çıplak gövdesi tamamen kanla kaplanmıştı,pantolonu yanıp kül olmuş,sadece baldırlarından yukarısı kalmıştı,Hartes altın moduyla dikkatli bir şekilde bakınca ufak kaya parçalarının Rob'un bedeninin içinde olduğunu gördü,vücuda girdikleri anda girdikleri yerin etrafında ki deriyi ve eti anında yakıp patlatmışlardı,ve şu an da akacak olan kanı engelleyen tek şey onlardı.
Hartes o an çok daha farklı birşey fark etti,Rob'un çakra damarlarının çoğu yanmış,ezilip büzülmüştü,bu yüzden çakra aktarımı yapamıyorlardı.
O artık savaşçı olamazdı,Hartes bunu anladı.Yaptığı saldırı Rob'u parçalamıştı,şimdi ise Rob işi bitmeden Hartes'in işini bitirmek istiyordu.
Hartes uygun pozisyonunu aldı,Rob ise gözlerini kapatıp haykırdı,Hartes dehşet içinde çakranın midede değil kalpte toplandığını gördü.Rob'un ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırken,Rob gözlerini açtı,gözleri tamamen kanla kaplanmıştı,dişlerini sıkıp bağırdı.
Hartes onun hareket ettiği zar zor görebildi.Göğsüne gelen şiddetli darbe yüzünden hızla arenanın duvarına çarptı,zaten çatlaklarla dolu olan duvar bu darbeyle birkaç parçasını döktü.Ağzından kan tükürürken,Rob Hartes'in burnuna olanca gücüyle bir yumruk daha attı,ufak bir çatırtıyla burnu kırılan Hartes acıyla bağırdı,gözlerini açıp baktığında Rob bir hamle daha yapmak için kolunu geriye attığını gördü,son gücüyle kendini yana attı.Rob'un yumruğu duvarı delip içeri girerken,Hartes kendini mahvolmuş zemine attı,son çare olarak Sharanor'un verdiği yüzükten bir miktar çakra çekti.
Rob intikam hırsıyla,ağlayarak kendisine döndüğünde,Hartes yüzüğünden Dul Feryadını çıkardı.
Sharanor'un çakrasını ona aktarırken,Rob hayvani bir çığlıkla kendisine doğru saldırıya geçti.Seyirciler dumanların arasında neler olduğunu görmek için birbirleri ile yarışırken,Hartes ve Rob birbirlerine doğru koşmaya başladılar.
Sharanor'un çakrasını ona aktarırken,Rob hayvani bir çığlıkla kendisine doğru saldırıya geçti.Seyirciler dumanların arasında neler olduğunu görmek için birbirleri ile yarışırken,Hartes ve Rob birbirlerine doğru koşmaya başladılar.
Aralarında bir metre kala,aşırı baskıdan dolayı Rob'un kanla kaplı gözleri patladı,kör gözleriyle son bir darbe vurmaya çalışırken,Hartes hafifçe zıpladı,kendi etrafında hızla dönüp Dul Feryadını Rob'un kanla kaplı göğsüne sapladı.
Çakrayla güçlendirilmiş baltanın ucu ,on iki yaşında ki çocuğun göğsüne şiddetle girerken,bedenine saplanmış olan ufak taş parçaları oluşan baskıyla fırlayıp etrafa dağıldı.Rob,gözlerinden kan akarken,ağzı açık kalmış bir şekilde dizlerinin üstüne çöktü,son bir çare ile,eliyle kendisine saplanmış baltanın ucunu tutup çıkarmaya çalışsada,başaramayıp geriye doğru düştü.
Hartes yaptığı şeye bakıp dondu, gözlerini kırpıp neler olduğunu hatırlamaya çalıştı.En son Sharanor'un çakrasından almıştı.Sonrası...sonrası yoktu.
Toz yavaşça dağılırken,seyirciler, Megas,Malyen,Zandor ve Lara heyecan ile arenaya baktıklarında,Hartes'in baltasının Rob'un kanla kaplı vücudunda saplı olduğunu gördüler.
Lara'nın ağzından ufak bir çığlık çıkarken,Malyen korku ve şaşkınlıkla arenaya kitlendi.Hartes...onu öldürmüştü.Hemde kendisinin intikamı için.Megas öfkeyle Melek'e döndüğünde,onun da şaşkınlıkla kalakaldığını gördü.
Hartes bomboş gözlerle seyircilere, sonra da kralların bulunduğu yere bakınca, krallardan biri ayağa fırlayıp parmağıyla onu işaret edip bağırdı.
"Yakalayın onu!"
Başka birisi haykırdı.
"Bu Safkan Altın Mod!Yakalayın!"
"Sökün gözlerini!"
Hartes arenaya atlayan kişilere karşı kendini savunmak için Dul Feryadını Rob'un göğsünden çıkarırken,büyük bir gümbürtü duydu,sonra da arenanın duvarının patlayarak yok olduğunu gördü.
<<Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »
<<Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »


