12 Mart 2018 Pazartesi

LOGİO-4 16.BÖLÜM:BU...(2)

Cübbeli sağ elini ileri doğru uzattığın da, kırmızı bir ışık sütunu elinde ortaya çıkmıştı. Işık sütununun yok olması ile biraz önce ki demir sopa tekrar cübbelinin elinde idi.
"Hadi bakalım. "
Cübbeli heyecan ile bağırdıktan sonra sopayı geriye doğru uzatırken, hızla yaratığa doğru koşmaya başlamıştı.
"HIIIIIIRRRRRAGGGGGGGGRRRRRHH! "
Yaratık tekrar kükredikten sonra hızla cübbeliye doğru koşmaya başladı. Yaratık koşarken omuz hizasında ki iki mavi ateşte hızla kollarından ellerine akın ettiğin de yaratık ellerini cübbeliye doğru savurmuştu.
Cübbeli yaratığın ellerinden zıplayarak kurtulsa da cübbesinin uçları yaratığın mavi alevleri ile tutuşmuş ve tutuşan kısımda bir anda tüm cübbeyi kaplamıştı.
Cübbeli üzerinde alev alev yanan cübbesine rağmen sırıtarak yaratığa baktıktan sonra tekrar hızla yaratığa atılmıştı.
Elinde ki sopanın tekrar kırmızı bir ışık ile parlaması ile birlikte sopa tekrar üç katı uzunluğuna çıktığı vakit, cübbeli sopayı en altından tutarak diğer ucunu yere koyduktan sonra sopayı aynı bir sırık gibi kullanarak canavarın üstünden atlamıştı.
Yaratık üstünden atlayan cübbeli ile birlikte göğsünü gererken kollarını geriye doğru açmış ve boynuna zincir ile bağlı olan kitabın havalanarak açılmasını sağlamıştı.
"Fire ball! "
[YN: Yazar isim bulma kıtlığında tekrardan... ]
Yaratığın bağırması ile birlikte cübbeli, bakışlarını ona çevirdiğin de kitaptan fırlayan mavi bir ateş topu hızla cübbeliye ilerlemeye başlamıştı.
Cübbeli kendine gelen ateş topu ile sopaya baskı yaparak kendini zıplattığında, hızla sopayı iki eli ile tutarak sopanın iki ucunu da farklı yönlere çevirdiğin de, cübbelinin elinde ki sopa üç parçaya bölünmüştü.
Cübbeli elinde ki üç sopadan birini tutarak hızla savurduğun da ateş topu sopaya çarpmış ve yaratığa geri fırlamıştı. Yaratık ne kadar hantal bir vücuda sahip olsa da direk üstüne gelen ateş topundan sadece geriye çekilerek kurtulduğun da ;
'BOOOOM! '
Cübbeli havada iken elinde ki sopayı tekrar savurarak yaratığın kafasına vurarak yaratığın kafasını yere gömmüş ve büyük bir patlama sesi çıkartmıştı.
Yaratığın kafasının ezilmesi ile birlikte cübbeli yere indiği vakit üzerinde ki cübbe mavi alevler ile yanmış ve ortadan kaybolmuştu.
"Biraz soğuktu, ısıttığın için sağol."
Cübbelinin cübbesinin tamamen yanması ile birlikte cübbelinin mavi saçları ve mavi gözleri ortaya çıkarken, üzerinde ki kırmızı renkli kıyafetleri de ortaya çıkmıştı.
"S-Sen de kimsin böyle? "
Ark'ın titreyen sesi ile birlikte cübbelinin yüzünde oluşan şeytani ifade ile birlikte cübbeli bakışlarını Ark'a çevirdi.
"Benim bir çok adım var ama en çok şu isimler ile beni tanırlar: Hırsızlar Kralı, Kadim kaçak ve-..."
'BOOOOM! '
Etrafta bir anda yankılanan ses ile birlikte cübbelinin sesi kesildiği vakit Ark, mağarayı inletecek şekilde kahkahalar atmaya başladı.
"HAHAHAHAHAHA HAHAHAHHAHAHA KİM OLDUĞUN UMURUMDA DEĞİL, APTAL! SONUÇTA SADECE BİR DENEKSİN, HAHAHAHAHAHA HAHAHAHAHHAHA! "
Ark dakikalarca kahkaha attıktan sonra sakinleşerek tekrar kısık bir şekilde konuşmaya başladı.
"Leo'nun kanının etkisi gerçekten de muhteşem. Sana yenileşme özelliği kattığına göre ve kafanın ezilmesine rağmen iyileşmesi bunun gerçekten de etkili olduğunun kanıtı.
Bu mavi saçlı aptalın kim olduğunu bilmesem de artık önemsememe gerek olmadığını biliyorum."
Ark konuşmasını kestikten sonra yavaşça arkasını dönerek tekrar zindana inmek için adım attığın da;
"HIIIIRRG HIRRGH HIRRGGH..."
Acı çekme sesleri mağarada yankılanmıştı. Ark duyduğu kalın ve kaba sesin acı çekercesine bağırması ile birlikte yutkunduktan sonra arkasını döndüğün de gördüğü görüntüye inanamadı.
Mavili adam hızla yaratığın vücudunu delerek ortaya çıktığın da, hızla yaratığın boynunda ki zinciri koparmış ve zincir ile birlikte kitabı bir kenara fırlatırken yaratığın kafasını da kopartmıştı.
Yaratık kopan kafası ile birlikte acı çekerek can verdiği vakit, Mavi Saçlı adam yaratığın kopan kafasını Ark'ın önüne yuvarlamıştı.
Yaratığın kafasının Ark'ın ayaklarına varması ile birlikte yaratığın bedeni kan kırmızısı alevler ile kaplandığın da Mavi Saçlı adam konuşmak için ağzını açtı.
"Büyüklerin konuşurken lafını kesmek kabalıktır gençliğine verip görmezden geleceğim... Dediğim gibi benim adımı tek duyarsan tanıman zor ama Hırsızlar Kralı, Kadim kaçak ve Ölümsüz,
bu ünvanlarım ile adımı duyarsan karşımda bir bebek gibi titrersin. Benim adım ÖLÜMSÜZ BAN."
Ban kendini tanıttıktan sonra sol elini Ark'a doğru savurduğunda Ark'ın gördüğü son şey Ban 'ın eli hizasında fırlayan ve vücudunu saniyeler içerisinde kaplayarak acı bir biçimde can vermesine sebep olan kan kırmızısı alevler idi.
Ban acı bir biçimde ölen Ark ile birlikte sırıtarak, bir süre Ark'ın yanan bedenine baktıktan sonra aklına gelen şey ile yaratığın boynuna bağlı olan zincirli kitaba doğru ilerlemeye başladı.
Kitaba ulaşan Ban zincirli kitabı aldıktan sonra incelemeye başlamıştı.
Kitap oldukça sıradandı; kahve rengi tonu ona oldukça eski bir hava verirken, renk tonu onu gerçekten yıpranmış olduğunu söylüyordu.
"İlginç."
Ban hafifçe mırıldandıktan sonra kitabı sol elindeki sekiz orantısız çıkıntıya sahip olan boyutsal yüzüğüne yerleştirdikten sonra ayağa kalkarak konuştu.
"Nasılsın kaptan?"
Ban'ın konuşması ile birlikte Leo'nun kırmızı gözleri karanlıkta ortaya çıkmıştı. Leo'nun ortaya çıkması ile birlikte Ban'ın yüzünü bir tebessüm kaplarken Ban yüzünü Leo'ya çevirdiği vakit boğazında ki soğuk metal parçası ile birlikte tebessümünü büyüten Ban, merak ile Leo'yu izlemeye başladı. 
"Seni tanımıyorum, Ark'ı niye öldürdün bilmiyorum ama o bana sana hayatım pahasına güvenmemi söyledi, mavi saçlı iblis, Ölümsüz Ban. "
Leo cümlesini bitirdiği vakit Ban'ın boynuna dayadığı tırpanını çektiğin de Ban, sırıtarak Leo'ya bakmaya devam etti.
"Demek beni tanımıyorsun kaptan. Pekala öyle olsun, er geç hatırlarsın. "
[DN: Hatırlamazsa ...... olur. ( Bu boşluğu sizler doldurun cancağız okurcuklar, neler yazacaksınız merak ettim 🤔) 😂😂]
Ban cümlesini bitirdiği vakit sıkkın bir şekilde nefes verdiğin de Leo, bakışlarını Ark'ın cesedine çevirdi, en azından cesedinden kalanlara.
"Ark öldü, onun olmaması büyük merak konusu olacak. Sonuçta bu şehrin temsilcisi imiş. O ne bilmiyorum ama en iyisi seninle paylaşmak. 
Bildiğim kadarı ile Ark buradan uzakta bir tepede ki yıkık barakada yaşıyor. Flan isimli bir adamın eski öğretmeni imiş.
Bana anlattığına göre özel bir yeteneği vardı; düşmanlarını birkaç saniyeliğine durdururken kendisi de oldukça yavaşlıyor, bu şekilde düşmanlarını hızla ortadan kaldırıyormuş.
Benzer bir gücün bende olduğunu söylese de bu gücü öğrenecek vaktim olmamıştı. Bu bir yana dert, ayrıyetten dediğim gibi Ark'ın olmaması oldukça sıkıntı çıkartıcak, bu konuda ne yapacağız? "
Leo'nun söylediklerini dinleyen Ban, sanki gördüğü şeye inanamıyormuş gibi gözlerini fal taşı edası ile açarak baktığın da Leo, başını sağa yatırmıştı.
"Gerçekten sensin ama gerçekten de hiç bir şey hatırlamıyorsun..."
Ban'ın konuşması ile Leo, başını onaylar manada salladığın da Ban, derin bir nefes vererek Ark'ın cesedinden kalanların yanına doğru ilerledi.
"Benim diğer adım Hırsızlar Kralı, kaptan. Bu adı almamın sebebi çalamayacağım hiçbir şey yok: Bu ister bir eşya olsun, ister altın ve değerli hazineler olsun, isterse adamın iç organları olsun.
Hatta o kişilerin özellikleri bir yana..."
Ban birkaç saniye sessizliğe gömüldüğü vakit sağ elini Ark'ın cesedinden kalanlara koymuştu. Ban'ın sağ elinden başlayan kırmızı bir ışık hızla Ban'ın vücudunu kapladığın da, kırmızı ışık yoğunlaşarak çıplak gözle bakılamayacak kadar parlak bir hal almıştı. Leo kırmızı ışık sebebi ile gözlerini kapadıktan birkaç saniye sonra kırmızı ışık ortadan kaybolduğun da Leo, gözlerini yavaş yavaş açarak bakışlarını Ban'ın bulunduğu yere çevirdiğin de karşısında ki kişi ile gardını almıştı.
"Nasıl ölmezsin? "
Leo, karşısında sapa sağlam duran Ark ile birlikte gardını aldığın da Ark hiçbir şey söylemeden beklemeye başladı.
Leo bu anlamsız bekleyişe ne kadar sinirlense de, yinede kıpırdamadan beklemeye devam etti. Saniyeler sonra Ark ileri atıldığın da Leo, tırpanını savunmak için vücuduna çapraz tuttuğu vakit Ark'ın düşmanları için zamanı durdurma özelliği açılmıştı. Leo, bunu saniyeler boyu kıpırdamamasına rağmen Ark'ın her saniye ona daha da yaklaşmasından anlamıştı.
Adım adım ufak ufak ona doğru yaklaşan Ark ile dişlerini sıkan Leo, Ark'ın sağ elini savurması ile endişe ile gözlerini büyütmüştü.
Ark bir anda bir kılıcı belinden çıkartarak Leo'ya doğru savurduğun da Leo şansına lanetler ederken, Ark elinde ki kılıcı Leo'nun boynuna savurmuştu.
Leo, boynuna savrulan kılıç ile birlikte kendini gelecek olan acıya hazırlamak için dişlerini sıkarken gözlerini kapayarak ölümün huzurlu kollarını beklemeye başladı.
[DN: ödmdmdldşs, 🤦‍♀🤭]
[YN:😐 ok...]
Saniyeler sonra acının gelmemesi ile birlikte Leo gözlerini gevşettiği vakit;
"HAHAHAHAHAHAHAHAHA, ÇILDIRACAĞIM. HAHAHAHAHAHA, GERÇEKTEN, GERÇEKTEN KORKTUN. HAHAHAHAHAHAHAHAHAH. "
Ark'ın attığı kahkahalar ile birlikte Leo, gözlerini açtığı vakit şaşkınlık ile karşısında iki büklüm yatarak karnını tutan Ark'a bakan Leo eşliğin de Ark'ın bedeni kırmızı alevler ile kaplanarak yanmaya başlamıştı.
Leo karşısında olan olayı şaşkınlık ile izlerken Ark'ın bedeni tamamen alevler ile kaplandığında Ban ortaya çıkmaya başlamıştı.
Karşısında ki olayın bitmesi ile birlikte Ban kahkahasını keserek ayağa kalktığın da gözlerinden akan yaşları sildikten sonra yüzünde ki sırıtış ile Leo'ya bakmaya başladı.
"Ne yaptın lan? "
Leo'nun anlamadığını bağırır nitelikte konuşması ile birlikte Ban, tekrar gür bir kahkaha attıktan sonra konuşmaya başladı.
"HAHAHAHAHA, bana boşuna Hırsızlar Kralı demiyorlar, kaptan. İstersem altınlarını, istersem eşyalarını hatta özellikleri bir yana kendi vücutlarını bile çalabilirim, HAHAHAHAHAHA."
Ban'ın attığı kahkaha ile birlikte Leo, yutkunduğunda hafifçe mırıldanmıştı. 
"Gerçekten tehlikeli bir güç..."
Leo, bir süre sessizliğe gömüldükten saniyeler sonra hafifçe kıkırdamaya başladı. Leo'nun kıkırdaması ile birlikte Ban bakışlarını ona çevirdiği vakit, Leo;
"KRARARARARARARA KRARARARARA KRARARARARARA. BU GERÇEKTEN EĞLENCELİ, HAHAHAHAHAHA. HIRSIZLARIN KRALI İLE GEÇMİŞİMİ ÖĞRENMEM KOLAY OLACAK.
ARDINDAN DA BENİM GEÇMİŞİMİ ALAN O ŞEREFSİZE ÖLMEK İÇİN YALVARTACAĞIM, KRARARARARAA. "
Leo'nun attığı gür kahkaha ile birlikte Ban, yutkunduktan sonra hafifçe mırıldandı.
"Sıçmadım ama sıçacağım yani..."
[YN: Küfür için kusura bakmayın ama başka bir şey bulamadım :D]
[DN: ldmdldld, duruma uymuş ama 😂😂]