"Pekala Osso, Merek. Aiden'i eğitmenizi istiyorum. Osso sen Aiden'i karanlık ve su konusunda eğiteceksin.
Merek, sende ateş, hava ve toprakta. Ateş ve hava ile ateşin ısısını ayarlatırken toprak ile ona lavı kontrol etmeyi öğreteceksin.
Öldürmediğiniz müddetçe yaralamak serbest. Üç ay için de Bakır lideri ile aynı seviyede olacak üç ay sonra tekrar geleceğim. Diyecek önemli bir şeyi olan yoksa öncelikle bir buçuk ay Merek sonra da Osso eğitecek. Başka bir şey diyecek var mı?"
diyerek bir süre susup ikiliye bakan Merlin, kimseden ses çıkmaması ile başını onaylar manada sallayıp,
"Güzel o zaman, üç ay sonra görüşürüz."
diyerek arkasında ki geçitten geçerek Glax'ı da sürükleyerek götüren Merlin, geçitten geçtikten sonra geçit kapandı.
"Aiden..."
diyerek Aiden'in eline omzunu koyarak gülümseyen Real, sol elinin baş parmağını yukarı kaldırırken diğer parmaklarını sıkarak,
"Seni tanımak güzeldi. Umarım hayatta kalırsın."
dediğin de Aiden, ne olduğuna anlam veremezken Merek gür bir kahkaha attı
"Shahahahahaha Pekala. Hadi Aiden, işkence yani eğitimin başlasın."
diyerek sağ elini ileri uzatması ile birlikte Aiden, altında açılan geçide düşerek ortadan kaybolduğunda Merek diğerlerine bakıp,
"İzninizle biraz eğlenmeye gidiyorum."
diye sırıttıktan sonra altında açılan geçitten geçerek kaybolduğun da Nina, bıkkınlıkla nefes verdi.
"Hanna, ona göz kulak ol. Aiden'i yanlışlıkla ölüme göndermesin."
Nina'nın yanlışlıkla kısmını vurgulaması ile birlikte Aylüh kıkırdayarak,
"Tamam müdire hanım..."
dedikten sonra Kira'ya döndü.
"Daha sonra görüşürüz Ki-... şey anne."
diyerek gülümsedikten sonra Kira da Aylüh'ün dediği ile gülümseyerek,
"Görüşürüz gelinim."
diye kıkırdadığın da Hanna, hafif kızaran yanakları ile kendini karanlıkla kaplayıp ortadan kayboldu.
**
"Öldüm mü lan?"
diye şaşkınlık ile etrafa bakan Aiden, gördüğü manzaraya inanamıyordu. Etraf adeta cehennemden çıkma gibiydi.
Bulunduğu tepeden gördüğü alanın hemen her yerinde çeşitli canavarlar mevcuttu. Toprak ateşler eşliğin de yanarken birkaç tane lav nehri mevcuttu.
Aiden, gördüğü cehennem vari görüntü ile şaşırırken yanında açılan geçit ile o tarafa döndü.
Geçitten yüzünde bir tebessüm eşliğin de çıkan Merek ile Aiden, etrafın görünüşü ile birlikte yutkunmak zorunda kaldı.
"Pekala Aiden, burası benim küçük dünyam diyebiliriz. Bütün bu yaratıkları ben yarattım..."
diyerek ateşler içersin de ki onlarca yaratığı işaret eden Merek, konuşmaya devam etti.
"Bunlar homunculuslar. Homunculus el yapımı olan yaratıklardır. Elbette insan şeklinde yaratıklar da mevcuttur, hatta tamamen insan yaratmakta mümkün olsa da çok zordur.
Sana homunculus yaratmayı da öğreteceğim ama daha sonra şimdi ilk sınavın bayılmadan önce bir saat boyunca yanmak bol şans."
diye elini ileri uzatan Merek eşliğin de Aiden, tek kelime etmeden etrafının ateş ile çevrelenmesi eşliğin de ellerini önüne siper etti.
Ateşin sıcaklığı ve çıkardığı duman eşliğin de nefesi daralan Aiden, birkaç saniye boyunca durabilse de bir dakika kadar kısa bir süre sonra daha fazla dayanamayarak bilincini kaybedip gözlerini karanlığa teslim etti.
"Sadece bir dakika mı?"
diyerek ateşin içinden yürüyerek çıkan Merek, iç çekerek Aiden'e baktı.
"Daha çok işin var Aiden."
diyen Merek, etrafını çevreleyen ateşi söndürdükten sonra Aiden'e doğru ilerledi.
"Bu benim canımı seninkinden daha fazla yakacak... Düşündüm de benim canım yanmayacak hadi bakalım uyan."
diyerek sağ elini ateş ile çevreledikten sonra hızla Aiden'in yüzüne bir tokat indirdiğin de etrafta yankılanan tok ses eşliğin de Aiden, acı ile yanağını tutarak gözlerini açtığında elini yanmış yüzüne götürdü.
"ACIYOR LAN!!!"
diye bağıran Aiden eşliğin de omuz silken Merek,
"Neyse ne. Daha bir saat bile dayanamıyorsun, senin kadar kötü bir ateş kullanıcısı görmedim bundan böyle bu cehennem yani bu yerde bir kilometre koşup her gün üç tane homunculus ile dövüşeceksin, her itiraz edişinde seni yakacağım şimdi koşmaya başla koş koş koş."
diyerek bağıran Merek eşliğin de Aiden, bir anda ayağının ucunun yanması işe birlikte ayağa kalkıp cehennem vari bölgeye doğru koşmaya başladı.
Aiden, koşarken bacaklarını kalçalarına vurması ile birlikte kahkahalara boğulan Merek, onun bu halini yüzünde ki tebessüm ile izlerken oldukça zevk alıyordu.
*
"Hay... Lanet... olsun..."
diyerek nefes nefese yere yığılan Aiden, yüzüne çeken gölge ile gözlerini açtığında başının dibinde ona sırıtarak bakan Merek ile birlikte yutkunduğun da Merek,
"Koşuyu bitirmen güzel. Hem seni sadece sekiz defa yakmak zorunda kaldım, shahahaha. Gerçekten güzeldi.
Neyse, şimdi homunculuslar ile dövüşeceksin. Hazır mısın? T-81 buraya gel."
diyen Merek eşliğin de yerin sarsılmaya başlaması ile yeri yararak ortaya çıkan devasa siyah yılan, Merek'in sağın gelip beklemeye başladı.
"T-81'i saldırtmamdan önce iki dakikan var. Hemen ayağa kalk ve gardını al."
diyen Merek eşliğin de Aiden, hızla ayağa kalkmaya çalıştı. Sallanan vücuduna rağmen ayakta duran Aiden ile birlikte Merek bağırdı.
"T-81, onu öldürme en fazla bayılt. İyi eğlenceler."
diyen Merek, arkasını dönüp birkaç adım ileride cayır cayır yanan bir ağacın altına geçerek sırtını ağaca yasladığı gibi yılan hızla Aiden'e doğru atıldı.
Aiden, refleksleri sayesinde birkaç santim ile yılanın ilk saldırısından kurtulsa da yılanın kuyruğu ile yaptığı saldırı ile geriye uçtu.
Yılan hızla Aiden'in arkasına geçerek onu sararak nefes almasını zorlaştırdığında Aiden'in gözleri zaten düzensiz olan nefes alış verişi ile tekrar kararmaya başladı.
"Kendini ateşe bile çeviremiyor musun? Ateşin vücudunu kapladığını ve saldırıların içinden geçtiğini düşün aptal."
diye bağıran Merek eşliğin de Aiden, gözlerini kapatıp düşünmeye başladı. Tüm vücudunun ateş ile kaplandığını ve kılıç saldırılarının vücudundan geçtiğini hayal etti.
"HAY, LANET!"
diye bağıran Aiden'in vücudunu tamamen saran yılan eşliğin de etraf bir kaç saniye sessizliğe gömüldüğünde yılanın sarmış olma şeklinden dolayı ortasında ki spiral şeklin tam ortasından adeta ateşten bir iplik fırladı.
İplik yavaş yavaş yükseldikten sonra yılanın bir kaç metre uzağında yere düşmeye başladı. İplik gelmesi kesildiğin de ipliğin düştüğü yerde bir ateş meydana gelmişti.
"Tam bir aptal... Son yardımım, ateşin seni bıraktığını düşün, kendini düşün."
diyen Merek, ellerini başının arkasına koyarak olacakları izlemeye başladı. Yılan ateşe baksa da hiçbir tepki göstermiyordu.
Ateş birkaç dakika boyunca aynı şekilde kaldıktan sonra hafif dalgalanmalar eşliğin de yanan bir insan vücuduna dönüşmeye başladı.
Birkaç dakika daha geçtiğin de ateşler sönerek Aiden, ortaya çıkmıştı. Nefes nefese kalan Aiden, etrafa bakarken ona kısık gözler ile bakan yılan eşliğin de tekrar bağırdı.
"HAY, LANET!"
diyen Aiden ile birlikte yılan, bir anda yerinden sıçrayarak Aiden'e doğru saldırıya geçti.
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


