Adam ve ejderha karşı karşıya gelmişlerdi adam yüzünde ki sırıtış ile ejderhaya bakmaya başladı adam yüzünde ki sırıtış eşliğinde bir kaç adım geri çekilip hızla ejderhaya doğru koşmaya başladı ejderha bu sebepten adamın yaptığını şaşırdı
Sonuçta adamın önünde yaklaşık yirmi metre aralığında ve iki bin beş yüz metre derinliğinde bir çukur vardı kimse yirmi metreyi neredeyse kimse atlayamaz dı ejderha bu yüzden bunu fazla önemsemedi bir kaç saniye sonra adam uçurumun köşesinden aşağıya doğru düştü
Ejderha gördüğü ile arkasını dönüp mağaraya doğru bir kaç adım attığında duyduğu çatırtı sesi ile arkasına baktı arkasında hiç bir şey olmasa da çatırdama sesleri yavaş yavaş yaklaşıyordu
Uçurumun kenarına giden ejderha aşağı baktığında kendine doğru uçan şey ile hızla geri çekilip havalandıktan sonra uçurumun üstüne bir tur döndüğünde adam mağaranın önüne inmişti
Ejderha adamın düşmemesine şaşırarak uçuruma baktığında adamın kılıcını uçurumun duvarına saplayarak bir kaç metre çıktıktan sonra kılıcı son kez duvara sapladıktan sonra üstüne çıkıp yukarı zıplamıştı
"Pekala başlayalım mı ejderha hazretleri"
Ejderha duyduğu ses ile bakışlarını uçurumun kenarına saplanmış kılıçtan ayırıp adama geri döndü adam üzerinde ki zırhları çıkarmıştı üzerinde sadece kaskı vardı adam ellerini kaskına atıp kaskı çıkardıktan sonra beline kadar uzanan saçları ortaya çıktı
Uzun kahve rengi saçlara ve kahverengi gözlere sahip adam ejderhaya baktığında ejderha onun gözlerinde ne heves ne korku nede başka bir duygu gördü gözlerinde okunan tek duygu heyecandı
Ejderha adamın silahsız olması ile oldukça rahat olsa da silahsız bir rakibe saldırmak korkaklık olurdu o yüzden havada beklemeye başladı adam ejderhanın hareket etmediğini görünce başını yana yatırıp konuştu
"Ne oldu ejderha hazretleri neden saldırmıyor sunuz"
Ejderha duyduğu soru ile büyük ağzı araladı
"Ben bir ejderhayım insan korkak değil silahsız bir rakibe saldıracak kadar düşük biri miyim sence"
Adam duyduğu söz ile sağ elini yumruk yapıp sol elinin avuç içine vurdu
"Ha anladım o basit"
diyen adam sağ elini uzattıktan sonra yerden adeta mızrak gibi ince bir sütun yükseldi adam sütunu eli ile kavradıktan sonra sütun bir miktar daha uzamaya devam etti uzayan sütunun başı 'C' harfine benzer bir şekil aldıktan sonra şekilde aşılı olacak şekilde dört tane halka oluştu
Ejderha adamın yaptığı ile gözlerini kısarak onu incelemeye başladı o kadar kalıplı bir vücudu yoktu elinde ki asaya göre de o bir büyücü idi ve yerden o asayı yarattığı için aynı zamanda bir simyacı idi
"Oldukça güçlü bir simyagersin burada ölmen büyük heba belki de siz aşağılık insanların en büyük sorunlarını çöze bilirdin"
"Hayatımı istediğim gibi yaşadığım için memnunun ejderha hazretleri eğer kaderimde ölüm varsa ölürüm hiç pişman olmam sonuçta buraya gelmek benim kendi isteğimdi..."
'Coting'
adam elinde ki asayı kaldırıp yere vurduktan sonra asada ki halkaların birbirine çarpması ile etrafta yankılanan ses eşliğinde adam sırıtarak ejderhaya baktı
"Silahım var artık hadi başlayalım ejderha hazretleri"
diyen adam asayı ejderhaya uzatması ile güçlü bir rüzgar akımı ejderhayı geriye sürükledi ejderha karşısında ki rüzgar sebebi ile şaşırmıştı daha önce fırtınalı havalarda bile uçmuş olsa da hiç bir fırtına onu zorlamamıştı ama bu rüzgarı bir kaç saniye hissetmesi bile onu bir kaç metre geriye itti
Ejderha havada ki hakimiyeti tehlikede olduğu için hızla yere indi karların altına girip kendini gizleyen ejderha karların altında hareket ederken yeşil gözleri ile adamı izlemeye başladı
Adam ejderhanın birden ortadan kaybolması ile etrafını incelerken ejderha çoktan adamın etrafında dolanmış ve beş metre arkasında saldırmak için hazır bekliyordu
"Bu karlar çok can sıkıcı dimi... üstelik burası çok soğuk..."
Ejderha adamın ikinci dediği ile yerinde durdu adam sağ elini havaya kaldırdı
"Burayı ısıtmaya ne dersiniz ejderha hazretleri"
diyerek anında elinde devasa boyutlarda bir ateş topu oluşturan adam ateş topunu hızla ejderhaya fırlattı ejderha üstüne gelen ateş topundan bir anda havaya fırlayarak kaçmıştı havaya yükseldiğinde ise üzerine gelen kuvvetli rüzgarlar ile mağaranın girişinin duvarlarına yapışmıştı
Ejderha hızla pençelerini duvara geçirip kendini aşağı doğru sürüklerken pençeleri bir anda toprak tarafından kaplanmaya başlamıştı
"Şaka mı bu üç elemente de hakim"
diye düşünen ejderha ağzını açıp pençelerine hızla ateş üflemeye başladı pençelerini çevreleyen toprak ısınarak erimeye yüz tuttuğunda ejderha hızla duvardan sıçrayarak aşağı indiğinde adam sırıtarak ona bakıyordu
"Sadece üç değil... karın içinde su mevcuttur"
diyen adam asayı ejderhaya uzatması ile ejderhanın altında ki kar birikintisi bir anda ejderhanın üstüne çıkmıştı ejderha üstüne çıkan karı hızla ayağa kalkıp kendini silkeleyerek kurtulduğunda üstüne daha fazla kar çöktü
Ejderha tekrar üstünü silkeledigin de tekrar bir kar yığını ejderhanın üstüne çıktı ejderha üstünde ki ağırlığın sırf kar olması sebebi ile sevinirken adam sırıtarak konuştu
"Kar o kadar ağır değil dimi hadi biraz ağırlaştıralım"
diyen adam asayı tekrar ejderhaya uzatması ile ejderhanın üstünde ki tüm kar bir anda buza dönüşmeye başladı ejderha buzu eritmek için ne kadar ateş üflese de adam hızla oluşan suyu tekrar buza çeviriyordu
"Büyükler konuşurken çeneni kapamalı sın"
diyen adam hızla ejderhanın ağzının etrafını buzla kapladıktan sonra toprak elementi ile de destek verdi ejderha ağzının kapanması yüzünden ateş üfleyemiyordu adam bunun sayesinde ejderhanın etrafını buz ile kapladıktan sonra yavaş yavaş ejderhaya yaklaştı
Ejderha yakalandığını anladığında öfke dolu gözlerle adama baktı
"İnsan beni yenen kişinin adını öğrenmek istiyorum"
diyerek öfkeli bir şekilde adama bakan ejderha adamın sırıtması ile daha çok öfkelendi
"Benim adım Ulu Bilge Lux"
Ejderha 'Ulu Bilge' ile karşısında ki adamın kim olduğunu hatırlamıştı genç yaşta ölümsüzlüğü elde etmiş büyücü simyager Lux ejderha adamın kim olduğunu öğrendiği için bir yandan rahatlamıştı bir yandan da endişelenmişti
Sonuçta Lux oldukça güçlü bir generaldi Lux gibi birine yenilmek bir onur bile sayılabilirdi ama endişelenmesinin sebebi Lux un uzun yıllar önce yaşlı, genç, kadın, erkek ayırt etmeden bir şehri sırf uykusunu böldüğü için yok ettiği efsanesiydi
"Bana ne yapacaksın Ulu Bilge"
Lux ejderhanın sorusu ile sol elini çenesine koyup düşünmeye başladı
"Hmm... aslında seni öldürmek üzere görevlendirildim ama... seni öldürmek yazık olur ama eğer kontrol edilmezsen senden korkup seni öldürmeye başkalarını da yollarlar hmm... buldum ortağım olmaya ne dersin"
Ejderha duydukları ile şaşırmıştı sonuçta kendisi bir beyaz kar ejderhasıydı o yüzden bir insan ile ortak olmak onun için bir hakaret gibiydi ama karşısında ki insan Ulu Bilge idi dünyanın en güçlü büyücüsünün ortağı olmak bir şerefti ejderha gözlerini kapayıp konuşmaya devam etti
"Seninle ortak olmayı kabul ediyorum Ulu Bilge Lux"
Lux duydukları ile sırıtarak ejderhanın ağzını kapayan buz ve kayayı yok ederek elini ejderhanın burnunun üstüne koydu
"Bundan sonra senin adın Rago ejderhaların efendisi..."
****
"İşte böyle olmuştu Lio, Lux oldukça güçlü bir büyücü simyagerdi"
"Peki simyager ne Rago"
"Simyagerler büyücülerin biraz değişiği gibi bir şey simyacılar sadece ilaç ve iksir yaratırken simyagerler adeta tanrıydı simyagerlikte üç temel vardı
Bir maddeyi iyice tanı ve öğren, İki maddeyi yok et ve kontrol et ve üç yeni bir nesne oluştur simyagerler bu şekilde topraktan çeşitli silahları sadece ellerini bir birine vurarak yapabilirken Lux ellerini vurmasına gerek olmadan simyagerlik yapabiliyordu
Lux çok güçlüydü oldukça bilgeydi benimle tanıştığında ben daha sadece üç yüz yirmi yaşındaydım o ise hrarara o ise tam olarak bininci yaşını geride bırakıyordu... neyse anlaşılan bir misafirin var uyansan iyi olur"
Lio, Rago nun dedikleri ile şaşırsa da ail bir durum olma telası ile hemen gözlerini kapayıp beyaz odadan çıktığını hayal etti gözlerini tekrar açtığında gerçek dünyadaydı ayağa kalkıp etrafa göz atmaya başladığında ilerleyecekleri yolun üstünde ki yıkılmış ağacın üstünde bir karartı ve bir çift yeşil göz gördü
Lio yeşil gözlerin olduğu yeri daha iyi göre bilmek için elinde bir ateş topu yaratıp ateş topunu havaya yükselttiğinde karşısında oldukça tuhaf bir yaratık ve bir kız gördü yaratık bir miktar aslana benzese de ön pençelerinin dirsek kısımlarından çıkan dal benzeri şeyler ve sırtında adeta ağaç dalı gibi gözüken yüzgeç gibi şey ile oldukça tehlikeli görünüyordu
Lio yaratığın yanında ki kızı gördüğün de karanlık sebebi ile gözlerini yaratıktan alıp ona odaklanmaya başladı yinede her hangi bir an gelebilecek bir saldırı için hazırda bekliyordu Lio kızı elinden geldiği kadar incelediğinde mırıldandı


