"Başka bir isteğinin olmadığına emin misin Lio imparatorluğum en ufak sorununda sana yardımcı olmak için hazırda bekleyecektir"
"Dediğim gibi imparator Luce ama bir isteğim yok tek isteğim Kızıl İmparator eğer yardım çağrısında bulunursa lütfen yardım edin imparator Luce "
"Hadi ama Lio bana sadece Luce de hatta bana Ali diye seslene bilirsin"
"Teşekkür ederim Ali"
"Ne demek esas yardımların için ben teşekkür ederim"
Ali Baba diz çökmeye kalktığı an Lio hızla onun omuzlarını tuttu
"Sen bir imparatorsun kimsenin önünde diz çökmemelisin dostum"
Ali baba yüzünde oluşan sırıtış ile ayağa kalkıp Lio ya sarıldı
"Kendine dikkat et dostum tekrar görüşmek dileğiyle"
Lio da Ali babaya sarılmasına karşılık verip sırtına iki defa vurdu
"Sakın kendini öldürtme yoksa kıtanı yıkarım"
diyen Lio olayı şakaya vurmaya çalışsa da eğer biri Ali baba ya en ufak zarar verirse bunu yapacağını açık açık söylemişti ve bu yüzden orda ki bir çok Longcwal üyesine korku tohumu serpmişti
"Kusura bakma Lio ama senden önce ölesim yok dostum"
Ali baba ortamın gerginliğini yok etmek için bu sözü söyleyip Lio nun omzuna hafifçe vurdu
"Öyle olsun-..."
"HEEEYYYY KAPTAN HADİ GİTMELİYİZ"
Banın sesi ile sözü yarım kalan Lio iç çekip Ali Baba ya tekrar sırıtarak baktıktan sonra Ban ve diğerlerinin beklediği gemiye binip Ali Baba ve 40 şeytanla beraber olan tüm Longcwal üyelerine el sallayarak veda etmişti böylece 7 li bindikleri tekne ile Kızıl yıldırım imparatorluğuna doğru yol almışlardı
****
"Ah hadi ama bu kez olacaktı"
"Solun çok açıkta kalıyor canım hadi tekrar dene"
"Tamam anne"
Aiden babası gittikten beri annesi ile kılıç eğitimi yapıyordu ama bir türlü annesinin kendi etrafına çizdiği o dairenin içine giremeden sürekli yere düşüyordu
"Anne neden bu halkadan çıkmıyorsun"
"Çünkü eğitimin bu olacak eğer bu daireden çıkarsan eğitimin sertleşecek canım"
"Bu daire nasıl bir eğitim aracı olabilir ki çok saçma"
"Hayır bak bu stilin belli bir adı var mı bilmiyorum bunu bana baba öğretmişti tatlım bu daire senin kontrolünde olan alan oluyor tamam mı kolların ile bu alanın içinde sana saldırmaya çalışan her şeyi engelleyeceksin"
"Ama nasıl yaa... saldırım sana değmeden engelliyorsun"
"Unutma saldırının başlangıcı önemlidir ama sonuç gideceği yerdir bu daireyede de o gideceği yeri bulman gerekiyor bende bunu kullanıyorum hadi şimdi devam et baban gelince güçlü olmak istediğini söylemiştin"
"Haklısın anne... hazır ol geliyorum"
Aiden kendine göre hızlı ama Olivia için oldukça yavaş bir şekilde ileri atıldı elinde ki yaklaşık 60 santimlik kılıcı savurduğunda Olivia elinde ki küçük hançeri sıkıca kavradı önce Aiden in bileğine baktı bileği düz duruyordu bu demekti ki direk düz bir saldırı yapacaktı hızla hançeri kılıcın önüne kaldırıp saldırıyı engelleyince Aiden bunu bekliyormuş gibi sırıtıp kılıcı hızla bırakarak Olivia ya koşup sarıldı Olivia şaşkın gözler ile Aiden e bakarken böyle bir şeyi gözden kaçırdığına inanamıyordu
"Seni yakaladım anne"
Aiden kafasını Olivia nın bacaklarına gömdüğü için sesi boğuk çıksa bile gayet rahat anlaşılıyordu Olivia yüzünde oluşan sırıtma ile Aiden e sarıldı
"Afferin oğlum hadi şimdi git ve yıkan ardından üstünü giy unutma bu akşam İmparator Odinin senin doğum günün için düzenlediği yemek ziyafeti var"
"Oleeeey yaşasın Odin amcaaaa oleeeyy"
Aiden daha küçük bir çocuk olduğu için imparator kavramı gibi kavramları bilmiyordu Odin ile daha önce bir kaç kez karşılaşmıştı ve hepsinde Odin Aiden e çok iyi davranmıştı bu yüzden de Aiden Odini amcası gibi görüyordu Aidenin bir anda suratı düştü Olivia bunu görür görmez endişelenmiş bir ses ile
"Ne oldu canım niye üzüldün"
"Babam anne... doğum günüme gelecek mi..."
Aiden Olivia ya adeta yalvaran gözler ile bakmıştı... hangi anne yüreği çocuğunun böyle bakmasına dayana bilirdi ki Olivia Aiden e sarılıp onu teselli edercesine konuştu
"Üzülme canım biliyorsun baban senin doğum gününü kaçırmak istemez ama Odin amcan ona yapması gerek bir görev verdi ki babanda bunu yapmak zorunda merak etme baban bir gelsin ondan bunun hıncı alacağız tamam mı"
Olivia nın dediği ile Aiden tekrar neşesi yerine gelmiş bir şekilde gülerek önce odasında ki banyoya gidip yıkandıktan sonra Olivia nın zoru ile beyaz ve mavi renklerle kaplı güzel bir kıyafet giymişti Aiden ne kadar bu kıyafetten hoşlanmasa bile Olivia onun yanında durarak çıkarmasını engelliyordu Olivia evin önünden gelen at seslerini duyunca Aiden e seslendi
"Aideeen hadi araba geldi"
"Geliyorum Anne"
Aiden hızla merdivenlerden inip kapıda annesini beklemeye başladı Olivia da bir kaç saniye sonra çok güzel kırmızı bir eldiven ile Aiden in yanına geldi ve Aidenin elini tutarak dışarıda onları bekleyen arabaya ilerlediler...
****
"HUZURLARINIZDA LİO L. NOS UN EŞİ OLİVİA L. NOS VE LİO L. NOS UN OĞLU AİDEN NOS"
Etrafta yankılanan büyük alkış tufanı eşliğinde kapıdan içeri giren Olivia ve Aiden ağır adımlar ile şatonun kapısından içeri girdiler imparator Odinin önüne geldiklerinde Olivia diz çökmeye çalışırken İmparator Odin Olivia yı omuzlarından tutup ayağa kaldırdığında yüzünde bir sırıtma vardı
"Hoş geldiniz Olivia"
"Bizi davet ettiğiniz için müteşekkiriz efendim"
"OLİVİA!..."
Odinin sesi bir anda tüm şatoda ki alkış seslerini kesmişti Olivia duyduğu kaba ve sert ses ile yerinde sıçramıştı Odin derin bir nefes alıp tekrar yüzüne bir tebessüm yerleştirerek
"Bana efendim demene gerek yok... sen Lio nun eşisin unutma sadece saygısızlık yapma yeter onun dışında beni adımla çağırman çok hoşuma gider unutma"
Olivia başını tedirgince salladıktan sonra ortalığı mutlu bir çocuk sesi kapladı
"Odin amcaaa uzun zaman olmuştu amca"
Odin ve Olivia Aiden e döndüklerinde Odin yüzünde ki tebessüm daha da büyüttü
"Aynen öyle ufaklık söyle bakalım anneni üzmüyorsun dimi eğer üzersen bozusuruz hee"
"Asla amca annemi asla üzmem"
"Afferin ufaklık böyle ol hey arka tarafta sana bir süpriz varmış biliyor muydun"
"Süpriz mi süprizleri çok severim oleeyy"
Aiden hızla arkaya koşmaya başladığında Odin onu ensesinden tuttu
"Sakin ol bakalım ufaklık henüz erken önce yemeğe başlamalıyız hadi doğru bahçeye"
Odin Aiden i ensesinden tutup bahçeye yönlendirerek kahkahalar ile peşinden gitti Aiden ne kadar o süprizi görmek istese bile Odin buna izin vermez di mecburen de Aiden bahçeye doğru yol almaya başladı
****
"İYİ Kİ DOĞDUN AİDEEEEN"
Aiden gördüğü kişiler ile sevinçten ağzı kulaklarına varmış bir şekilde önünde duran 1.70 boyluu siyah saçlı kırmızı gözlü gence doğru koşup gencin boynuna atlamaya çalıştı bunu gören genç hızla diz çöküp Aiden ile aynı boya geldi
"Hoş geldin babaaa"
"HAHAHAHA hoş bulduk Aiden uzun zaman oldu değil mi evlat"
Lio kafasını Aidenin başına gömerek burnundan derin derin nefesler alıp Aiden in kokusunu içine çekti sadece en fazla bir kaç ay Aiden den uzak dursa da hiç bir baba evladının kokusuna hasret kalmaya dayanamazdı
"Hadi bakalım evlat doğum günü hediyeni beğenecek misin bakalım"
Lio konuştuğu gibi Merlin bir geçit açtı geçitden etrafı örtülü dev bir kutu çıkınca Aiden şaşırmış şekilde örtüye bakıyordu Lio Merline başı ile işaret edince Merlin hızla örtüyü çekti Aiden gördüğü şey ile sevinçle yerinde sıçramaya başladı çünkü örtünün altında ki kutu bir kafes ti ve kafesin içinde gözlerinde mavi korkutucu bir parıltı ve sırtında da mavi ateşten bir şerit olan kürkü gece gibi karanlık bir kaynak canavarı vardı
"Bunun adı Gölge Kaplanı seviyesi şu an sadece gökyüzü kaynak alemi zirvesinde ve babanın sana doğum günü hediyesi umarım sevmişsindir"
Merlin kafeste ki kaplanı kısaca anlattıktan sonra Aiden tekrar Lio ya sarılıp teşekkür etti Lio Aiden den ayrılınca
"Hadi doğum günü pastanı yiyelim mi"
deyip sırıtmaya başladı Aiden başını salladığında herkes şatonun bahçesinde ki yemek masasına dizilmişti bir kaç dakika sonra doğum günü pastası da geldi İmparator Odin pastayı kesmek istediği için eline aldığı bıçağı pastaya batırıp bir dilim aldı ama gördüğü şey ile tüm gücü ile bağırdı
"HERKES ŞATOYA GİRSİN BU BİR EMİRDİR"
Lio ve diğer günahlar ne olduğunu anlamaya çalışırken Olivia ve Aiden dahil diğer tüm misafirler şatoya girdiler Lio ne olduğunu sormak için Odinin yanına geldiğinde gördüğü görüntü ile dona kalmıştı çünkü doğum günü pastasının içinde olan şey... İmparator Odinin sağ kolu olan kişi... Leon un kafasıydı....
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


