1 Şubat 2018 Perşembe

LOGİO-4 15.BÖLÜM:BU...

"HIIIIIRRARRAGGGGGHHH! "
Kırmızı cübbelinin karşısında ki devasa yaratık, yeri göğü inletecek şekilde gür bir savaş narası attıktan sonra sol elinde tuttuğu kılıcı havaya kaldırarak, hızla cübbeliye doğru harekete geçmişti.
Cübbeli, üzerine doğru gelen dört metre boyunda ki devasa yaratık ile sırıtarak hızla ileri atıldığın da cübbeli ve yaratık arasında kalan bir metre esnasında yaratık elinde ki kılıcı hızla cübbeliye doğru savurmuştu.
'Coting!'
Yaratığın kılıcını savurması ile birlikte etrafta yankılanan demirlerin çarpışma sesi ile birlikte cübbeli, sırıtarak elinde ki demir çubuğu itmeye başlamıştı.
Cübbelinin itmesi ile  birlikte yaratık, iki dev kolunun üstünde  ki dengesini kaybederek sırt üstü yere düşmüştü.
Cübbeli ise bu olayı fırsata çevirerek hızla yaratığı üzerine doğru atlarken elinde ki demir sopayı yukarı kaldırmıştı.
Cübbeli tam sopayı yaratığın kafasına doğru savuracak iken;
'BOOOOM! '
Yaratık uzun kolları sayesinde hızlıca cübbelinin bacağını yakalayarak onu duvara fırlatmış ve  etrafta bir patlama sesi yankılanmıştı.
"Seni aşırı gelişmiş kollara sahip olan çürümüş et yığını!... "
Cübbeli bir ağız dolusu küfür sıraladıktan sonra duvarda oluşturduğu göçükten çıkarak, elinde ki demir  çubuğu iki ucundan tuttuktan sonra çubuğu iki yana doğru çekmeye başladı.
Bir anda çubuğu üç metre boyunu alması ile birlikte cübbeli, yüzünde ki sırıtışı büyütürken sopanın iki ucunu da farklı yönlere doğru çevirmişti.
Elinde ki sopanın bir anda adeta üç parçaya bölünmesi ile birlikte cübbeli, sırıtışını daha da büyütürken sopanın iki parçasını tutarken üçüncü parçasını döndürerek yaratığa koşmaya başladı.
Yaratıkta bu sırada kendini toparlamış ve yine iki devasa kolunun üzerinde cübbeliye ilerlemeye başlamıştı.
İkili arasında gene az bir metre kala cübbeli, zıplayarak elinde çevirdiği sopanın ucunu hızla yaratığın iskelet kafasına vurduktan sonra sopayı geri çekerek vurduğu kısmı tutup diğer kısmını yaratığın kalbine doğru savurmuştu.
Sopanın diğer ucu da yaratığın kalbinin hizasına geldiğin de cübbeli, sopayı geri çektiği vakit sopanın ucundan damlayan sıcak sıvı ile birlikte mağarada hafif bir ses yankılanıyordu.
'Güm Güm... Güm Güm... Güm Güm..."
Ardı ardına gelen gümleme sesleri yavaşça kısılırken yaratık hem ezilen kafasından hemde yerinden sökülen kalbi ile daha fazla yaşamamış ve kendini ölüme teslim etmişti.
"Seni kullandığım için özür dilerim dostum, bu kadar gereksiz bir şey için sana ihtiyacım olmamalı idi. "
Cübbelinin konuşmasının ardından cübbelinin elinde ki sopa, hızla tekrar birleştikten sonra eski boyutuna döndüğün de kırmızı bir ışık ile birlikte sopa bilinmezliğe karışmıştı.
Cübbeli elinde ki sopanın kaybolmaması ile birlikte ağır adımlar ile mağaraya ilerlemeye devam etmişti.
**
"Öhöhöhöhöhö! Bu da ne be? Hiç bir kanda böyle zehirli bir duman çıkmamıştı, öhöhöhöhö! "
[YN: Bu koku sigarada ki nikotinden geldiğini hayal ettim, o yüzden Ark öksürüyor :3 :)
Kamu spotu: Sigara içmek size ve çevrenizdeki sevdiklerinize zarar verir. Sigara içmeyin, içirtmeyin. Eğer sigara içiyorsanız da bırakamam demeyin bırakmalıyım diyin. Aksi halde sevdiklerinizi de zehirlersiniz. Alo 171 sigara bırakma hattı, daha güzel ve sağlıklı bir yaşam için sigara içmeyin, içirtmeyin. ]
Ark önünde ki kazana döktüğü kanın etrafa yaydığı kırmızı dumanında ki zehirli koku ile birlikte sol eli ile burnunu kapadıktan sonra, sağ tarafında ki masada ki içi mavi bir sıvı ile dolu olan şişeyi aldı. Şişenin tıpasını ağzı ile çıkardıktan sonra içerisinde ki bütün sıvıyı kazana dökmüştü. Kazana dökülen mavi sıvı ile birlikte bu kez kazandan mor renkli bir duman yükselmişti.
[YN: Birazda bilgilendireyim bilmeyen var mı bilmiyorum ama kırmızı artı mavi eşittir mor rengi ortaya çıkartır :3 :) ] 
[DN: Yani benim en sevdiğim renge, hihihi 😏]
Mor dumanın ortaya çıkması ile birlikte Ark, burnunu tıkadığı elini çekerek ağzında ki tıpayı aldıktan sonra tekrar şişeyi kapayarak şişeyi masaya koymuştu.
"Bu zehir ne bilmiyorum ama Huzur bitkisinin suyu, bu zehri de engellediğine göre problem yok. "
[YN: Mavi: Nazik, Dingin ve Huzur'u temsil eden bir renktir. Neden huzur bitkisi mavi diye soran olursa ki kimse sormayacak :( dırıdın dın dırıdın (Acıklı müzik :( )]
 Ark konuşmasını bitirdikten sonra masanın üstünden başka bir şişe almıştı. Bu şişede de aynı Leo'nun kanını aldığı şişede ki gibi bir iğne mevcuttu.
Ark iğnenin ucunu kazanda ki sıvıya değdirdikden sonra şişenin içi kazanda ki sıvı ile dolmaya başlamıştı.
Şişenin dolması ile birlikte yüzüne bir sırıtış yerleştiren Ark, elinde ki iğneli şişe ile birlikte arkasını dönerek karşısında ki duvarda üstü kilitler ile kaplı olan kapıya ilerlemeye başladı.
"Hadi bakalım! "
Ark, hafifçe mırıldandıktan sonra kapıya doğru ilerlemeye başlamıştı. Attığı her adımda kalbinde ki heyecanda büyüyordu.
Nasıl bir homunculus ortaya çıkacak, ne kadar güçlü olacak ve neler yapabilecek gibi bir sürü soru aklında dolanırken, Ark sonunda kapıya varmıştı.
Kalbinde ki heyecanın büyümesi ile birlikte Ark, elini kapının üstüne koyduğunda tüm kilitler hızla tek tek açılmaya başlamıştı.
Kilitlerin açılmasının ardından içeriye giren Ark, içeriye ilk adımını atması ile birlikte duyduğu kükreme sesleri ve anlamsız bağrışmalar ile birlikte ağır adımlar ile içeride ilerlemeye başladı.
"İşte buradasın güzel bebeğim. "
Ark, dakikalar boyunca uzun koridorlarda ağır adımlar ile ilerledikten sonra sonunda bir zindanın önünde durduğunda zindanın içerisinde ki insan görünümlü yaratığa baktı.
Yaratığın boynuna zincirli bir kitap varken, yaratığın omuzlarının üstünde birer tane mavi meşale benzeri ışık mevcuttu.
Ancak ışıkların sönük olması ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu.
"Seni iyileştirme zamanı geldi, ufaklık. Bakalım ne gibi mahrifetlerin olacak. "
Ark konuşmasını bitirdikten sonra zindanın kapısını açarak ağır adımlar ile yaratığa yaklaştığın da, yaratık ona gelen kişi ile hızla ileri atılsa da kollarında ki ve bacaklarında ki zincirler yüzünden Ark'a ulaşamamıştı.
"Bu enerjini yukarıda ki kişiye sakla eminim onunla çok eğleneceksin, HAHAHAHAHAHAH! "
Ark kahkahalar atarken yaratık Ark'a doğru atılmaya çalışsa da zincirleri buna izin vermezken Ark, elinde ki iğneyi hızla yaratığı boynunun sağ tarafına saplamıştı.
İğnenin bağlı olduğu şişede ki mor renkli sıvı hızla yaratığı vücuduna akın ederken yaratık kıpırdamadan durmaya başlamıştı.
Saniyeler içerisinde şişede ki sıvı yaratığa aktığın da Ark, hızla şişeyi geri çekmişti. Yaratığın boynunda açılan delik hızla kapanırken, yaratık acı içerisinde bacaklarında ki gücü kaybederek yere yığıldığın da çığlıklar atarak titremeye başlamıştı.
Ark, karşısında olan bu olay ile birlikte sırıtışını büyütürken arkasını dönerek ağır adımlar ile yukarıya doğru ilerlemeye başlamıştı.
Yine dakikalar sonra geldiği yere çıkan Ark etrafın tamamen alt üst olması ile birlikte kaşlarını çatarken, kapıdan uzaklaşarak sırtını duvara dayadığın da etrafta bir ses yankılandı.
"Evini biraz dağıttım, kusura bakma. Ama sende yapmaman gereken bir şey yaptın ufaklık. "
Ark, kulaklarını dolduran ses ile birlikte sırıtarak etrafta gözlerini gezdirsede kimseyi görmemesi ile konuşmaya başladı.
"Birincisi ben ufaklık değilim, ikincisi gücün gerçekten destansı. Ancak ne yazık ki zekan o kadar değil. Üçüncüsü ben asla kabul etmeyeceğim şeyleri yapmam.
Ve dördüncüsü ise evimi dağıttığın için sana kızgınım ancak... cezanı verecek olan kişi ben değilim. "
Ark, konuşmasından sonra ellerini göğsünde kavuşturduğun da ;
"HIIIIIIIAAAARRRGRGGGHHGHGHHH! "
Etrafta çok güçlü bir ses yankılanmıştı. 
"Yine mi bir homunculus ile dövüşeceğim umarım bu kez eğlenceli olur. "
Ark, duyduğu sesten sonra başını kaldırarak yukarı baktığın da; kırmızı cübbeli bir adamın yüzünde ki sırıtışı ile ona baktığını gördüğünde Ark da sırıtarak konuştu.
"Emin ol, eğleneceksin. "
Ark konuşmasını bitirdikten sonra etraf sarsılmaya başlamıştı. Etrafın sarsılması ile yer yarılarak biraz önce ki canavar, hala boynuna bağlı olan zincirli kitabı ve daha da güçlenmiş ateşi ile birlikte ortaya çıkmıştı.
"HIIIIIIIAAARRRRRRGGGGGHHHHHH! "
Yaratığın kükremesi ile birlikte cübbeli yere inerek, yaratığın karşısına geçtiğin de yüzünde ki tebessüm daha da büyümüştü.
"Bu eğlenceli olacak.