1 Eylül 2017 Cuma

LOGİO-3 21.BÖLÜM:KAÇ

Sekiz yaşlarında ki kırmızı bir cübbeye sahip olan gümüş gözlere sahip beyaz saçlı genç, kollarını cübbesinin içinden çıkarıp kucağında ki ufak bebeğe baktı.

Bebeğe bakan gencin yüzünde oluşan tebessüm eşliğin de genç, birkaç saniye boyunca uyuyan bebeğin masumluğunu izledikten sonra gözlerini karşısına çıkan devasa kapıya çevirdi.
Kapıyı gören genç, yüzünde yer alan şeytani sırıtış ile birlikte kapının üstünde ki tabelaya bakıp tabelada yazan ismi okudu.
"Dokuz Kuyruk Akademisi... Sanırım geldik... Sen ne dersin Edus?"
diyerek sonlara doğru kucağında ki bebeğe bakan genç, bebeğin sakin bir şekilde uyuması ile birlikte yüzünde ki şeytani gülümseme normal bir tebessüme dönüşürken kapıya ilerlemeye başladı.
Birkaç adım attıktan sonra etrafın sarsılmaya başlaması ile duran genç, etrafına bakarken yeri bir anda yararak çıkan üç metrelik yaratık ile ağzı açık yaratığa bakmaya başladı.
Devasa yaratık sol elinde ki devasa kılıcı yere sürterek birkaç adım attıktan sonra gence baktı. Sağ elinde ki kafesi yere koyan yaratık,
"KİMSİN?"
dediğinde Edus, tatlı uykusundan uyanarak ağlamaya başladığında genç endişeli bir yüz ile Edus'a baktı.
"Şşşt.... Ağlama Edus, ağlama. Merak etme, bak abi şimdi o canavarı def edecek."
diyerek sırıtan genç, komik komik hareketler yaparak Edus'u güldürmeye çalışan genç amacına ulaşması ile birlikte karşısında ki canavarı önemsemeden bir ağacın altına doğru ilerlemeye başladı.
"Buradan bir yere ayrılma tamam mı? Abi o canavarı dövüp gelecek."
diyen genç, Edus'u ağacın altına bıraktıktan sonra Edus'un etrafını yarım metrelik toprak surlar ile çevreleyerek kaybolmasını engelledikten sonra yaratığa döndü.
Çattığı kaşları ve yüzünde ki şeytani bakışı ile birlikte canavar, ağır adımlar ile ilerleyen genç sağ elini yukarı doğru uzattığın da sağ kolu boydan boya ateş ile kaplandı.
"Ulan, şerefsiz! Sen kimsin de kardeşimi ağlatıyorsun lan!!"
diyen genç, elinde ortaya çıkan ateşten kılıç eşliğin de havaya sıçradıktan sonra kılıcı yaratığa doğru savurduğunda yaratık, kılıcı ile gencin kılıcını engellese bile canavar her nasılsa üzerinde ki baskı ile hafifçe diz çöküyordu.
"ÖLÜM FERMANINI İMZALAMIŞ BULUNMAKTASIN HUZUR İÇİNDE UYU!!"
diyerek kılıcında ki baskıyı arttıran genç eşliğin de yaratığın kılıcı kırıldığında gencin kılıcı, yaratığın sol kolunu vücudundan ayırmıştı.
Yaratık, devasa cüssesi ile yere düştüğü için ortalık hafif toz bulutuna gömülmüştü. Birkaç saniye sonra toz bulutu dağıldığı zaman genç, yaratığın üstünde duruyordu. Elinde ki ateşten kılıcı yok eden genç, tekrar ağacın dibinde bıraktığı Edus'a doğru ilerlemeye başladı.
"Bak, canavar gitti."
diyerek küçük duvarların içindeki Edus'a bakan genç, yüzünde ki tebessüm ile Edus'u kucağına aldı.
"Hadi bakalım, içeri girelim."
diyerek arkasını dönen genç karşısında gördüğü dokuz kuyruğa sahip kadın ile birlikte olduğu yerde durdu. Kadın, yerde yatan canavarın bedenini inceliyordu.
"Hmm... Sol kolunu keserken kalbine de zarar vermişsin. Yeni bir kalp yapmam lazım, oldukça uğraştırıcı olacak."
diyerek iç çeken kadın, bakışlarını canavarın üstünden çekip gence baktı.
"Benim adım Nina, Dokuz Kuyruk Akademisinin müdürü. Peki, sen kimsin?"
diyen Nina eşliğin de genç, kucağında ki çocuğa tekrar baktıktan sonra Nina isimli kadına döndü. 
"Benim adım Merek ve bu da kardeşim Edus."
diyen genç kendini tanıttıktan sonra Nina, kısık gözler ile ikiliye baktı.
"Geliş amacınız ne?"
diyen Nina eşliğin de Merek soğuk kanlılık ile,
"Akademiye üye olmaya geldik. O sırada bekçi köpeğiniz bize saldırdı. Oldukça çürük bir malzeme kullanmışsınız.
Vücudu çok güçsüz. Tek kolu ile o devasa kılıcı tutmaya kalkarken diğer kolunda kafes vardı. Diğer kolunu pek kullanmadığı bariz belli.
Eğer, vücudunda iki değil de dört kol olursa iki kolu ile kılıcı tutarken bir kolu ile kafesi tutar, son kolunu da kafese birini atacağı zaman kullanır.
Ve eğer vücudunu yaparken kara ay incisi bitkisi kullanırsanız bu vücudu oldukça sağlamlaştırır ve aldığı darbeleri oldukça engeller."
diyen Merek'e şaşkın şaşkın bakan Nina,
"Homunculuslar hakkında bu kadar bilgiye nereden sahipsin?"
diyen Nina eşliğin de Merek, canavara bakan ilgisiz gözleri ile Nina ya döndü.
"Bu da başka bir hikaye müdüre hanım... Bekçi köpeğiniz için elimde yeteri kadar kara ay incisi bitkisi mevcut.
Bana okulu anlatmanız ve bu sırada benim de bitkileri size vermem için neden odanıza geçmiyoruz?"
diyen Merek eşliğin de Nina, elini salladığında arkasında açılan portaldan geçip kaybolduğunda Merek sırıtarak geçide ilerledi.
Geçitten geçtikten sonra Nina'nın odasına giren Merek, okul hakkında ki hemen her şeyi öğrenmeye başladı.
*
"Bundan sonra okulda Bakır sınıfı bir öğrenci olarak eğitime başlaması sadece birkaç gününü aldı. Sadece iki ay içinde ise Bakır madeni lideri oldu, ardından Gümüşe geçti.
Dört ay sonra da Gümüşün lideri olan Merek, altı için de Altın'ın lideri oldu. Bir yıl daha geçtiği zaman Yakut sınıfına terfi etti.
Yakut sınıfına geçtiğin de bir yıl içersin de Yakut'un lideri olmayı başardı. Ardından güç basamaklarını tırmanmaya devam etti ve üç yıl içersin de Safir sınıfının lideri olmayı başardı.
Ve Safir'in lideri olduktan bir yıl sonra yani üç yıl önce Platin'in eski liderini ölümüne bir düello da yenerek Platin'in lideri olmayı başardı..."
diyen Real, derin bir nefes verdikten sonra bir kaç saniye sessiz kaldı.
"Merek tam bir psikopat. O ikisi geldiğin de Edus daha iki yaşındaymış. Merek'in yüzünde gerçekten bir gülümseme olduğunu gören tek kişi Edus.
Onun dışında elbette gülümsese de tüm gülümsemeleri tehlikeli bir şeyler planladığını bağırır nitelikte bir tehlike yarar."
diyen Real, sessizliğe gömülürken Aiden ve Real'in bulunduğu odanın kapısı tekrar açıldığında ikiliyi içeri iten adam geri gelmişti.
"Sonunda geldin dayı. Artık gidelim yeter."
diyen Aiden eşliğin de Real de ayağa kalkarken adam, ikiliye birer tane kılıç fırlattı. Kılıçları yakalayan ikili, şaşkınlıkla birbirlerine bakarken adam,
"Sırada ki dövüş sizin. Umarım Beyaz Gece'ye karşı daha uzun süre dayanırsınız. Hahahaha..."
diye kahkaha atan adam, ağır adımlar ile ilerlerken ikili birbirlerine baktı.
"Biz şimdi Edus ile mi dövüşeceğiz?"
diyen Real eşliğin de yüzünü endişe kaplayan Aiden, başını onaylar manada sallayarak,
"Galiba öyle olacak dostum. Aynı şeyi mi düşünüyoruz?"
diyen Aiden eşliğin de Real, başını onaylar manada salladı.
"KAÇ!!"

diye bağıran ikili bütün hızları ile ellerinde ki kılıçları bir kenara fırlattıktan sonra buraya ilk getirildikleri yöne doğru koşmaya başladılar.
<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>