"Hey Muhsar onu yiyebilir miyim cidden hoş gözüküyor"
'ŞLAAAK'
"Ahh acıdı ama yaa Muhsar neden vurdun"
"Daha önce de söyledim Masluk baba onu görmeden hiç bir şey yapamazsın"
"Ama açııım"
"Al şunu ye"
Ares duyduğu sesler ile yavaş yavaş bilincini kazanarak gözlerini açtı gördüğü görüntü karşısında şaşkınlıktan ağzı bir karış açılmıştı çünkü karşısında sarı saçlı yeşil gözlü oldukça tatlı görünen bir genç bu tatlılığını bozan bir şey yapıyordu... o... bir ceset yiyordu... Ares hayal görüp görmediğinden emin olmak için kafasını iki yana salladığında başka birini gördü demin ki çocuğun aksine bu adam oldukça kalıplı ve vücudunda ki yara izleri ile birlikte oldukça tehlikeli gözükse bile çocuğun aksine meyve yiyordu Ares hangisinin daha tehlikeli olduğunu düşünmeye başladı ceset yiyen sevimli çocuk mu yoksa vücudunda yüzlerce yara izi olan ama meyve yiyen adam mı
"Hangi aptal benim şehrimde cinayet işler ki"
yayılan kudretli ses ile genç çocuk ve kalıplı adam yedikleri şeyleri bırakıp hızla hazır ol posizyonuna geçip beklemeye başladı ağır adımlar duyulmaya devam ettikten bir kaç saniye sonra 20 yaşlarında genç bir adam Aresin görebileceği bir yere geçti
"Demek benim şehrimde sıkıntı çıkaran kişi sensin... adın ne"
"Adım Ares ve ben değil o adam önce bana saldırdı ben sadece kendimi savundum"
Ares gerçeği söylemişti çünkü yalan söylemesine gerek yoktu zaten en başta gitmek istediği yerdeydi
"Demek öyle dinle velet burası-..."
"DarkArm biliyorum bende zaten sizi arıyordum"
"Ne demek istiyorsun"
Genç duyduğu ile şaşırmıştı hangi aptal sürekli meydan okunulduğu halde her daim sonuç meydan okuyanların kellelerinin ayrıldığı ve meydan okuyan kişinin kellesini şehir meydanına asan bir ekibi arardı ki yinede şaşırdığını belli etmeden konuşmaya devam etti
"Beni Alphonse gönderdi DarkArm a katılmamı söyledi"
Genç duyduğu ile kaşlarını çattı
"DarkArm a katılmanın tek bir yolu vardır... başka bir DarkArm ile ölümüne düello et"
Genç söyledikleri ile Aresin şaşırıcağını düşünmüştü ama sonuç
"İstediğim biri ile dövüşebilirim madem... kiminle dövüşeceğim"
demesi oldu Ares açık açık DarkArm dan her hangi biri ile dövüşmekten tereddüt etmediği söyledi
"Ben onla dövüşürüm"
Duyulan ses ile herkes sesin geliği yöne baktı karanlık teni adeta beyazlar içinde olan neredeyse ölü gibi görünen bir adam vardı
"Tamam öyleyse Ares White a karşı düello yapacak"
White isimli adam adeta bir ayağı çukurdaydı bu yüzden kaybetse bile -ki bu zordu çünkü şu ana dek meydan okuyan herkes White tarafından öldürülmüştü- onun dövüşmesine hiç engel olası yoktu
"Aresin zincirlerini çözün ve onu White ile arenaya götürdükten sonra DarkArm a haber verin herkes toplansın"
"Emredersiniz"
ikili konuştuğu gibi Aresi bağlı oldukları zincirlerden kurtarıp kollarından tutarak sürüklemeye başladı
***
"Hadi White göster şu velede HAHAHA"
"Hey White duyduğuma göre o velet birinin kafasını koparmış hadi ona bunun nasıl yapıldığını öğret HAHAHA"
"Hadi White şu veledi hemen öldür ki benimle de dövüş"
"Son adamı üç dakika boyunca istediğini yapmasına izin vermiştin bu çocuğu hemen öldür White HAHAHAHAHA"
Arena etrafında ki seyirci bölümlerinde oturan 40 kişilik grup onları izliyorlardı Ares ile konuşan genç ise diğer 39 kişiden ayrı özel bir sandalyedeydi Ares zaten onun önemli biri olduğunu düşünüyordu birde ayrı bir koltukta oturması ile bundan emin oldu genç ayağa kalkıp herkesi susturduktan sonra
"Ares isimli genç bize katılacak bunun için de bir üyemiz ile düello edecekti ben Ali Baba olarak DarkArm ın lideri Aresin dövüşeceği kişi olarak White ın seçilmesini onaylıyorum tek bir kural var oda kural yok öldürmek serbest silah ve büyü kullanabilirsiniz.... şimdi düello başlasın"
Ali Baba isimli genç konuşmasını bitirdiği gibi kalabalık tekrar tezaürat yapmaya başladı
"Hadi White öldür şu veledi"
"Hadi şu veledin kafasını kopar White"
"Hadi White sadece bir vel-..."
"KAPAYIN ÇENENİZİ"
Ares duyduklarına daha fazla dayanamayarak tüm gücü ile bağırmıştı
"BU BİZİM DÜELLOMUZ DIŞARIDAN BİRİSİ KARIŞMASIN VEYA KONUŞMASIN"
Ares bunları söylerken kalabalığa bakıyordu en son Ali Babaya baktığında Ali Baba başını onaylar biçimde hafif öne eğip tekrar konuştu
"Genç Ares haklı düello boyunca konuşmayın ki kimsenin dikkati dağılmasın... şimdi düelloya başlayın"
Ali Baba konuştuktan sonra koltuğuna oturarak bu konunun bittiğini açık açık işaret etmişti kalabalık sus pus olmuş bir şekilde tüm dikkati ile areanın ortasında ki adeta bir ayağı çukurda olan yaşlı adama bakarken karşısında ki adamın tam tersi gibi görünen çocuğu izlemeye başladılar
"Hazırsan başlayalım ihtiyar"
"Heh hadi bakalım çocuk beni kurtaracak olan kişi sen misin acaba"
Ares yüzünde oluşan sırıtış ile Kagemureyi yüzüğünden çıkardı ve hızla ileri atıldı Kagemureyi salladığı yer tam olarak White ın boynuydu o kadar hızlı sallamıştı ki tırpan geçtiği yerde sadece bir ardışık görüntü oluşturup kayboluyordu tırpan tam White ın boynuna değecek iken bir hançer tırpanı engelledi
"Hızlısın çocuk... ama yeterince değil"
White konuşmasını bitirdiği gibi ortadan kayboldu ve Aresin arkasında ortaya çıktı hızla elinde ki küçük hançeri Aresin tam ensesinin ortasına saplayacakken Ares White bir anda kaybolduğu için dengesini kaybettiğinden dolayı öne yelpazelemiş ve hançerden kurtulmuştu
"Viuv şanslıydım"
Ares hızla yere düştüğünde sağ elini yere koyarak vücudunu sağ tarafa doğru döndürerek White a alttan bir tekme atarak dengesini bozmuştu White aniden gelen tekmeden dolayı dengesini kaybetmiş ve yere düşmüştü Ares White ın yerde olmasını fırsat bilerek hızla elinden güç alarak kendini havaya fırlattıktan sonra havada ki defa takla atıp tırpanı tam White ın göğsüne gelecek şekilde hızla indirmeye başladı
"Lanet olsun"
White hızla kendini sol tarafa atarak ölümden kurtulsa da bu ona sağ koluna bedel olmuştu Ares tırpanı hızla indirdiğinde White ın sağ kolunu koparırken tırpanını toprağa saplamış ve saldırıya açık bir şekilde kalmıştı White hızla ayağa kalkıp artık olmayan sağ koluna baktı öfkesi artarken tüm gücü ile Aresin karın boşluğuna bir tekme attı tekmeyi yiyen Ares metrelerce uçtuktan sonra ancak arenanın duvarlarına çarparak durabilmişti Ares bir ağız dolusu kanı kustuktan sonra duvardan düşüp yüz üstü yere kapaklandı kollarından güç alarak kalkmaya çalışsa da White çoktan Aresin yanına gelmiş ve ayağını Aresin kafasına koyarak onu ezmeye başlamıştı bile
"Seni lanet çocuk kolumun bedelini ödeyeceksin"
White bu kelimeleri söylerken ne kadar öfkeli görünse de aslında içten içe mutluydu her halde yüzlerce düello yapmış olsa bile kimse onun tek tel saçına bile bir şey yapamamışken bu çocuk onun sağ kolunu koparmıştı
"Seni öldüreceğim... Seni-... AHHHHHHHH SOĞUUUK"
White hızla geri çekilirken sağ ayağını tutmaya başladı çünkü sağ ayağı artık kıpırdamıyordu adeta bir heykel misali buz ile kaplanmış ve donmuştu
"Ayağın...sinirime...gitmeye...başlamıştı"
Ares zorlandığını oldukça belli eder bir şekilde ayağa kalktığı gibi tekrar bir ağız dolusu kan kusmaktan kurtulamadı yinede umursamadan elinin tersi ile ağzının kenarlarından akan kanı sildikten sonra yüzüne sırıtışını gene yerleştirdi ama artık kan yüzünden kırmızı olan dişleri ile onlara eslik eden şeytani bir katil gibi bakan kan kırmızısı gözleri onu tam olarak bir şeytana benzetiyordu White bir kaç adım geri gittiğinde Ares hızla ileri atılarak Aresin donmuş bacağına bir tekme attı buzlanmış bacak tekmenin gücü ile tuza dönüşürken White geriye doğru sendeleyip düştü yinede damarları donduğu için tek damla kan bile dökülmedi White bacağını soğuktan hissetmese bile korku ile bacağını tutarak küfürler etmeye başladı
"LANET OLASICA PİÇ SENİ ÖLDÜRECEĞİM SEN BUNDAN SONRA ÖLÜ BİRİSİN SENİ LANET VELET"
White dövüşün başından beri hiç bir küfür etmemişti artık güçlü biri ile karşılastığı için ortaya çıkan sevinci korkuya dönmüştü ölüm korkusuna
"Hey White bir kaç şey denememde sakınca var mı"
Ares bunları söylerken yüzünde ki sırıtmayı daha da büyütüyordu
"Mesela bu sözleri söyleyen... dilini yedirmem gibi"
Ares hızla sağ elini White ın boynuna atarak onu havada asılı bir şekilde tutarken sol elini White ın ağzına sokup dilini yakaladığı gibi başta yavaşça çekti
"Dondurma sever misin White"
Ares sol elini dondurarak White ın dilini de bacağı gibi dondurup sıkarak yine tuza döndürdü White ın dili parçalandıktan sonra Ares elini çekerek White ın çenesinden baskı uyguladı ki ağzında ki dili tükürmesin ve yutsun White bir kaç dakika boyunca yutkunmamak için kendini tutsa da sonunda yutkunmuş ve dili yutmuştu
"Benim kafamı kopartacaktın değil mi White öyle yapmanı söylediler acaba kafanı koparsam nasıl olur... hmm bunu daha önce yapmıştım gerçi buldum... kafanı ezeceğim White hoş çakal..."
Ares hızla ellerini çekip White ın kafasının iki yanına yerleştirdi White acı dolu çığlıklar atarken kafası yavaş yavaş buzlanmaya başlamıştı önce kulakları sonra elmacık kemikleri sonra çenesi ve en sonda gözleri donmuştu artık kafası buzdan bir heykeldi Ares ellerini çektiğinde White ın cesedi yere düşmüştü yinede kafası parçalanmadığı için Ares hızla sağ ayağını kaldırıp tüm gücü ile White ın kafasına ayağını koymuştu White ın kafası Aresin bacağında ki güce dayanamayarak tuza dönüşürken tekmenin gücü ile baştığı zeminde çatlaklar oluşmuştu
"White ı öldürdün..."
Ares arkasında duyduğu ses ile o tarafa döndüğünde karşısında Ali Babayı gördü
"Artık bizdensin"
Ali baba yüzünde oluşan tebessüm ile elini uzattığında çevresin de ki 39 kişi hep bir ağızdan bağırmaya başladı
"Yaşasın DarkArm, Yaşasın Ali Baba, Yaşasın Kırk Şeytan"
Ares duydukları ile yüzünde ki şeytani tebessümü sıradan bir tebessüme çevirip elini uzatacakken göz kapaklarına çöken ağırlık ile bilincini kaybetti.
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


