19 Kasım 2017 Pazar

LOGİO-3 49.BÖLÜM:KANITLA

Aiden önünde ki kalabalığa sırıtarak bakıyordu. 

Kalabalık Aiden'in biraz önce elindeki kalbi tek hamlede ezmesi ile endişelenmeye başlamıştı. Çok hızlı bir şekilde adamın kalbini sökmüştü.
Aiden'in yaptığı ile yutkunan muhafız, Aiden'in yaptığını görmese bile diğerlerine cesaret vermek için göğsünü gererek konuşmaya başladı.
"Ne anlaşmasından bahsediyorsunuz?"
Muhafız, daha önce konuşan diğerlerine göre daha yetkili olduğu belli olan muhafız idi. Muhafızın konuşması ile ona dönen Aiden yüzündeki sırıtışı daha da büyüterek;
"Bizden öncekilerin sunduğu anlaşmanın aynısını sunuyorum. Ya teklifi kabul edin yada ellerimizde can verin."
diyerek sırıtan Aiden eşliğinde muhafız yutkunarak, konuşmak için tekrar harekete geçmişken, üzerindeki baskı ile birlikte sessizliğini koruyarak, tek dizinin üstüne çöktü.
"Kızıl... varis... Rosso ya... saygılarımı sunarım."
Adam üzerindeki baskıdan kesik kesik konuşurken, yanında yükselen ateşten hortum eşliğinde Aden gözlerini kısarak küçük hortumu izlemeye başladı.
Bir kaç saniye sonra ateşten bir kadın vücudu şekli alması ile birlikte etrafta ki auranın yoğunluğu daha da artmıştı.
Aiden bile etrafta ki yoğun auradan dolayı zorlanmaya başlamıştı. Göz ucu ile kadının yanında ki adama bakan Aiden, adamın dört ayak üstünde durduğunu görünce kaşlarını çatarak derin bir nefes aldı.
"İsmin ne?"
Kırmızılı kadının dudaklarından isyan eden ahenkli soru eşliğinde Aiden, üzerindeki baskının azda olsa hafiflemesi ile dik bir şekilde durarak kızı incelemeye başladı.
Kız baştan aşağı kırmızılar ile kaplıydı. Ateş kırmızısı saçları ve ateş kırmızısı gözleri bakana oldukça şehvetli bir görüntü sunuyordu.
Kiraz renkli dudakları ve yüzü ile uyumlu olan kırmızı elbisesi oldukça güzeldi. Bakan herkesi döndürüp bir daha baktıran bir yapısı vardı.
"Aiden L. Nos..."
Aiden ismini söylerken istemeden yüzünde bir sırıtış olsa da aklına gelen anılar ile morali hafifçe bozulmuştu.
Sevinmesinin sebebi aklına babası gelmişti.
*
"Benim adım... Lio L. Nos..."
diyen Lio adamın ensesinden tutarak hızla kafasını yere vurmuştu. Yerde oluşan göçük eşliğinde adamın kafasından akan kanlar zemini kırmızıya boyarken Lio ayağını kaldırarak adamın kafasına basmıştı.
"Aiden..."
diyerek karısının arkasında olanları hayranlık ile izleyen Aiden'e seslenen Lio yüzünde bir tebessüm ile ona döndü.
"Sakın unutma! Ailene kötü söz edenin dilini kes, arkadaşına elini kaldıranın elini kır. Gerekirse onlar için boynunu bük.
Nefret ettiğinin sözünü dinle, ama unutma adını sakın. Saklama. Ne olursa olsun adını herkese duyur ve hikayeni başlat."
diyerek tekrar ayağını kaldırarak hızla adamın kafasına vuran Lio eşliğinde adamın kafası yere daha fazla gömülmüştü.
[D.N.; Helal be. Benim güçlü Lio'm. İşte bu :)]
[Y.N; :D]
"Hadi yemek yiyelim."
diyen Lio ayakları altında can veren adamı bir kenara bırakarak hızla Aiden'in yanına gidip onu omzuna aldıktan sonra, bir elini Olivia'nın omzuna koyup bulundukları hanın dışarısına ilerlemeye başladı.
*
"Adımı gururla söyleyeceğim... Baba."
"Bir şey mi söyledin?"
Aiden kadının sesi ile başını hafifçe iki yana salladıktan sonra, sağ eli ile gözlerinde ki yaşı silip kadına bakmaya başladı.
"Tek dediğim adım... Aiden L. Nos."
Kadın Aiden'in adını duyduğunda gözlerini büyüterek Aiden'e bakmaya başladı.
"Kanıtla."
diyen kadın eşliğinde şaşkınlıktan kaşlarını kaldıran Aiden, kadına 'neyi' demişcesine baktığında kadın;
"L. soyundan olduğunu kanıtla."
dediğinde Aiden 'nasıl yapacağım' diye düşünmeye başlarken, aklında Ace in sesini duydu.
-Yaratıcılık Aiden. L. ler yaratıcılık yeteneğine sahiptir. Yani kılıç ve bunun gibi bir şey yaratsan işin oldu bitti.
Ace'in sesi Aiden'in zihninde yankılandığında, Aiden başını hafifçe onaylar manada salladıktan sonra, ellerini bir birine vurarak beklemeye başladı.
Elleri arasından yükselen hafif beyaz sis eşliğinde ellerini yavaşça ayırmaya başlayan Aiden'i dikkatle izleyen kadın eşliğinde Aiden'in elindeki sis şekil almaya başladı.
Birkaç saniye sonra sisin ağır kılıç şekli alması ile birlikte Aiden elini kılıcın kabzasına atarken gözlerini yavaşça açtı.
Elini attığı kılıç renklenirken kılıcı hızla savurarak yanına sapladığında Rosso gözlerini fal taşı edası ile açmıştı.
"Özür dilerim lordum."
diyerek hızla tek dizinin üstüne düşen Rosso, etrafa yaydığı aurayı geri çektikten sonra başını aşağı eğerek beklemeye başladı.
Üzerinde ki auranın kaybolması ile derin bir nefes alan Aiden, nefes alış verişini düzene soktuktan sonra Rosso'ya bakarak konuştu.
"Ayağa kalk..."
Aiden in seslenmesi ile başını hafifçe sallayan Rosso, yavaşça ayağa kalkarak Aiden ile göz teması kuruyordu.
"Rosso'ydu dimi..."
Aiden'in sorduğu soru ile başını hafifçe sallayan kadın eşliğinde Aiden devam etti.
"Rosso... Lordum derken ne demek istedin."
Aiden'in sorgulayan ve her an bir şey olabileceği için aurasını kattığı tehlikeli sesini duyan Rosso, gözlerini Aiden'in gözlerinden ayırmayarak dik bir şekilde durmaya devam etti.
"Siz efendimiz Karanlık Ejderha Drago'nun ortağı Ace'in soyundan birisiniz efendim. Efendimiz Drago eski ortağının soydaşlarına büyük bir sevgi duymaktadır.
Sizin emirleriniz Drago'nun emirleridir. Yüce efendimiz Drago'nun mutlak koruması sizin üstünüzde.
Sizin emriniz ile yedi ejderha varisi istediğiniz her şeyi memnuniyet ile yapmaktan onur duyarız yüce L."
diyerek tekrar saygılı bir şekilde selam veren Rosso eşliğinde Aiden bir elini çenesine koyarak düşünmeye başladı.
O hancının söylediğine göre Ace ve Drago arasında bir savaş olmuştu. Drago sözde sevdiği ortağını karanlığa mühürlemiş olsa da Ace'in dediğine göre hikaye başkaydı.
Drago nun oyununa kandığını ve Drago'nun L. lere karşı nefret duyduğunu söyleyen Ace'in dediklerini göz önüne alınırsa Rosso 'nun dedikleri tamamen bir tuzağa çekmek için yapılan yağcılıkdı.
"Eğlenceli olacak."
diyerek mırıldanan Aiden elini tekrar indirdikten sonra, dik bir şekilde durarak Rosso ya bakmaya devam etti.
"O zaman bir sorum daha var. Neden Merlin'in teklifini kabul etmediniz?"
diyen Aiden gözlerini kısarak Rosso'ya baktığında, Rosso ilk bir kaç saniye sessiz kaldı. Saniyeler dakikaları kovalarken Aiden sabrının zorlanması ile kaşlarını çattı.
"NEDEN KABUL ETMEDİNİZ???"
diye kükreyen Aiden eşliğinde Rosso başını kaldırarak Aiden'in gözlerine baktığında hafifçe yutkunduktan sonra derin bir nefes aldı.
"Her ne kadar istediğiniz olsa da... Kendi sonumuzu hazırlamak sadece aptallıktır..."
diyen Rosso eşliğinde kaşlarını çatan Aiden, dikkatle Rosso'nun söylediklerine kulak kabartırken, elini devam et dercesine salladığında Rosso derin bir nefes alarak anlatmaya başladı.