"Bayanlar baylar her yaştan kız ve erkek çocuklar bu gün karar verilecek o gün bu gün final dövüşünün olduğu o gün bu gün turnuvanın biteceği gün huzurlarınızda final dövüşünün rakipleri Kızıl Yıldırım İmparatorluğundan komutan Lio L. Nos ve Yeşil Ejder İmparatorluğundan genç prens Reeg Tserof"
[YN: Sonunda turnuva bitecek oh be :D]
Smal ve Knal konuştuktan sonra arenada daha önce kilerin rakip bile olamayacağı kadar güçlü bir alkış tufanı yer buldu kalabalığın güçlü alkışları eşliğinde Lio ve Reeg aynı anda arenaya çıktılar Lio nun yüzünde kendinden emin bir sırıtış var iken Reeg yine her zaman ki gibi hiç bir duygu belirtisi göstermiyordu ikili ağır adımlar ile arenaya çıktıkların da bir birlerine öfke baktılar Lio hırsızı gözlerinden bile belli ederken Reeg sıkkınlığını belli ediyordu Lio nun gözlerinde ki hırs ı gördüğü vakit ilk defa konuşmayı başlatan kişi o oldu
"Hırs bir yelkeni iten rüzgar gibidir az olursa tekne olduğu yerde kalır fazlası da onu alabora eder"
"İlginç bir söz ama burası savaş alanı gözünü bir saniye bile kırpma gökten beklediğin saldırı yerden gele bilir unutma"
Lio söylediği sözler ile Reeg e gözlerini dört açmasını söylemişti
"Hazır... 3... 2... 1... BAŞLA"
ikili başlama komutu ile hızla bir birlerine doğru koşmaya başladı Reeg hiç bir zaman silah kullanmadığı için Lio da silah kullanmayacaktı ikili çıplak eller ile yumruk yumruğa dövüşmek için hızla bir birine doğru ilerledi ikisi de koşarken sağ kollarını geriye çektiler Lio nun kolu siyah bir ışık yararken Reeg in kolu beyaz bir ışık yayıyordu ikilinin yumrukları bir birleri ile buluştuğu an ortaya çıkan sonik hava dalgası ile tüm arenada ki sabit olmayan her şey havalara uçtu tüm seyircilerin sapkaları ve saçları havaya uçarken bir çoğu muhteşem hava dalgası sebebi ile gözlerini kapatmak zorunda kalmıştı kapatamayanların bir kısmı ise gözlerini iten yüksek basınçlı hava ile gözleri içine göçüp kör olurken sadece bir kısmı ortaya çıkan muhteşem kapışmayı aralıksız izleye bilmişti iki yumruk her buluştuğunda ortaya çıkan hava dalgaları seyircilerin kimilerini sürüklemişti ikili son kez yumruklarını bir biri ile buluşturduktan sonra ortaya çıkan yüksek hava basıncı ile bir birlerinden metrelerce uzaklaşmışlardı
"Güçlüsün"
"..."
"Ama daha güçlüleri ile karşılaştım hadi"
Lio sadece bir kaç kelime konuştuktan sonra hızla Reeg e doğru koşmaya başladı
"Söylemiştim... fazla hırs aynı bir fırtına gibi tekneyi alabora eder"
Lio hızla ileri atıldığında Reeg de Lio ya doğru koşmaya başladı ikili tekrar yumruklarını kaldırdığında Lio sırıtarak Reeg e baktı
"Çok yavaş"
Reeg daha ne olduğunu anlamdan arkasından yediği tekme ile karşısında ki duvara uçmaya başladı
'BOOOOM'
Büyük bir patlama eşliğinde duvara gömülen Reeg ellerinden destek alarak duvardan ayrılıp sırt üstü yere düştü başından akan kan seridini önemsemediği belli olurken boş gözler ile yukarıya bakıyordu ardından ellerinden destek alıp kendini havaya fırlattı hava da iken kendini hava elementi ile ağır biçimde yere indirdiğin de karşısında yüzünde büyük bir sırıtış ile duran Lio yu gördü
"Demek bu sendin...Menis Alşab"
Reeg duyduğu isim ile yüzünde ufak bir sırıtış oluştu
"Nasıl anladın"
"Aslında senle dövüşene kadar anlayamamıştım yumruğunda ki ışık elementin bana birini hatırlattı ve daha demin kullandığın hava elementi ile biraz daha şüphelendim ve şuan da..."
Lio daha cümlesini bitiremeden arkasından ona doğru hızla hareket eden toprak duvar anında Lio nun bir adım ötesinde çıkan duvara doğru hareket ederek Lio yu arasında sıkıstırarak susturdu
"Arkamda yarattığın toprak duvar ile artık eminim diyecektim... birinin sözünü kesmek kabalıktır"
Reeg duyduğu ses ile kafasını hızla yukarı kaldırdı Lio ayakları etrafında topladığı su tabakasını havaya kaldırarak üstünde Reeg e bakıyordu
"Sadece su elementi ile beni yenemezsin"
Reeg hızla ayağını kaldırıp yere vurduğunda yerden fırlayan toprak sütunlar Lio ya doğru ilerlerken Lio ayaklarında ki su tabakası ile hareket ederek kendini koruyordu
"Sadece kaçarsan da kurtulamazsın"
Lio nun etrafında bir anda ortaya çıkan devasa hortum ile Lio nun ayaklarında ki su tabakası yok oldu ve Lio hortumun çekim gücüne kapılarak dönmeye başladı
"Yeter... lan... başım... döndü..."
Lio nun söylediği her bir kelime hortumun sesinden dolayı tek tek anlaşıldığından saçma gelse de Lio şuan kusmamak için zor duruyordu
"Ateş... Stili:... Alev... hortumu"
Lio nun etrafında ki hortum bir anda içer de oluşan alev rengi hortum ile dağıldı Lio sonunda dönmeyi kesip kendini toplamaya başladı oluşturduğu hortum ile rüzgar elementinden kurtulmuştu
"Yüksek sıcaklık ile benim hortumu mu dağıtman güzel ama toprak ateşin üstüne atılırsa ateş söner"
Reeg konuştuğu gibi ortaya çıkan toprak dalgası Lio nun ateşten hortumunun üzerine yığıldı ateş hortumu söndüğü an Lio toprak yığınının içinden çıktı
"Lanet olsun"
Lio öfke ile söylediği kelimeler de haklıydı eğer Reeg ile tek bir elementi farklı olsaydı kendini savuna bilirdi dört ana elementin mutlak kuralına göre su ateşi söndürür toprak suyu yutar ve hava toprağı sürüklerdi yani elementler kullanıcılarına göre güçlenirdi hiç bir element diğerinden daha güçlü değildi ama hava ebedi olandı Lio işinin zor olduğuna emin olduğu için elinde kalan kozlarından birini kullandı
"Karanlık stili: Sonsuz boşluk"
Lio kullandığı teknik ile Reeg in etrafını uçsuz bir karanlık kapladı karanlık alan içersin hiç bir şey gözükmüyordu ne kullana bileceği toprak elementi nede Lio ortalarda yoktu
"Karanlık elementi güçlüdür ama ışık karanlığı yok eder"
Reeg konuştuktan sonra vücudu beyaz bir ışık saçarak etrafı aydınlatmaya başladı beyaz ışık yardımı ile karanlık boyut dağılırken etraf normal haline dönüyordu
"Umarım Banın dediği olmaz"
Reeg arkasında duyduğu ses ile arkasını döndü döner dönmez de Lio bir eli ile Reeg in alnını tutarken diğer eli ile Reeg in sağ omzunu tutuyordu
"Karanlık stili:Karanlık Özümseyen "
***
"Hey Ban..."
"Hee ne oldu kaptan"
Ban uykulu bir şekilde Lio ya döndü
"Karanlık Özümseyen hakkında ne biliyorsun"
Ban duyduğu teknik ile gözlerini açıp oturur pozisyon aldı
"Karanlık özümseyen çok nadir bir karanlık element tekniğidir kullanan kişi kullandığı kişinin tüm özelliklerini ala bilir eğer güç hırsızı sınıfınla kullana bilirsen iki seçeneğin olur ya onun tüm elementlerini ve bilgilerini özümsersin yada ölürsün"
"Viuv peki ölmeme olasılığım kaç"
"Söyle söyleyeyim en iyi şekilde hiç acı çekmeden vücudun bu elementlere dayanamaz ve ölürsün... en kötü şekilde sana binlerce yıl ama sadece bir kaç saniye olan bir zaman içersin de ölürsün"
"Demek öyle"
"Evet şimdi iyi geceler"
Ban yine olayı hiç ciddiye almadığını belli ederek saniyeler içinde horlayarak uyumaya başladı
***
Lio Banın dediği gibi kullandığı teknik ile gözlerinde ki kızıllık anında yok olarak beyaza döndü
"AAAAAAAAAAĞĞĞĞĞHHHHHHH"
Lio gördüğü görüntüler ile ses telleri yırtılırcasına bağırıyordu Reeg in gördüğü onlarca eğitim kendi aklına geçiyordu
"HAHAHAHAHA HAHAHAHHA"
Lio nun attığı çığlıklar gür kahkahalara döndüğünde etrafta kalabalığın attığı çığlıklardan fazla çıkan tek ses onun sesiydi Reeg Lio dan sonunda ayrıldığı vakit Lio karşısında gözleri kapalı gülerken bacaklarında ki gücü kaybederek yere düştüğünde ne olduğunu anlamaya çalıştı vücudunda hiç bir değişiklik hissetmiyordu demin ne olmuştu bilmiyordu etrafa baktığında gördüğü görüntü ile ağzı açık kaldı çünkü etraf tam anlamıyla kan gölüne dönmüştü ne tarafa baksa Luce ve Lio nun generalleri tarafından oluşan ekip etrafta ki her insanı hiç acımadan öldürüyordu
***
(Reeg karanlık alan tarafından çevrelendikten hemen sonra)
'BOOOOOOOM'
Arenanın güney cephesinde ki büyük patlama sesi ile tüm izleyiciler o tarafa döndü ve gördüğü kişi ile sadece Luce ve yedi büyük günah dışında imparatorların bile ağızları açık kaldı karşılarında şuan belki de onlarca gemiden oluşan bir gemi filosu vardı en önde ki geminin en ucuna oturan yüzünde beyaz bıyığı ile adeta gülümsüyor gibi gözüken iki buçuk metre boya sahip üstünde ki beyaz cübbesi ile oldukça gösterişli ve elinde ki ucunda bir metrelik bir kılıç olan yaklaşık üç metrelik bir mızrağı olan adam yüzünde ki gülümseme ile imparatorlara bakarak konuştu
"SALDIRIIIN"
arkasında ki gemiler bu emri duydukları gibi aynı anda birleşik büyüler atmaya başladı toprak elementi ile oluşturulan küreler ateş elementi ile yakılarak rüzgar element ile kalabalığın arasına atılıyordu ateş kaplı devasa küreler değdikleri an patlayıp etrafa saçılarak yüzlerce kişiyi aynı anda katlediyordu
"Sonunda gelmeniz güzel Gülen Hayalet Shiro"
"Hmm..."
Shiro duyduğu ses ile göz ucu ile soluna baktı Lio yanında sırıtarak önünde oluşan katliama bakıyordu
"Sen Banın bahsettiği şu velet olmalısın tanıştığımıza sevindim"
"Bende sevindim ihtiyar"
"Hey hala gencim altı üstü bin beş yüz atmış yedi yaşındayım"
"Viuuuv harbi gençmişsin(!)"
"Kes sesini ve gidip oyununu oyna"
"Pekala pekala kaçış için her şey hazır mı"
"Şu Kloslak ağacından yapılma gemin hazır hakkını vermeliyim oldukça iyi bir gemin ve iyi bir marangozun var"
"Teşekkür ederim şimdi yapmam gerek şeyi yapmalıyım"
"Ban planından bahsettiği velet... hayatınla kumar oynuyorsun"
"Risk olmadan kazanç olmaz"
"Heh... aynı onun gibisin çocuk... hadi başla bakalım onları senin için oyalarım"
Shiro konuştuğu gibi elinde ki mızrağı çapraz şekilde tutarak aynı kılıç sallar gibi sallamıştı mızrağın ucundan çıkan hava dalgası hızla imparatorların bulunduğu platforma doğru harekete geçti platformun altında ki sütunları parçalara ayırdığı gibi sütunun parçaları ve üstünde ki platform altta ki yüzlerce seyircinin üstüne düşerek onları saniyeler içinde ezerek öldürdü platform tarafından etrafa kalkan toz bulutu yok olduğunda imparatorlardan ikisi elementleri ile etraflarını kaplamış şekilde Shironun karşısında duruyorlardı Odin kendini ateşler içinde bir iblis gibi gösterirken Nreeg adeta esen rüzgar gibi yarı saydam bir görüntüye sahip idi ikili tam ileri atılacakken Shironun yanında gördükleri karartı ile ne olduğunu anlayamadı
"Bu ne demek oluyor Kara İmparator Luce"
Luce Shironun yanında kendi vücudunu siyaha bulamış bir şekilde önünde ki ikiliye bakıyordu
"Burada olmak eğlenceli"
"Gülen Hayalet Shiro nun efsanelerini sende biliyorsundur"
"Evet biliyorum ve umursamıyorum"
"Ne dedin sen"
Shiro yanında ki gencin konuşmasını dikkatle dinliyordu
"Genç adın ne"
Luce yanında ki devasa adama doğru hafifçe dönüp başını hafif öne eğerek selam verdi
"Benim adım Luce Ali Nero efendim Lio nun bir dostuyum"
"Beni umursamamaya nasıl cesaret edersin"
"Yanlış anlamayın efendim siz dünyanın en güçlü adamı olarak aranan bir suçlusunuz elbette ki saygı duyuyorum ama sizi umursamıyorum çünkü dışlanmış kıtaya gidecek ve o hazineyi bulacak kişi siz değilsiniz o kişi Lio olacak efendim"
"İddialısın evlat seni sevdim... ama bu dövüş benim dövüşüm o yüzden geri çekil"
Shiro konuştuktan sonra mızrağını eline kaldırıp bağırdı
"SALDIRIIN"
Shiro konuştuğu gibi onlarca hatta yüzlerce kişi arkasında ki teknelerden fırlayıp katliam yaratmaya başladı sadece Odin ve Nreeg boştu Luce Shironun dediği gibi geri çekilmişti üstünde ki karanlığı dağıtarak olduğu yerde bağdaş kurarak oturduktan sonra önünde ki katliamı izlemeye başladı Odin ve Nreeg etrafında ki katliamı önemsemeyerek hızla Shiro ya doğru saldırıya geçti
"Çok basit bir saldırı"
Shiro sol elini kaldırıp ileri uzattığında üstüne doğru gelen kuvvetli ateş sütununu görünmez bir duvar tarafından engelledi
"Sizi ufak veletler böyle numaralar ile beni yenemezsiniz"
Odin ard arda yolladığı ateş sütunları ile saldırırken Shiro bunları sadece eli ile engelliyordu sonunda Odin nefes nefese kaldığı zaman Shiro yüzünde ki sırıtması ile konuştu
"Sıra bende velet"
***
Lio hala gözleri kapalı bir şekilde duruyordu artık kahkaha atmayı kesmiş olmasına rağmen yüzünde hala şeytanı bile kıskandıracak kadar kötü bir gülümseme vardı
"Siviller ölüyor... sende ölmelisin..."
'Tok'
'.........'
"Ne"
'Tok Tok Tok Tok Tok'
"Hadi saldır seni aptal toprak"
'Tok Tok Tok Tok Tok'
"Neden olmuyor... sen ne yaptın"
Reeg ayağını defalarca yere vurduktan sonra sonunda dizleri üstüne çöktü her ne yaparsa yapsın yerde ki en ufak bir çakıl taşını bile yerinden oynatamamıştı
"Toprak işe yaramazsa bende havayı kullanırım"
Reeg sağ elini hızla ileri uzattı
'........'
"İ-İmkansız"
"İşin bitti Reeg"
"Sen... Sen ne yaptın neden güçlerimi kullanamıyorum"
"Güçlerini çaldım"
"Nasıl"
"Detaylar ile uğraşamam Reeg tek bilmen gereken artık tamamen normal bir insansın şimdi ufak bir deneme yapacağım umarım kendi elementlerine dayanabilirsin"
"Kendi element-..."
Reeg daha konuşmasını bitiremeden etrafı toprak bir oda tarafından sarmalandı
"AAAAAAHHHHĞĞĞĞĞ"
Odanın içinden yükselen ateşlere eşlik eden çığlık sesleri ile oda şeklinde ki küçük alan aynı bir meşaleye dönmüştü Lio sağ elinin işaret parmağını öne uzatarak odanın üstünü kapatarak ateşin çıkmasını engelledikten sonra devasa bir su küresi ile odanın etrafını kapladıktan sonra hava elementi ile oluşturduğu devasa hortum tarafından yutulan oda parçalara ayrılırken etrafa sıçrayan kan ve vücut parçaları eşliğinde Lio gözlerini tekrar açtı gözlerinde ki kızıllık daha çok parlarken yüzünde oluşan gülümseme daha da büyüdü
"TOPLANIN ARTIK GİDİYORUZ"
Lio tüm yanında savaşan kişilere emir verircesine konuştuktan sonra hızla ortadan kaybolup Luce un yanında belirdi
"Shiro nerede"
"Biraz oyun oynuyor hakkını vermeliyim oldukça enerjik bir ihtiyar"
"Bu benim umurum da değil... gemiye git ve diğerlerini bekle"
"Hay hay Lio"
Luce hızla ayağa kalkıp ortadan kaybolurken Lio başını önce sağa sonra sola yatırarak boynunu kıtlattıktan sonra ellerini havaya kaldırıp bağırdı
"Birleşik element: Yanan Meteorlar"
Lionun arkasında ki gemilerde bulunan toprak parçaları aynı anda havaya kalkıp birleşerek devasa kayalara dönüştüklerinde yine aynı anda hiç vakit kaybetmeden yanmaya başladı kayalar metrelerce yukarı çıktıktan sonra hızla arenaya inerken yedi büyük günahın diğer üyeleri tek tek ortadan kaybolurken arenada sadece üç kişi kaldı bunlar kızıl imparator Odin yeşil imparator Nreeg ve Gülen Hayalet Shiro idi
"Gülen Hayalet gitmemiz gerek"
"Pekala velet hadi gidelim hava stili: Rüzgar bıçakları"
Shiro nun etrafında oluşan devasa hortum hızla Odin ve Nreeg ikilisine doğru harekete geçerken Shiro da geri çekilerek gemisine bindi
"GERİ ÇEKİLİN"
Shironun gür sesi ile tüm gemiler aynı anda demir alıp geri çekilmeye başladı ve onlarca gemi saniyeler içinde Kızıl Yıldırım Kıtası açıklarından ayrıldı
"Seni lanet olasıca imparatorlukta benden sonra ki en rütbeli adamım bana ihanet etti bundan sonra o bir numaralı halk düşmanım"
"Sana katılıyorum Kızıl İmparator"
Nreeg bütün turnuva boyunca tek bir kelime dahi etmemişti sonunda konuştuğunda Odin şaşkınlık ile ona döndü
"Lio L. Nos u bende bir numaralı halk düşmanım olarak görüyorum"
"Sanırım şu kurulun davetini vaktinde kabul etmeliydik"
"Haklısın Odin Lio yu en yakın zamanda durdurmamız gerekli"
Odin Nreeg ile bir konuda da olsa hem fikir olduğu için sevinse de ölen binlerce hatta on binlerce vatandaşının cesetlerine bakarak iç çekti
"Bir hain tarafından öldürülen on binlerce kişi... hepsinin ruhunun huzur bulmasının tek yolu Lio nun da ölmesi olacak"
Odin önünde ki cesetleri incelemeye başladı kimileri yanmış kimileri kesilmiş kimileri ise ezilmişti
"Lio L. Nos Dışlanmış kıtayı hedefliyor..."
Odin ve Nreeg duydukları ses ile hızla arkalarını döndü Odin karşılarında dikilen Obi Gami yi görünce şaşırsa da şaşkınlığını belli etmeden ona bakmaya başlar Obi önünde ki cesetler ile dolu manzara sanki normalmiş gibi rahat bir şekilde konuşmasına devam etti
"Onları durdurmak için veya Dışlanmış kıtaya gitmek için önemli değil eğer bizimle birlik olursanız Lio L. Nos u çok kolay bir şekilde ele geçire bilirsiniz... ne dersiniz..."
******
"Hahahahahaha iste bu be"
"Evet sonunda başardık"
"Hahahaha içelim hadi dostlar"
Lio gemide ki Ban ve diğerlerinin attığı kahkahaları izlemeye ara verip geminin ucunda oturan Shiro ve Luce un yanına ilerledi
"Çağrıma cevap vermenize sevindim Gülen Hayalet"
"Heeh Ban beni çağırmıştı velet sen şuan için umurumda değilsin"
"Öyle olsun Gülen Hayalet bir gün sende beni umursayacak sın ve ben dünyanın altını üstünü getirirken yanımda olacaksın"
Lio nun dedikleri ile Luce Shironun sinirlen meşinden endişelenirken Shiro bir anda kahkahalar ile gülmeye başladı
"HAHAHAHAHAHAHA öyle olsun velet sözlerin bana eski bir dostumu hatırlattı bir gün dünyanın altını üstüne getireceksen o gün yanında olacağımdan emin ol"
Lio da Shironun gülmesine eşlik ederek konuştu
"Bundan zaten eminim hahahaha"
Lio ve Shiro dakikalarca kahkaha attıktan sonra
"Artık ne yapacaksın Lio artık iki imparatorluk tarafından da en çok aranan suçlusun normal hayatının sonu geldi"
Luce ortamı biraz ciddiye bağlayan sözleri söylediğinde Lio sırıtarak yüzüğünden bir içki çıkardı
"Unutma dostum... Son... sadece bir başlangıçtır"
O gece tüm Kara Yılan kıtası hariç üç kıta da Lio L. Nos ismi halkın bir numaralı suçlusu oldu ve binlerce hatta milyonlarca kendi gücüne güvenen genç ve yetenekli ödül avcıları Lio yu yakalamak için denizlere akın etti bu şekilde Lio belki de tüm dünyaya meydan okumuştu...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


