14 Eylül 2017 Perşembe

LOGİO-2 23.BÖLÜM:ALTINI ÜSTÜNE GETİRELİM

Grey Lio ile bir süre bakıştıktan sonra kendine doğru gelen şiddetli hava akımından sadece elini ileri uzatarak kurtuldu

"Büyüğün konuşurken onu dinlemen gerektiğini hiç öğretmediler mi Nreeg... L. hükmü: Kımıldama"
Nreeg Grey in konuşmasının ardından sanki heykel kesmiş gibi kıpırdayamaya başlamıştı vücudunun kasılmasından hareket etmek için kendini zorladığı belli olsa bile bunu yapamıyor idi 
Grey tekrar Lio ya dönüp onu incelemeye başladı
"Buraya gelsene Kızıl iblis ve o lensleri çıkar adını lekeliyorlar"
Grey bunu bir sırıtış ile söylemişti Lio, Greyden en ufak düşmancıl bir his hissetmediği için rahat olsa da tedbiri elden bırakmamanın faydası vardı bu yüzden elini uzatarak Kagemure yi de ortaya çıkardı
Nicole yi kucağına alıp bulundukları balkon gibi yerden aşağı atladı Nicole aniden kucaklanmasından ve aniden aşağı atlamadan dolayı çığlık atmıştı ama bu Lio nun hiç umurunda değil gibiydi
Lio zemin ile buluştuktan sonra Nicole i yere indirip ağır adımlar ile sahneye ilerlemeye başladı Grey ile aralarında yaklaşık beş metre kala durdu ve Greyin yanında ki cam fanus ve içinde ki deniz kızına bakmaya başladı Grey, Lio nun baktığı şey ile sırıtıp konuşmaya başladı
"Deniz kızları oldukça nadirdir en azından dışlanmış kıtanın dışarısında bu deniz kızı buranın limanlarından birinin bir kaç mil ötesinde ki açık denizde Hark isimli bir testere köpek balığı adamın kız kardeşi eğer ona göz dikti isen uyarayım Hark seni düşmanı beller ve peşinden kıyıya bile çıkar"
"Onu almak için gelmedim... onu kurtarmak için geldim"
Grey, Lio nun cevabı ile yüzünde ki tebessüm daha da büyüdü
"Güzel onu alabilirsin Lio zaten ben sadece seninle tanışmak istiyordum"
"Neden"
Lio nun sorusu ile Grey gözlerini kısarak ona baktı sanki birini hatırlıyor gibi idi Lio Grey in onu izlediğini düşünse de bir kaç saniye sonra aslında Kagemure yi izlediğini fark etti
"Öyle bir ruh silahı... senin gibi korkusuz bir adama yakışıyor"
Lio, Grey in konuşması ile Kagemure yi daha önceden gördüğünü anlamıştı ama nasıl nerede görmüştü ki
"Saygı değer Grey Kagemureyi daha önce nerede görmüş olabilirsiniz ki"
Grey Lio nun dediği ile kahkahalara boğuldu
"Ghaghaghaghaghagha... evlat o tırpanın daha önce ki sahiplerinden birisi kimdi biliyor musun... o kişi benim ortağım ve beş kıta fatihi ünvanını alan kişi Oİ Logio idi"
"Oi Logio mu"
Lio duyduğu isim ile heyecanlanmıştı kim heyecanlanmazdı ki sonuçta elinde ki silah bir zamanlar dünyanın en güçlü adamı olan Oi Logio nun silahı idi kim bilir onun yardımcısı hayır ortağı ne kadar güçlü olur idi Lio yüzüne yerleştirdiği sırıtışı ile önce Kagemure yi incelemeye başladı ardından Grey e bakıp merak ettiği şeyi sordu
"Neden beni bekliyordun peki"
"Seninle tanışmak istiyordum"
"Neden"
"Aman be çok soru soruyorsun"
"Sadece öğrenmek istiyorum"
"Pekala sonra sana anlatırım ama öncelikle buradan çıkmamız lazım Nreeg sonsuza kadar kımıldatmadan duramam o yüzden acele edelim"
Lio Grey in dediği ile başını onaylar biçimde salladıktan sonra cam fanus a bakıp konuştu
"Peki onu nasıl taşıyacağım"
diye aldığı soru ile Grey fanus a döndü ardından tekrar önüne dönüp elinde havaya atıp atıp tuttuğu şeyi Lio ya fırlattı
"Yakala"
Lio kendine doğru gelen şeyi yakalayıp incelemeye başladı adeta ortasında bir göz olan küçük bir cep saati gibi idi göz bebeğinin etrafı rengarenk halkalar ile çevrili idi göz birden hareket ettiğinde Lio ne olduğunu şaşırdı
"Hadi gidelim"
Lio Grey in konuşması ile önüne döndü ve gördüğü manzara ile şaşırmadan edemedi yaşlı bir adam nerdeyse üç katı büyüklüğünde içi dolu bir fanusu tek eli ile kaldırmıştı
"Nasıl kaldırdın onu"
diye şaşkınlığını belli eden Lio sadece Greyden bir tebessüm ile cevap aldıktan sonra Grey ağır adımlar ile Lio nun yanında ilerlemeye başladı Greyin peşinden yanında ki küçük adamda gidince Lio Kagemureyi ortadan kaldırıp Nicole nin yanına gittiğinde az bir ey eğilip
"İyi misin"
Nicole ellerini yere koymuş dört ayak üzerinde derin derin nefesler alarak sakinleşmeye çalışıyordu Lio nun sorusu ile sadece başını onaylar biçimde sallaya bilmişti
"Yürüye bilecek misin"
Nicole bu kez başını iki yana sallayıp yürüyemeyeceğini söylediğinde Lio ayağa kalktı ve iç çektikten sonra
"Voooav"
Nicole kendini bir anda havada buldu
"Sıkı tutun"
Diye Nicole yeyi tembihleyen Lio kucağına aldığı Nicole ile hızlı adımlar ile önden ilerleyen Grey ve küçük adamın yanına yaklaştı Lio hiç bir şey söylemeden önünde ki ikiliyi takip etmeye devam ediyordu...
***
Gece olmaya yüz tutmuş güneş ufukta batmaya hazırlanırken ay doğmak üzere iken dörtlü sonun da bir dağ evine vardılar Grey boşta kalan eli ile evin kapısına üç defa vurdu
'Tak tak tak'
kapı bir kaç saniye sonra gıcırtı eşliğinde açıldığında karşılarında siyah saçlı ve yeşil gözlü bir kadın var idi kadın kapıyı açtıktan sonra Grey e baktı ardından yanında ki kişilere gözleri Lio ile buluştuğunda yüzünde bir sırıtış yer aldı içeri geçip Grey ve diğerlerine yol açtığında Grey arkasından seslendi
"Duvar için kusura bakma Oba"
der demez kapının yanında ki duvara bir tekme attı duvar büyük bir gürültü ile çökerken Grey ağır adımlar ile duvardan girip elinde ki fanus u yere koyduğu gibi başına yediği yumruk ile yere yapıştı
"Grey seni ihtiyar senin yüzünden barım para kazanamıyor her daim duvarı yıkıyorsun"
Grey Oba isimli kadının bağırması ile başını tutarak yerden kalktıktan sonra hala yumruk yediği yeri ovalarken Oba ya baktı
"Amma dır dır ediyorsun be Oba merak etme parayı gene ben öderim bize bir kaç içki getir beklediğim kişi ile sohbet edesim var"
"Of Grey hala aynı taş aynı hamam"
diyerek iç çeken kadın içeri ilerleyerek bir kapıdan içeri girdi o giderken de Grey ve küçük adam bir tabureye oturup beklemeye başladı Lio ve Nicole ise hala ayakta onları izliyordu Grey otursana dermişcesine elini salladığında Lio ve Nicole de birer tabure çekip oturmaya başladılar o sırada Oba içerden içkiler ile geri döndü ve içkileri uzattı Grey bir içki alıp anında kafasına diktikten sonra içkisini kana kana içmeye başladı ardından içkisi bitince Lio ya dönüp konuşmayı başlattı
"Aynı ona benziyorsun Lio... Kıtalar fatihi Oi gibisin"
Lio Grey in dediği ile ona döndü ve merak ettiği şeyi sordu
"İhtiyar... Oi ile ilişkin ne"
Grey duyduğu soru ile sırıtmadan edemedi sonuçta eski günleri hatırlamıştı yüzüne yerleştirdiği tebessümü ile içkisinden tekrar bir yudum aldıktan sonra Lio ya baktı
"Gerçekten uzun zaman önceden kalma bir hikaye sanırım... yedi yüz yıl önceye dayanan bir hikaye... oldukça eğlenceli idi"
Grey konuşurken sağ gözünden bir damla yaş isyan edip yer çekiminin mutlak gücü ile yerle buluştu Grey hemen sulanan gözünü silip yıllar öncesini hatırladığı belli eder bir şekilde tebessüm etmişti
***
[Oi Logio nun ölümünden yedi yüz yıl önce]
Omzuna elinde ki devasa tırpanı dayayan genç ağır adımlar eşliğinde deniz kenarında gezerken gördüğü tekne ile yerinde durup heyecan içinde bağırdı
"Voov çok güzel bir tekne"
"Evet ama çalıntı bir tekne"
tırpanlı genç duyduğu ses ile etrafa bakarken teknenin burnunda yatan adamı gördüğünde yüzüne tekrar bir tebessüm yerleştirdi
"Hey adın ne"
teknede ki adam elinde ki teneke matarada ki içkisinden bir yudum alıp kendine gelen soruyu cevapladı
"Grey"
tırpanlı adam sorusunun cevaplanması ile daha çok tebessüm edip derin bir nefes alarak konuşmaya başladı
"Benim adım Oi benimle dünyayı gezmeye ne dersin"
Grey duyduğu soru ile Oi ye tuhaf bir şekilde bakmaya başladı
"Dünya mı... neden seninle dünyayı gezeyim ki..."
"Ne önemi var ki hadi birlikte dünyayı gezelim ve dünyanın altını üstüne getirelim benimle misin GREY"
Grey duyduğu soru ile bu adamın gerçekten keçileri kaçırdığını düşünmüştü ama belki de aradığı eğlenceyi bulmuş olabilirdi elinde ki matarada ki içkisinden tekrar yudumlayıp ayağa kalktıktan sonra Oi ye döndü
"O zaman şu ipi çöz de maceramız başlasın... ortak"
Oi duyduğu ile hızla teknenin bağlı olduğu ipe ilerleyip çözdükten sonra gemiye atladı ardından geminin ucuna geçip engin denize bakarak konuştu
"Hadi dünyanın altını üstüne getirelim grararararara"

<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>