Aiden, üstüne gelen yılan ile birlikte kendini tekrar ateşe çevirdiğin de yılan, Aiden'in içinden geçip gitmişti.
Aiden, ateşe dönüştüğün de ateşin arkasında duran yılan beklemeye başladı. Birkaç saniye boyunca ateşe bakan yılan eşliğin de ateş dalgalanmaya başladı.
Ateş dalgalanmaya başladıktan yaklaşık bir dakika sonra ateş tekrar şekil alarak Aiden, gerçek bedenine döndü.
Nefes nefese kalan Aiden, daha arkasını dönemeden yılan arkasından Aiden'e saldırmıştı Aiden, yediği darbe ile yerde havalanıp birkaç metre uzağa uçtuğun da hızla ayağa kalkıp beklemeye başladı.
Sol ayağını geriye uzatırken sol kolunu hafif ileri uzatarak sağ kolunu da kendine çeken Aiden, yılanın yapacağı hareketleri izlemeye başladı.
Yılan zikzaklar çizerek ilerlemeye başlamıştı. Aiden, bir sağa bir sola giden yılanı izlerken bir anda boşluğuna gelmesi ile birlikte yılan hızla sağ taraftan Aiden'e bir kuyruk saldırısında bulundu.
Aiden sağ koluna yediği saldırı ile sola doğru birkaç metre sürüklendikten sonra çatık kaşları ile yılana döndü.
Yılan tekrar zikzaklar ile ilerlerken Aiden, sol kolunu ateş ile kaplayıp yılanı izlemeye başladı. Yılan tam sağına doğru geçtiğinde Aiden, sol kolunu sağına doğru savurarak yılana saldırmaya çalıştı.
Yılan tam yumruktan birkaç santim ile kurtulduğunda Aiden, kolunu bir anda ters yöne hareket ettirerek yumruğunun tersi ile yılana vurduğunda yılan bulunduğu yerden havalandı.
Birkaç metre ileriye düşen yılan, öfke ile Aiden'e bakıyordu. Başını hafifçe geri çekip boynunu yükselten yılan hafifçe sallanmaya başladı.
Yılanın bir sağa bir sola sallanarak bakanları adeta hipnoz eden bir şekilde hareket etmesi ile birlikte Aiden, birkaç saniye durup yılanın hareketlerine dikkat kesildi.
Gardını indiren Aiden, eşliğin de yılan tekrar ileri fırladığında Aiden, dalgınlık ile gardını indirdiği için yılanın saldırısından kurtulmak için kendini sağına fırlattı.
"AAAAAHHHHHHHHH"
Yılanın saldırısından büyük oranda kurtulan Aiden, sol kolunun yılanın dişleri arasında kalması ile birlikte acı bir çığlık attı.
Yılan dişlerini sıkarak başını hızla sağına çevirdiğin de Aiden'in sol kolu omzunun biraz altından kopmuştu
Kanayan sol kolunu tutan Aiden, zaten yorulması ve şu an ki durumunda oldukça hızlı kan kaybetmesi ile bayılacak hale gelmişti.
Gözleri yavaş yavaş karanlığa teslim olan Aiden, bilincini kaybedip olduğu yere yığıldığında son gördüğü şey ona ifadesiz bir surat ile ona bakan Merek' ti.
"Sadece bir kolunu kaybetti ve kan kaybından bayıldı mı gerçekten mi bu kadar tırt mısın be seninle işim çok of!!"
diyerek iç çeken Merek dizlerini kırarak eğildiğinde yılan ağzında Aiden'in kopmuş kolu ile birlikte yanına geldi.
"Kolunu koparmak mı? Ah be oğlum, bana niye iş çıkardın T-81?"
diyerek tekrar iç çeken Merek, Aiden'in kopmuş kolunu yılanın ağzından alarak yerine koyduktan sonra sol elini göğüs hizasına getirip parmaklarını birleştirerek yukarı tuttu.
"Hadi bakalım."
diyerek elini kırmızımsı bir ışık eşliğin de parlatan Merek, elinin parlaması ile elini indirerek Aiden'in kopan kolunun hizasında elini tutmaya başladı .
Birkaç saniye sonra kaşlarını çatan Merek, yüzünde meraklı bir ifade ile devam etti. Bir dakika sonra yüzünde ki merak endişeye dönüştü.
"Bu ne lan! İyileş artık yoksa o kolu ben sokacağım sana."
diyerek sitem eden bir ses ile konuşan Merek, iki eli ile yaraya baskı uygulamaya başladı. Ellerinde ki gücü arttıran Merek, etrafa yaydığı auradan kıyafetinin uçları uçuşmaya başlamıştı.
"BU DA NE LAN!"
diyerek bir anda geriye itilen Merek, sırt üstü yere düşmüştü. Yerde sırt üstü uzanan Merek, hızla oturur pozisyon alıp Aiden'e baktığın da Aiden'in kolunun hala kopuk olduğunu fark etti.
"Hay senin ben var ya... Ulan kendi kolun lan bu. En kolay oturması gereken kol bu."
diyerek ayağa kalkan Merek, tekrar Aiden!in yanına ilerleyip tekrar ellerini yaranın üstüne koyduğun da bir anda gözlerinde ki kırmızı ışık ile birlikte yere yığıldı.
*
"Aiden'in zihin odası mı?"
diyerek soru sorar bir ses ile konuşan Merek, bir anda etrafının kararması ile birlikte şaşırsa da şaşkınlığını üzerinden atıp ilerlemeye başladı.
"Aiden..."
diyerek soru sorar bir ses ile bir kaç metre ötede yatan kişi ile birlikte adımlarını hızlandıran Merek, yerde yatan kişinin Aiden olması ile birlikte onu incelemeye başladı.
"Kendini mi yeniliyor... Hayır o kendini yenilemiyor, en azından isteyerek. Peki kim yapıyor bunu?"
diyerek etrafa bakan Merek, sadece iki adım ötesinde ki mor gözler ile birlikte kaşlarını çatarak oraya baktı.
"Sende kimsin?"
diyerek belinin sağında ki kılıcın kabzasına elini atan Merek, bir anda üstünde hissettiği baskı ile birlikte diz çökmek zorunda kaldı.
"Bu da ne böyle?"
diyen Merek, üstünde ki baskı ile zar zor konuşa bilmişti. Merek, önünde ki mor gözlere öfkeli bir şekilde baktığın da mor gözlerin etrafında ki karanlık daha da koyulaşarak bir insan vücudu şekli aldı.
"O gözler, olabilir mi?"
diyen Merek, eşliğin de mor gözlerin sahibi Merek'e döndüğün de Merek'in üzerinde ki baskı biraz da olsa hafiflemişti.
"Yoksa gerçekten sen misin, Karanlığın Prensi?"
diyen Merek, üzerinde ki baskının tamamen kalkması ile birlikte derin bir nefes alarak kendini kıç üstü yere attığın da oturarak tekrar derin bir nefes aldı.
"Beni tanıyor musun?"
diye etrafta yankılanan kudret dolu ses ile birlikte Merek, başını kaldırarak mor gözlerin sahibine baktı.
"Karanlığın Prensi... Ace Legand."
Etrafta bir anda başlayan sarsıntılar eşliğin de mor gözlerin sahibi tavana döndü. Birkaç saniye sonra geçen sarsıntılar eşliğin de mor gözlerin sahibi tekrar Merek'e baktı.
"Soyumun adını, ağzına alma sakın! Beni biliyorsan eğer onlarında ne kadar güçlü olduklarını biliyorsun.
Bedenleri ölseler bile ruhları hala ebediyetlerini sürdürmektedirler. O yüzden bu soyun adını tüm hafızalardan sildim.
Güç taşlarında bile soyumuz artık gözükmüyor zaten. Bu dünyada soyumu kurutmayı başardım ebediyen ama hala diğer dünyalarda mevcuduz. Hala L. ler mevcut ve oda bir L. nin kanına sahip Aiden L. Nos, büyük babamın adına ve sevdiği kadının soy adına sahip biri.
Gerçekten eğlenceli bir geleceği olan birisi ve oldukça güzel şeyler olacak. KRARARARARAR KRARARARARARA"
diye gülen mor gözlerin sahibi olan Ace isimli adamın kahkahası ile etraf tekrar sallanmaya başlamıştı.
Merek, etrafın sarsılmasını önemsemeyerek ayağa kalkarak Ace ile bakışmaya devam etti ama etrafın sarsılması ile birlikte dengesini kaybetmesi ile,
"Bir oyana bir bu yana salla hadi hadi durma salla oyana da buyana da salla."
diye kahkaha atan Merek, birden kendi etrafında dönerek saçma şeyler yaparak dans etmeye başladı.
Karşısında ona şaşkın şaşkın bakan mor gözler ile birlikte duran Merek,
"Ne?"
dedikten sonra ona bakan Ace'e bakmaya başladı.
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm>>


