diyerek tek tek attığı ağır adımlar eşliğin de Aiden elindeki hançeri önündeki hancının eline sapladı .
Bu duruma gelmesi aslında hancının onlarca boş odası olmasına rağmen üzerilerindeki kıyafetler sebebi ile onları almamasından ve onlara çok ters davranmasındandı .
*
"Artık beni bırak."
"Bu sana üç yüz altmış sekizinci kez söyleyişim. Hana varana kadar seni bırakmayacağım ve çevredeki bakışlar da umurumda değil."
diyerek tek bir solukta konuşan Merek üzerindeki bakışları hiç önemsemeyerek Aiden'i takip etmeye devam etti .
"Sonunda bulduk."
diyerek derin bir nefes veren Aiden yüzünde yer edinen sırıtış ile ilerlemeye devam etti. Bir kaç adım sonra sol tarafındaki binanın girişine doğru ilerlemeye başladı .
Merek içeri girmeden önce başını kaldırarak hanın isim tabelasına baktı. Yüzünde oluşan şeytani sırıtış ile ağır adımlar ile hana ilerlemeye başladı .
"Ejder Yavrusu Hanı demek. Bakalım bir bağlantısı var mı?.. Neyse birazdan öğreniceğiz."
diyerek yüzünde gittikçe büyüyen şeytani sırıtışı ile birlikte hana giren Merek eşliğinde Tras kıpırdanmaya basladı .
Öfke dolu bir nefes vererek omzundaki Tras'a " Ne var?" dercesine baktı .
"Artık daha iyiyim beni indirir misin?"
dediğinde Merek tek kaşını kaldırarak Tras'a bakmaya devam etti .
Tras'ın yüzünde ki ciddi ifade eşliğinde başını hafifçe salladıktan sonra dikkatle Tras'ı yere indirdikten sonra Aiden'in yanına ilerledi .
Tras da tekrar yere basması ile yüzünde oluşan tebessümle Merek'i takip etmeye başladı. İkili Aiden'in yanında sağlı sollu yer aldıktan sonra beklemeye başladılar.
"Size nasıl yardımcı olabilirim efendim?"
yüzünde oldukça mutlu bir tebessüm ile üçlünün önüne gelen hancı ellerini bir biri ile ovuştururken üçlüye dikkatle bakıyordu .
Özellikle de vücudunun yarısı açıkta kalan Tras'a uzun ve şehvet dolu bir bakış atmıştı .
"Bize bir oda ver."
Hancı duyduğu ses ile birlikte aşağıya baktığında Aiden'in sırıtarak ona baktığını gördü. Tahminine göre bu iki adam bu akşam bu kız ile eğlenecek idi .
Hancı böyle bir zevki başkasının yaşamasına izin vermek istemeyeceği gözlerinde belli olan bir arzu ile gözlerini Tras'a çevirdi .
"Neden sana bir oda verecek mişim?"
Hancı konuşurken Aiden'e dönmeyerek onu ciddiye almadığını vurguluyordu. Şuan için tek sıkıntısı kadının yanındaki dev adamdı ama onun da gücü sadece sekizinci alemde idi. Kendisi onuncu alemde olduğu için rahatlıkla o genci halledebilirdi. Çocuk içinse ciddi bir tehlike bile diyemezdi .
Aiden sadece 5 seviyede savaşçı ve 2 seviye hırsız ile 6 seviye kadim büyücü idi. Kadim büyücü olması hancıya biraz zorluk çıkarabilirdi. Yine de denemeye değerdi .
[YN: Yazar seviyeleri unuttuğu için bundan sonrası geçerli olacak bir seviye sistemi yapacak :/ ]
[ DN: Yazar ve unutkanlığı ...]
"Dinle sorun çıksın istemiyoruz. Sadece bir oda istiyoruz."
"Belki de ben sorun çıksın istiyorumdur velet."
Aiden adamın cevabı ile çaresizce iç çektikten sonra sağ elini belinde ki hançere attı .
"Madem öyle..."
diyerek hızla belindeki hançeri çeken Aiden kendini sola attıktan sonra biraz önce tam başının hizasından geçen bıçağı tutan bileği hızla yakaladı .
Ardından bileği çevirerek hançerini hızla adamın boynunda sürttü ve adamın boynunda boydan boya bir kesik açtı .
Boynundan oluk oluk kanlar akan adamın cesedi sonunda hareket etmeyi kestiğinde Aiden üstüne sıçrayan kanlar eşliğinde hancıya döndü .
"O zaman sorun çıkartırız."
diyen Aiden hancıya yüzündeki şeytani ifade ile sırıttığında hancı hızla bir kaç adım geri giderek duvarda asılı duran kılıcı alıp tekrar Aiden'a döndü .
"SALDIRIN!"
diyen Hancının sesi handa yankılanırken çalışanların ve müşterilerin bir kısmı hızla Aiden ve Merek'e doğru harekete geçtiler.
"Sen benimsin."
diyerek bir anda Tras'ın arkasında ortaya çıkan hancı hızla Tras'ın boynuna kolunu dolayarak onu kendine çekti.
Aiden ve Merek'in etrafı ise onlarca kişi ile çevrili olduğundan bir şey yapamayacağını düşünen hancı Tras'ın kulak memesini dişleri arasına alarak şehvetini dile getirircesine ısırdı .
"Başlayalım mı?"
diyerek bir birlerine göz ucu ile bakan ikili yüzlerinde oluşan şeytani sırıtışları eşliğinde önlerinde ki onlarca kişiye döndü.
"Seni çağırıyorum R-43."
Merek bir elini havaya kaldırırken etraf sarsılmaya başladığında Aiden de elindeki hançeri havaya fırlattı .
Yerde ortaya çıkan iki metrelik çatlak genişlemeye başladı. Çatlağın içinden etrafa yayılan kırmızı ışık eşliğinde çatlaktan bir gürleme yükseldi .
"ROAAAAR!"
çatlaktan dışarı fırlayan kaplan eşliğinde etraftakiler geri çekilirken Merek sırıtarak geri çekilmeye başlayanlara doğru elini uzattı .
Merek'in elini uzatması eşliğinde kaplan hızla adamların üzerine saldırıya geçtiğinde Merek ellerini birbirine vurarak yavaş yavaş ayırdı. Elinde oluşan ateşten kılıcı kabzasından tutarak kaplanın peşinden adamlara saldırıya geçti.
Aiden de bu sırada havaya attığı hançerin mor bir ışık ile parlamasından sonra hançerin uzun bir mızrağa dönüşmesi ile birlikte mızrağı hızla yakaladıktan sonra etrafında çevirip gardını aldıktan sonra beklemeye başladı .
Üzerine gelen kılıçlı bir adamı mızrağın ucu ile engelledikten sonra hızla mızrağın sopası ile adamın bacaklarına vurarak adamın dengesini bozduktan sonra adam sırt üstü yere düştü.
Adamın yere düşmesi ile birlikte elinde ki mızrağı tekrar çeviren Aiden hızla mızrağın demir kısmını adamın kalbine sapladıktan sonra geri çekti.
'GÜM GÜM GÜM'
Mızrağın ucunda yavaş yavaş atmayı kesen kalpten damlayan kanlar eşliğinde adam can verirken Aiden şeytani sırıtışını daha da büyüttü .
Korkmuş ve titreyen gözleri ile ona bakan diğer adamlara döndükten sonra dudaklarını yalayan Aiden elindeki mızrağı tekrar havaya attığında mızrak tekrar mor bir ışık ile parlamaya başladı .
Mızrağın bir kılıca dönüşmesi ve kılıcın yere düşmesi ile Aiden hızla kılıcın kabzasını tuttuktan sonra adamlara doğru koşmaya başladı .
Önüne fırlayan iki kılıçlı adam kılıçlarını hızla savurduğunda Aiden de adamlara karşı Zero'yu savurdu .
'Cating cotang'
"AAGGHHH"
İki kılıcın saniyeler içinde kırılması eşliğinde adamlar şaşırmıştı. Yinede kılıç yavaşlamamış ve iki adamı da tek hamlede keserek adamların acı dolu bir çığlık atmasına sebep olmuştu .
Aiden üzerine sıçrayan kanlar ile yüzünde ki sırıtışı tehlikeli bir gülüşe çevirmişti .
"KRARARARA KRARARAAA"
"AGHHH"
"AGHHH"
"DUR LÜTFEN AHHH"
Aiden'in attığı şeytani kahkahalar eşliğinde tek tek can veren onlarca adamdan bir kaçı artık canları için yalvarmaya başlamıştı .
"KRARARARA KRARARARAR"
Aiden canları için yalvaran adamlara rağmen hiç birini önemsemeyerek adamları öldürmeye devam ediyordu. Önünde titreyerek secde eden adama şeytani bir tebessüm ile bakan Aiden beklemeye başladı .
"Lü-... Lütfen efendim beni affedin."
diyerek tir tir titreyen adam canı için yalvardığında Aiden hafifçe eğilerek adamı incelemeye başladı .
"Sadece bir oda istemiştim."
diyen Aiden yüzündeki şeytani ifadeye rağmen oldukça sakin bir ses ile konuşmuştu .Aiden'in sakinliğinden cesaret alan adam yavaşça başını kaldırdığında...
'Dong'
Adamın kafası boynundan ayrılarak yere yuvarlanınca etrafta yankılanan ses eşliğin de Aiden hancıya döndü .
"G-Geri çekil"
diyerek elindeki kılıcı Tras'ın boynuna yaklaştıran hancı eşliğinde Aiden şeytani ifadesi ile birlikte ileri bir adım attı .
"GERİ ÇEKİL"
diyerek elindeki kılıcı hızla Tras'ın boynuna savurmak için geri geren hancı elindeki kılıcı hızla ileri doğru savurduğunda
'BANG'
"AGHHHHHH"
etrafta yankılanan patlama sesi ile birlikte hancı acı dolu bir çığlık atarak elinden fırlayan kılıç eşliğinde sağ elinde açılan yuvarlak deliğe baktı .
Hancının onu bırakması ile hızla ondan uzaklaşan Tras eşliğinde Aiden sesin geldiği yöne döndü. Yüzünde ki sırıtışı ile duran Merek elindeki silahını tekrar beline yerleştirerek beklemeye başladı .
Merek'in beklemesi ile birlikte Aiden elindeki kılıcı havaya attı. Kılıç tekrar mor bir ışık eşliğinde parladıktan sonra Aiden havadaki hançerin eline düşmesi ile birlikte hancıya doğru ilerlemeye başladı .
Attığı her adımda yaydığı aura ile birlikte hancı ölümünün ona adım adım yaklaştığını fark etmeye başladı. Her adımında ona gelen ölüm ile birlikte derince yutkundu.
"Sana... bize... bir... oda... ver... DEDİM"
diyen Aiden elindeki hançeri hızla hancının sol eline sapladığın da hancı acı dolu bir çığlık attı. En başında onun seviyesinin düşük olması ile onu küçük görmese idi ve tedbirli yaklaşsa idi belki de istediğini elde edebilirdi ama gücü onu kör etmişti ve hiç bir şey düşünmeden direk arzuları için saldırıya geçmişti .
"Ama artık... değil bana... kimseye bir oda veremezsin"
diyen Aiden hançeri çevirerek hancının sol elinde de bir delik açtığında. Hançeri geri çekerek hancıya şeytanice sırıttı.
"Elbette sorularıma cevap vermezsen."
diyerek geri çekilen Aiden eşliğinde hancı hala yaşayabileceğini düşündüğü bir ümit ışığı ile birlikte kanayan ellerinde ki acıya rağmen başını onaylar manada salladı .
Aiden hancının onaylaması ile yüzüne yerleştirdiği tebessüm ile konuşmaya başladı .
"İyi fikir... şimdi ilk soru... Ejderha Birliği nerede?"
Aiden'in sorduğu soru eşliğinde gözlerini şaşkınlıktan açan hancı eşliğinde Aiden tekrar şeytani bir ifade takındı.
"Demek biliyorsun. Aynı şeyi ikinci kez sormayı sevmem ama senin için bir istisna yapacağım elbette bedeli ile..."
diyerek hançeri adamın bacağına saplayan Aiden eşliğinde adam tekrar acı dolu bir çığlık attı.
"Ejderha Birliği nerede DEDİM."


