"Hissedebiliyor musun Sharanor?"dedi Hartes,Radesten öğrendiği gibi enerjisini gizlemiş,Ölüm Dağlarının içine oyulmuş büyük binaya kadar neredeyse sürünerek gelmişti.Binanın etrafında hiçbir hareketlilik yoktu,Hartes'in kendi enerjiside enerjisini gizlemiş birini hissetmeyi tam olarak başaramazdı.Bu yüzden bunu Sharanor'un yapmasını,Gölge'nin içeride olduğunu teyit etmesini istiyordu.
"O burada Hartes.Onu hissediyorum."
Hartes heyecandan yerinde duramaz haldeydi,ama kendini dizginliyordu,etrafta ondan başka kimse yoktu.Venüs savaşı keskin gözleriyle izlemek için uzak bir yere mevzilenmişti.Hartes arkasına saklandığını kayanın ön tarafına geçti ve yavaş adımlarla taştan binaya doğru hareket etmeye başlamıştı.Gölge herhangi bir yere tuzak yerleştirmiş olabilirdi,bu yüzden yavaş adımlarla ilerliyordu,adımı atacağı yeri dikkatle inceliyor,herhangi bir ize bile şüpheyle yaklaşıyordu,bu dikkati yüzünden birkaç dakika içinde gelebileceği kapıya on dakika da gelmişti,ama önemli değildi,tuzağa düşmekten iyiydi geç kalmak.
Kapısı yıllar önce yıkılmış olan binaya girmeden önce Sharanor içeriyi tekrar kontrol etti,boştu,bir kişi dışında.Hartes ses çıkarmamak için parmak uçlarında yürümeye başladı,Sharanor'un onu yönlendirmesiyle,üç katlı binanın ikinci katına çıktı,birkaç karmaşık koridorlardan birine girdi ve koridorun sonunda ki odanın önüne geldi,sırtını girişin yanında ki duvara yasladı,odanın kapısı yoktu.Kafasını eğip yavaşça içeriye baktı.
Gölge,büyük,taştan bir masada,önünde birkaç kağıtla bir şeyler yapıyordu,bir kağıda ikide bir bakıyor,sonra da daha küçük kağıtlara bazı notlar alıyordu.Hartes'i fark etmemişti,Hartes onu şaşırtacağını biliyordu,ama böyle savunmasız bulacağını tahmin etmemişti,o kadar ki,Gölge'nin yüzünde maske bile yoktu,Leotinlere özgü sarı saçları omuzlarından aşağı dökülüyordu,masada bir sürahi ve bardak vardı ama dudakları kupkuruydu,gözlerinin altı uykusuzluktan şişmiş gibiydi,ayrıca kızarmışlardı,Hartes ise gücünün zirvesindeydi,günlerdir iyi beslenmişti,düzgünce uyumuş,aşırı yada eksik uyumamıştı,vakit buldukça meditasyon yapmış ve etrafından enerji toplayarak onu yüzüğüne depolamıştı.Sharanor etrafa herhangi bir enerji dalgası saçmadan fısıldadı zihninde.
"Ya şimdi,ya hiç."
Hartes karnından çekip gözlerine gönderdiği çakrayla Altın Modunu açtı,etrafa yayılan ufak bir miktar enerji Gölgenin dikkatini çekti,gözlerini yavaşça masadan kaldırdı ve kapıya çevirip konuştu.
"Jacob sen mi geld..."
İçeriye doğru fırlayan barut dolu bombalar onun konuşmasını yarıda kesti,hızla hareket edip masanın altından tuttu ve kaldırıp bir ucunu yere koyup kendine kalkan yaptı,arkasına sığındı,Hartes hızla içeri girdi,birkaç bomba daha atıp odada hızla koştu,duvarın yanına geldiğinde duvara tekme atıp duvardan zıpladı,Gölge'nin az önce oturduğu yerin arkasında ki duvara gelince oraya da tekme attı,ve masanın arkasında ki Gölge'ye güçlü bir dönen tekme savurdu,dikkat dağınıklığı yüzünden kafasına yediği tekme,Gölge'yi havada bir kaç takla attırıp odanın diğer tarafına uçurdu,saldırıyı beklemediği için,kendini korumayı bile becerememişti,kafasının arkası ve sırtı hızla duvara çarptı,duvar çatlayıp Gölge'yi içine aldı,Hartes ayakları yere değer değmez önünde ki taş masaya sert bir tekme attı,masa havada taklalar atarak Gölge'ye çarptı.
Taştan masa hedefiyle çarpışınca paramparça oldu,Hartes dişlerini sıktı,yüzüğünden Dul Feryadını çıkardı,havada döndürüp bir kılıç haline gelmesini sağladı,sonra da bulunduğu yerden Gölge'ye doğru zıpladı,planı basitti;ufak bir şaşırtmaca ile Gölge'ye saldıracak,hareketsiz bırakacak,sonra da kılıcıyla parçalayacaktı.Şimdi ise planın son aşamasındaydı,kılıç elinde saplanmaya hazır dururken,havada Gölge'ye doğru uçtu Hartes,omzunu gerip kılıcı saplayacaktı ki,Gölge eğilmiş başını kaldırdı,kan kırmızısı gözleri onun Elmas Modu etkinleştirdiğine işaret ediyordu,Hartes hızla kılıcı fırlattı,vakti kalmamıştı çünkü,kılıç hızla kendisine doğru gelirken,Gölge'nin kanlı ağzından hırıltıyla iki sözcük çıktı.
"Zamanın Hükmü."
Kılıç hızla Gölge'ye doğru giderken,Hares refleks olarak gözlerini kapattı,açtığında ise zihni dondu,neler olduğunu anlamadı,şaşkınlıkla nefes alıp kendini sarstı,bunları yapmasının sebebi,gizlenmiş bir şekilde Gölge'nin olduğu odanın kapısının yanında durmasıydı.İçeri girişi,bombalar atması,saldırıları,her şey yaşanmış gibiydi Hartes için,bizzat kendisi yaşamıştı,ama şu an oradaydı,birkaç dakika önce olduğu yerde.Kendisi gibi Sharanor'da donup kalmıştı,Hartes'e belli etmeden kendi kendine konuştu.
"Bu...da ne böyle?Zamanın Hükmü,böyle bir tekniği binlerce yıldır yaşayan ben bile ilk defa gördüm,hayır,yaşadım resmen.İçerde ki piç,zamanı geriye aldı.Bu nasıl mümkün olabilir?Böyle bir gücü...sadece Elmas Modla almış olamaz,yoksa olabilir mi?Eğer bu güç sürekli olarak kullanılabilir ise,Hartes bu dövüşü asla kazanamaz,her seferinde zaferin ucundan döner,ve Hartes'in az önce içeride kaybettiği enerjide geri gelmemiş,lanet olsun!Bu nasıl bir teknik böyle?"
"İçeri gel Hartes."
Hartes ne yapacağını düşünürken,duyduğu sesle yerinde sıçradı,Gölge burada olduğunu fark etmişti,tabi ki ederdi!Zamanı geriye alabilen biri kendisine kimin saldırdığını da hatırlardı.Saklanmanın bir anlamı olmadığından yavaşça yaslandığı yerde doğruldu Hartes,yavaş adımlarla içeri girdi,manzara hala aynıydı,Gölge taştan bir masaya dirseklerini koymuş oturuyordu,gözleri az öncekiler gibi kıpkırmızıydı,Elmas Modu açıktı,Hartes Elmas Modun sahibine başka ne gibi güçler verdiğini merak etti.Gölge oturduğu sandalyede geriye yaslanıp sırtını kütletti.
"Peh,gerçekten de bana sürpriz bir saldırı yapabileceğine inandın mı?"
Hartes ağzından laf alabilme umuduyla oyunu oynama kararı aldı.
"Aslında inanmıştım,ama şüphelerim de vardı,çünkü ben sana böyle bir saldırı yapabilirsem,herkes yapabilirdi."
Gölge kafasıyla onayladı genç soydaşını."Evet,doğru düşünmüşsün.Çok kişi denedi bunu,Zinonlu Hector,şu kafiyeli konuşan aptal,,Kamalı Jack Donnet,en son da arkadaşın Kronos.Hepsi beni öldürmeyi denedi,ancak ummadıkları taş başlarını yardı,hiç kimse beni ilk saldırısında öldüremez,Kronos kendisinin yapamayacağını anlayınca benimle anlaşmaya çalıştı,şu 'Daha Temiz Bir Dünya' planı için yanında bir Leotin istiyor,ama ben..."Gölge eliyle çenesini kaşıdı,gözlerini Hartes den ayırmıyordu."Kimseden emir almam,kimseye itaat etmem ve kimseden korkmam,biz Tanrıların soyundanız,hatta onlardan daha üstünüz,ama görünüşe göre sen,bunu unutmuşsun,soyunu ve kanını ayaklar altına almışsın,gözlerini delirmiş bir kuduz köpeğin ellerine vermiş,hem kendininkini,hemde benim soyadımı kirletmişsin,sana çok kızdım Hartes,gerçekten çok kızdım.Bu yüzden seni bu rezaletten kurtaracağım."
"Son yıllarda karşılaştığım herkes bana benzer şeyleri söyleyip durdu,hiçbiri,aklındakileri veya söylediklerini gerçekleştiremedi.Onlardan daha güçlü olduğun doğru,ama karşında senin gibi bir Leotin'in dikildiğini unuttun.Senin yanlışında bu,yıllar önce tanışdığın çocukla konuştuğunu sanıyorsun."
"Belki de haklısın,belki gerçekten güçlendin,ciddiye alabileceğim biri oldun,ama,söylediğim şeyi es geçtin."diyerek yüzüğün den bir kılıç çıkardı Gölge."Sen ve ben,çocuk.İkimizde ilâhız,ama burada sadece bir ilah kalacak.İkimizde soyun sonuncularıyız,ama sabah olup güneş doğarken,ayakta kalanımız Leotinlerin Kralı olacak,ve yeni soyun babası olacak.Ve ben bu ünvanları senin gibi bir köpeğe kaptırmayacağım!"


