Lio Merlinin gösterdiği yolda ilerlemeye başladı geçerkende sol tarafta ki yolları saymayı ihmal etmiyordu
"4...5... ve 6 işte burası olmalı"
Lio konuştuğu gibi gördüğü ara yola girdi girdiği gibi etrafta ki çeşitli sarhoşlar tarafından tam anlamıyla dört tarafı sarıldı sarhoşlardan biri elinde ki içki şişesini kafasına dikip
"Lan 'hıck'... eğer başına bela 'hıck'.... almak istemiyorsan 'hıck'... tüm paranı 'hıck' bu abine vermelisin haha'hıck'hahah"
dedi Lio adamın konuşmasından ve duruşundan ayakta durmakta bile zorlandığını rahatlıla anlamıştı böyle birişiyle uğraşmak istemediği için sesine kattığı aurası ile
"Eğer yolumdan çekilmesen başına bela alacak olacak olan sen olursun"
deyip adama aurasının %1'i ile başkı kurdu adam aurayı hissettiği gibi yarım yamalak olan dengesini kaybedip yere düşüp yalvarmaya başladı
"A-Affedin ef- 'hıck' efendim affedin hemen 'hıck' gi-gidiyorum"
adam yarım yamalak bir şekilde yalvara yalvara hızla Lio'nun önünden koşarak ayrıldı ölüm korkusunun verdiği hız ile ne kadar hızlı koşsa da sarhoşluğun etkisi ile her dört adımında bir yere kapaklanmaktan kurtulamadı yinede sonunda Lio'dan yeterince uzaklaştı Lio aurasını geri çekerek ilerlemeye devam etti üstünde ki kıyafetler sebebi ile sokakta ki serseriler Lio'dan para istemeye kalkıyor ama Lio'nun bakışları ile geldiklerinden bile hızlı bir şekilde geri kaçıyolardı
"Hey Hon sence bu kızı Karanlık duvarda ne kadara satarız ha hihihih"
Lio duyduğu ses ile adımlarını hızlandırdı
"Bilmiyorum Lek ama bu güzelliğe iyi para verirler hahaha"
Lio duydukları sesler ile adımlarını hızlandırdı ilerde karanlığa gömülen bir sokağa girdi sokakta beş tane kalıplı adam ve güzel bir genç kız vardı
"Hmm hey sende kimsin velet!!!"
adamlardan biri Lio'yu gördüğü gibi bağırdı adamlardan sadece birinin yüzü açıkken diğerleri yüzlerini bir cübbe ile örtmüşlerdi Lio yüzü açıkta olan adama baktı adam yaklaşık 1.80 boylarında saçı sakalı karışmış 30-40 yaşlarında biriydi üstünde ki kıyafetlerden sokakta yaşayan birisi olduğu gayet belli oluyordu
"Aranızdan hangini Karanlık duvarın girişini biliyor"
Lio auraını kattığı buz gibi sesi ile konuştuğunda kız dahil alanda ki herkesin ruhu titredi karşılarında ki çocuk her kim ise orada bulunan kişileri rahatlıkla öldürebilecek biriydi
"Lek buradan hemen gitmeliyiz bu çocuk sıradan bir velet değil"
en arkada ki yüzü açık olan adam konuştu Lio sesi duyduğu gibi tanıdı bu ses Hon denen adamın sesiydi
"Demek Hon sensin bu güzel artık kimleri öldürmem gerektiğini biliyorum"
Lio buz gibi sesi ile tekrar konuştuktan sonra cübbeli adamlar bir bir yere yığıldı artık ayakta sadece Lio Hon ve kız vardı Lio kıza boydan boya süzdükten sonra
"Burdan hemen git genç kız"
dedi kız duyduğu sözler ile boynunu hafif öne eğerek selam verdikten sonra Lio'nun yanından koşarak uzaklaştı Lio kız gittikten sonra cübbeli adamları su kürelerine aldıktan sonra bağırdı
"Su stili: Basınç bombası"
cübbeli adamlar hepsi saniyeler içinde suyun basıncı ile patlayıp saf ve berrak olan küreleri kan kırmızısına bürümüştü Hon isimli adam bu gördükleri ile korkudan diz çökmüştü sadece saniyeler içinde dört adamı dört farklı su küresinde basınç sebebi ile öldürmüştü
"Hey sen sana bir kaç sorum var eğer cevap verirsen yaşarın yoksa...söylememe gerek yok"
Lio buz gibi sesini sanki mümkünmüş gibi dahada soğuklaştırarak konuştu
"B-Bekle t-tamam söyle-söyleyeceğim yeter ki beni öldürme"
Hon titrek sesi ile konuştuğundda Lio yüzünü hissiz bir ifadeye büründürüp tekrar konuştu
"Cevabına göre öldürmeyeceğim şimdi soru 1.Karanlık duvara nasıl gidebilirim biliyormusun"
Lio sesinde hiç bir duygu olmadan konuşmaya devam etti
"E-Evet ama b-ben götüremem sizi e-efendim"
"Ne demek bu"
"E-Efendim ben s-sadece aracıyım girişleri bilmiyorum ne yazık ki lütfen beni öldürmeyin"
"Soru 2.kim girişi biliyor"
"A-Adı lord Win efendim"
"Nerede bu Win denen adam"
"arada bir terk edilmiş binalarda turnuvalar yapılır mutlak orada olur ama ne zaman gelir bilmiyorum"
"demek öyle şimdi al bunları"
Lio yüzüğünden bir kese çıkarıp Hon'a fırlatır Hon keseyi havada yakalayıp çine bakar ve gördükleri ile gözleri pörtler kesenin içinde en az 20 altın vardı
"şimdi beni o binaya götür ve Win denen adamı göster"
Hon çaresizce başın sallayıp ilerlemeye başlar Lio da Honu belli bir mesafeden takip eder ikili yaklaşık yarım saatlik bir yolun ardından neredeyse yıkılmak üzere olan bir binanın bir kaç blok ötesinde durdular Hon eli ile binayı işaret ederek konuştu
"Bina burası ama şu an kimseler yok akşam ay tam tepedeyken dövüşler başlar "
"Öyleyse aksama kadar buralardayız Hon kaçmayı aklından bile geçirme şu iletişim yüzüğünü al eğer Win gelirse haber vereceksin"
"P-Peki efendim"
Hon eğer red ederse ölmek şuan onun için en kolay olan şey olurdu çaresizce başını salladığında Lio suya dönüşerek yok oldu Hon işe gördüğü kişinin gücünü merak ederek gece olana kadar orada bekledi...
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


