Grace herkesle iyi geçiniyordu. Tabii ki, Pareia’nın
şimdiki annesi Seina'yla da anlaşıyordu ama zor biri olan Librie’yle de ana-kız
ilişkisi kurmak çok uzun sürmemişti.
Çilekeş Pere bile, onun varlığının üstesinden
gelmiş, ne zaman Grace’yi görse ondan kaçınmaya odaklanabilecekti.
Bunun nedeni onu ‘yenge’ olarak çağırmak
istememesiydi. Grace’in insanlarla olan ilişkisi bu kadar muhteşemdi.
Ailenin yapısını tam olarak anlaması tam olarak iki
ayını aldı ve Grace’in sonraki vazifesi Pareia’da ki diğer güçlü ailelerle
olan ilişkiye odaklanmaktı.
Pareia’da ki güçlü aileler, kıtada* soylu diye adlandırılanlarla benzer sayılabilirdi.
****kıta krallıklarını kastediyor
Provoke ailesi Pareiada ki en büyük vahaya bakıyor
ve koruyordu. Geri kalan on vaha diğer güçlü aileler tarafından korunuyordu.
Buna bağlı olarak, Yıldızı ailesi olsa bile, diğer
güçlü ailelerle olan ilişkiler çok önemliydi.
Birçok kuşaktır, Provoke ailesi Yıldızlık konumunu devam
ettirebilmişti çünkü bu büyük ailelerin sarsılmaz desteğine sahipti.
Ancak, her hangi bir kuşakta Provoke ailesi
Yıldızlık ölçütünü sağlayamazsa, Yıldızlık başka bir aileye geçerdi. Bu nedenle
onlara iyi davranmaları gerekiyordu.
Grace resmi olarak Genç Yıldızın karısı olduğundan,
Seina’ya vaha boyunca olan turlarında eşlik etti.
Kabile içi işler Pareia’nın annesi ve güçlü
ailelerin her birinin karıları ile icabına bakılırken. Yıldız kabileyi korumak
ve bölgelerini genişletmek gibi dış işlerden sorumluydu.
Bu ziyaretler sırasında, Seina her vahanın
yüzleştiği durumları işitir ve işittiği her şey üzerinde düşünüp, bir çözüm
fikri öne sürmeden önce Yıldız Baguna’yla görüşürdü.
Bunları öğrendikçe, o da diğer güçlü ailelerin
yüzleştiklerine aşina olmuştu, Grace, Seina eşlik etmesine izin verene kadar
ona musallat olmuştu.
Her bir vahada, Grace’in popülaritesi hayret
vericiydi.
Grace, yalnızca Pareia’nın eski annesi Mariez gibi güzel
değil, başkalarının endişelerini dinleyip, onlarla empati yapmak gibi bir çok
benzerliği de vardı. Eğer arada bir fark varsa bu, Mariez’in güçlüyken sessiz, sakinken,
Grace'in hareketli ve enerji dolu olmasıydı.
Grace’nin kaşınan yerleri bulup onlar için
kaşıdığını gören, bir çok güçlü aile onu kolları açık bir şekilde karşılıyorlardı.
Grace Nellisi gerçekten de konumunu kendi başına
kazanmıştı. Pareia’ya mükemmel bir şekilde yardımcı olabildiğini gösterip,
Pareia’nın gelecekteki annesinin yeteneklerini gururla göstererek yaşıyordu.
“İnanıyorum ki bir çok sorun çözüldü. Sanırım şimdi kendim
için biraz zamanım var.”
“Eğer bu şekilde çalışmaya devam edersen, incinebilirsin. Uyku vaktinden kısman için bir sebep yoktu. Yükünü biraz azalt.”
Yulian, Grace’in kırmızı saçlarını okşayıp*
endişelerini paylaşırken, Grace, Yulian’ın göğsüne uzanıp ışıltılı bir şekilde
gülümsedi.
“Yorgun değilim. Son derece mutluyum, ve bu iş için
kayda değer bir ödül var.”
Yulian, Grace’yi çok sevimli buldu ve ona sıkıca
sarıldı.
“O zaman en azından benim için, kendine dikkat et.
Gelecek kuşağımız içinde tabii.”
Eskiden çok utangaç olan, Yulian bu sözlerle biraz
olgunlaşmış gibi görünüyordu.
Tam o sıra aklına bir şey gelmiş gibi, Grace
konuşmadan önce Yulian’ın kucaklamasından çıktı.
“Şimdi aklıma geldi, hiç cariye almayı düşünmüyorsun
değil mi?”
“Ne… neler diyorsun?” *
(*aslında ne hakkında konuşuyorsun diyordu ama sanki
böyle daha şaşkın oldu)
Yulian şaşkınlıkla cevaplarken Grace kafası karışmış
bir ifade yaptı.
“Neden bu kadar şaşırdın?”
“Seninle evleneli daha bir yıl bile olmadı. Dahası, buna
ilgi duymuyorum.”
“Esas senin ne hakkında konuştuğunu soran ben
olmalıyım. Bir erkek olarak, tabii ki de cariyen olmalı. Özellikle de Genç
Yıldız olduğun için.”
Yulian, Grace’ye nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.
“Bu gelecekte düşüneceğimiz bir sorun, şimdi değil. Babam
bile annemle evlendikten beş yıl sonra anne Seina’yla evlendi. Böyle düşününce,
eğer daha erken doğsaydım, anne Seina’yla evlenmeyebilirdi bile.”
“Bu senin babanın sorunu, ve şimdi onun üç oğlu var,
artık bu bir endişe değil.”
Çöldeki kadın erkek oranı fazlasıyla dengesizdi. Bu yüzden
bir çok kabile savaşçıların fazla eş almasını öneriyordu.
Yoğun savaşlardan dolayı, erkek-kadın oranı bire beş
olmuştu, ve kabilenin gücü kabilede ne kadar erkek olduğuyla belirlendiğinden,
bir çok kadın alarak bir hayli çocuk yapmak doğrudan kabilenin gücünü
etkiliyordu.
“Yıldızın muhteşem nesilleri olduğu durumunda, ne
kadar çok çocuğun olursa, daha kararlı bir hal alır.”
Grace şaşırtıcı bir kadındı. Kimse kocalarına, kendilerinden
olmasa bile daha fazla çocuğu olmasını söyleyemezdi.
“Hadi bunu sonra konuşalım. Sonra. Henüz değil. Bu kadarını
anlayabiliyorsun, değil mi?”
Grace geri adım atmasının daha iyi olacağını
düşünerek cevap verdi.
“Tamam, bunu daha sonra tartışacağız. Ah, senden bir
iyilik isteyeceğim.”
“Nedir?”
Muhabbeti değiştirmek için, Yulian hemen sordu.
“Lütfen Kırmızı Fırtına’nın taliminde yer almama
izin ver.”
“Hayır.”
“Savaşçılara çoktan karın olduğumda, onlarla alıştırma
yapacağımı söyledim. Beni yalancı mı çıkaracaksın?”
“Hayır demek hayır demektir. Sen olsan bile, Kırmızı
Fırtına’nın eğitimi bir kadın için fazla zor.”
“Bunu çoktan gördüm ve bir çözüm buldum.”
“Hayır. Buna asla izin vermeyeceğim. Lütfen bu sefer
beni dinle.”
Grace somurtarak sordu.
“Karını yalan söyleyen bir kadın mı yapacaksın? Beni,
Pareia’nın gelecekteki annesini?”
Yulian huzursuz olmuştu. Grace böyle bir şey deyince
onu zar zor tanıyordu. Ancak, beraber talim yapmak… Kırmızı Fırtına’nın şiddetli
eğitimi git gide zorlaşıyordu. Şu anki durumlarında, deneyimli savaşçıların
bile ayak uydurması zor olurdu. Ama değerli karısını talime dahil etmek… Bu Yulian’ın
izin verebileceği bir şey değildi.
“Biliyorsun ki olay bu değil. Bahsettiğin gibi, sen
şuan Pareia için önemli birisin. Ya yaralanırsan? Ya tehlikeye düşersen? Ve ya
sen orda olduğun için eğitime düzgün odaklanamazsam?”
“Dediğim gibi ben kararımı verdim. Bedenimin önemini
herkesten iyi biliyorum. Dikkatli olacağım. Sana yük olmadığımdan emin
olacağım.”
Yulian onu vazgeçirmeye devam etti, ama her konuda
yumuşak başlı olan Grace, Bunun hakkında aşırı inatçıydı.
“Lütfen beni sadece bir kadın olarak görme. En
azından böyle zamanlarda, keşke bana bir savaşçı gibi davransan. Vahadan ayrıldığın
zamanlarda benim güçlü olduğumu bilsen daha rahat hissetmez misin?”
“Hayır.”
“Bana yardım edebilirsin. Bu kadar yeteneğe
sahipsin.”
Yulian sonunda Grace’ye yenik düştü. Onun sevimli
gözleri ve kelimeleri her erkeğin zorlanacağı bir şeydi.
“Hoff, Peki… ancak, eğer bırakmak istersen, sadece
bırak. Kırmızı Fırtına savaşçıları bile merakından dolayı mutlu ve talime
katıldığında gergin olacaklardır. İtiraf etmelisin ki zorlandığını görmeleri
onların talimini aksatmaz mı?
Grace başını sallayarak, Yulian’ın koluna sarılmaya
başladı.
“Sadece bir süreliğine. En hafif haliyle, emrin
altındaki savaşçılarla dostça ilişki kurmak istiyorum. Doğrusunu söylemek
gerekirse, Yıldız olacağın gün, Pareia’nın anneliği pozisyonundan dolayı bunu
yapacak durumda olamayacağım.”
Onu dinleyen Yulian, Fiziksel eğitimi geçip ona
doğru düzgün zihinsel sanatları öğretmeye karar verdi. Ustası ne kadar kızgın
olursa olsun, Grace’den hoşlanmamasının bir yolu yoktu. Yulian ustasının
bağışlayacağını düşündü.
‘Bu konuya ilişkin, Grace’yi önceden uyarmalıyım. Bu
şekilde, ustam geri dönse bile boynum kafama bağlı kalır.’
Yulian’ın kafasından bu düşünce geçiyordu.
Grace onun sözüne karşı çıkmadı. Sonraki günden
itibaren, Kırmızı Fırtına savaşçılarıyla talim yapmaya başladı. Buna karşın Yulian
son derece gergindi, Grace yüzünde soğukkanlı bir ifadeyle zor bir talime tabi
olmuştu.
Ancak, haliyle büyük kılıçlar onun için çok fazlaydı,
o yüzden esas silahı sosoontayla katıldı. Buna rağmen, talim aşırı derecede zorluydu.
Ancak, Grace ne talim alanında ne de evde, asla çok
zor olduğunu söylemedi.
Fiziği ve kuvveti Kırmızı Fırtına savaşçılarına
kıyasla çok zayıftı, ancak çevikliğe ve azme sahip olup, savaşçılarla aynı
tutkuyu paylaşan bir kadındı.
Öğrenmesi diğer savaşçılara kıyasla daha uzun sürse de,
Grace kendini eğitimine adadı, hatta günlük talimini tamamlaması için tüm gece
ayakta kalması gerekiyordu.
Bu yüzden Grace Nellisi “Demir Prenses” ve “Çölün
Gerçek Fatihi” adıyla anılmaya başladı.
<<Önceki Bölüm |Tanıtım|
<<Önceki Bölüm |Tanıtım|


