26 Aralık 2017 Salı

Ningendo-2.Kitap:İntikam-36.bölüm-Kana Karşı Kan

Gölge kendisine doğru gelen yüzlerce sıcak taşı görünce tükürdü,o taşların çarptığı şeyi patlattığını iyi biliyordu.Daha önce de karşılaşmıştı bu teknikle,çok can sıkıcı ve dikkat edilmezse tehlikeliydi,ama Gölge'nin de numaraları vardı.

"Hartes,dikkatli ol.Elmas Modun gücünü açığa çıkarıyor."
"Hazırım."
"Hayır,değilsin."
Gölge kapattığı gözlerini açtığında gözleri kıpkırmızı parıldamaya başladı,yaydıkları ışık gittikçe artarken,dudaklarından tek bir kelime çıktı.
"Theodoratain."
"Lanet olsun,Hartes kaç!"diye haykırdı Sharanor zihninde.Hartes zıplayıp kendisini geriye doğru attı,son anda Gölge'nin yaptığı şeyi görebildi.
Gölge'nin vücudundan çıkan karanlık bir dalga hızla etrafa salındı ve Gölge'ye doğru gelmekte olan ateş toplarını yok etti,Hartes yeteri kadar uzaklaşmadığını anladı,tam zıplayacakken karanlık dalga kendisine çarptı,metrelerce geriye savruldu ve paralanmış dağın düz duvarlarından birine çarptı,acıyla yere düştü,zar zor kalktı ve kendisine doğru gelmekte olan Gölge'ye baktı,üstünden simsiyah dumanlar yükseliyordu,gözleri de kırmızı değil siyah bir şekilde parlıyorlardı,ta ki o ana kadar.Aniden gözleri bembeyaz bir şekilde parlamaya başladı,elini uzatıp Hartes'i işaret etti,tabi Hartes öyle sandı,Gölge'nin elinden fırlayan devasa bir şimşek Fortan'ın Volkanı'nı aktifleştirmiş olan Hartes'i vurdu.Volkan yüzeyi gibi olan derisi vurulunca etrafa beyaz dumanlar saçıldı,Gölge dumanların arasında kaybolurken,Hartes dizlerinin üstüne çöktü.
"Sharanor,bu da neydi böyle?O bir ŞiaJin,ama birden fazla elementi kontrol ediyor,bu mümkün mü?"
"Normalde evet,güçlü ŞiaJinler bunu yapabilir,ama o bunu ŞiaJinliğiyle değil,Elmas Moduyla yapıyor.Elmas modun bahşettiği güçlerden birisi bu;tüm elementler üstünde geçici olarak tam hakimiyet,iki saldırıda seni yaraladı,karanlık ve yıldırım elementiyle,bana sorarsan bir tanrı tekniği daha kullanmalısın,bu form seni saldırılardan bir süre koruyabilse de,saldırı yapmanı zorlaştırır."
"Ama o zamanda çakram çok hızlı tükenir,üç yıl boyunca çakramı tanrı teknikleriyle uyumlu hale getirmek için fazla seviye atlamadım,ama onuncu seviye biri olarak çakramın da bir sınırı var,hızlıca tükenmemeli."
"Gerekirse ben sana yardım ederim,şimdi kalk ayağa,yeni bir saldırıya hazırlanıyor,onu oyalamalı,yormalı ve bitirmelisin.Elmas mod çok güçlü olsa da sürekli kullanamaz onu,çakrası çok hızlı tükenir,ayrıca modu kullanmanın başka bedelleri de var,fazla uzun sürmez,az sonra görürsün."
"O zaman tüm gücümle saldırmaya başlamalıyım."diyerek ayağa kalktı Hartes,omuzlarını dikleştirip derin bir nefes aldı,sonra da Portas'ın Öfkesini açtı,sertleşmiş lav gibi görünen derisinin üstünde kırmızı bir aura peyda oldu,sonra da hızla zıplayıp Gölge'ye atıldı,müthiş bir hızla önünde belirse de,Gölge aniden kayboldu,Hartes onun yine zamanı geriye aldığını düşünse de,arkasından gelen hava dalgasını hissedince yukarıya zıpladı,bir şekilde arkasına geçen Gölge'nin kullandığı hava tekniği,hala havada dönüp duran kayaları un ufak etti.Hartes yere doğru düşerken tüm gücüyle zemine yumruk attı,oluşan güç dalgası Gölge'ye çarpıp onu geriye fırlattı,Hartes hızla ona doğru koşup yere düşmemişken yakaladı,sağ yumruğunu geriye atıp ağır hasar verebileceği bir yumruk için hazırlanırken,Gölge sırıttı,dudaklarının arasından çıkan birkaç kelime Hartes'i dehşete düşürdü.
"Satrop'un Huzuru."
Barış tanrısının ilginç tekniği,saçma bir şekilde işleyişini sürdürdü ve etrafa yaydığı garip aurayla birlikte Hartes'in açıkta bulunan bütün tekniklerini kapattı.Hartes tekniklerini kapandığı anda aldığı iki saldırının etkisine maruz kalıp dizlerinin üstüne çöküp göğsünü tuttu,Gölge'nin kullandığı yıldırım tekniği derisini neredeyse çürütmüştü,birkaç kemiğini de çatlatmıştı,aniden bastıran acıyla hareket edemez hale gelen Hartes bir anda kendini geriye doğru uçarken buldu,hızlı bir silüet belirip suratını yumruklamaya başlayınca kendini koruyamadı bile.
Yere düştüğünde suratı darmadağın olmuştu,göğsü felaket acıyordu,Gölge yanında belirip karnına bir tekme daha attığında acıyla inledi,ağzından kan aktı.
"Soyun utancısın."dedi Gölge nefes nefese."Yaşamayı bile hak etmiyorsun,hata yapmışım,yıllar önce yaptığım şeyi yapmalıydım,seni de anneni ve babanı gönderdiğim yere göndermeliydim."
"O halde,çok pişman olacaksın."dedi Hartes ağzından kan akarken.
"Hala kendini bir bok sanıyorsun,gösterinin sonuna geldik Hartes,ve final sahnesinde senin ölümün var."
"Hiç sanmıyorum."
Gölge elini öldürücü bir hamle yapmak için geriye attı,Hartes tam o anda ellerinde oluşan ateşi toprak zemine vurdu,yer paramparça olup etrafa alev almış toprak parçaları atmaya başlayınca Gölge geriye zıpladı,Hartes ayağa kalktığında zihninin uzak bir köşesinden bir sesin ona seslendiğini duydu.
"Sana yardım edebiliriz Hartes."
Hartes acıdan bayılmamak için kendini zorlarken,bir yandan da yürümeye başladı,elini yüzüğüne atıp Dul Feryadını çıkardı.Bu sefer de başka bir ses duydu zihninde.
"Onu tek başına yenemezsin."
Daha garipti bu sefer ses,sert ve güçlüydü,ama bir yandan da titriyor gibiydi.Hartes baltasını yukarı atıp çift ağızlı silahına dönüştürdü.Sesleri duymazlıktan geliyordu.
Gölge Hartes'in elinde ki silahı görünce sırıttı,o da yüzüğünden büyük bir kılıç çıkardı.çıkardığı kılıç altın sarısıydı,belki altındandı.O da Hartes'e doğru yürümeye başladı,gözlerinde hırs vardı.
"Bize ihtiyacın var Hartes."
Hartes baltasını iki eliyle tuttu,kolları şiddetle titriyordu,sesleri duymamaya çalıştıkça,daha da çok duyuyordu.Gölge kılıcını iki eliyle tuttu,şiddetle savururken bağırdı.
"Tritent'in Öfkesi!"
Kılıçtan kopup gelen aura hızla suya dönüşüp devasa bir dalga halinde Hartes'e çarptı,Hartes'in karşı koymaya gücü bile yoktu,su onu içinde savurup dururken kalan son gücüyle su yutmamaya çalışıyordu,savruldukça savruldu ve en sonunda su onu onu içinden fırlattı,hızla uçup kayalara çarpıp yere düştü.Acıyla ağzını açsa da,hiçbir şey söylemedi,zorlukla Sharanor'a seslendi,ama ondan da ses gelmiyordu.Gölge'nin kendisine doğru yürüdüğünü gördü,ses son kez seslenirmiş gibi fısıldadı.
"İste yeter,gücümüz,gücün olsun."
Hartes dirseklerini yere koyup hafifçe kalktı.
"Öyle olsun."
Hartes bir anda içine dolan güçle ayağa fırladı,ellerini gözünün önüne getirip baktı,parlıyorlardı,çatırdıyorlardı,Sharanor'un anlattığı tanrılar ona güçlerini aktarmışlardı,ve şu anda zihnindelerdi.
"Elini göğe kaldır,gerisini ben hallederim."dedi biri,erkekti,ama sesi titriyor gibiydi,Hartes dediğini yapıp elini havaya kaldırdı,baktığındaysa,elini uzattığı yerde hızla kara bulutların toplandığını gördü,içlerinde yıldırımlar dans ediyordu,ses yine konuşunca gülümsedi.
"Çek gelsin."
Hartes eliyle Gölge'yi gösterdi,o anda gökyüzü patladı sandı,Sharanor'un kükremesine benze bir ses koptu alanda,sonra Gölge'nin haykırışı duyuldu ve onlarca metre uzunluğunda bir yıldırım Gölge'nin bulunduğu yere düştü.
Yıldırım zeminle temas ettiği anda her şey havaya uçtu,depremden dolayı yıkılan dağlar anında paramparça oldu,kayalar yüzünden çıkıntılı olan zemin tamamen yok oldu,oluşan dalgadan Hartes geriye uçtu,iki ayağının üstünde zar zor durabildi,yüzü gülüyordu,bu inanılmaz bir saldırıydı,ama Gölge'nin bundan kurtulabileceğinden emindi,haklı da çıktı,ortada ki duman dağıldığında sendeleyerek yürüyen Gölge'yi gördü,önceki den daha farklıydı,kıyafetleri delik deşik olmuştu ve kafası kanıyordu.Hartes başka bir saldırıya hazırlanıp sırıttı.Artık bu işin bitme vakti gelmişti.