21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ningendo-53.bölüm-Bronz Kalkan

"ROOOARRRRRR!"

"HAHAHAHAHAHAHA!
"GEL BURAYA!"
"YİYOSA GEL AL,HAHAHAHA!"
Hartes birkaç kez öksürdü,ilk önce duyduğu kükremelere ve kahkahayla karışık alay dolu cümlelere anlam veremedi,ama sonra dan birkaç tane ince sesin yakınlarda konuştuğunu fark etti.
"Tamam tamam,o iyi."
"Öyle görünmüyor,çok solgun."
"Solgun olabilir,ama yaşıyor işte,hem de çok tatlı!"
"Off,rahat bırakın çocuğu."
"İsteyen gidebilir,ama ben burada kalacağım."
"Seni onunla asla yalnız bırakmam".
Hartes,yakınında konuşulanlara anlam vermeye çalışırken kıpırdandı,etrafında bir çığlık hengamesi yükselirken, gözlerini açıp doğruldu.İlk gördüğü şey,üstünde farklı süslemeler olan bronz renkli büyük bir kalkanın duvara asılmış olduğuydu.Birileri koşarak kapıdan çıkarken,etrafında birkaç çığlık yükseldi.
"Uyandı!"
"Çabuk lideri çağırın!"
Hartes etrafına baktı,seslerin kaynağını öğrenmek istedi,etrafında kendi yaşına yakın beş güzel kız ve bir erkek olduğunu gördü,kızlar saçlarıyla oynayıp ona gülümser ve birbirlerine birşeyler fısıldarken,Hartes oğlanın sıkılmış bir şekilde duvara yaslandığını gördü,belli ki aralarında en ciddi olan oydu.Bu yüzden onunla konuştu.
"Neredeyim ben?"
Çocuk kızlar varken kendisiyle konuşmasına şaşırdada,çabucak toparlandı ve cevap verdi.
"Sen..."diye başlasa da,kafasını kapıya çevirince cümlesini hemen bitirdi."En iyisi lider açıklasın."
Hartes arkasını dönüp odanın tam ortasına konulmuş rahatsız yataktan atladı ve kapıya baktı,içeriye ilk önce başka bir kız girdi,Hartes,Nohara'nın endişeli yüzünü görünce sevindi,sonra da Nohara'nın arkasından giren adama baktı.
Siyah saçlarını ayrı ayrı birer örmüştü, boyu en az iki metre gibiydi,cüssesi Hartes'in görmeye alışkın olduğu Megas'ınkinden bile genişti,yüzü tamamen sakal kaplıydı ve çenesinin altındakileri farklı renkte boncuklarla süsleyerek örmüştü,ela renkli gözleri ifadesiz gibiydi,ellerini arkada birleştirmiş,herhangi bir kötü niyeti olmadığını göstermişti.Bu adam gerçek bir savaşçıydı,Hartes adamın üstünde ki bronz süslemelerden nerede olduğunu çoktan anlamıştı.
Adam'ın ani gülümsemesiyle sessizlik bozuldu,genizden gelen güçlü bir seslr konuştu.
"Sonunda uyandın,Hartes.Senin için çok endişelendik."
Hartes cevap vermeyip adama ve etrafındakilere bakmaya devam etti,adam sakince konuşmaya başlayınca Hartes ona döndü.
"Eminim şu anda,nerede olduğunu ve kimlerle olduğunu merak ediyorsundur,izin ver açıklayayım,sen..."
"Bronz Kalkan'ın merkezindeyim ve sizde Kalkan'ın Liderisiniz,etrafımda kilerde Kalkan'ın üyeleri olmalılar."
Hartes,karşısında ki adamın şaşırmasını beklerken,adamın sırıtmasıyla şaşıran kendisi oldu.
"Çok zekisin."
"Sağolun."
Adam sırıtmasını küçültüp gülümsemeye çevirdi ve konuşmasına devam etti.
"Doğru bildin,burası Bronz Kalkan.Ve bende uzun süren düellolardan sonra buranın lideri olmayı başaran kişiyim,adım Aiden.Şunu söylemeliyim ki Hartes,prenses senin Rüya Avcısının gücüne karşı koyamayıp bayıldığını söylediğinde,çok heyecanlandım,hatta sarayda değil de burada olmanın sebebi benim,ben,ve burada ki herkes seninle tanışmak ve kendimizi de sana tanıtmak istedik.Eğer bu seni kızdırdıysa,özür dilerim."
Aiden hafifçe eğildi ve özür diledi, ancak bunlar Hartes için birşey ifade etmiyordu,o burada oluş sebebini çoktan anlamıştı.
"Yine aynı şey."diye düşündü."Benimle sadece gözlerim için ilgilenen bir avuç aptallar sürüsü."
Yine de,böyle güçlü bir adamı aşağılamanın doğru olmayacağını düşündü.Kendisi de hafifçe başını eğdi.
"Özür dilemenize gerek yok,Bronz Kalkan da olmaktan onur duydum."
Aiden gülümsedi ve ona kapıyı gösterdi."İzin verin size,Kalkan'ı tanıtayım."
Hartes başıyla onaylayınca,Aiden arkasını dönüp kapıdan çıktı,Hartes onu takip ederken Nohara yanına geldi,elini Hartes'in yüzüne koyunca Hartes'in karnına bir ağrı saplandı,yavaşça eğilip karnını tuttu,Nohara endişeyle onun gibi eğildi.
"İyi misin?"diye sordu narince.
Hartes ağrıyan karnından elini çekip doğruldu."Daha iyiyim."
Nohara karşılık olarak birşey demedi,ama Hartes ona bakınca oda baktı.
"Bana ne oldu?"diye sordu Hartes.
Nohara kaşlarını çattı.
"Logar elini alnına koydu,sonra düşüp bayıldın,ilk önce herkesin ki gibi sandık,ama yarım saat boyunca uyanmayınca Logar seni omuzladı ve saraya götürmeye başladı,yolda Aiden ile karşılaştık,kim olduğunu öğrendiğinde buraya getirilmen için ısrar etti,bizde mecburen getirdik."
Mecburen getirdik.
Hartes kaşlarını çatıp önde yürüyen Aiden'ın sırtına baktı.
"Bronz Kalkan adada düşünülenden daha çok yetki ve güç sahibi olmalı,küçük prensesi bile hizaya getirmişler."diye düşündü.Aklına Ebisu'nun gemide anlattıkları geldi,Ebisu kraliçenin tahta çıkarken tüm adaların desteğini aldığını söylemişti.
"Yalan söylemiş olmalı."diye düşündü Hartes."Kraliçe,Bronz Kalkan'ın desteğini almış olmalı."
Hartes acıyan karnını ve bunları düşünürken,Aiden'ın ona seslendiğini fark etti.Sonra içinde bulundukları binanın çıkışına geldiklerini anladı.Aiden sorgulayıcı bir şekilde ona bakıyordu.
"Heh,sanırım biraz sıkılın,ama merak etme,seni çok seveceğin bir yere getirdim."dedikten sonra kapıyı açtı ve dışarda kileri Hartes'e gösterdi.Hartes gerçekten şaşırdı.
Devasa bir alanda ki binlerce kişi,farklı stillerle savaşıyordu,kimisi savaşçı, kimisi büyücüydü ama aralarında birkaç ŞiaJin de vardı.Büyücüler hem kendi aralarında hemde savaşçılarla dövüşüyor,antreman denemeyecek sertlikte vuruşuyor ve darbe indiriyorlardı.Hartes yan bir bakışla,bacaklarına çarpan şiddetli rüzgar yüzünden bacakları kırılan bir savaşçının iki kişi tarafından kaldırılıp götürüldüğünü gördü,onu o hale sokan büyücü ise başka biriyle eş oldu ve antremanına devam etti.
Aiden alana inen merdivenleri inip kalabalıkla aynı hizaya gelince herkes antremanı kesti,binlerce kişi Aiden'a,ve yanında duran sarı saçlı çocuğa baktı.Aiden elini Hartes'in omzuna koydu ve yüksek sesle kalabalığa seslendi.
"Bu gördüğünüz delikanlı,prensesin nişanlısı ve Safkan Altın Mod'un son temsilcisi Hartes,ve buraya,evinize ziyarete geldi,herkes onu selamlasın!"
"Selam olsun sana Hartes!"diye bağırdı binlerce kişi,ellerini havaya kaldırarak.Hartes dostça başını sallarken,Aiden kulağına eğilip birkaç şey söyledi.
"Hartes,burada ki herkes seninle yakından tanışmak istiyor,ama burada bir adetimiz vardır,ziyarete gelen misafir,dostça bir dövüşe çıkmalıdır,senden bunu yapmanı istesem,bana kızmazsın umarım."
Hartes dışından birşey söylemedi,ama için öfke ve nefretle doldu.
"Yine mi?Yine benden dönüşmemi ve gözlerimi göstermemi istiyorlar,yine!Neden insanlar savaşa bu kadar meraklı ki?Barış içinde yaşayamaz mıyız?"
Kafasında bunlar dolanırken,daha iyi bir tavsiye almak için Sharanor ile bağ kurup ona seslendi.
"Sence ne yapmalıyım Sharanor?"
Cevap olarak devasa bir kükreme gelince Hartes yüzünü buruşturdu. Başka seceneği kalmadığını fark etti.
"Bundan ancak onur duyarım."dedi.
Aiden gülümseyip hızla kalabalığa daldı ve bağırmaya başladı,o bağırdıkça herkes kenara çekilmeye ve bazı kişilere yer vermeye başladı.Bu kişiler kocaman bir daire oluşturup ellerini yere koydular,konsantre olup çakralarını kullandılar ve yerden yavaşça devasa duvarlar yükselmeye başladı,Hartes arenanın burası olduğunu anladı.Nohara yanına geldiğinde ona döndü,kız mavi gözleriyle onun siyah gözlerine bakarken elini tuttu,ufak bir heyecan dalgası Hartes'in içine hücum etti.Ama kız konuşunca,Hartes bu dalgayı kaybetti.
"Saçma bir adet sadece,gözlerini gösterip birkaç numara yapman yeter,biraz da dövüşürsün."
Hartes hazır olan arenaya baktı ve yerlerini alan seyircilerin tezahüratlarını dinledi.
"Evden ayrıldığımdan beri başka birşey yapmadım."dedi.
İlerleyip arenaya girdiğinde,Aiden elini kaldırıp herkesi susturdu,sonra yüksek sesle konuştu.
"Bronz Kalkan!Bugün,tarihte bir ilk olarak bira Altın Mod sahibi evimize geldi ve bizi tanımak istedi,hadi ona uygun şekilde karşılama yapalım!Kim ona rakip olmak ister?"
O anda orada bulunan herkes ayağa fırladı,tüm herkes Hartes'le dövüşmek istiyordu,Hartes dövüş ve kan görmek için çıldıran bu aptallardan tiksindi, ama sessizliğini korudu,nihayet Aiden elini seyircilerin arasında ki birine uzatıp onu çağırdı.
"Qorto,sen gel!"
Hartes yerinden kalkıp arenaya atlayan Qorto adlı çocuğa baktı,sıradan bir çocuk gibiydi,siyah saçlıydı,göz rengi belli olmuyordu ama yaşı Hartes'den büyük gözüküyordu.Hartes bu çocukla ne kadar oyalanması gerektiğini düşünürken,en bariz olan şey kafasına dank etti.
Bronz Kalkan,Bronz Moda sahip olanların toplandığı bir yerdi,ve Hartes değil bir Bronz Mod,doğru düzgün bir ilüzyonu bile görmemişti.Ne yapacağını düşündü,nasıl karşılık vereceğini düşünürken,kulaklarında daha fazla kükreme ve kahkaha sesi yükseldi,dişlerini sıkıp konsantre olmaya çalıştı,dövüş pozisyonunu alıp bekledi,Aiden'ın dövüşü başlattığını fark etmedi bile ama Qorto kendisine doğru koşmaya başlamıştı bile.
İlk hamle basit bir tekmeydi,Hartes bunu kolayca engelledi,sonra ki yumruğuda blokladı ama kulaklarında yükselen sesler yüzünden dikkati dağıldı ve sonra ki yumruğu yedi,kafası yana doğru savrulurken, seyircilerden yükselen tezahüratlarda bir azalma oldu,zonklayan çenesiyle başını çevirdiğinde,Hartes,Megas,Melek, Zandor ve tanıdığı herkesin seyircilerin arasında olduğunu gördü,bir şekilde duyup gelmişlerdi,her ne kadar Hartes dövüşmeyi istemese de,tanıdığı herkesin önünde dayak yemeyi göze alamadı,dişlerini sertçe sıkıp midesinden çıkardığı çakranın bir kısmını gözlerine yönlendirdi,kalan kısmını ellerinde toplayı yumruklarını güçlendirdi,Qorto başka bir darbe için hazırlanırken,göğsüne yediği bir yumrukla geriye savruldu,taklalar atarak ilerlerken seyirciler haykırdı.
Hartes biraz sert vurduğunu düşündü,çünkü Qorto yerden kalkmamıştı,dövüşün bittiğini düşünürken,arenaya atlayan iki kişi dikkatini çekti.Önce onları sağlıkçılar sansada,kendisine doğru koşmaya başladıklarında neden geldiklerini anladı.
İkisi kendisine yaklaştığında,Hartes öne doğru zıpladı,havada takla atarak hemen önlerinde belirdi ve ilk saldırdı.Önce bacaklarını iki yana açıp ikisinin de yüzüne tekme attı,ikisini de iki yana doğru yollarken hızla sağdakine koştu,yeşil gözlü bir çocuktu,bir sağ yumruk çıkarıp Hartes'e vurmaya çalıştı,Hartes yumruğu kendi sağına doğru itip çocuğun dengesini bozdu,sonra kendi sağ kolunu kendi soluna doğru gerdi ve çakrayla güçledirdiği yumruğunu yan bir şekilde çocuğun yan tarafına vurdu,yumruğunun kırılıp ezilen kaburgalardan kurtardı ve acı içinde ki çocuğu bırakıp arkasını döndü ve eğildi,diğer çocuğun tekmesi kafasının üstünden geçerken,Hartes hızla ileri atıldı,çocuğun yerde ki ayağının bileğinden yakaladı ve çekti,bacakları yere değmeyen çocuk sertçe yere düştü,toprak zeminde bir toz bulutu kalkarken Hartes yumruğunu çocuğun yüzüne oturtdu.
Arka arkaya üç kişiyi yenmesi,dövüşü seyredenleri biraz kızdırmış olsa da, altın moda hayran kalmışlardı.Hartes bu saçmalığın artık bittiğimi umdu ve arkasını dönüp yürümeye başladı,yanıldığının farkına çok geç vardı.
Omurgasına doğru gelen tekmeyi hisseti,karşılık vermek için arkasını döndüğünde karnına saplanan başka bir sancıyla kasıldı ve tepki veremedi,saliselik bir bakışla kendinden yaşça büyük olan bir çocuğun yüzünü gördü,acı yüzünden donup kaldığı için çocuğun tekmesi dehşet verici bir şekilde karnına çarptı,ağzından biraz kan çıkarken,Hartes geriye savruldu,kulaklarında kahkaha ve kükreme sesleri öyle bir yankılandı ki sağır olduğunu sandı,sonra bedeni inanılmaz biz acıya maruz kaldı,Hartes gözlerini kırpamayacak hale gelirken,karnında birşeyler çözüldüğünü hissetti ve zihninde Sharanor'un sesi yankılandı.
"HAYIRRRR!"
Devasa bir patlama arenayı sarstı,ardından gelen inanılmaz bir aura dalgası Hartes'e vuran çocuk dahil etrafında ki herşeyi püskürttü,Hartes titreyerek yerden kalkamazken,devasa alanda bir kahkaha yankılandı ve derin,güçlü ve melodik bir ses garip birşeyler haykırdı.
"EVVETTTT! SONUNDA ÖZGÜRÜM BEBEK!"