22 Kasım 2017 Çarşamba

LOGİO-3 52.BÖLÜM:ÇOK BÜYÜK OLACAK

"Bu konuda emin misin Aiden?"

Merlin, hem öfke hemde endişe barındırdığı sesi ve duyduğu öfkeden çattığı kaşları ile önünde duran ikiliye baktı.

"Başka bir dünyadan birinin buraya gelme sebebi ne olabilir ki?... Sadece Drago buraya gelmek için çabalar ve sonuçta burada istediği bir şeye sahip."

diyerek gözlerini kısan Aiden eşliğin de Merlin, sol elini oturduğu sandalyenin önünde ki masanın üstüne koydu.

"Oburluğun yüzüğü... LOGİO'nun son anahtarı."

Merlin'in mırıldanması eşliğin de Aiden, masanın üstünde Merlin'in parmağında duran yüzüğe baktı; yüzüğün dört bir tarafı açıktı.

Ortasında kırmızı bir yakut vardı. Yakutun dört bir yanında da yakutu tutmaya yarayan birer tane gümüş çıkıntı mevcuttu.

Gümüş kısımların bağlı olduğu yerlerde ise sanki ince bir ipek ile yapılmışa benzeyen desenli bir bez parçası vardı.

"Drago'nun şimdi ortaya çıkması oldukça kötü oldu. Henüz yeterince gelişememen ayrı bir dert iken aynı zamanda Drago eski kadim varlıklardan birisi.

Eğer kardeşleri olan altı generalde yanında ise ki Drago, sadece hedefi için hareket der. Bu durumda onlarda yanındadır.

Şuan güçlerimiz Drago ve ordusu ile aynı güçte. Eğer Drago ve altı generalini yenmeyi başarabilirsek en azından generallerini fazla kayıp vermeden indirirsek bu çok büyük bir avantaj olur.

Sonuçta Drago'nun piyon olarak kullandığı kişileri yenmiş oluruz ve bu şekilde direk şahı tehdit ederiz yani Drago'yu"

[YN: Yazar şu sıralar satrança kafayı taktığını fazla mı belli etti.]
[DN:Bu açıklama ile beraber evet.]

diyerek sessizliğe bürünen Merlin'in dediklerini dikkatle aklından tekrar geçiren Aiden, Merlin'in dediklerine hak verrircesine başını salladıktan sonra:

"Söylemiş olduğun gibi eğer Drago'nun generallerini halledebilirsek Drago daha kolay olacak gibi, peki generaller hakkında ne biliyoruz?"

diyerek Merlin'in cevabını bekleyen Aiden, dikkatini tamamen Merlin'e vermişti. Merlin, Aiden'in sorusu ve üzerinde ki bakışlar ile birlikte derin bir nefes aldı.

"Altı general var. Bunlar; Ateş generali Der, Doğa generali Nereg, Su generali Eulb, Hava generali Yollew, Toprak generali Egnaro ve ışık generali Etihw.

Her biri elementlerin de çok büyük başarılar elde etmiştir. Hatta efsanelere göre Ace denilen o kişi Drago ve generalleri kendi yaratmış.

Yedi elemente de şekil ve akıl vererek yedi farklı ejderha yaratmış. Yaratıcılık zaten uzun zamandır görünmeyen bir sınıf olmasına rağmen çok zor bir sınıftır.

Eski kitaplarda Ace hakkında derler ki 'Kimileri bir karıncayı yaratamazken o bir değil tam yedi tane ejderhayı yaratmayı başardı.'

Buradan hem yaratıcılığın zorluğunu hemde Ace'in gücü açık açık belli bir şekil açıklanmış. Kitaba göre Ace ve Drago arasında ki son konuşmada ikili birbirini mühürlemiş.

Drago uyandığında Ace de uyanacakmış ve büyük savaş tekrar başlayacakmış. Bu savaşın zamanı ve yeri hakkında her hangi bir bilgi verilmese de ikisininde bir birine çok yakın olduğu bir zamanda olacağı söylenir.

Bu söylenen de göz önüne alındığın da ve Drago'nun ortaya çıktığı düşünülürse Ace'in de yakında ortaya çıkacağını tahmin edebiliriz ki en büyük ümidimiz o."

diyerek derin bir nefes veren Merlin boynunu oturduğu koltuğun sırtlığına dayayıp derin bir nefes daha aldı.

"Umarım onunla anlaşabiliriz ve bu şekilde Drago'yu yenmemiz kolaylaşır."

diyerek sıkıntı bir biçimde nefes veren Merlin, hala aynı pozisyonda dururken sakinleşmek için gözlerini kapatarak derin nefesler almaya başladı.

"Drago'nun mührü çok güçlü değildi. Ancak... yinede bedenimi parçalara ayıracak kadar güçlü bir mühürdü."

Odada duyulan kudret dolu ses ile birlikte Merlin, hissettiği korku hissi ile ağır ağır başını kaldırmaya başladı.

"Demek bunu yapabiliyorsun."

Merek'in oldukça sakin çıkan sesi ile birlikte Merlin, parmağı ile Aiden'i işaret ederek konuştu.

"Merek... kim bu?"

Merlin, karşısında ki Aiden'in gerçek Aiden olmadığını anlasa da onun bedenine sahip olan şeyin  bir düşman olması durumuna karşı kaşlarını çatarak her an saldırmak için hazırda beklemeye başladı.

"Kadim büyücü bu... Ace L. , Drago'nun yaptığı mühürden sonra bedeni yok olsa bile ruhu hala varlığını korumuş.

Her nedendir bilinmez ruhu Aiden'in ruhu ile bir uyum içine girmiş ve birleşmiş yani Ace'in ruhu aslında Aiden'in içinde idi.

Ace'in ne zaman harekete geçeceğini bilmesem de Aiden'den daha güçlü olduğu için er geç onun bedenine gireceğini tahmin etmiştim."

diyerek sözlerini noktalayan Merek eşliğin de Merlin, rahatladığını belli eder bir şekilde nefes verdikten sonra Aiden'in bedeninde ki Ace'e döndü.

"Karanlığın Prensi Ace... Sorunumuzun farkındasınız, bize yardım etmenizi rica ediyoruz. Hayır,..."

diyerek sözlerine ara veren Merlin, oturduğu sandalyeden kalkarak Aiden'in bir kaç adım ötesine geldikten sonra tek dizinin üzerine çöküp konuştu.

"Size yalvarıyorum. lütfen yardım edin!"

diyen Merlin eşliğin de Merek, şaşkınlıktan gözlerini fal taşı gibi açmıştı. Şuan bulunduğu dünyanın en güçlüsü, birinin önünde eğiliyordu.

Her ne kadar bu bir imparatorlukta bile oldukça büyük sıkıntı çıkarabileceği halde, ki burada tam olarak bütün dünyanın en güçlüsünden bahsediliyordu.

İmparatorlar bile asla boyun eğmeyi seçmezlerdi. Durumu ne kadar kötü olsa da böyle bir şey yapmazlardı. Sonuçta onlar sadece imparatorluktu. Bir imparatorluk çökerse, bir diğeri yükselirdi.

Ancak Merlin'in durumu çok daha tehlikede idi. Eğer Merlin şimdi eğilmese idi diğer dünyalarda tehlikede olurdu.

"Sen bu dünyanın en güçlüsüsün yani bir nevi bu dünyanın imparatorusun diyebiliriz... İmparatorlar güçtür, şandır, yetenektir, asilliktir. Ama en önemlisi;

İmparatorlar kibir dolu insanlardır. En güçlü olduklarını sanırlar. Her insan yaşamak için kendinden güçlülere boyun eğer ve emri altına girer. Güçlü kişilerde kendinden güçlüleri aralar.

Böylece krallar doğar ama krallarda kendinden güçlü kişileri arayarak üzerinde ki bu sorumluluk yükünden kurtulmaya çalışır. Böylece imparatorlar doğar.

İmparatorlar ise kendinden güçlülerini arasalar da kendi dünyalarında öyle birilerini bulmakta çok zorlanırlar.

Sonuç olarak imparatorlar kibirlenir, en güçlü olduklarını görür, bir imparatora diz çöktürmek bir yana;

Ona adı ile hitap etmek bile ölmen için yeterli bir sebeptir. Ancak sende en ufak kibir belirtisi yok. Elbet kibirlisin ancak sıradan bir insan kadar kibirlisin.
[DN: Övdün mü sövdün mü be Ace? gshdgdjb :D]

Başka yüzlerce gezegene gittim. Ancak her birinin lideri çok güçlü idi. Bir çok imparator ile kapıştım. Hiç biri gücüme inanmadı ve beni öldürmeye kalkıştı.

Bu kibirleri hayatlarına mal oldu ve kendi ölümlerini imzaladılar. Drago ve altı generali olarak bilinen o altı aptal, yok mu?

Onları oğullarım gibi görmüştüm. Drago'nun oyununa kanana kadar en çok sevdiğim kişi oydu. Sonra olanlar oldu.

Drago bana ihanet etti, bana bir yalan söyledi. En çok güvendiğim kişiden böyle bir haber duyunca kandım ve harekete geçtim.

Tüm soydaşlarımın katili olmaya başladım. Gittiğim dünyalar sayılı olsa da L.'lerin soyunun çoğunu kuruttum.

Yinede hala L. kanına sahip birkaç kişi yaşamına devam etti. Ve L.'ler bu şekilde eski güçlerine kıyasla birer bebek gibi varlıklarını sürdürmeye devam etti..."

diyerek derin bir nefes veren Ace, tekrar derin bir nefes alarak Merlin'e bakmaya başladı.

"Ayağa kalk Merlin... Yakarışına yanıtım; Evet size yardım edeceğim ve Drago'yu tekrar ortadan kaldıracağım.

Ancak bunun için bir müddet eğitim göreceğim. Drago'yu biliyorum henüz bu dünyaya geçemediğini hissedebiliyorum.

Ancak her geçen saniye bu dünyada ki varlığı azar azar artıyor ki bu her saniye buraya girmek için çabaladığını kanıtlıyor.

Bir müddet karanlığın içine karışacağım ve Aiden'e hızlı bir eğitim verip ordumu toplayacağım. Sende bu sırada kendi ordunu toplayacaksın.

'Kuzgunlar' tekrar yükselecek ve güneşi engelleyerek karanlığı getirecek. Kadim savaşa kadar 'Kuzgunlar' ı topla ve yardımcı olacak tüm savaşçıları bir araya getir.

Kısa bir süreliğine Aiden ile ortadan kaybolsak bile Drago'nun ne zaman geleceğini bilmiyorum. Eğer tahminimden erken gelirse olabildiğince oyalayın.
[DN: Demesi kolaydı!]

Drago bir yana, ona inanan Ejderha birliği de mevcut. Merek, Ejderha birliğinin yedi varisinden Der'in varisi Rosso'yu öldürdü.

Doğal olarak diğerlerinin dikkatini çekti. Der çok öfkeli bir yapıya sahiptir. Varisinin intikamını almaya geleceğine eminim..."

diyerek başını odanın kenarında ki pencereye çeviren Ace, dışarıda toplanmış kara bulutların çarpışması ile etrafa saçılan yıldırımları bir kaç saniye izledikten sonra bakışlarını dışarıdan çevirmeden devam etti.

"Onları olabildiğince oyalayın mümkünse öldürün. Ama en önemlisi oyalayın eğer biz gelmeden hepiniz ölürseniz... Aiden'i tek başına ölüme yollayacak biri değilim haberiniz olsun.

Bir süre sonra görüşürüz, Raistlin'in torunu"

diyerek git gide vücudu saydamlaşmaya başlayan Aiden'in bedeninde ki Ace, sözlerini bitirdiği gibi vücudunu yok ederek ortadan kaybolduğun da; Merlin, birkaç saniye daha aynı pozisyonda kaldıktan sonra ayağa kalkarak hızla pencerenin yanına ilerledi.

"Kadim savaş yakında başlayacak... 'Kuzgunlar' bir yana mümkün olduğu kadar askeri toplamamız gerek... Merek... Drago ve ordusuna karşı kullanabilmek için elinde ne kadar homunculus varsa;

Ne kadar misket atar ve gülle atarın varsa; neyin varsa; hepsini topla ve sınıfı olmayan sıradan insanlara dağıt.

Eli silah tutan her kişi bize lazım olacak... Çok büyük olacak... Kadim savaş çok büyük bir savaş olacak."

[YN: Ufak bir bilgi üçüncü kitap finalinin hedefi Allah'ın izni ile on dört bin kelime inşallah :3 :D]
[DN: Hiiiiiiii! Üzülmeli miyim sevinmeli miyim bilemedim :/ ]

diyen Merlin, sessizliğe bürünürken bütün dikkati ile gökyüzünde çarpışan yıldırımları izlemeye başladığın da Merek çoktan kendini ateş ile kaplayarak ortadan kaybolmuş.

<<Önceki Bölüm    Tanıtım    Sonraki Bölüm>>