1 Eylül 2017 Cuma

LOGİO-3 32.BÖLÜM:BENİ ÖZLEDİN Mİ

"Ace, Ace! Hangi cehenneme gittin, Ace?"

diye bağıran mavi gözlü kız, ormanda dolanırken ellerini ağzının yanında siper ederek uçsuz bucaksız ormana bağırıyordu.
"Ace, çık ortaya!"
diye sitem eden kız, devasa kayalıkların önüne geldiğin de duyduğu kükreme ile kayalıkların dibinde ki çalılığa döndü.
"ROAAARR"
diye tekrar bir kükremeye duyan kız, kaşlarını çattıktan sonra ince kılıcını alarak çalılara ilerlemeye başladı.
Birkaç adım da çalıların yanına gelen kız, kılıcını sağ elinde tutarken sol eli ile önünü tıkayan çalıları hızla kenara fırlattı.
Önünde ortaya çıkan oyuk eşliğin de kız, tedbirli bir şekilde delikten içeri girmeye başladı. Delikten geçtiğin de bulunduğu yer karşısına şaşkınlığını gizleyemedi.
Bulunduğu kayalık halk tarafından bilinen bir yer olsa da bu kayalığın içinin dolu olduğu sanılırdı. Halbu ki içi tamamen boştu.
"Roar"
diye küçük bir kükreme sesi ile bakışlarını önünde ki yirmi santimlik sırtında kanatları olan kertenkele benzeri yaratığa çevirdi.
Dizlerini kırarak kertenkeleye yaklaşan kız, sol elini ileri uzatarak kertenkeleyi sevmeye kalkıştığın da kertenkele hafifçe geri çekildi.
Kız, elini belli bir yükseklikte sabit tuttuğunda kertenkele benzeri yaratık başını yavaşça kızın eline sürtmeye başladı.
"Sandığımdan daha çapkınsın Drago. krararara"
[YN: Yazarın muhteşem isim bulma yaratıcılığı harika! ]
Kız, duyduğu kahkaha ile kertenkele benzeri yaratığı sevmeye devam ederken başını sağına çevirdi.
Ace, sırtını duvara yaşlarım ellerini göğsünde bağlamışken ikiliyi izliyordu. Kız, Ace'i görmesi ile kertenkele benzeri yaratığı sevmeyi bırakarak ayağa kalktı.
"Ace..."
diyen kız, ağır adımlar ile Ace'in yanına ilerledi. Birkaç saniye sonra Ace'in burnunun dibinde biten kız, hızla Ace'e bir tokat attı.
Ace, yüzüne gelen tokada karşı her hangi bir şey yapmayarak tokadı yedikten sonra hala yüzünde ki sırıtış ile kıza bakmaya başladı.
[YN: Kızların eli sandığımızdan ağırdır iddiaya girmeyin :D hala canım acıyor :( ]
"Bir aydır hangi cehennemde idin ve bu kertenkele de ne böyle?"
diyerek Drago'yu işaret eden kız eşliğin de Ace, bir ıslık öttürdü Drago duyduğu ıslık ile sırtında ki küçük kanatları kullanarak Ace'in yanına geldi.
Ace'in omzuna konan Drago ile Ace, onun ufak başını sevmeye başladı.
"Miya, bu Drago. Benim ilk ortağım ve ilk homunculusum."
diyen Ace, gözlerinde ki şeytani parıltı ile kıza baktığında kız, yutkunmak zorunda kalmıştı.
"Homunculus mu?... Yani... bir canlı mı yarattın?"
diyerek yarı heyecanlı yarıda endişeli bir ifade ile bakan Miya eşliğin de Ace, daha çok sırıtarak bakmaya başladı.
"Evet, bir canlı yarattım... Bir ejderha... Ejderhalar oldukça güçlü varlıklar. Bir yetişkin ejder, büyük babamın kuklalarının on beş tanesi ile başa çıkabilir.
Bu yüzden Drago gibi altı ejderha daha yaratacağım ama daha vakit var. Öncelikle Drago ile bir bütün olmalıyım.
Henüz insanlar ile konuşamasa da benimle telepatik yöntem kullanarak iletişim kurabiliyor ve beni aynı bir baba gibi görüyor. Oldukça eğlenceli bir macera olacak. Krarararara."
diye kahkaha atan Ace'e endişeli gözler ile bakan Miya, Ace'in gücünün sınırı konusunda endişeleniyordu.
Ace'in büyük babası, liderleri Aiden, aynı anda yüz canlı yaratabiliyordu ki bu canlıların güçleri efsane olmuşlardı.
Aiden ve yüz kuklası olarak anılan efsanelerin her birinde canlıların güçleri anlatılıyordu. Sadece on tane canlı bir şehri bir saatte indirebilecek güçtelerdi.
Eğer bir ejderha, on beş tane kukla ile başa çıkabilirse o zaman durum oldukça tehlikeli demekti. Ace'in yolunun oldukça kanlı olduğu resmen bağırır nitelikte idi.
Miya, Ace için iyi bir yol bulmak istese de Ace, her zaman ki gibi kendi yolunda gideceğini bildiği için tek yapabileceği şeyi yapmaya karar verdi.
Her zaman onun yanında olacak ve ona yardımcı olacaktı. En azından böylece Ace'in omuzlarında ki o yükü bir miktar azaltarak Ace için daha iyi bir yol çizebilirdi.
Miya, bu ümit ile gözlerini kısarak Ace'in yanında olacağına dair içinden kendine yemin etti. Ne kadar zorlu ve tehlikeli bir yol olursa olsun onun yanında olacak ve ona yardım edecekti.
*
[ON YIL SONRA...]
Yirmi yaşlarında ki adam, ufukta gözükmüştü yüzünde ki şeytani sırıtışı ve gözlerinde ki tehlikeli parlayışı her zaman ki gibi yerinde idi.
"Drago, Der, Eulb, Etihw, Egnaro, Nereg ve Welloy ortaya çıkın."
diye konuşan adamın üstünde yan yana açılan yedi farklı renkte ki geçitten yedi ejderha dışarı fırladı. Ejderhalardan bir tanesi diğerlerine göre daha büyüktü.
Siyah, kırmızı, mavi, beyaz, turuncu, yeşil ve sarı renkli geçitlerden geçitlerle aynı renkte çıkan ejderhalar, gencin önünde durmuştu.
Siyahlı ejder diğerlerinin aksine başı dik bir şekilde önünde ki mor gözlere gözlerini dikmiş korkusuzca beklerken,
Kırmızı, beyaz ve turuncu soluna sarı, mavi ve yeşil renkli ejderhalarda sağına dizilmiş ve başlarını eğmişlerdi.
"Hala, bana karşı artisleniyor musun Drago?"
diyen adam yüzünde ki şeytani sırıtışı daha da büyüttüğün de siyah ejder de ağzında ki keskin dişleri gösterdi.
"Öyle, Ace. Beni boyun eğdirmek ne kadar zor bilirsin. Rarararara"
diye gülen Drago eşliğin de Ace, başını çaresizce iki yana salladı. Drago'nun bu haline alışmıştı. Yıllardır onunla idi.
"On yıl oldu he..."
diye sonsuz gökyüzüne bakışlarını çeviren Ace, bir kaç saniye sonra tekrar önünde ki yedi ejderhaya döndü.
"Pekala, öncelikle başınızı kaldırın. Ardından da küçük formlarınızı alın. Biliyorsunuz Angrin'de herkes beni bilse de istemeden sizden korkuyorlar ve Logan'ı korkutmanızı istemem."
diyen Ace ile altı ejderha, hızla küçülmeye başladı. boyları yirmi santimlik bir kertenkele ile aynı boya geldiğin de kanatlarını kullanarak havada uçmaya başlayan altılı Ace'in etrafında dönmeye başladı.
Ace, etrafında ki altılıya kısa bir bakış attıktan sonra Drago2ya döndü.
"Hadi Drago, bana zahmet çıkarma."
diyen Ace eşliğin de Drago, istemeyerek küçülmeye başladı. Bu küçük formdan nefret ediyordu. Oldukça aşağılayıcı olduğunu düşünüyordu ama efendisine karşı çıkamazdı.
"İşte böyle. Şimdi de evimize dönelim."
diyerek yanında ki yedi ejderhadan ayrılarak ileri doğru bir adım attı. Attığı tek bir adımda oldukça lüks görünüşlü bir evin önüne gelmişti.
"Hızlanmışsınız!"
diyerek arkasında ki yediliye omzu üstünden kısa bir bakış atan Ace, tekrar önüne dönüp evin kapısına doğru ilerledi.
"DUR!"
diye bağıran kapıda ki korumalar ellerinde ki mızrakları Ace'ye doğru uzattıklarında Ace, yüzünde ki tebessüm ile ikiliye baktı.
"Eğer başınızın hala yerinde durmasını istiyorsanız,... çekilin!"
diyen Ace, sonlara doğru yüzünde ki şeytani tebessümü ve gözlerinde ki korkutucu parıltı eşliğin de korumalar karşılarında ki kişinin kim olduğunu anlamıştı.
Hızla diz çöken ikili, başlarını aşağıda tutarak aynı anda konuşmaya başladı.
"LÜTFEN BİZİ AFFEDİN KARANLIK PRENS ACE LEGAND !"
diyen ikili ile birlikte Ace, yüzünde ki sırıtış ile ikilinin yanında geçip devasa kapıdan içeri girdi. Önünde ki mermer yolun iki yanı da rengarenk çiçekler ile çevrili idi.
Adeta cennetten fırlamış bir yolda yürüyen Ace, içinin huzur ile dolması ile birlikte yavaş yavaş evin giriş kapısına ilerlemeye başladı.
Kapıya geldiğin de kapıyı yavaşça açan Ace, içeriye ufak bir bakış attı. Kimseler görünürde yoktu. Ace, içeri gizlice girdikten sonra sessiz adımlar ile mutfağa ilerlemeye devam etti.
Mutfakta gördüğü siyah saçları bağlanmış üzerinde siyah bir elbise olan kız eşliğin de Ace, yüzünde bir tebessüm oluşmasına izin verdi.
Kızın her hareketinde saçları biraz uçuşuyordu. Birkaç saniye sonra tekrar uçuşan saçları ile kızın belinde ki bıçağı gören Ace, yutkunmak zorunda kaldı.
Şimdi ya gidip ona arkadan sarılacak ve sürpriz yapacaktı. Yada onu korkutacak ve eğlenecekti. İki fikride düşünen Ace, her türlü bıçağı yiyeceğini anlaması ile birlikte biraz eğlenmeyi düşündü.
Ağır adımlar ile kızın arkasına geçen Ace, ellerini sarılmak için uzattığında kızın karnının iki yanına hızla dokunarak,
"Bööö-..."
diye bağırdığında kızın belinde ki bıçağı alması ve Ace'i mutfak sehpasına sırt üstü yatırarak bıçağı boynuna dayaması sadece bir saniyesini almıştı.
Ace, ona bakan mavi gözler ile yüzünde ki tebessüm daha da büyüterek konuştu.
"Beni özledin mi ,.. Miya?"
<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>