"Bayanlar, baylar, her yaştan çocuklar. Bugün Aka Turnuvasının yarı finalleri var. Yukarıda gördüğünüz ışık kristalinde yarı final eşleşmesini göre bilirsiniz."
Smal ve Knal konuştuktan sonra arenanın ortasından ince bir ışık sütunu göğe doğru yükseldi. Sütun arena ile aynı yüksekliğe gelince ucunda kare şeklinde bir pencere oluştu. Pencerenin ortasında dövüşecek kişilerin isimleri vardı.
"Şimdi ilk dövüş için Kızıl Yıldırım İmparatorluğundan Luce ve karşısında Yeşil Ejder İmparatorluğundan genç prens Reeg Tserof."
Smal ve Knal konuştuktan sonra seyircilerden tüm arenayı kaplayan bir alkış sesi yükseldi. Reeg alkışlar eşliğinde yine ağır adımlar ile arenaya çıktı. Yüzünde yine hiç bir duygu belirtisi olmadan rakibini bekliyordu. Ağır adımlar eşliğinde gelen ayak seslerini duyduğunda gözlerini karşısına dikti. Luce kolları cübbesinin içinde ağır adımlar eşliğinde arenaya çıktığında yüzünde yine bir tebessüm vardı. Rakibi ondan genç ve tecrübesiz olduğu için pek ciddiye almasa bile rakibinin de bir imparatorun soyundan olduğunu bildiği için oldukça ciddi bir şekilde hazırlanmıştı.
"Hazır 3... 2... 1... BAŞLA!"
İkili hakemlerin işaretine rağmen hiç bir hareket belirtisi göstermiyordu.
"Bir prens olsan da bende bir imparatorum... Seni öldürmekten çekinmeyeceğimi biliyor olmalısın."
"..."
"İstersen geri çekil-..."
"Olmaz."
Luce duydukları ile başını hafifçe iki yana salladı rakibinin pes etmeyecek biri olduğunu bilse bile bir imparatora karşı savaşacağı için sorma ihtiyacı duymuştu.
"Öyleyse hazır ol çünkü acımayacağım."
Luce konuşmasını bitirdiği an cübbesini üstünden atıp kılıcını hızla çekerek Reeg'e doğru koşmaya başladı .
'Cotincg'
"Bu... bu imkansız."
Luce kılıcını oldukça hızlı bir şekilde savurmuştu. Hatta bunu Reeg'in bile görmemesi gerekiyordu ama... Reeg elindeki küçük hançer ile koca kılıcı engellemişti. Reeg hançeri tuttuğu elini ileri doğru uzatarak Luce'u metrelerce ileri sürükledi. Luce kılıcını yere saplayarak durmayı başarsa da sadece ufacık bir güç ile bu kadar uzağa fırlatıldığı için işleri ciddiye alması gerektiğine kanaat getirip kılıcını yere sapladı ve tekrar aynı konuşmayı yaptı.
"Anlaşılan işleri ciddiye almalıyım. SONSUZ UYKUNDAN UYANDIRIYORUM. DÜŞMANLARIMI EZMENİ EMREDİYORUM. YOLUMU AÇMAMDA YARDIM ET SENİ ÇAĞIRIYORUM BİANCO!!!"
Luce'un kılıcı tekrar aynı şekilde parçalara ayrılıp Luce'un vücudunu bir zırh misali kapladıktan sonra sırtında ikiz kılıçları oluştu. Luce ellerini kılıçlarına atıp kılıçları birbirine vurdu.
'Coting'
Kılıçlardan çıkan çınlama sesi seyircilerin bir kaçının bayılmasına sebebiyet olmuşken Reeg'in de başında hafif bir çınlama oldu. Luce, Reeg'in başını tutmasını fırsat bilerek hızla ileri atılıp kılcını savurdu .
"Savaşçı Stili: Yıkılmaz kale."
Reeg son anda etkinleştirdiği tekniği ile boynuna doğru gelen kılıcı karşılamıştı. Kılıç boynundan sektiğinde Luce gördüğü görüntüye inanamadı. Sonuçta elindeki bir iblis silahıydı ama buna rağmen Reeg'e hasar verememişti.
"Savaşçı Stili: Meteor yumruk."
Reeg hızla etkinleştirdiği ikinci tekniği ile sol kolunu geri çekerek enerji yolladı. Sol kolu sarı bir ışıkla parlamaya başladı. Hızla sol kolunu Luce'a doğru savurdu. Luce gelen yumruğu diğer kılıcı ile engellese bile Reeg'in yumruğu kılıcı ile buluştuğu gibi ortaya çıkan büyük bir sonik patlama ile geriye doğru havalandı. Kılıçlarını yere saplayarak durmaya çalıştığında yumruğu engellediği kılıcı ortadan ikiye çatladı. Luce gördüğü görüntü karşısında şaşkınlıktan dikkati dağıldığı için sırtını arenanın duvarlarına gömdü. Luce arenanın duvarlarına çarpar çarpmaz bir ağız dolusu kanı kustu. Başını duvara çarptığı için bir kan şeriti önce sağ gözünden ardından da çenesinden damlayarak yerle buluşuyordu. Sağ gözünün üstünden damlayan kan ile görüşü yarıya düşmüştü. Sağ elindeki kılıcı görebileceği bir yüksekliğe kaldırıp baktı. Kılıç bir kaç saniye önce hafif bir beyaz ışıkla parlarken şimdi hiç bir ışık yoktu. Hatta adeta kararmıştı. Bu nasıl olabilirdi? Elindeki kılıç bir iblis silahıydı. Ruh silahları kadar tehlikeli olmasa da oldukça tehlikeli bir silahtı ama Reeg sanki bunu bir iblis silahı değilde bir dal parçasıymış gibi ortadan ikiye kırmıştı. Luce kırık olan kılıcı kınına sokup diğer kılıcından destek alarak ayağa kalktı. Duvara oldukça sert çarpmıştı. Üstündeki zırh onu büyük bir ölçüde korumuş olsa bile en az beş kaburgasının kırıldığına emindi. Luce zar zor olsa da ayağa kalkıp Reeg'e baktığında Reeg'in orada olmadığını gördü.
"Beni mi arıyorsun?.. Kara İmparator!"
Luce duyduğu ses ile soluna döndüğünde Reeg tekrar ortadan kayboldu. Luce daha etrafına bakamadan sırtına yediği tekme ile arenanın karşı duvarına uçtu. Ne olduğunu anlayamadan karşıki duvara da çarpıp sırt üstü yere yapıştı. Bu nasıl olmuştu? Bir imparatorun bile göremeyeceği bir hız ile ortadan kaybolmuş ve saldırmıştı ama nasıl? Güç arttırıcı bir taş veya benzeri bir şey olamazdı. Çünkü her dövüşten önce hakemler tarafından özenle kontrol edilirdi. Neden bu kadar güçlüydü. Bir insan özel bir tekniğin altında değilse ancak iki sebepten bu kadar güçlenirdi: ya birine büyük bir öfke duyuyordu -ki bu mümkün değildi çünkü öfkeli olan herkes istemeden de olsa öfkesini çevresine yarardı ama onun yüzünde en ufak sinirlilik veya öfke belirtisi yoktu- veya ikincisi olarak-...
"İyi geceler Luce."
Luce'un düşünceleri bir anda yanında ortaya çıkan Reeg ile bölündü. Reeg sağ ayağını havaya kaldırdığı vakit Luce gördüğü görüntüye inanamadı.
[YN: Fesatlar burada mı :D]
Gördüğü görüntüyü hafızasına iyice kazıyıp dişlerini sıktı. Reeg hızla bacağını Luce'un yüzüne indirdi. İndirdiği gibi de tekrar büyük bir sonik hava dalgası arenanın dört bir tarafında hissedildi. Luce bilinçsiz bir şekilde yerde uzanırken Smal ve Knal onun bayıldığına emin olup konuşmaya başladılar.
"Bu dövüşün galibi Yeşil Ejder İmparatorluğundan genç prens Reeg Tserof... sıradaki dövüş Kızıl Yıldırım İmparatorluğunun komutanı Lio L. Nos a karşı Al-"
İkilinin sesi yanlarına gelen haberci ile kesildi. İkili haberciye dönüp dinlemeye başladı. Bir kaç saniye sonra tekrar konuştular.
"Sayın Seyirciler aldığımız bilgiye göre Aluen Dral geri çekilmiş. Bu sebepten Lio L. Nos hükmen galip sayılıyor. Turnuva bugünlük bitti. Bu kadar kısa sürdüğü için herkesten özür dileriz. Yarın final raundunda karşılaşacak isimler Lio L. Nos ve Reeg Tserof."
Kuvvetli bir alkış tufanı arenayı sallarken Reeg'in gözleri Lio'nunkilerle buluştu. Bir kaç saniye bakıştıktan sonra Reeg arkasını dönerek yerine geri gitti. Ardından arenaya çıkan görevliler Luce'u yerden alıp hızla revire götürdüler. Lio Luce'un götürüldüğünü görünce hızla yanına koştu. Luce sol elini zorla kaldırarak görevlilere durmalarını söylediğinde Lio yanlarına vardı. Luce Lio'yu parmağı ile yaklaşmasını söyledi. Lio kulağını Luce'un dağılmış yüzüne yaklaştırdı.
"De...mon."
Luce söylediği kelimeden sonra tüm gücünü kullandığı için gözleri kararak bilincini kaybetti. Bunu gören görevliler Lio yu önemsemeden acele edip Luce'u revire götürmek için harekete geçtiler. Lio ise Luce'un arkasından onun söylediği kelimeyi düşünüyordu: 'Demon'....
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


