"Hey! Kaza ile oldu. Gerçekten böyle bir niyetim yoktu."
diyerek Real'e bakan Aiden eşliğin de Real, komik görüntüsüne rağmen kaşlarını çatarak Merek'e döndü.
"Lütfen, onu iyice yak!"
diyen Real eşliğin de Aiden, endişe ile Merek'e döndüğün de Merek, yüzünde ki şeytani gülümsemesi ile birlikte sağ elini ateşe çevirdi.
"Senin söylemene gerek yok.!"
diyen Merek, yüzünde ki şeytani sırıtış ile birlikte ilerlerken Aiden, sırtından soğuk terler döküyordu. Belkide saniyeler içersin de ölecekti ve hiç bir şey yapamıyordu.
"Hadi bakalım."
diyerek yanan elini Aiden'e uzatan Merek, gözlerinde ki şeytani parıltı ile birlikte Aiden korkudan gözlerini kapayıp beklemeye başladı.
Birkaç saniye boyunca gözleri kapalı duran Aiden, hiç bir şey olmaması ile meraklansa da hala gözlerini açmaya korkuyordu.
Bir dakika sonra hala hiç bir şey olmaması ile birlikte gözlerini ürkekçe açan Aiden, karşısında gördüğü manzara ile birlikte ağzı açık kaldı.
"ÖZÜR DİLERİM"
diyerek bağıran Merek, önünde ki kıza secde eder pozisyonda duruyordu. Aiden, kızın kendine bakmaması sebebi ile yüzünü göremese de Merek gibi bir şeytanın bu kızdan özür dilediğine göre kız Merek'ten daha tehlikeli olmalıydı.
"Seni şaşkın şey! Neden, müdüre Nina'nın misafirine böyle davranıyorsun ki? Real, tamam. Onunla bunu gelenek yaptın ama müdürenin misafiri olduğunu bildiğin birine ne yapıyorsun, şapsal?"
"Ama yakışıklı bir şapsalım."
diyerek fısıldayan Merek'in başına bastıran kız, omzunun üstünden arkada ki Real ve Aiden'e baktı. Kırmızı gözleri bakan kişiyi adeta hipnotize ederken grimsi saçları da ilgi çekiciydi.
Kulaklarının sivri olması onun sıradan bir insan olmadığını söylerken, kırmızı gözleri onun vampir türü biri olduğunu belirliyordu.
[DN: hihihi :D]
"Nasılsın Real?"
diyerek Real'e bir tebessüm ile bakan kız eşliğin de Real de gülümseyerek kıza baktı.
"İyiyim, Hanna abla. Sen nasılsın?"
"Gördüğün gibi hala bu şapsal ile uğraşıyorum."
"Ama o şapsalı seviyorsun."
diyerek bir anda Hanna'nın ayağının altından kurtulan Merek, Hanna'yı çenesinden tutup kendine çevirdikten sonra alnını alnına dayayıp gözlerini kapadı.
"Seni çok özledim."
diyerek Hanna'nın dudaklarına ufak bir buse konduran Merek, gözlerini açarak geri çekildiğin de Hanna da yüzünde yer eden tebessüm ile Merek'e bakıyordu.
"Bende seni özledim."
diyerek Merek'e sarılan Hanna eşliğin de Merek de Hanna'yı kolları ile sıkı sıkı sardıktan sonra bir kaç saniye o şekilde durdular.
"Ah be Merek, bırakta bende Edus ile böyle olayım."
diyerek isyan eden Real eşliğin de Merek, Hanna'yı bırakarak yüzünde ki tebessümü bir kenara atıp Real'e baktı.
"Şakası bile komik değil. Real T-81, onu biraz zıplat."
"Ya! Şaka yaptım Merek, affet!!."
diyerek bağıran Real eşliğin de demin ki siyah yılan, Real'in bulunduğu sandalyeyi havaya ata ata tutmaya başladı. Bu olaya kahkahalar ile gülen Merek eşliğin de Aiden'in endişesi daha da artıyordu.
"Şuna baksana ne güzel zıplıyor hop hop hoppa hahahaha-..."
diye kahkahalar ile gülen Merek, bir anda kasıklarına yediği tekme ile birlikte elleri kasıklarında diz çökmek zorunda kaldı.
"Ama Hanna, orası olmaz!"
diyerek yere uzanan Merek'e öfke ile bakan Hanna, bir tane tekmede Merek'in karnına vurarak Merek'i duvara uçurdu.
"T-81, hemen Real'i yere bırak!"
Yılan benzeri yaratık, duyduğu emir ile birlikte hızla Real'i zıplatmayı bıraktığın da Real, devrilmiş bir şekilde yere düştü.
"Onu ve Aiden'i çöz, T-81."
diyen Hanna eşliğin de yılan benzeri yaratık, hızla ikilinin iplerini ağzından damlayan lav ile yaktıktan sonra Merek'in yanına ilerledi.
Gözlerini kapatarak Merek'e doğru başını uzatan yılan benzeri yaratığın başını okşayan Merek, bağdaş kurarak yaratığı sevmeye başladı.
"Biliyorum T-81, Hanna çok kötü."
diyerek kıkırdayan Merek, Hanna'dan gelen sert bakışlar eşliğin de yutkunarak başını öne eğdiğin de Hanna, tekrar ikiliye döndü.
"Real, gene ne yaptın da Merek seni getirdi?"
diyen Hanna eşliğin de Real, bir kaç saniye Merek'e baksa da Hanna, onun bu hali ile,
"Korkma, sana dokunamaz aksi halde..."
diyen Hanna, sonlara doğru Merek'e baktığında Merek iç çekerek gözlerini devirip beklemeye başladı. Hanna'nın korumasını alan Real, yüzünde ki sırıtış ile olanları anlatmaya başladı.
Hanna, Real'in anlattıklarını dinledikten sonra başını onaylar manada salladı.
"Edus'a yine birisi meydan okudu demek. Sürekli yenilmelerine rağmen böyle oluyor."
diyen Hanna, bu kez Aiden'e döndü.
"Peki, seni neden getirdi acaba?"
diyen Hanna eşliğin de Aiden, yüzü hafifçe kızararak başını eğdiğin de Real,
"Edus'un iç çamaşırına dokunmuş keşke onu kurtarmasaydın Hanna abla. Ben ce bunu hak etti."
diyen Real, sonlara doğru tekrar çatık kaşlar ile Aiden'e döndüğün de Aiden, hızla Real'e döndü
"Dostum, bak gerçekten bir şey yapmadım tamam mı? İsteyerek dokunmadım da sakin ol biraz."
diyen Aiden eşliğin de Hanna, tebessüm ederek Merek'e döndü.
"Neden onlara engel oluyorsun ki? Bak, çocuk ne güzel seviyor."
diyen Hanna eşliğin de Merek, yaratığın kafasını okşamayı bırakarak Hanna'ya döndü.
"Eğer Edus'u alacaksa, sabrını görmem lazım. Hem Edus, hala benim küçük cadım. Onu, öylece birine veremem ayrıca..."
diyerek yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile birlikte gözlerini kapatan Merek, kıkırdadıktan sonra,
"Bana da eğlence lazım."
dedikten sonra kahkaha atmaya başladı. Merek'in bu haline alışan Hanna, iç çektikten sonra başını çaresizce iki yana salladı.
"Ladres, dediklerinde haklıymış. Hala aynısın."
diyen Hanna eşliğinde Merek, kahkahasını bir anda keserek sağ elini yumruk yaptıktan sonra yumruğunun altını sol elinin avuç içine vurdu.
"Doğru. Ladres nerede? Bana senin geleceğin de haber vermesini istemiştim. Bunun için onu cezalandıracağım. Acaba ne yapsam? Onu bayılana kadar yaksam mı, yoksa onu bir çubuğa bağlayıp ateş üstünde çevirsem mi? Seçenek çok ama zaman yok."
diye kıkırdayan Merek eşliğin de ona dönen Aylüh, sol tarafta ki kapıyı gösterdiğin de gülmesini kesen Merek, kapıya döndü.
"Ladres... öldün mü?... Öldüysen ses ver..."
diyerek kapının girişinde gözüken el ile birlikte bir elini ağzının yanına koyarak bağıran Merek, ses gelmemesi ile tekrar konuştu.
"Güzel. Seni hala öldürebilirim."
diyerek karşısında ona şaşkın şaşkın bakan Aiden ve onun bu hali ile kıkırdayan ikiliye dönen Merek, üçlüye göz gezdirdikten sonra,
"Ne?"
dediğin de Aiden, hala şaşkınlık ile Merek'e bakarken Real ve Hanna onun bu hali ile kahkaha attıktan sonra Aiden, şaşkın şaşkın bakmaya devam etti. Birkaç saniye sonra kahkahasını kesen Aylüh,
"Hadi siz artık gidin. Müdüre, sizi merak etmiş. Bir an önce ona görünün. Çıkışı biliyorsun Real. "
diyerek kapıya ilerleyen Aylüh kapıda baygın bir şekilde yatan Ladres'i sürükleyerek içeri getirdiğin de Real, bu görüntüyü umursamayarak Aiden'i kolundan dürttü.
"Hadi, gidelim. Hanna abla da geldiğine göre Merek ile yalnız kalmak ister. Hahahaha"
diye gülen Real, Aiden'i de kolundan sürükleyerek kapıdan çıkardıktan sonra ikili, uzun koridorlarda ilerlemeye başladı.
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


