"ÇABUK OLUN TÜM MUHAFIZLAR HİZALANSIN EN UFAK BİR AÇIK İSTEMİYORUM BU KAPIDAN BİR BÖCEK BİLE GİRERSE SİZİ ÖLDÜRÜRÜM ANLAŞILDI MI LAN"
Kage Kras şato kapısının önünde yüzlerce askeri sıraya sokmuş ve emir vererek bağırıyordu dışarıdan gelen çığlık sesleri ve yakarışları susturmak için ses tellerine kaynak enerjiside yollayarak sesini bütün şato içinde yankılatıyor du bu şekilde şato içinde ki her muhafız onun sesini duyuyordu Kage bir süre daha muhafızlara bağırdıktan ve onları hizaya soktuktan sonra durdurdu o sırada dışarıdan gelen tüm yakarışlar... susmuştu... Kage dışarıyı dikkatle dinliyordu kulakları ile çıkacak olan en ufak sesi bile takip ederken
"TAK TAK TAK"
[Yn: Komşu komşu hu hu ]
Şato nun kocaman kapısı üç defa çalındı Kage sadece elini kaldırdı ve düz bir şekilde tutarak her an emir vermek için hazır duruyordu
"Boooom"
"ATEŞ"
Kage bağırdığı gibi kırılan kapıda görülen 8 süliete büyü yağmuru yağmaya başladı bir çok elementten bir sürü büyücü en güçlü büyüleri ile saldırırken nişancılar ellerinde ki yaylarına yerleştirdikleri okları yapabildikleri en iyi şekilde 8 süliete nişan alıp yolluyorlardı
"BBOOOOOOOOMMMMM"
daha önce ki kapı kırılmasında ortaya çıkan ses bu sesin yanında devede kulak kalırdı çünkü bu ses binlerce kayanın yere çarpması yüksek basınçlı su kırbaçlarının yerde oyuklar açması aşırı hızlı rüzgarların kayaları un ufak etmesi yüksek sıcaklıkta ki ateşlerin yerleri çayır çayır yakması gibi bir çok ses aynı anda ortaya çıkmıştı ortalık ateşi söndüren su ve rüzgarın dağıttığı topraklar sebebi ile bilinmezliğe gömülmüşken etrafta ölüm sessizliği vardı
"Prens iyi mi"
"O bizde kaptan sen sadece hedefine bak"
"Güzel..."
bu kısa diyalogdan sonra toz bulutundan ağır adımlar duyuldu yavaş yavaş yükselen adım sessizliği ölüm sessizliğini dağıtırken aynı zamanda da ölümün kendini haber ediyor gibiydi adımlar bir kaç saniye daha devam edince toz bulutundan 1.70 civarları her yeri dövmeler ile kaplı başında iki adet çıkıntısı olan kırmızı gözlü gece gibi karanlık saçlı ve göz akının yerini zift karanlığı kaplamış bir genç omzuna dayadığı tırpanı ile çıktı ve önünde ki yüzlerce kişiye baktı
"... Ben Kage yi alıyorum diğerleri ile ilgilenin..."
"ELBETTE KAPTAN"
Aynı anda yükselen 2 kız ve 4 erkeğin sesi ile tüm odada bu kez çığlık sesleri yükseldi Kage göz ucu ile ne tarafına baksa elinde farklı silahlar ile zırhlar için 6 kişi vardı
saldıran altılının her bir üyesi hiç acımadan önünde ki muhafızları ellerinde ki silahlar ile öldürmeye başlamıştı hepsi çeşitli silahlar kullanıyordu birisi bir mınçıka benzeri uzun bir sopa biri 8 farklı renkte parlayan bir küre biri koca bir balyoz biri devasa bir balta biri ise mızrak ve sonuncu ide kollarında oluşturduğu ruh yayları ile herkesi tek tek öldürüyorlardı Lio tırpanını omzuna alarak ağır adımlar ile ilerlerken Kage Kras ın yaklaşık 20 adım ötesinde durup meydan okuyan gözler ile ona bakıyordu
"...Rakibin benim Kızıl Anka İmparatorluğundan Lio L. Michael Meliodas Lux Ares Nos Ejderin günahı öfke olarak seni öldürecek isim bu"
"Ben kara yılan imparatorluğu imparator Kage Kras ım Ejderin günahı bu gün bu şatodan sadece birimiz ayrılacağız kendini hazırla"
Kage konuşmasını bitirir bitirmez hızla ortadan kayboldu Lio Kage nin hızına şaşırırken sağ böbreğine yediği kuvvetli tekme ile metrelerce öteye uçtu şatonun duvarlarına gömülen Lio kaşının üstünde ki kanı önemsemeden gözünü açıp demin durduğu yerde olan Kage yi görünce istemsizce kaşlarını çattı Kage nin güçlü olmasını bekliyordu ama bu kadarı biraz fazla gibiydi sonuçta onu gözleri ile takip edememişti Lio içine gömüldüğü duvardan kendini çıkardıktan sonra tırpanını eline alıp gözlerini kapadı
"BU NE CÜRRET SENİ AŞAĞILIK KÖYLÜ"
Kage yerinde öfke ile kükredi çünkü karşısında ki çocuk gözlerini kapatarak Kageyi ciddiye almadığını resmen bağırmıştı Kage bu harekete öfkelenerek hızla ileri atıldı hızı iki katına çıkarken Lio nun etrafında dönerek bir hortum oluşturuyor ve Lio yu havasız bırakıyordu Lio nefesinin yavaş yavaş tükenmesi ile dişlerini sıkmasına rağmen gözlerini açmamaya gayret gösterdi
"BU KADAR YETER ÖL SENİ AŞAĞILIK"
Kage Lio nun nefessiz kaldığını görünce hızla ileri atıldı
"AHHHHHHHHHHH"
Lio Kage ile çarpışmasına son bir kaç saniye kala gözlerini büyük bir hışım ile açıp tırpanını kendi etrafında çevirerek Kage nin göğsüne bir kesik atmıştı Kage aldığı kesik ile geriye doğru sıçramıştı Lio ise daha hızlı davranarak tırpanını tekrar kendi etrafında döndürüp hızla Kage nin bacağına saplayarak onu yerine sabitlemişti
"AAAAAHHHHHHHHHHHH"
Kage karşısında ki bu çocuğa inanamıyordu bir imparatora saldırmış ve onu yaralamıştı böyle bir güç için neler feda edilirdi Kage birinci elden öğrenmişti sonuçta önce ki imparatoru kendi gücü yetmediği için Tanrılar kurulu ile ittifak kurup öldürseler bile önce ki imparator onlara büyük kayıplar verdirmişti
[Yn: Çaktırmayın Luce Ali Nore nin babasının adını unuttum :D ]
"KARANLIK STİLİ:GÖLGE OYUNLARI"
Kage aktifleştirdiği teknik ile vücudunu gölgeye dönüştürerek Lio nun tırpanından kurtulmuştu Lio Kage nin kaçması ile tırpanını sapladığı yerden çıkarıp omzuna dayayarak göz ucu ile etrafına bakındı kimseyi göremeyince gözlerini kapadı ve aurası ile etrafı taradı
"Karanlık stili: Gölge kardeşleri"
Lio duyduğu ses ile gözlerini açtığında karşısında küçük çaplı bir ordu gördü yirmiye yakın Kage Kras vardı Lio içlerinden sadece birinin gerçek Kage Kras olduğuna emin olsa da gözleri ve aurası ile etrafı aramaya devam etti yinede hiç bir sonuç bulamadı çünkü hem tüm Kage Kras'lar aynı şekilde yaralanmıştı hemde hepsinden de enerji geliyordu Lio fiziksel olarak onu ayıramadığı için enerjisini kullansa bile de Kage Kras enerjisini eşit bir şekilde kopyalarına vermişti bu şekilde kendini saklıyordu...
"Kocing"
Kage Kraslardan biri ileri atılıp Lio nun tırpanı ile kendi yüzüğünden çıkardığı görkemli kılıcı ile çarpıştığında ortaya çıkan ses şatonun girişinde yayılıyordu birden tüm Kage Kraslar aynı kılıç ile ileri atıldığında Lio sayı avantajı sebebi ile zor duruma düşmüştü ve bir şey fark etti tırpanını hangi Kage Kras a savursa da tüm saldırıları karşılanıyor ve gerçek Kage Krasın anlaşılmasını engelliyordu
"Bu da ne lan böyle"
Lio bıkkınlık ile konuştu sonuçta uzun süredir Kage Kraslar ile dövüşse de hala gerçek olanı bulamamıştı
"BU SENİ AŞAĞILIK KÖYLÜ... KARANLIK ELEMENTİNİ BİR GÜCÜ GÖLGE KARDEŞLERİ BENDEN İSTEDİĞİM KADAR YARATMAMI SAĞLIYOR... BU ŞEKİLDE SENİN AŞAĞILIK HAYATINA SON VERECEĞİM"
Kage Kraslar sonlara doğru aynı anda söylediği için bütün şatoyu sarsan bir şekilde konuşmuşlardı ve aynı anda Lio ya doğru hücuma geçerek onu kıstırmayı hedeflemişlerdi Lio aynı anda üstüne gelen Kage Kraslar a hiç bir duygu göstermeden baktı yüzünde oluşan sırıtış ile tırpanını yüzüğüne koydu ve ellerini birbirine baştırıp hızla yere yerleştirirken bağırdı
"KARANLIK STİLİ: ÖZÜMSEYEN KARANLIK"
Lionun elleri ve bilekleri siyah bir gölge ile kaplanmaya başladı gölge hızla yerle temas ettiği gibi etrafa yayıldı ve farklı kollara ayrıldı ortasında ise küçük bir siyah daire ve o dairenin içinde de Lio duruyordu tüm Kage Krasların altına gelen gölge onların hareket etmesini engellerken hepsi yavaş yavaş diz çökmeye başlıyordu bir kaç dakika boyunca tüm hepsi diz çökerek duyduktan sonra Lio ya en yakın olan Kage Kras karanlık bir şekle girip altında gölge ile Lio ya doğru hareketlendi ve Lionun ellerine çekilip kayboldu yaklaşık on dakika geçmiş ve ortada sadece tek bir Kage Kras kalmıştı Lio gerçeğini bulduğu için tekniği kapatmıştı Kage Kras teknikten kurtulduğu için derin nefesler alarak sakinleşmeye çalıştı Lio tekniği iptal edince tırpanını tekrar eline alıp Kage Krasın yanına doğru ağır adımlar ile gitti tırpanı omzuna astığında Kage Kras kalan tüm gücü ile bağırdı
"MUHAFIZLAR NÖBEÇTİLER SALDIRIN SAL-..."
"KAGE KRAS... HEPSİ ÖLDÜ..."
Kage sesinin kesilmesi ile korkmuş bir şekilde duyduğu sesin geldiği yöne doğru kafasını yavaşça çevirdi ve ördüğü manzara karşısında gözleri yuvalarından fırlayacak kadar açıldı çünkü karşısında kafalardan oluşan bir dağ ve o dağın etrafında 7 kişi vardı Ali Baba 6 kişinin tam ortasında bunu söyleyerek savaşın bittiğini ve Kage Krasın kaybettiğini resmen bağırmıştı Kage gördüğü dağa inanmayı ret etti
"OLAMAZ BU MÜMKÜN DEĞİL SİZ KİM OLDUĞUNUZU SANIYORSUNUZ BÖYLE B-BANA SALDIRMAK DEMEK T-TANRILAR K-KURULUNA SAVAŞ AÇMAK DEMEKTİR SİZ SADECE KENDİ ÖLÜMÜNÜZÜ HIZLANDIRDINIZ EVET EVET SİZ ÖLECEKSİNİZ YÜCE TANRI BENİ DİRİLTECEK SİZE CEHENNEMDE İŞKENCE EDECEK SİZ ARTIK ÖLÜSÜNÜZ ARTIK BİR ÖL-..."
'SLAP'
Şatoda yankılanan ses ile Kage Kras susmuştu çünkü Lio onun kafasını kesmişti
"Eğer dirilecek isen ölmen sıkıntı olmaz... seni tekrar öldürmekten büyük zevk alırım"
Lio sol kolunu hızla kaldırıp bileğini sıyırdı bileği hala karanlık ile kaplıydı
sol elinin bileğini sıyırdıktan sonra daha yüksek bir hızla Kage Kras ın kafasını ezdikten sonra gözlerini kapadı şuan Kage krasın tüm yaptıkları tüm öğrendikleri zihninde bir bir canlanıyordu bir kaç saniye sonra gözlerini açınca vücudunda oluşan dövmeler ve göz akı yavaş bir şekilde kaybolurken gözlerinde ki kızıllık sanki mümküncesine daha da parladı Lio diğerlerine göz attıktan sonra hızla sıçrarak tavanı delerek şatonun sadece saniyeler içinde şatonun en yüksek kulesine çıkmıştı çıktığı gibide ses tellerine kaynak enerjisini yollayarak bağırdı
"İYİ DİNLEYİN KARA İMPARATOR KAGE KRAS ELLERİMİN ALTINDA CAN VERMİŞTİR BUNDAN SONRA BU KITANIN YENİ İMPARATORU... YENİ KARA İMPARATOR LUCE NORE DUR İTİRAZI OLAN VE ONA KARŞI OLANA SALDIRACAĞIM 7 BÜYÜK GÜNAHIN LİDERİ OLARAK BUNU TÜM KARA YILAN KITASINA DUYURUYORUM KARA İMPARATOR LUCE NORE BENİM MÜTTEFİĞİMDİR... YAŞASIN YENİ İMPARATOR... YAŞASIN LUCE NORE..."
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


