14 Eylül 2017 Perşembe

LOGİO 54.BÖLÜM

40 Şeytan önlerinde yere yığılmış cansız gri şeytanın bedenin bıkkın bir ifade vardı çünkü bu şeytanın seviyesi kral alemi 7.seviye olsa bile dövüş çok hızlı bitmişti. 

"Masluk bu şeytanın kaynak kristalini çıkarıp bana getir"
Bunu diyen elbette ki Ali Babanın ta kendiydi 
"Haaaay"
Masluk boyutunun neredeyse iki katı olan devasa kılıcını toprağa saplayıp gri şeytanın göğsüne atladı 
"Afiyet olsuuuunnn"
Masluk doymak bilmez bir boğaza ve bir domuzun damak tadına sahip biriydi yani yediği şeyler önemli değildi ister şeytan eti ister ise insan cesedi et konusunda hiç bir ayrım yapmayan birisi 
'Cakurt cukurt ham ham ham'
Masluk şeytanın göğsü ile buluştuğu an etrafta bu sesler yankılandı Masluk gri şeytanın göğüs etini büyük bir zevkle yediğini belli eden mırıltıları ile koca eti dişleri ile parçalamaya devam etti yarım saatin sonunda gri şeytanın göğsünde koca bir delik açıldı deliğin ortasında yklaşık yarım metre çapında bir delik açılmıştı ve bu deliğin içinde mavi renkli bir kristal vardı 
"BULDUUUM"
Masluk kristali gördükten sonra yemeği bırakıp gördüğü kristali çıkarmaya çalıştı bir kaç başarısız denemenin ardından Arese seslendi 
"Hey Ares gel de bir el at"
Ares iç çekerek tek zıplayışta Maslukun yanına geldi ve ikili kristali tutarak kaldırdı ikili koca kristali yere attığında Ali Baba kristale yaklaştı Ali Baba sağ elini kaldırıp kristalin üzerine koydu ve gözlerini kapadı bir kaç saniye sonra kristalin üzerinde çatlaklar meydana eldi Ares olayı büyük bir merak ile izlerken diğerleri buna alıştıklarını belli eder gibi hiç bir belirti göstermiyordu kristal çatlaklarla kaplandıktan sonra çatlaklardan mavi bir ışık yayarak parçalara ayrıldı ışık yavaşça sönerken parçalar orada ki herkese verilmişti 
"Bu kristal güçlü çoğunuz zaten üstad alemi sınırındasınız bu kristal parçaları sizin seviye atlamanıza kolaylık sağlar şimdi eve gidiyoruz hadi"
Ali baba konuştuktan sonra hızla arkasını döndü ve başka bir kelime etmeden ilerlemeye başladı Ares elinde ki içinden saf bir aura sızan kristal parçasını izlemeyi bırakıp parçayı kristaline koyduktan sonra Ali babanın peşinden giden ekibe katıldı 
*****
"Gri şeytanı öldürmeniz çok güzel Ali Baba peki bu çocuk kim"
Ares yumruklarını sıkmaktan parmak eklemlerini beyazlazmışken öfke ile geçen sefer gördüğü kaba adama bakıyordu hatırladığı kadarıyla adamın adı Muhsar dı Mahluk kendini Ali Baba olarak tanıtmıştı diğer şeytanlar buna bir şey demese bile Ares nedense öfkelenmişti 
"Evet Kara İmparator Kage Gri şeytan öldü efendim ve bu genç Ares yeni üyemiz yaşına rağmen oldukça büyük bir gücü var efendim"
"Demek öyle... pekala başka bir şey yok şimdi gidebilirisiniz"
"Çok yaşa Kara İmparatorKage Kras"
Muhsar başını hafif öne eğerek selam verdikten sonra yavaşça geri çekilerek odadan çıktı beraberinde gelen 39 kişide onunla çıktıktan sonra Ares meraktan kudurduğu soruyu sordu
"Neden Ali Babanın yerine geçtin"
"Çünkü Baba kendini tanıtmamalı başına büyük bir bela alabilir yoksa"
"Neyden bahsediyorsun"
"Baba sana güvendiğinde anlatıcak"
"Ama-..."
"Uzatma baba sana anlatacağı zamanı iyi bilir"
Ares mecburen susmak zorunda kalmıştı ne kadar konuşmak istese de bir cevap alamayacağını fark edip susmuştu ve 39 kişi ile yürümeye devam etti 
****
"Burada ne arıyoruz böyle"
Ares önlerinde sadece koca bir kayanın bulunduğu bir alanda duruyorlardı 
"Sabret biraz Ali Baba kapıyı açar"
Muhsar konustuktan sonra önlerinde ki koca kaya kaymaya başlamıştı kaya kaydıkça bir mağara girişi açılıyor ve içerden sarı bir ışık yayılıyordu Ares ışık sebebi ile gözlerini kapatırken diğerleri alışmışçasına yavaşça mağaraya yürümeye başladı dışarıda sadece Ares kalınca Ali Baba bağırdı  
"Hadi içeri gel Ares"
Ares ellerini gözünden çekmeden içeri doğru ilerledi mağaradan içeri girince Ali baba kapıya şu sözleri söyledi 
"Açık kapısın Anahtarın yok Kilidin olsa açacağın yok çıkışı kapa kaçamasınlar girişi kapa giremesinler"
Ali baba konuştuktan sonra kaya tekrar büyük bir gürültü ile kapanmaya başladı Aresin gözleri sonunda az buçuk alışmıştı ellerini gözünden çektiğinde gördüğü görüntü karşısında ağzı açık kaldı binlerce altın tepesi vardı çeşit çeşit altınlar toplanmış sıradan altınlar beyaz siyah ve mavi altınlar Ares gözlerini pörtletmekten yerlerinden fırlayacağına emin olsa da buna engel olamıyordu bu kadar altın belkide bir imparatorluğun hazinesiyle bile kapışabilecek miktardı 
"Kendine bir tepe bul ve meditasyona başla"
Ali Baba konuştuktan sonra boş bir altın tepesinin üstüne sıçradı ve meditasyon posizyonuna geçti cebinden parçalara ayrılan kristalin parçasını çıkarıp önüne koyduktan sonra gözlerini kapatarak meditasyona başladı Ares etrafı bir süre daha izledikten sonra boş bir tepenin üstüne sıçradı ve Ali Babanın yaptığı gibi kristal parçasını önüne koyup özümsemeye başladı.......

<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>