14 Eylül 2017 Perşembe

LOGİO-2 1.BÖLÜM:BENİM ADIM...

-5 yıl sonra-
on sekizli yaşlarında ki genç oturduğu koltuktan camdan dışarıyı izliyordu aradan tam beş yıl geçmişti beş yıl boyunca denizler de ki bilinmez adalar da saklanmış ve ölmüş süsü verilmişti 

Artık ölü bir adam olarak biliniyordu o denizler de adını ölü duyururken gördüğü ve bulunduğu her bir adadan çeşitli bilgiler öğrenmiş ayak bastığı her adada bulunan kütüphaneleri yağmalamış ve gezegende ki hemen her bilgiyi öğrenmişti 
'Tak Tak Tak'
"Gir"
Genç kapıda ki kişiye girmesi için emir verse de gözünü bir an bile izlediği manzaradan ayırmamıştı
"Hey kaptan nasılsın"
"Ne oldu"
"Aman be her zaman ki gibi sıkıcısın"
"Ne oldu dedim"
"Aradan beş yıl geçti Tanrılar kurulu tüm dünyaya yayıldı ve üç kıta da artık onlara bağlı Luce ise onlara uymadı ve tek başına duruyor falan filan özetle Tanrılar Kurulu artık senin öldüğünü duyurdu ve şuan mavi kartal imparatorluğunun liman şehirlerinden biri olan sinine şehrine varacağız al bakalım"
kapıdan giren kişi elinde ki gazeteyi gencin arkasında ki masaya attı ardından tek gelime etmeden odadan çıkıp gitti genç bir süre daha dışarıyı izledikten sonra masada ki gazeteyi aldı gazetenin başlığını gördüğü gibi yüzünde bir sırıtış oldu elinde ki gazeteyi buruşturup havaya attığı gibi kağıt ateşler içinde yandı kağıt yanarken genç ağır adımlar eşliğinde kamarasından çıkıp demin ki adamın bahsettiği şehre baktı Mavi kartal kıta sı Tanrılar kurulu ile ilk birlik olan kıta olduğu için en çok asker bulunduran kıtaydı genç ağır adımlar ile geminin ucuna doğru ilerledi 
"Geri dönecek miyiz"
genç kendine gelen soru ile arkasını döndü her birinde farklı renk bir cübbe olan altı kişi yoktan var olmuş gibi ortaya çıktığında gencin yüzünde tekrar bir tebessüm yer aldı 
"Artık dönecek bir yerimiz yok"
Genç sesinde hiç bir duygu barındırmadan konuşmuştu 
"Zaten en başta hiç bir yerimiz olmadı ki"
altı kişinin arasından kırmızı cübbeli kişi gayet normalmiş gibi bunu söylemişti
"Biz her zaman serbest takılırdık"
Yeşil cübbeli kişi söylediği sözler ile kırmızılıya destek çıktığını dile getirdi 
"Bizim yerimiz liderimizin yanıdır"
Mor cübbeli kişi sesinden oldukça sevinçli olduğunu belli etmişti 
Genç adam dostlarının yanında olduklarını söylediği için yüzünde büyük bir tebessüm ile tekrar şehre döndü
"Artık geri dönmenin vakti geldi"...
***
'Cing Cong'(Kapılarda zil olur ya onun çalma sesi :D)
Kapının açılması ile handa ki herkes o tarafa döndü burası genelde korsanlar ile dolu bir şehir olduğu için pek tekin bir yer değil di o yüzden şehre gelen herkese çok dikkat edilirdi sonuçta eğer zengin biri ise korsanlara iyi haberdi eğer o da bir korsansa ne kadar tanındığına göre değer biçilirdi eğer oldukça güçlü bir korsan ise krallar gibi ağırlanırken zayıf ve adı duyulmamış güçsüz biri ise tam aksi şekilde adeta köle gibi davranılırdı hatta bazı korsanlar zayıf korsanları Tanrılar kuruluna teslim ediyordu o yüzden eğer zayıf bir korsan ise yine karda olurlardı kapıda ki genç yüzünde ki sırıtması ile ağır adımlar eşliğinde hancının önüne doğru ilerledi bir kaç adım sonra bir elinde ki bez parçası ile sol elinde ki bardağın içini silerken önüne gelen genç in gözlerine baktığı gibi elinde ki bardak ellerinden kayıp yere düştü 
(Cam kırma efekti)
[YN:Efek bulamayan yazarın dramı dırırım]
Hancı karşısında gördüğü kırmızı gözler ile elinde ki bardak sanki sabun gibi elinden kayıp tuzla buz olmuştu hancı dakikalar boyu karşısında ki aynı yakut gibi parlayan kırmızı gözler onun yerinde sıçraması bir olmuştu gördüğü kırmızı gözler adeta kurbanlarının kanı ile boyanmış gibiydi hancı bu gençte normal olmayan bir şeyler olduğuna hemen kanaat kesilip saygılı bir şekilde yaklaşmaya çalıştı 
"Buyrun genç efendi size nasıl yardımcı olabilirim"
"Yedi oda istiyorum en lüksleri olsun"
korsanlar en lüks lafını duydukları anda yerlerinden fırlayarak gencin çevresini sarmaya başladılar
"Hey çocuk ya tüm değerli eşyalarını bana verirsin yada seni lime lime ederim"
"Eğer eşyalarını verirsen sadece bir kaç eksik uzuvla buradan ayrılacağına garanti veririm"
"Hadi velet tüm paranı sökül"
"Eminim çok paran vardır bizle de paylaş sana velet"
gibi sözler etrafta uçuşurken gencin yüzünde ki sırıtış kulaklarına doğru büyüyor ve bu yüzden ortaya ürkütücü bir gülümseme yayılıyordu çocuk korsanlara sırtı dönük olduğu için korsanlar bunu göremese bile hancı gördüğü ifadeden yeni kurbanını bulmuş bir katilin ifadesi olduğundan emin olurcasına tırsmış tı hancı bir kaç adım geri çekilince korsanlar çocuğun başına daha çok toplandı ve en sonunda hanın zilinin tekrar çalınmasının sesi duyuldu
'Cing Cong'
gözler hızla kapıya döndükten sonra üzerlerin de farklı renkten cübbeler olan altı kişiyi gören korsanlar hiç önemsemeden gence tehdit yağdırmaya devam etti tehditleri duyan altılıdan kırmızı cübbeye sahip olan bir kaç adım ileri atıldı ve en iri yarı gözüken adamı ensesinden tuttuğu gibi duvara fırlattı
'Booooomb'
aynı bir gülle misali duvarı delip geçen adamın sesi ile yıkılan duvara dönen herkes bunu kimin yaptığını çok merak ediyordu ama o handa ki hiç bir aptal böyle bir soruyu soramayacak kadar korkmuştu kırmızı cübbeli adam yavaş yavaş gence doğru yürümeye başladı onun geldiğini gören kalabalık kenarlara kayarak adama yol açıyordu adam gencin arkasına geldikten sonra diz çökerek konuştu 
"Bu aptallar için çok özür dileriz kaptan görünüş olarak en normal kişi olduğunuz için siz gittiniz ama keşke size bir koruma da verseydik"
genç arkasında ki kişinin gelmesi ile sanki sakinleşmiş gibi bir hale büründü 
"BUDA NE DEMEK LAAAAN"
üst katta ki terastan bağıran birisi önce duvarda ki deliğe ardından da rahat bir şekilde hancının önünde duran gence baktı öfke ile teraslardan aşağı atlayıp gence doğru yürümeye başladı 
"Anlaşılan bu olayın suçlusu sen yada senin adamın o yüzden bunu kişisel alğılamazsın"
adam konuşmasını bitirene dek genç adamın arkasına geldi ve sağ elini kaldırıp hızla gence doğru indirdi kırmızılı adam yerinden bir santim bile kıpırdamadan olayı izlemeye başladı 
"Bu da.... ne.... böyle...."
sadece bir saniye içinde genç atlayan adamın boğazını eli ile kavramış ve adamı havaya kaldırmıştı adam iki eli ile gencin tek elini çözmeye çalışsa bile bunu başaramıyordu ve bu yüzden nefes almakta zorlanıyordu ciğerlerinde ki son nefesi kullanarak 
"Kimsin.... sen..."
dedikten sonra genç elini biraz gevşeterek adamı kendine doğru çekti 
"Benim adım... Lio L. Nos... ama sen bana... ecelim diye bilirsin"
Lio konuştuğu gibi kendi etrafında dönerek adamı duvarda açılmış olan deliğe doğru fırlattı adam delikten geçerek karşı binanın duvarına çarptığında ortaya çıkan kırılma sesleri hanın içinden bile duyulmuş ve tüm korsanların içine korku sinmişti...

<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>