26 Aralık 2017 Salı

Ningendo-2.Kitap Finali-37.Bölüm-Bitiriş

Hartes bağırarak zıpladı ve Gölge'nin üstüne çullandı.Yüzüğünden çıkardığı baltasını düşmanına doğru indirdi.Gölge bir anda kaybolup Hartes'in sağında belirince,Hartes eğilip kendi etrafında dönüp baltasını daha sert bir şekilde savurunca Gölge geriye sıçrayıp kaçmaya çalışsa da,baltanın hızı onunkinden fazlaydı.Balta kıyafetlerini delip göğsünün sağ tarafına saplandı.Gölge'nin dudaklarından bir inleme sesi çıktı,sol yumruğunu sıkıp Hartes'e yolladı,Hartes de sağ yumruğunu sıkıp Ejder'in Ruh Yumruğunu kullanarak attı yumruğunu,yumruklar havada çarpışınca Gölge geriye savruldu,Hartes son anda Gölge'ye saplı olan baltasını da tutunca Gölge'nin sağ tarafı tamamen kesildi,yere düştüğünde titremeye başladı,eline dokunmuş olsa da,Ejder'in Ruh Yumruğu çok etkili bir teknikti,kişinin ruhunu bedeninden dışarıya çıkmaya zorlardı,ama hedef alınan kişinin gücüne bağlıydı bu,eğer seviyesi kullanandan daha yüksekse,sadece kısa süreli bir etki yapardı o kadar.Gölge'ye de öyle olmuştu,seviyesi Hartes den daha yüksek olduğu için,kısa süreli bir etkiyle karşı karşıya kalmıştı. 

Hartes yerde yatmasını fırsat bilerek baltasını hızla indirse de,Gölge yeniden kaybolup başka bir yerde belirdi,tökezleyerek düştü,zar zor ayağa kalkınca Hartes'e dönüp elini kaldırdı.
"Hayal Işığı!"
Gölge'nin avucundan çıkan parlak bir ışık Hartes'in altın modu sayesinde keskinleşen gözlerine bir bıçak gibi saplandı,Hartes hızla gözlerini kapatıp başını yana çevirdi,bir anda ışık söndü.
Hartes gözlerini açtığında suratına sert bir tekme yedi.Hızla geriye savrulsa da,Gölge onu havada yakalayıp yere attı,kıyafetinden tutup kaldırdı ve parmak uçlarıyla son hızla gırtlağına vurdu,Hartes boğulurcasına yere çöktü,dehşet içinde nefes almaya çalışıyordu,elleri boğazındaydı,gırtlağı yok olmuş gibiydi.
Gölge bir bıçak çıkarıp omzuna saplayınca Hartes çıkmayan sesiyle bağırmaya çalıştı,Gölge onu ensesinden tutup kaldırdı ve sert bir yumruk attı çenesine,Hartes'in ayakları yerden kesilirken gözleri kayıyordu. 
Gölge onu uçmadan yakalayıp yere yapıştırdı,elinde ki bıçağı döndürüp Hartes'in yüzüne çizik attı,bıçağın ucunu Hartes'in sağ gözüne yaklaştırıp fısıldadı.
"Belki benimkileri kaybetme riskine karşılık,gözlerini almalıyım ha?"
Hartes'in gözleri korkuyla açıldı,ellerini Gölge'nin yüzüne bastırıp ittirmeye çalışırken,Gölge bıçağın ucunu Hartes'in gözünün kenarına soktu.
"Hartes,kendine gel!Bu gerçek değil!"
Hartes olduğu yere çöküp nefes aldı,az önce gördükleri kadar hızlı olmuştu ki,birer illüzyon olduklarını fark edememişti.Terlemiş bir şekilde gözlerini kaldırdığında Gölge'nin hala aynı yerde olduğunu gördü,yaptığının Elmas Modun güçlerinden biri olduğunu anladı,yine de korkutucuydu.Bir hamle daha yapmasını engellemek için Rix'in gücünden emmeye başladı,dişlerini sıkıp Gölge hareket edemeden haykırdı.
"Rix'in Şimşeği!"
Devasa bir şimşek gelip zemine çarptığında Hartes kendini korumayı unuttuğunu fark etti,devasa bir güç dalgası kendisine çarptığında geriye savruldu.Hızla ayağa kalkıp baltasını tuttu,gerilip Gölge'nin az önce durduğu yere fırlattı,sonra arkasından da kendisi zıpladı,dumanı delip geçerken ayakları yere değdi,ağzını açıp etrafına ateş üfledi.Baltasını gittiği yerden alıp elinde döndürdü ve diğer haline soktu;iki kenarlı bir kılıç.
Havada hızla gelen bir şeyin sesini duyduğu anda hızla arkasını dönüp kendi silahıyla saldırıyı engelledi,Gölge'nin saldırısının şiddeti Hartes ayaklarının geriye doğru kaymasına sebep olmuştu,kendi silahını döndürüp Gölge'nin boğazına doğru savurdu,Gölge kafasını geriye çekip saldırıyı atlattı,kılıcıyla Hartes'in bileğine vurdu hızlıca,Hartes silahını düşürmese de,bileğinin uyuşması silahı diğer eline almasına sebep oldu,sol eliyle kılıcı iyi kullanamazdı,ama bu dövüşü de kaybedemezdi.
Gölge başka bir saldırı yaptığında kendini geriye doğru attı,sağ bileğini şiddetli bir şekilde sallayıp uyuşukluktan kurtardı ve silahını o eline alıp saldırıya geçti,ard arda dört saldırısı da savuşturulunca,teknik kullanmayı düşündü,hemen Portas'ın Öfkesini açtı,kırmızı aura ona hız ve güç kazandırınca daha sert ve hızlı saldırılarla Gölge'nin geri çekilmesini sağladı,yandan denediği bir saldırının neredeyse Gölge'ye hasar vereceğini görünce geri çekilip kendi etrafına dönüp kılıcı sertçe savurdu,Gölge bu ağır saldırıyı engellemek için kılcını kaldırınca Hartes kılıcı bıraktı ve eğildi,serbest kalan kılıç hızla dönmeye başladı ve Gölge'ye doğru uçtu.
Gölge kendisine doğru gelen kılıcı görünce dişlerini sıktı,havaya zıplayıp kurtulmak istedi,ama hesap etmediği bir şey vardı;Hartes havadaydı ve,tam Gölge'nin zıpladığı yerde süzülüyordu,üstelik elinde başka bir kılıç vardı.
Hartes kılıcı Gölge'nin tepesinden indirdi,Gölge hızla savunma yapmaya çalıştı,ama kılıç omzuna girmişti bile,dudaklarından acı dolu bir inleme sesi gelince,Hartes kılıcı çekip çıkardı,sol eliyle Gölge'yi tutup,kılıcı tam kalbine gelecek şekilde saplayacakken,Gölge Hartes'in suratına kan tükürüp bağırdı.
"Zamanın Hükmü!"
Hartes bir anda kendini elince kılıcıyla Gölge'ye karşı zeminde savaşırken buldu,Gölge yine aynı tekniği kullanıp zamanı geri almıştı,ama sadece bir kaç saniye,Hartes gücünün gittikçe azaldığını düşündü,çünkü bu tekniği ilk kullandığından bu yana neredeyse saatler geçmişti ve daha yeni ikinci kez kullanmıştı,üstelik daha önce de tehlikeli durumlara düşmüştü,Hartes kılıcını kendine çekip Gölge'den uzaklaştı,düşünmeye başladı,daha önce neden kullanmamıştı tekniği?Şimdi ölüm tehlikesi geçirdiği için mi kullanmıştı,yoksa şimdi mi kullanabilmişti?Hartes ikinci seçeneğin doğru olduğunu düşündü.Çünkü ilk seçenekte ki gibi,her tehlike de kullansaydı,bu istediği anda kullanabildiği anlamına gelirdi,ama bunu yapmamıştı,bu demekti ki;tekniğin zayıf noktası buydu,sadece birkaç saatte bir kullanılabilmesi.Hartes nefes nefese kalmış olsa bile,yarım yamalak gülümsedi,Gölge de karşısında dişlerini göstererek sırıttı,yavaşça konuşmaya başladı.
"İçinde ki dostlarından yardım alman,seni bu noktaya getirdi çocuk,bakalım,onlar olmadan ne yapacaksın?"
Hartes bir saldırının geleceğini anlayıp kılıcını kaldırsa da,Gölge bir anda burnunun dibinde bitmişti,tıpkı illizyonda yaptığını gibi tam boğazına gelecek şekilde vurdu ve Hartes'in nefesini kesti.Arkasına geçip kıyafetlerinden tuttu ve bütün gücüyle çekip yırttı hepsini.Tekrar önüne geldi,dizlerinin üstüne çöktüğü yerden kaldırdı ve en yakın yere dayadı,kılıcını elinden attı.Hartes hala nefes almaya çalışıyordu.Gölge ellerini birleştirdi ve derin bir nefes aldı,ufak bir dalgalanmadan sonra ellerinin biri beyaz,biri siyah renge büründü.Hartes bunun ne olduğunu biliyordu:Varoluş'un Ve Yok Oluşun'un Elleri.Mühürlenmiş bir veya birden fazla varlığı mühürlendikleri yerden çıkarmaya yarayan teknik.
Hartes hareket etmeye çalışsa da,başaramadan Gölge bembeyaz bir ışıkla parlayan elini Hartes'in karnına soktu,Hartes'in midesi ağzından çıkacak gibi oldu,gözlerinin arkasında ve karnında korkunç bir acı patladı,sanki kemikleri paramparça oluyormuş gibiydi,Gölge elini çıkardığında bacakları tutmaz olmuştu,içinde bir şeyler yok olmuş gibiydi,Gölge bu sefer kapkara olmuş elini soktuğunda nereden geldiği belli olmayan bir soğukluk vücuduna doldu,dişleri şiddetle birbirine çarpmaya başladı,sanki donuyordu.Gölge diğer elini de çıkarırken,incecik bir sesin zihnine fısıldadığını duydu Hartes.
"Bizden bu kadar,gerisi sende."
Gölge sendeleyerek geri çekildiğinde,Hartes el yordamıyla düşürdüğü kılıcını aldı,sağ gözü korkunç bir acıyla zonkluyordu,bu yüzden sadece sol gözünü açabiliyordu ama bu bile yeterdi,zar zor gördüğü gözüyle kılıcını ileri savurdu,kılıç Gölge'nin karnından girip belinden çıktı,Hartes kılıcı olduğu yerde bırakıp yumruğunu sıktı Ejder'in Ruh Yumruğunu vurdu.Gölge'nin gözleri titreyerek kapanırken ağzından kan geliyordu,Hartes ağzını açıp haykırdı,acıdan,yorgunluktan ve üzüntüden mahvolmuş halde haykırdı.
"Öl artık Öl!"
Hartes dizlerinin üstünde uzanıp Gölge'nin karnında ki kılıcı kabzasından tuttu,hızla çekip çıkarırken,beklemediği bir şey oldu.
Dul Feryadı kırıldı.
Ortasından kırılan kılıç kısmı yere düştü,Hartes şaşkınlık içinde bakarken kırılan yerde sivri ve bozuk biçimli bir şey olduğunu gördü,kalan son gücüyle bağırıp kılıcı Gölge'nin kalbine soktu.
Hareket edecek hali kalmayınca Gölge'yle birlikte yere düştü,yan yana uzanıyordu saatlerdir savaştığı kişiyle,yüzüne ufak bir gülücük yerleşti,başardığını umuyordu,başaramadıysa da,umurunda değildi artık,bu genç yaşına göre,gereğinden fazla yaşamıştı zaten.
"İyi iş başardın."diye bir ses geldi yanından.Zar zor kafasını çevirip yanına baktı.Gölge ona bakıyordu.Gözleri ne kırmızıydı,nede altın sarısı.Normaldi.Siyahtı.Simsiyah.Hartes'inkiler gibi.Gözlerinde pişmanlık yok gibiydi,yenilmenin verdiği utançta yoktu,sadece huzur vardı.Hartes cevap vermedi,verecek bir cevabı yoktu çünkü.Ne diyebilirdi ki?Yenildiği için teşekkür mü edecekti?
Gölge hala ona bakıyordu,dudağının kenarından sızan kan aşağı doğru akmaya başladı,paralanmış zemine doğru.Gülümsedi,ruhu bedeninden ayrılırken,son kez konuştu.
"İyi iş başardın,Oğlum."